tatil-sepeti

Küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 2030'a kadar 3 katına çıkarma taahhüdüne ulaşmak için yıllık 2 trilyon dolar yatırıma ihtiyaç duyulduğu hesaplandı.


 

Küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 2030'a kadar 3 katına çıkarma taahhüdü, 30 Kasım-12 Aralık 2023 tarihlerinde Dubai'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı'nda (COP28) 100'ün üzerinde ülke tarafından kabul edildi.

 

Uluslararası düşünce kuruluşu Climate Analytics'in yeni raporunda, söz konusu hedefe ulaşmak için ihtiyaç duyulan yatırımlar hesaplandı.

 

Buna göre, 2030'a kadar küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına çıkarmak için toplam 12 trilyon dolar yatırıma ihtiyaç duyuluyor. Bu yatırımın 4 trilyon doları, şebeke ve depolama altyapısı için gerekiyor.

 

Toplam yatırım ihtiyacı 2030'a kadar yıllık 2 trilyon dolar olarak hesaplanırken, bu rakam mevcut yatırım seviyesinin de 2 katına çıkarılması gerektiği anlamına geliyor.

 

Ancak, küresel yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına çıkarmak için atılması gereken adımların hızı bölgelere göre değişiyor. Bu kapsamda, Sahra Altı Afrika'da söz konusu hedefin dünya ölçeğiyle uyumlu olması için yenilenebilir enerji kapasitesinin 7 kat artması gerekiyor.

 

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerinin 2030'a kadar yenilenebilir enerji kapasitesini 2 katına çıkaracağı tahmin ediliyor ancak bu durumda OECD ülkeleri COP28'de verilen taahhüdün gerisinde kalıyor.

 

Asya bölgesinde ise yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030'a kadar yaklaşık 4 katına çıkarılmasına ihtiyaç duyuluyor. Çoğunlukla Çin ve Hindistan'daki politikaların etkisiyle Asya'nın yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına çıkarma hedefine büyük ölçüde ulaşan tek bölge olacağı tahmin ediliyor. Ancak, bu ülkelerdeki önemli kömür ve doğal gaz boru hatları atıl varlık riski yaratıyor veya dönüşümü yavaşlatıyor.

 

Rapora göre, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için dünyada yenilenebilir enerji kapasitesinin güçlü şekilde büyümeye devam etmesine ve 2035'e kadar 2022'deki seviyesine göre 5 kat artmasına ihtiyaç duyuluyor.

 

"YENİLENEBİLİR ENERJİ EN GÜVENLİ SEÇENEK"

 

Raporun başyazarı ve Climate Analytics Uzmanı Neil Grant, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Yılda 2 trilyon dolar kulağa maliyet gibi geliyor ama bu aslında bir seçim. Bu 10 yıl içinde fosil yakıtlara 6 trilyon doların üzerinde yatırım yapılacak ki bu rakam yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına çıkarma hedefine ulaşmada gereken yatırım açığını kapatmak için fazlasıyla yeterli. Bu seçimle karşı karşıya kaldığımda, ben en güvenli ve en değerli seçenek olan yenilenebilir enerjiyi seçerdim." ifadelerini kullandı.

 

Climate Analytics Politika Başkanı Claire Fyson ise OECD'nin yenilenebilir enerji kapasitesini 3 katına çıkarması gerektiğinin altını çizerek, "Ancak şu anda hedefin çok uzağında iklim lideri olduğunu iddia eden bölge ülkelerinin, sadece kendi ülkelerinde yenilenebilir enerjiyi artırarak değil, aynı zamanda 3 katına çıkarma hedefine katkıda bulunmak için finansmana ihtiyaç duyan diğer bölgeler için de harekete geçmeleri gerekiyor." uyarısında bulundu.

 

Global Renewables Alliance Üst Yöneticisi Bruce Douglas, yenilenebilir enerji sektörünün söz konusu hedefi gerçekleştirmeye hazır olduğunu ancak bu hedefe zamanında ulaşabilmek için hükümetlerin yenilenebilir enerji yatırımlarını daha da hızlandırmak üzere acilen harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

 

Douglas, kamu finansmanının önemine işaret ederek, "Özellikle de gelişmekte olan pazarların yenilenebilir enerji çağına katılması için düşük maliyetli sermayeye erişim sağlayacak uluslararası destek, herkes için temiz, güvenli ve adil bir geçiş sağlamak için kilit önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

13 Şubat 2024 Salı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Haberleşmede birinci etapta 5G'ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G'nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz" dedi.


