tatil-sepeti

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, "2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı ve Yol Haritası ile hızlı tren hizmeti alan il sayımızı 52'ye ulaştırmış olacağız" dedi.


 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Küçükçekmece'de AK Parti'nin seçim çalışması sırasında düzenlenen silahlı saldırıya ilişkin, "Tam bir demokratik yaklaşımla seçim sürecini yürütüyoruz. Maalesef bunu zehirlemeye, sabote etmeye çalışanlar var. Bunların sonuç alamayacağını, emellerine ulaşamayacaklarını hepimiz biliyoruz." dedi.

 

Bakan Uraloğlu, ÖZBİR Vagon Sanayi AŞ tarafından Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki tesislerinde İsviçre Devlet Demiryolları için üretilen yeni nesil akıllı demir yolu bakım araçlarının teslim törenine katıldı.

 

Konuşmasının başında ülke için önemli olan mahalli seçimlere yaklaşıldığına işaret eden Uraloğlu, AK Parti Küçükçekmece Belediye Başkan adayı Aziz Yeniay'ın seçim çalışması sırasında düzenlenen silahlı saldırıya da değindi.

 

Uraloğlu, tam demokratik yaklaşımla seçim sürecinin yürütüldüğünü vurgulayarak, şöyle devam etti: "Maalesef bunu zehirlemeye, sabote etmeye çalışanlar var. Dün akşam saatlerinde maalesef Küçükçekmece'deki seçim çalışmaları sırasında düzenlenen saldırıyla süreç sabote edilmeye çalışılmıştır. Bunların sonuç alamayacağını, emellerine ulaşamayacaklarını hepimiz biliyoruz; böyle inanıyoruz, yolumuza da böyle devam ediyoruz. Allah'ın izniyle başarılı olamayacaklar. Saldırıyı şiddetle kınıyorum ve yaralanan vatandaşımıza acil şifalar diliyorum."

 

"DEMİR YOLLARIMIZIN TAMAMINI ELDEN GEÇİRDİK VE YENİLEDİK"

 

Vatan bilinci ve millete hizmet aşkıyla Türkiye'nin dört bir yanında yatırım ve projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, demir yollarını 2002'den itibaren başlatılan gelişim hamleleriyle öncelikli sektör belirlediklerini vurguladı.

 

Uraloğlu, demir yolu hatlarını, limanlara, havaalanlarına, lojistik merkezlere bağlayıp kombine taşımacılığa uygun yeni anlayışla ele aldıklarına dikkati çekerek, "Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney kıyılarımız arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. Bu kapsamda son 22 yılda demir yollarına 22,1 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdik. Demiryollarımızın tamamını elden geçirdik ve yeniledik." şeklinde konuştu.

 

Tarihi İpek Yolu'nun canlandırılmasını amaçlayan "Tek Yol Tek Kuşak" girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattını inşa ettiklerini anımsatan Uraloğlu, bu proje kapsamında Asya-Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demir yolu ulaşımını mümkün hale getiren MARMARAY ile Londra'dan Pekin'e kadar güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demir yolu koridorunu da inşa ettiklerini söyledi.

 

KALKINMA YOLU PROJESİ'YLE HAYATİ BAĞLANTI TESİS EDİLECEK

 

Bakan Uraloğlu, 2002'de 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağını 14 bin 165 kilometreye çıkardıklarını, ülkeyi sıfırdan hızlı trenle buluşturarak 2 bin 251 kilometre hızlı tren ağı inşa ettiklerini, Ankara-Eskişehir, Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas hızlı tren hatlarını hizmete sunduklarını anımsattı.

