Uluslararası alanda rekabetçiliğin artırılması için kümelenme anlayışıyla 2010’dan beri yürütülen UR-GE projeleri birçok firmanın ihracatını artırıyor. UR-GE projeleri, hiç ihracat yapamamış firmalara ihracat kapısını aralarken, ulaşılması zor görünen pazarları da daha yakın hale getiriyor.


 

İstanbul Ticaret Odası da 2015 yılından bu yana yürüttüğü 5 UR-GE projesinin 3’ünü tamamladı. 2 projesi de halen sürüyor. Önümüzdeki dönemde kadın girişimciler temasıyla 3 farklı UR-GE projesi daha gündemde. İTO’nun Çin ve ABD gibi uzak pazarlara yönelik çalışmaları da devam ediyor.  

 

HABER: MESUDE DEMİRHAN

 

Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme modelini benimseyen Türkiye’de ihracatın çarkları da hızlanıyor. İhracat, son 13 yılda 114 milyar dolardan 255.8 milyar dolara çıktı. 2024’ün ilk 5 ayında ise ihracat bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4.5 oranında artışla 106 milyar 914 milyon dolara yükseldi. İhracattaki bu artışta Ticaret Bakanlığı’nın 2010 yılından bu yana yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projeleri de etkili oldu. Tekstilden kozmetiğe, gıdadan perakendeye, makinadan sanayiye kadar birçok sektörde ihracat artarken, oluşturulan katma değer de yükseldi. 

 

Hatta firmalar daha önce bilmedikleri pazarlarda bile ihracat yapar hale geldi. Böylece uzak, ulaşılması zor görünen ülkelerle ticaret de arttı.  

 

196 AKTİF PROJE VAR

 

Ticaret Bakanlığı’ndan edindiğimiz bilgiye göre; uluslararası rekabetçiliğin geliştirilmesi için kümelenme anlayışı ve proje yaklaşımı çerçevesinde işbirliği kuruluşları tarafından yürütülen UR-GE projeleriyle ihracatın tabana yayılması ve ihracatçı sayısının artırılması hedefleniyor. Bugüne kadar 436 UR-GE projesi başarıyla tamamlanırken, halihazırda 196 UR-GE projesi aktif. 

 

EĞİTİM VE DANIŞMANLIK HİZMETİ

 

UR-GE proje desteği; işbirliği kuruluşu proje sunumu, ihtiyaç analizi ve istihdam, eğitim/danışmanlık, küme tanıtım, yurtdışı pazarlama faaliyeti, sanal yurtdışı pazarlama faaliyeti, alım heyeti konularını kapsıyor. Ayrıca sektörlere özel konularda firmalara eğitim ve danışmanlık hizmeti, heyetlerde ikili görüşmelerle potansiyel müşterilerle bağlantı kurma fırsatı sunuluyor. Firmalar; üyesi oldukları TOBB, DEİK, TİM, İhracatçı Birlikleri, Ticaret ve Sanayi Odaları, sektörel derneklerin ve benzeri kuruluşların yürüteceği projede yer alabiliyor. Projeler 3 yıl olarak onaylanıyor. Çok iyi giden başarılı kümelere ise 2 yıla kadar uzatma imkanı veriliyor. Masrafların yüzde 75’i ise işbirliği kuruluşlarınca karşılanıyor. Projeler kapsamında ilk olarak ihtiyaç analizi yapılıyor ve rekabet gücü kazanmak için ihracat yapabilecek pazarlar işin uzmanları tarafından tespit ediliyor. Firmalar, kendi sektörlerine özgü konularda da eğitim-danışmanlık hizmeti alabiliyor.  