 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kızılcahamam'da bir otelde düzenlenen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı Çalıştayı'na katıldı.

 

Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarının bir an önce sonlanması ve Filistin'in özgürleşmesi temennisinde bulundu.

 

Çalıştayda birçok konunun değerlendirileceğini ifade eden Uraloğlu, kamuda çalışan meslek gruplarının ücretlerindeki farklılığın arz-talep dengesiyle alakalı olduğunu söyledi.

 

Uraloğlu, hiçbir meslek grubunu ötekileştirmeden, bir bütünün parçaları şeklinde, doğru planlamayla, önce hangi meslek grubuna ihtiyaç varsa onun yetiştirilmesi gerektiğini bildirdi.

 

Liyakat sahibi çalışanlara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Biz, bütün elemanlarımızı, teknik personelimizi, mühendislerimizi iyi yetiştireceğiz. Onların haklarını aramada da sendikalar gerçekten kıymetli, güzel hizmetler yapıyor. Çünkü tek taraflı bakarak her şeyi göremezsiniz. Birilerinin size farklı bakış açılarını da göstermesi gerekir." diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerek başbakanlığı gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde çalışanların birçok hakkının teslim edildiğini dile getiren Uraloğlu, "Sizin taleplerinizi, bizim taleplerimizi karşıladı. Bundan sonra da karşılayacak lider ve irade Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır." değerlendirmesinde bulundu.

 

HABERLEŞMEDE HEDEF BİRİNCİ ETAPTA 5G'YE GEÇMEK, İKİNCİSİ 6G

 

Uraloğlu, Türkiye'de 660 bin civarında çalışan mühendis olduğu bilgisini verdi. Bakanlık olarak yük, yolcu ve data taşıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti: "AK Parti hükümetleri döneminde 22 yılda yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı yaptık. Bundan sonra da 2053'e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık daha yatırım yapacağız, bunu planladık. Kara yolunda 2028'e kadar 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demir yollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. Hava yolundaki 57 havalimanımızı 61'e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek 'mavi vatan'daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşmede birinci etapta 5G'ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G'nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz. Buradaki çalıştayda gündem olan kanun ve hakların savunulması için biz de gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Adil erişimi, verimliliği artırmak istiyoruz. Güveni artırmak toplumun refahını yükseltmek ve ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek hedeflerimiz arasında."

 

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın önemine değinen Uraloğlu, "Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın bu coğrafya kıymetli olmuş. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfus ve 40 dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var ve yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahibiz." dedi.

 

Türkiye üzerinden geçecek koridorlara yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, Kalkınma Yolu koridorunun, tamamlandığında sadece bir ulaşım hattı olmayacağını, aynı zamanda bir güvenlik koridoru olacağını dile getirdi.

 

"ÇUKUROVA HAVALİMANI'NI ÖNÜMÜZDEKİ AY HİZMETE AÇMIŞ OLACAĞIZ"

Uraloğlu, kara yollarında birçok iş yaptıklarını ve çok fazla yük taşındığını belirterek, buradaki yükün demir yolları tarafına aktarılması gerektiğini söyledi.

 

Akıllı şehirler, yollar ve elektrikli araçlara yönelik projeler yapacaklarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol ağında, teknolojik köprülere, viyadüklerden tünellere, demir yolundan havalimanlarına kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.

 

Uraloğlu, hizmetleri herkese yönelik yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: "Bunun örneği İstanbul'dur, Ankara'dır, İzmir'dir, bütün Türkiye'dir. Siyasi tercihinden dolayı asla cezalandırmadık, hizmetimize devam ettik. Daha güzel hizmetler yapabilmek için büyükşehirlerle, mahalli belediyelerle işbirliği halinde gitmemizde fayda var. Onun için şu önümüzdeki 31 Mart'taki mahalli seçimler hepimiz için kıymetli. Pazartesi günü inşallah Kazlıçeşme ile Sirkeci arasındaki çevreci bir projeyi hizmete açacağız. Turgut Altınok Başkanımız ile de konuştuk, Ankara'yı Esenboğa'ya bağlamak için bir proje revizyonu yapıyoruz, Cumhurbaşkanı'mıza da bunu arz ettik. Onu da önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz. Antalya Havalimanı'nı ciddi şekilde genişletiyoruz. Devam eden projelerden Trabzon'a yeni bir havalimanı planlıyoruz, yeterli değil. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane devam ediyor, onları önümüzdeki süreçte bitireceğiz. Çukurova'yı da önümüzdeki ay bitirerek hizmete açmış olacağız."