 

Son olarak gündeme aldıkları "Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı"nda ön proje çalışmalarını tamamladıklarını bildiren Uraloğlu, şöyle devam etti: "Süper hızlı tren hattımızın güzergah uzunluğu 344 kilometre olacak. Saatte 350 kilometre hıza ulaşacak trenlerimizle İstanbul-Ankara arasındaki seyahat süresinin 80 dakika olmasını planlıyoruz. Burada sadece yeni sistem, hız ve zaman kazandırmamış oluyoruz, saatte 350 kilometre hız yapan teknolojiyi de ülkemize inşallah getirmiş olacağız. Ayrıca Gebze'den Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçerek İstanbul Havalimanı'na ve son olarak Çatalca'ya ulaşacak Kuzey Marmara Hızlı Tren Hattı projesinde de planlamalarımızı bitirdik. 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı ve Yol Haritası ile hızlı tren hizmeti alan il sayımızı Ankara-İzmir, Mersin-Adana-Gaziantep, Halkalı-Kapıkule gibi tüm hızlı tren projelerimizi tamamladığımızda 52'ye ulaştırmış olacağız. Demir yolu hat uzunluğumuzu da 28 bin 590 kilometreye eriştirmiş olacağız."

 

Uraloğlu, Türkiye'nin uluslararası alandaki en önemli projelerinden "Kalkınma Yolu Projesi'yle, Hindistan, Doğu Asya ve Basra Körfezi ülkelerinden Irak'ın güneyinde inşa edilen Fav Limanı'na gelecek yüklerin, 1200 kilometrelik çift yönlü otoyol ve demir yolu inşa edilerek Türkiye'ye ulaştırılmasını planladıklarını anlatarak, "Buradan da ulusal ağımıza bağlayarak limanlarımıza ve diğer ülkelerle sınır geçişlerimizden ulaşımı sağlamış olacağız. Böylece Güney Asya ve Orta Doğu'yu, Avrupa, Kafkasya ve Kuzey Afrika'ya yeni bir güzergah üzerinden bağlayacağız. Bu projenin hayata geçirilmesiyle, kuzey-güney yönünde bölgemiz için hayati bir bağlantı daha tesis etmiş olacağız. Bu koridorun ülkemizden Avrupa'ya demir yolu geçişi 2 bin 88 kilometre olacaktır. Önemli bölümü halen işletmede olan güzergahın 130 kilometresini de yeni inşa edeceğiz." şeklinde konuştu.

 

YERLİ VE MİLLİ ELEKTRİKLİ TREN SETİ ÜRETİMİNDE 2030 HEDEFİ

 

Bakanlık olarak hayata geçirilen tüm projelerde yerlilik ve milliliği ön planda tuttuklarına dikkati çeken Uraloğlu, yeni teknolojilerle donatılmış demir yolu ağını geliştirmedeki başarıları, aynı dönemde gelişen yerli ve milli demir yolu endüstrisiyle taçlandırdıklarını dile getirdi.

 

Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ'ı, Orta Doğu'nun en büyük raylı sistem araç üreticilerinden birine dönüştürdüklerini, uluslararası standartlarda yeni nesil lokomotifler, dizel ve elektrikli tren setleri, yolcu ve yük vagonları; cer konvertörü ve motoru; dizel motor, tren kontrol yönetim sistemi gibi ana, kritik ve alt-üst ürünleri ürettiklerini aktardı.

 

Cumhuriyet'in 100. yılında ilk milli elektrikli tren setlerinin hizmete alındığını, yüzde 70 yerlilikle üretilen sürücüsüz milli metro aracının raylara indirildiğini, ilk yerli ve milli metro sinyalizasyon sistemlerini kullanmaya başladıklarını aktaran Uraloğlu, "Ülkemizin saatte 160 kilometre hıza sahip 'Yeni Sakarya' ismini verdiğimiz ilk milli ve yerli elektrikli tren seti projemizde, 2 prototip seti tamamlayarak hizmete sunduk. Seri üretime başladık, 2030 yılına kadar bu tren setlerinin sayısının 56'ya tamamlanmasını planlıyoruz. Saatte 225 kilometre hıza sahip Milli Elektrikli Hızlı Tren Seti Projesi'nde de tasarım çalışmalarında son aşamaya geldik. 2024'te prototip üretimin tamamlanmasını planlıyoruz." ifadesini kullandı.