 

YENİ MÜŞTERİ BULMA İMKANI

 

Firmalar, ihracatını artırabileceği pazarlarda düzenlenen sektörel heyetlere de katılarak, dünyanın herhangi bir ülkesindeki potansiyel müşterileriyle görüşebiliyor. Üstelik heyet öncesinde, heyeti organize eden kuruluş, birlikte çalışılabilecek bir danışmanlık şirketinden de destek alabiliyor. Örneğin; yer aldığınız proje için Vietnam’a sektörel bir heyet düzenleniyor. Heyette sizinle birlikte 9 firma var. Yapılacak ulaşım, konaklama masrafları, danışmanlık hizmeti bedeli, ikili görüşmelerin yapılacağı yerin kirası, heyet gitmeden önce o ülkede heyetin tanıtımı için yapılacak masraflar, tercüman masrafları ve benzeri giderler toplam 500 bin TL tutuyor. Bu rakamın 375 bin TL’lik tutarını, heyeti düzenleyen kuruluşa Ticaret Bakanlığı ödüyor. Geri kalan 125 bin TL ise heyete katılan 10 firma arasında paylaştırılıyor. Böylece tek bir kişinin heyet için ödeyeceği tutar 12 bin 500 TL’ye iniyor.  UR-GE hakkõnda daha
fazla bilgi için QR kodu
okutabilirsiniz.

 

İTO İLE İHRACATÇI OLDULAR

 

İstanbul Ticaret Odası da bugüne kadar hayata geçirdiği 5 UR-GE projesinden 3’ünü tamamladı. Halihazırda 2 proje de devam ediyor. Bunun yanında önümüzdeki dönemde kadın girişimciler temasıyla 3 farklı UR-GE projesi daha planlanıyor. 2015 yılından bu yana gerçekleştirilen UR-GE projelerinden toplam 106 üye firma yararlandı. Bu firmalar için 5 ihtiyaç analizi, 3 tanıtım faaliyeti, 7 eğitim, 10 yurtdışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirildi. Bu çalışmalarla firmalara ürünlerini yurtdışı pazarlarla buluşturma imkanı sağlandı. Projeye katılan birçok firma, daha önce satış yapmadıkları pazarlarda ihracatçı hale gelirken, gerçekleştirilen yurtdışı tanıtımı ile 1000’in üzerinde ikili iş görüşmesine katıldı.  

 

YENİ ODAK ÇİN VE ABD 

 

Hem mesafe hem büyüklük hem de rekabet açısından zor görünen pazarlar arasında yer alan Çin ve ABD’ye, İstanbul Ticaret Odası desteğiyle ulaşmak artık daha kolay.

 

İTO, ihracatı ve katma değeri artırmak için yeni odak noktası olan Çin ve ABD pazarına yönelik projelerini sürdürüyor. 2021 Ocak ayı itibariyle başlayan Ayakkabı ve Ayakkabı Yan Sanayi Sektörleri UR-GE Projesiyle ihtiyaç analizi, eğitim, küme tanıtım ve yurtdışı pazarlama faaliyetleri gerçekleştirildi. ABD ve Hollanda’ya yönelik çalışmalarda satın almacılarla 150’nin üzerinde iş görüşmesi yapıldı. 

 

AYAKKABI SEKTÖRÜ UR-GE’YLE UZAK PAZARLARA AÇILDI 

 

Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten, özellikle İstanbul Ticaret Odası ile ABD’ye düzenlenen UR-GE etkinliğinin ayakkabı sektörüne verim sağladığını söyledi.  UR-GE ile Çin’de Canton Fuarı’na katıldıklarını hatırlatan İçten, şöyle konuştu: “İTO’nun desteğiyle ürünlerimizi sergileme imkanı bulduk. Özellikle İTO’nun burada verdiği destekle sektörümüz çok ciddi bir ivme kazandı. Çünkü finansman desteği var. Önümüzdeki dönemde sırada Rusya var. ABD ile çalışmamız olacak. Dünya genelindeki zor şartlar içinde Ticaret Bakanlığı ve Odamızın desteğini çok önemli görerek, değerlendirmeye çalışıyoruz. Bir sonraki Canton Fuarı’na da sektörümüzden daha geniş bir katılım olacak. Bizim kümede 27-28 firma var. Bu sayıyı önümüzdeki günlerde daha fazla artırmak ve etkinliklere katılmasını sağlamak istiyoruz.” 

 

İTO’NUN UR-GE PROJELERİ 

 

Deri, Hazır Giyim ve Saraciye Ürünleri İhracatının Artırılması UR-GE Projesi: 2017 yılında tamamlanan proje kapsamında ihtiyaç analizi, 3 eğitim, 2 tanıtım ve 3 yurtdışı pazarlama faaliyeti düzenlendi. 