 

Uraloğlu, denizciliğin de kendileri için kıymetli olduğuna işaret ederek, liman sayısını 217'den 255'e çıkaracaklarını ve yeşil liman uygulamalarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.

25 Şubat 2024 Pazar

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları, diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor" dedi.


 

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, dış politikada izlenen stratejiyle birlikte savunma sanayisinde yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, "Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları, diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor." diye konuştu.

 

Görgün, savunma sanayisinin gündemdeki konularına ilişkin değerlendirmede bulundu.

 

İhracatın finansmanı konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürdüklerini belirten Görgün, bu amaca yönelik geliştirmelerin en doğru adresinin Bakanlık olduğunu söyledi. Görgün, "Ekiplerin detaylandırması gerekiyor ama Hazine ve Maliye Bakanlığımız savunma sanayisiyle ilgili her konuya çok açık. Buradan nasıl bir sonuç çıkar, ona hep beraber bakacağız. Hangi modeller, nasıl şekillenebilir, daha henüz başındayız." dedi.

 

Çeşitli ülkelerden savunma sanayisi ürünlerine gelen talebin karşılanmasına yönelik altyapı kapasitesine ilişkin bilgi veren Görgün, tüm görüşmeleri bu durumu dikkate alarak yaptıklarını ifade etti.

 

Görgün, "Şirketlerimiz de çok ciddi altyapılara kavuştular. Seri üretimde ihtiyaç duyulan altyapıların karşılanması için tüm şirketlerimiz yatırımlarını yaptılar. Bunların açılışları yavaş yavaş olacak. Verdiğimiz sözü zamanında tutabilmek üzere o planlamaları yapmaya devam ediyoruz." diye konuştu.

 

"YETİŞTİREMEDİK BAHANESİNİN ARKASINDA OLMAYIZ"

 

Kapasitelerini genişlettikleri alanları gözeterek çalıştıklarını vurgulayan Görgün, "Sipariş aldık ama altyapımız veya insan kaynağımız yeterli değil, onun için yapamadık, yetiştiremedik bahanesi arkasında hiçbir zaman olmayız. Hesaplamadan da yola çıkmayız. Şirketlerimiz bunun çok farkındalar." değerlendirmesinde bulundu.

 

Görgün, savunma sanayisi alanında ihtiyaç olduğu zaman dünyadaki herkesten önce o ihtiyacı karşılayabilir bir altyapının bulunmasının çok önem taşıdığına dikkati çekerek, "Ürün veya alt ürün bazında 'full' kapasite altyapılar ve ihtiyaç olduğu zaman tam kapasite çalışabilecek altyapılar, bunları belirleyerek yatırımlarımızı şirketlerimizin yapmasını telkin ediyoruz." dedi.

 

"İHA'LARIN TESLİM ZAMANIYLA İLGİLİ HİÇ ŞİKAYET ALMADIK"

 

Havacılık alanında özellikle insansız hava araçlarına (İHA) çok fazla talep olduğuna işaret eden Görgün, şöyle konuştu: "Hem BAYKAR hem TUSAŞ bunlara göre planlarını yapıyorlar. BAYKAR zaten bu alanda dünya lideri. SİHA’lar konusunda en fazla ihracat yapan birinci şirket dünyada. Onlar da 34-35 ülkeye ulaştılar ihracatta. Yeni siparişleri var, bu siparişlere göre altyapılarını, kapasitelerini müşterinin beklediği zaman diliminde teslim edebilmek, tedarike karşılık verebilmek adına kendi içlerinde planlamalar yapıyorlar."

 

Görgün, İHA'ların teslim zamanıyla ilgili hiç şikayet almadıklarını dile getirerek, "Bizim için dürüstlük, güven, ilişki içinde olduğunuz muhataplarımıza karşı oluşturduğumuz iş ahlakı çok önemli. BAYKAR da bunun en güzelini sergiliyor. Verdikleri bir söz varsa teslim tarihinden hep önce verdiler." ifadelerini kullandı.

