tatil-sepeti

Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün, Türkiye genelinde şubat ayı ihracatı 833,4 milyon dolar, ocak-şubat dönemi ihracatı 1,82 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Hububat bakliyat yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün, Türkiye genelinde şubat ayı ihracatı 833,4 milyon dolar, ocak-şubat dönemi ihracatı 1,82 milyar dolar, İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği'nin (İHBİR) şubat ihracatı ise 253,3 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Birlikten yapılan açıklamaya göre, İHBİR, hububat sektörü şubat ayı ihracat rakamlarını paylaştı.

Satın alma heyetleri, PRODEXPO 2023 Uluslararası Gıda, İçecek ve Gıda Ham Maddeleri Fuarı ve Gulfood 2023 Gıda Fuarı ile 2023 yılına giriş yapan İHBİR’in şubat ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 11,4 artış ile 253,3 milyon dolara yükseldi.

Hububat sektörünün Türkiye geneli şubat ayı ihracatı ise geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 11,1 düşüşle 833,4 milyon dolar olarak gerçekleşirken, ocak-şubat dönemi Türkiye geneli ihracatı geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 3 artışla 1,82 milyar dolar olarak gerçekleşti.

EN FAZLA İHRACAT IRAK'A YAPILDI

Şubat ayında hububat sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk 3 ülke sırasıyla Irak, ABD ve Rusya olurken, İHBİR’in şubat ayında en çok ihracat gerçekleştirdiği ilk 3 ülke ise ABD, Irak ve Rusya olarak kayıtlara geçti.

Mal grupları olarak bakıldığında en fazla ihracat gerçekleştirilen ilk 3 ürün sırasıyla sakızlı şekerler, tarifenin başka yerinde olmayan gıda müsth.-süt yağı ve ekmeklik ve kaplıca (kızıl) buğday unu oldu.

Açıklamada görüşlerine yer verilen İHBİR Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlaması, enerji fiyatlarının artışı, arza yönelik endişelerin hakim olması, maliyetlerdeki yüksek artışlar ve küresel çapta gıdaya erişimin zorlaşmasına karşın hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün 2022 yılını 11,5 milyar dolarlık ihracatla tamamlandığını ve 2023 yılında ihracat artışının sürmesi için bavullarının hazır, sürekli seyahat halinde olacaklarını belirtti.

2023 HEDEFİ UZAK ÜLKELER

Kazım Taycı, yıl başından bu yana Suudi Arabistan'dan, İsrail'den, Japonya'dan, Kuveyt'ten, İran'dan, Kamerun’dan satın alma heyetleri getirdiklerini aktararak, "Bu heyetlerle de oldukça verimli güzel görüşmeler oldu. Üyelerimizden gelen talep ve isteklere göre yurt dışındaki talep edilen bölgelerden satın alma heyetlerini organize edip en doğru isimleri, firmaları elimizden geldiğince buraya getirmeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Taycı, ilgili bakanlığın koyduğu hedef doğrultusunda 2023 yılında uzak ülkelere ihracat stratejisine hız vereceklerini anlatarak, "Bu bölgelere sektörel ziyaretler düzenlemeyi ve aynı zamanda yine bu bölgelerden satın alma heyetleri getirmeyi düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu yıl, uzak ülkelere ihracat stratejisinin gerçekleşebilmesi için özellikle navlun ve enerji konusunda destek beklediklerini kaydeden Taycı, fuarlar, satın alma heyetleri, yurt dışında yerli ürün tanıtımı, yaşanan mevzuatsal sıkıntılar ve problemlerin çözümleriyle ilgili adımlar atarak Cumhuriyetin 100. yılında rekorlar kırmaya devam edeceklerini belirtti.

Türk şirketlerinin ürünlerinin yoğun ilgi gördüğü ve 30 farklı sektörden, 2 bin 27 katılımcıyı ağırlayan PRODEXPO 2023 Fuarına İHBİR'in 40 firma ile katılım göstermesine ilişkin Taycı, katılımcılardan aldıkları olumlu geri dönüşler ve fuar potansiyelinden dolayı gelecek yıl 100'ün üzerinde firma ile katılım planladıklarını bildirdi.

Taycı, hububat, bakliyat ve yağlı tohumların altındaki 6 sektörün de Rusya'da rahatlıkla pazar bulabileceğine dikkati çekerek, "Gelinen noktada Rusya'nın dünyaya açılan en önemli kapılarından biri durumundayız. 2022 yılında İHBİR olarak, toplam 3,3 milyar dolarlık ihracat yaptık. Rusya'daki fırsatı doğru değerlendirir, atılması gereken adımları atar ve aradaki birtakım bürokratik engelleri çözersek, bu rakamın yüzde 50’sini sadece Rusya'ya yapabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

12 Mart 2023 Pazar

Türkiye'nin doğuştan elektrikli ilk akıllı cihazı Togg T10X için ön sipariş sahiplerini belirleyecek dijital çekiliş, 29 Mart’ta noter huzurunda gerçekleşecek.