 

ABD pazarında gerçekleşen Magic Show Las Vegas Fuarı’na 3 kez standlı katılım sağlandı. 

 

İç Giyim Sektörü UR-GE Projesi: 2020 yılında tamamlanan proje kapsamında ihtiyaç analizi, eğitim ve yurtdışı pazarlama faaliyeti gerçekleştirildi. Kazakistan pazarında satın almacılar ile 121 iş görüşmesi sağlandı.  

 

Ayakkabı Sektörü UR-GE Projesi: 2020 yılında tamamlanan proje kapsamında ihtiyaç analizi, eğitim ve yurtdışı pazarlama faaliyeti düzenlendi. ABD pazarında satın almacılarla 143 iş görüşmesi sağlandı.

 

DEVAM EDENLER 

 

Kozmetik ve Temizlik Ürünleri UR-GE Projesi: 2022 Nisan ayı itibariyle başlayan proje kapsamında; ihtiyaç analizi, eğitim ve yurtdışı pazarlama faaliyetleri gerçekleştirildi. Rusya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne yönelik çalışmalarda satın almacılarla 140’ın üzerinde iş görüşmesi sağlandı. Almanya’ya faaliyet düzenlenmesi yönünde karar alındı.

 

Kadın ihracatçılar UR-GE/HİSER Projeleri: Projelerin 2024 yılında hayata geçirilmesi planlanıyor. İTO üyesi kadın girişimcilerden sektörel talepler toplanacak. Hazırlık çalışmaları devam ediyor.

 

UR-GE İÇİN BİLMENİZ GEREKENLER

 

* İlk olarak UR-GE programlarını düzenleyen işbirliği kuruluşuna başvurun. 

 

* Faaliyetlerle ilgili tüm ödeme ve organizasyon işlemlerini proje sahibi kuruluşlar yönetiyor.

 

* Toplamda 1 firma en fazla 3 UR-GE projesine katılabiliyor.

 

* Aynı anda sadece bir UR-GE projesine katılabilir, o bitince yenisine dahil olabilirsiniz.

10 Haziran 2024 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesinde (SAGP) gelişmiş ülkelere yakınsama sürecine ilişkin, "Amacımız istikrar içinde kalkınmamızı sürdürmek ve yüzde 100 oranını aşmaktır" dedi.


 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin satın alma gücü paritesinde (SAGP) gelişmiş ülkelere yakınsama sürecini başarıyla sürdürdüğünü belirterek, "OECD ortalamasına yakınsama oranı 2002'deki yüzde 35 seviyesinden 2023'te yüzde 72 seviyesine yükselmiştir." ifadesini kullandı.

 

Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, SAGP'ın standart bir mal ve hizmet sepetinin farklı ülkelerdeki fiyat oranı olarak tanımlandığını anımsattı.

 

OECD, IMF ve Eurostat tanımlı üç farklı SAGP bulunduğuna işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: "Siyasi istikrarı yakalayan ülkemiz, 2002'den günümüze gelişmiş ülkelere yakınsama sürecini başarıyla sürdürmektedir. 2002'de 9 bin 279 dolar olan OECD tanımlı SAGP cinsinden kişi başına gelirimiz 2023'te 42 bin 529 dolar olarak gerçekleşmiştir. OECD ortalamasına yakınsama oranı 2002'deki yüzde 35 seviyesinden 2023'te yüzde 72 seviyesine yükselmiştir. 2002'de 7 bin 605 avro olan Eurostat tanımlı SAGP cinsinden kişi başına gelirimiz ise 2023'te 4 katına çıkarak 27 bin 600 avroya kadar yükselmiştir. AB ortalamasına yakınsama oranı 2002'de yüzde 38 iken 2023'te yakınsama oranı yüzde 73'e ulaşmıştır. Amacımız istikrar içinde kalkınmamızı sürdürmek ve yüzde 100 oranını aşmaktır. Dört yıllık seçimsiz dönemde sağlayacağımız dönüşümler bu amaca ulaşmamıza büyük katkı sağlayacaktır."