 

"İHA'LARIMIZ GURURUMUZ"

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır'a gerçekleştirdiği ziyarette görüşülen konular arasında savunma sanayisinin de olduğunu belirten Görgün, görüşmelerde Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin Türkiye'ye yapacağı ziyaretin de konuşulduğunu bildirdi.

 

Görgün, Mısır'daki şirketler ve oradaki muhataplarla bir çalıştay düzenledikleri bilgisini vererek, "Sayın Cumhurbaşkanları da savunma sanayisindeki işbirliğini desteklediler. Somut çıktılar kısa zamanda ortaya çıkar ama alanlar aşağı yukarı şekilleniyor." dedi.

 

Herhangi bir ülkeyle savunma alanında ilk konuşulan konunun İHA'lar olduğunu vurgulayan Görgün, "İHA'larımız gururumuz, medarıiftiharımız. Ortaya koydukları başarı, sahadaki başarıları herkes tarafından takdirle izleniyor, biliniyor." diye konuştu.

 

Görgün, savunma sanayisinin yerlileşmesi ve millileşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inanılmaz bir katkısı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ne olursa olsun koşulsuz desteği var, bizlere verdiği motivasyon, cesaret var. Savunma sanayisiyle ilgili önüne getirdiğimiz her konuda bize verdiği destek var. Uluslararası alanda da bizim dost ve müttefik ülkelerle var olan sistemlerimiz ve bunların ihracatıyla ilgili konular gündemde olduğunda her zaman en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanı'mız oluyor. Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor."

 

Farklı alanlarda, platformlarda ve sistemlerde çalıştıklarını belirten Görgün, mart ayına kalmadan savunma sanayisi alanında birçok müjdeyi paylaşabileceklerini söyledi.

 

SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YATIRIM

 

Haluk Görgün, sektörde gençlere yönelik eğitim programlarına da değinerek, savunma sanayisi akademilerini, şirketlerin tüm akademik birimleriyle birleştirdiklerini bildirdi.

 

Birimleri ortak bir hedefe yönlendirecek şekilde hizalamaya gayret gösterdiklerini ifade eden Görgün, "Birçok eğitim programımız var. Çalışanlara, öğrencilere, mezunlara, sektörün içinde ve dışında olanlara, üniversiteye ilk başlayanlara, bitirmek üzere olanlara hatta alan bazlı veya konu bazlı yetkinlik kazandırmaya varana kadar çok farklı içerikler var." dedi.

 

Görgün, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile son dönemde duyurdukları nitelikli anlaşmalar yaptıklarını anımsatarak, "Dolayısıyla bu, mühendislik öğrencilerinde daha mezun olmadan önce ekosisteme aşinalığı sağlayacak bir yaklaşım." diye konuştu.

 

Öğretim görevlilerinin yurt dışındaki üniversitelerde ders vermesini sağlayacak bir protokolleri olduğunu vurgulayan Görgün, şirketlerinin akademisyenleri konu bazlı destekleyeceğini, öğretim görevlilerinin araştırma yapıp insan yetiştireceklerini dile getirdi.

 

UZUN SOLUKLU, NİTELİKLİ, TEKNİK DONANIMLI İNSAN KAYNAĞI

 

Görgün, Milli Eğitim Bakanlığı ile tematik görüşmeler yaptıklarını, mesleki ve teknik Anadolu liseleri açmaları konusunda şirketlerine telkinde bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:

 

"Çok başarılı örnekler var. ASELSAN'ın mesleki teknik Anadolu lisesi var. Geçtiğimiz sene BAYKAR, mesleki teknik Anadolu lisesi açtı. 500 tam puanlı öğrenci aldı. Savunma sanayisi tercih edilen bir alan. Meslek liseleri, insanların çocukları için çok tercih ettikleri bir şey değildi. Savunma sanayisinin bu alana önem vermesiyle, katkı sağlamasıyla, buradan beklentilerini ortaya koymasıyla bu liseleri tercih eden öğrencilerimiz, velilerimiz olmaya başladı."

 

Gençleri yetiştirmenin ve iyi donanımlarla mezun edebilmenin önemli sorumlulukları olduğunu vurgulayan Görgün, "Tam puanlı öğrenci alma hedefinde değiliz. Uzun soluklu, nitelikli, teknik donanımı en yüksek seviyede insan kıymeti ihtiyacının karşılanmasını önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

25 Şubat 2024 Pazar