 

Togg'dan yapılan açıklamaya göre, ön sipariş sürecinde ön ödeme için kredi kartı ve banka yoluyla e-Cüzdan'a yapılan transferler, 27 Mart saat 17.00'ye kadar işleme alındı ve aynı gün saat 22.00'de sipariş sistemi kapatıldı.

 

16-27 Mart'ta Trumore uygulamasından ve Togg web sitesi üzerinden ön sipariş sürecine katılan 177 bin 467 kişi, 29 Mart'ta noter huzurunda yapılacak dijital çekilişe katılmaya hak kazandı.

 

Togg'un, internet sitesi ile Trumore uygulaması üzerinden ön sipariş numaralarıyla ad ve soyadlarının ilk harflerinin bulunduğu sıralı listeyi açıkladığı kullanıcılar arasından şanslı 20 bin kişi, 2023 yılında teslim edilecek T10X için ön sipariş hakkı kazanacak. Asıl ve yedek liste dışında kalan kullanıcıların yaptıkları ön ödemeler de (60 bin TL) Trumore cüzdanları üzerinden iade edilecek.

 

YEDEK LİSTE DE BELİRLENECEK

 

Çekiliş sonucu ayrıca, şanslı 20 bin kullanıcının yanı sıra 20 bin kişilik yedek liste de belirlenecek.

 

2023 yılı için planlanan teslimatlarda iptallerin yaşanması halinde yedek listedeki kullanıcılar devreye alınacak. Ancak 2023 yılı teslimatları için yedek listeden asıl listeye geçemeyenler 2024 yılı ocak ayı itibarıyla belirlenecek yeni paket ve konfigürasyon seçenekleriyle T10X sipariş edebilecek. Bu siparişi verenler, 2024 yılı haziran ayına kadar herhangi bir çekilişe girmeden akıllı cihazlarını teslim alabilecek.

 

BEKLENEN SÜRE KADAR EK GARANTİ VE TRUGO'DAN AYLIK 85 KWS ENERJİ DOLUM HAKKI

 

Çekiliş sonuçlandığında asıl ve yedek listeye girmeye hak kazanan 40 bin kişi, akıllı cihazlarını teslim almaya kadar geçen süre boyunca da çeşitli ayrıcalıklara sahip olacak. Kullanıcıların hesaplarına nisan ayından itibaren teslimat gerçekleşene kadar geçen zaman için ilave garanti süresi eklenip Trugo'dan da aylık 85 kWs (WLTP ~ 500 km yol karşılığı) enerji dolum hakkı tanımlanacak.

 

Togg sosyal medya hesaplarından da canlı olarak yayınlanacak çekilişte, sipariş hakkı kazanan kullanıcılar, akıllı cihazlarının teslimat tarihi geldiğinde ön ödeme tutarı düşülmüş bir şekilde kalan ödemelerini yapacak.

28 Mart 2023 Salı

Dünyanın önde gelen hazır giyim ve tekstil markalarının alım ofisi temsilcileri, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nce (TGSD) düzenlenen toplantıda "Türkiye ile iş birliğine devam" mesajı verdi.


 

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği'nden (TGSD) yapılan açıklamaya göre, hazır giyim ve tekstil sektörlerinin başkanları, deprem sonrası gelişmeleri değerlendirmek üzere uluslararası alım ofislerinin temsilcileri ile İstanbul'da bir araya geldi.

 

Inditex, H&M, Tommy Hilfiger, Calvin Klein, Superdry, Spring Near East Manufacturing, Tesco, Ralph Lauren, Tom Tailor, Varner ve Puma'nın da aralarında bulunduğu 25 alım ofisinden temsilcilerin hazır bulunduğu toplantıda, "üretimde olduğu gibi orta ve uzun vadeli iş birliklerinde de sürdürülebilirliğe odaklanmalıyız" mesajı verildi.

 

TGSD ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz ile İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan hazır bulundu.

 

"TÜRKİYE'DEN YILLIK 10 MİLYAR DOLARLIK ALIM YAPAN MARKALAR YOLA DEVAM ETMEK İSTİYOR"

 

Açıklamada toplantıdaki konuşmasına yer verilen TGSD Müşterek Başkanı Ramazan Kaya, hazır giyim ve tekstil sektörlerinin mevcut koşullarda siparişleri karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu vurguladı.