23 Haziran 2024 Pazar

Türkiye'de çeşitli şehirlerde rekor sıcaklıkların yaşandığı haziran ayında orman yangını sayısı da geçen yıla göre yaklaşık 5 kat arttı.


 

Avrupa Birliği'nin (AB) Copernicus uydu izleme sistemiyle yapılan ölçümlere göre, tüm dünyada mart, nisan ve mayıs aylarının en sıcak aylar olmasıyla birlikte, 2024 ilkbaharı tarihe "tüm zamanların en sıcak ilkbaharı" olarak geçti. Türkiye'de de sıcak geçen kış ve ilkbaharın ardından haziran ayında birçok kentte hava sıcaklığı 40 dereceyi aştı, bazı şehirlerde rekor sıcaklık değerleri kaydedildi.

 

Yüksek sıcaklık yangın riskini de artırdı. Orman altı bitki örtüsünün daha erken kuruması alevlerin daha etkili olmasına neden oldu. Orman yangını sezonunun başladığı 1 Haziran'dan bu yana birçok kentte çok sayıda yangın çıktı.

 

Orman Genel Müdürlüğünden alınan verilerine göre, Türkiye'de geçen yıl 1-21 Haziran döneminde 84 orman yangını çıkarken, bu yılın aynı döneminde yaklaşık 5 kat artışla 399 yangın kayıtlara geçti. Geçen yıl bu dönemde yangınlardan 41 hektar, bu yıl ise 2 bin 548 hektar ormanlık alan zarar gördü.

 

1-21 Haziran döneminde geçen yıl orman dışı 155 yerde yangın çıktı, bu yıl ise 551 orman dışı noktada yangın yaşandı.

 

"HAZİRANDA TEMMUZ VE AĞUSTOS SICAKLIĞI YAŞANDI"

 

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, Türkiye'de özellikle Çanakkale'den başlayarak Adana yöresine kadar uzanan, yangın tehlikesinin ve sıklığının yüksek olduğu bir yangın coğrafyası bulunduğunu söyledi.

 

Yangınların normalde yılın en sıcak olduğu 10 Temmuz - 20 Ağustos arasında sıklaştığını anlatan Türkeş, son dönemlerde sıcak hava dalgasının mayıs ve eylülü de içine alacak şekilde genişlediğini belirtti.

 

Prof. Dr. Türkeş, haziranda temmuz ve ağustos sıcaklıklarının yaşandığını dile getirerek, "Bunlar insan kaynaklı iklim değişikliğinin, küresel ısınmanın giderek hızlandığını ve daha fazla etkili olduğunu bize gösteriyor." dedi.

 

"YAKIT DEPOSU HALİNE GELİYOR"

 

Sıcaklığın orman yangınları açısından olumsuzluk oluşturduğuna dikkati çeken Türkeş, şunları kaydetti: "Giderek daha sıcak bir dünya, yağış rejiminin değişmesi, aynı şekilde giderek daha sıcak bir Türkiye, yazı kurak ve çok sıcak Akdeniz ikliminin egemen olduğu coğrafyanın genişleme eğilimi içinde olması, hava sıcaklıklarının giderek daha yüksek olması, ardışık sıcak hava dalgalarının sıklığının, süresinin, şiddetinin artması yaz kuraklığıyla da birleştiği zaman bütün bitki örtüsü, ormanlar, makiler, tarım alanları, meralar patlamaya hazır, büyük yangınlara elverişli yakıt deposu haline geliyor. Bugünlerde bu etkiyi haziranda görmeye başladık. Türkiye'de, yüksek yangın tehlikesini yaratan hava koşulları iklim değişikliğiyle birleştiğinde orman yangınları daha sık, daha büyük olma eğilimi içine giriyor."

 

Prof. Dr. Türkeş, orman yangınlarına karşı geleneksel kriz tabanlı yangın yönetiminden risk tabanlı proaktif ve bütüncül yangın yönetimi döngüsüne geçilmesinin önemine işaret etti.

22 Haziran 2024 Cumartesi