 

Uraloğlu, "Eskişehir 5000 Milli Elektrikli Anahat Lokomotifi Projesi"nde de prototii imalatını tamamlayarak raylara indirdiklerini, "Milli Banliyö Tren Seti" prototip araç üretiminde de çalışmaların sürdüğünü belirterek, milli tren vizyonuyla milli banliyo ve hızlı tren projesinde cer motoru, cer konvertörü ve tren kontrol yazılımını da TÜBİTAK RUTE ile TÜRASAŞ markalı olarak geliştirdiklerini söyledi.

 

"TÜRK FİRMALARI BAŞARILI PROJELERİYLE DÜNYADA MARKA OLUŞTURUYOR"

 

Kayseri'de faaliyet gösteren ASPİLSAN tarafından yüzde 51 yerlilik oranıyla üretilen ilk ihtiyaç aküsü bataryalarına sahip metro araçlarını da kullanacaklarını bildiren Uraloğlu, Türk firmalarının hayata geçirdikleri projelerle dünyanın her yerinde marka oluşturmaya devam ettiğini vurguladı.

 

Bakan Uraloğlu, bu kapsamda "Gaziray Milli Banliyö Projesi" için taban sistemi, yan duvar kaplamaları, sürücü masası, alt ve üst etekler ile buji bağlantı elemanları üretiminin ÖZBİR tarafından yapıldığını aktararak, şunları kaydetti: "Milli elektrikli tren seti projemiz için sürücü masası ve üst etekler üretimi gerçekleştiren ÖZBİR, bu projelerdeki önemli paydaşlarımızdan biri olmuştur. Ayrıca 17 yıldır demir yolu sektöründe kazandıkları tecrübe ve 6 farklı ülkede bitirdikleri işlerle ülkemize büyük katkılar sağladılar. İsviçre Devlet Demiryolları için üretecekleri 8 yeni nesil katener hattı monte ve demonte aracı ile 28 adet vinçli yol bakım aracı projeleriyle toplamda ülkemize 7 milyon avro değerinde katma değer sağlayacaklar. Bu projelerin yanı sıra Almanya Devlet Demiryolları için 5 milyon avro değerinde hibrit yol bakım kabinleri üretimi ile İsviçre Müller Technologies firması için tasarımı, üretimi ve montajı tamamen Özbir Vagon tarafından yapılan 1,5 milyon avro değerinde hibrit lokomotif kabini gibi yüksek katma değerli çalışmalara da devam ediyorlar. Kendilerini hem demir yolu sanayimiz hem de ülkemiz ekonomisinin gelişimine yaptıkları katkılardan dolayı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum."

 

Kurulduğu yıllarda sadece demir yolu araçlarının bakım onarımını yapmayı düşünen şirketin, vizyon sahibi yöneticileri sayesinde üretim yelpazesini genişletip artık sektörde tercih edilen firmalar arasında ön sıralarda yer aldığını anlatan Uraloğlu, vizyon sahibi başarılı firmalarla, katma değer üreten, yüksek teknolojili ve özgün tasarımlı ürünlerle, küresel pazarlarda yer edinmiş ülke olmanın önünde hiçbir engel bulunmadığının altını çizdi.

 

Bakan Uraloğlu, "Türkiye Yüzyılı"na raylı sistem üreticileri arasında en üst sınıfta yer alarak başlamanın gururunu yaşadıklarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde daha nice büyük proje ve hizmetlere imza atılacağına inandığını sözlerine ekledi.

 

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan Atabek, ÖZBİR Vagon Sanayi AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Zeki Çelebi ve TEKNOPARK İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Metin Yerebakan da birer konuşma yaptı.

 

Konuşmaların ardından protokol üyeleriyle kurdele kesen Bakan Uraloğlu, üretilen araçları inceledi, çalışanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Fabrikayı da gezen Uraloğlu, Çelebi'den çalışmalar hakkında bilgi aldı.