 

Uluslararası markalar ile uzun yıllara dayanan iş birliklerinin sürekliliğinin önünde engel bulunmadığını kaydeden Kaya, alım ofislerinin temsilcileri ile bir ay önce yapılan ilk toplantıda daha çok deprem ve yardımların konuşulduğunu, ikinci buluşmada maliyetler ve üretim standartlarının gündeme geldiğini bildirdi.

 

Kaya, toplantıda kendilerine yöneltilen soru ve önerileri normale dönüşün bir işareti olarak görebileceklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye'den yıllık toplam 10 milyar dolarlık hazır giyim alımı yapan markalar depremden sonra da bizimle yola devam etmek istiyor. Ancak yüksek maliyetler nedeniyle fiyat tutturmakta zorlandığımız için rekabetçiliğimiz zayıflıyor. Barınma ve sosyal destek gibi insan odaklı projelerle müşterilerimizi deprem bölgesine çekebilmeliyiz. Anadolu'yu üretim üssüne çevirebilmemiz için sektörel ve endüstriyel bir dönüşüme ihtiyacımız var. Sektörü yeniden kurgulamalı ve ona göre teşkilatlanmalıyız. Tersine göçü teşvik edecek sosyal bir devrim yapmalıyız. Türk hazır giyim sektörünün esneklik, hız, kapasite ve kalite gibi güçlü kaslarını daha çok çalıştırmalıyız. Öte yandan, geçen yıl sel afetinin ardından ABD, Pakistan ile 'tercihli ithalat' uygulamasını başlatmıştı. Biz de en az iki yıllığına benzer bir uygulama için ABD nezdinde girişimlerde bulunmalıyız."

 

"HİBE DEĞİL ORTA VE UZUN VADEDE İŞ SÜREKLİLİĞİ İSTİYORUZ"

 

TGSD Müşterek Başkanı Sanem Dikmen de deprem sonrası durum tespiti yaptıkları toplantıda iki konunun öne çıktığını aktararak, "Birinci başlıkta, tekstil ve hazır giyim sektörlerinin toparlanması, depremden önceki hacmine ulaşabilmesi ve herkesin mutlu olabileceği sistemin yeniden kurgulanabilmesi için nelerin yapılabileceğini konuştuk. İkinci olarak, müşterilerimizle iş birliklerinde devamlılığın üzerinde durduk. Sektörlerimiz, son yıllarda üretimde sürdürülebilirlik konusunda çok önemli çalışmalar yaptı. Biz müşterilerimizden de hibe değil orta ve uzun vadede iş birliklerimizin sürdürülebilir olması için destek bekliyoruz. Sektörlerimiz geçmişte de krizler yaşadı. Hızlı adaptasyon yeteneğimizle hepsini kısa sürede geride bıraktık. İş ortaklarımızın desteği ile bu dönemi de en kısa zamanda atlatacağımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı.

 

"TEŞVİKLER İLÇE BAZLI BELİRLENMELİ VE DOĞRU YERE KANALİZE EDİLMELİ"

 

İTHİB Başkanı Ahmet Öksüz ise deprem bölgesinin yine hazır giyim ve tekstil sektörüyle ayağa kalkacağını belirterek, üretimi hep birlikte toparlayacaklarını, devletten beklentilerinin olduğunu bildirdi.

 

Öksüz, "Teşviklerin ilçe bazlı belirlenmesi ve doğru yere kanalize edilmesi çok önemli. Haksız rekabete izin vermemek gerekiyor. Halihazırda üretim çarkları yüzde 50 seviyesinde eskiye dönmüş durumda. Ancak tamamen eskiye dönebilmemiz için en büyük ihtiyacımız deprem bölgelerinin istihdamının korunması. Bu çerçevede tersine göç hareketinin başlaması için bölgede istihdam edilen çalışanlarımızın acil barınma ihtiyaçlarının giderilmesi ve ilave teşviklerle desteklenmesi gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

 

İHKİB Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, deprem bölgesinde üretimin birkaç ay içinde normale döneceğini kaydederek, depremzede illerde üretimin desteklenmesi için şu taleplerde bulundu: "Deprem bölgesinin tamamının cazibe merkezleri programı kapsamına alınması, bölgede çalışanlara maaşlarına devlet tarafından ilave bir destek sağlanması, merkezi veya üretimi bölgede olan işletmelerin mevcut yatırımlarına da ilave istihdam desteklerinin verilmesi, yatırım teşvik paketine beşinci bileşen olarak dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarının eklenmesi, özellikle sanayi bölgelerine yakın noktalarda geçici-kalıcı barınma çözümleri geliştirilmesi gerekiyor."

28 Mart 2023 Salı