11 Şubat 2024 Pazar

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Haberleşmede birinci etapta 5G'ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G'nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz" dedi.


 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Kızılcahamam'da bir otelde düzenlenen Mühendislik Meslek Kanunu ve Teknik Hizmetler Sınıfı Çalıştayı'na katıldı.

 

Uraloğlu, burada yaptığı konuşmada, İsrail'in Filistin'e yönelik saldırılarının bir an önce sonlanması ve Filistin'in özgürleşmesi temennisinde bulundu.

 

Çalıştayda birçok konunun değerlendirileceğini ifade eden Uraloğlu, kamuda çalışan meslek gruplarının ücretlerindeki farklılığın arz-talep dengesiyle alakalı olduğunu söyledi.

 

Uraloğlu, hiçbir meslek grubunu ötekileştirmeden, bir bütünün parçaları şeklinde, doğru planlamayla, önce hangi meslek grubuna ihtiyaç varsa onun yetiştirilmesi gerektiğini bildirdi.

 

Liyakat sahibi çalışanlara sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Uraloğlu, "Biz, bütün elemanlarımızı, teknik personelimizi, mühendislerimizi iyi yetiştireceğiz. Onların haklarını aramada da sendikalar gerçekten kıymetli, güzel hizmetler yapıyor. Çünkü tek taraflı bakarak her şeyi göremezsiniz. Birilerinin size farklı bakış açılarını da göstermesi gerekir." diye konuştu.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerek başbakanlığı gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde çalışanların birçok hakkının teslim edildiğini dile getiren Uraloğlu, "Sizin taleplerinizi, bizim taleplerimizi karşıladı. Bundan sonra da karşılayacak lider ve irade Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dır." değerlendirmesinde bulundu.

 

HABERLEŞMEDE HEDEF BİRİNCİ ETAPTA 5G'YE GEÇMEK, İKİNCİSİ 6G

 

Uraloğlu, Türkiye'de 660 bin civarında çalışan mühendis olduğu bilgisini verdi. Bakanlık olarak yük, yolcu ve data taşıdıklarına dikkati çeken Uraloğlu, şunları kaydetti: "AK Parti hükümetleri döneminde 22 yılda yaklaşık 273 milyar dolarlık ulaştırma ve altyapı yatırımı yaptık. Bundan sonra da 2053'e kadar yaklaşık 200 milyar dolarlık daha yatırım yapacağız, bunu planladık. Kara yolunda 2028'e kadar 2 bin kilometreye yakın otoyol yapacağız. Demir yollarındaki 14 bin kilometre olan uzunluğumuzu yaklaşık 18 bin kilometreye çıkaracağız. Hava yolundaki 57 havalimanımızı 61'e çıkaracağız. Deniz ticaretini geliştirerek 'mavi vatan'daki etkinliğimizi artıracağız ve haberleşmede birinci etapta 5G'ye geçmeyi, ikinci etapta da 6G'nin hazırlıklarını yapmayı planlıyoruz. Buradaki çalıştayda gündem olan kanun ve hakların savunulması için biz de gerekli mevzuat düzenlemelerini ulaştırma alanında yapmak istiyoruz. Adil erişimi, verimliliği artırmak istiyoruz. Güveni artırmak toplumun refahını yükseltmek ve ulaşım alanında dünya sıralamasındaki yerimizi yükseltmek hedeflerimiz arasında."

 

Türkiye'nin bulunduğu coğrafyanın önemine değinen Uraloğlu, "Tarihin hangi dönemine bakarsanız bakın bu coğrafya kıymetli olmuş. Sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidebiliyoruz. Yaklaşık 1,5 milyarlık nüfus ve 40 dolarlık bir gayrisafi milli hasıla var ve yaklaşık 8,5 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahibiz." dedi.

 

Türkiye üzerinden geçecek koridorlara yönelik çalışmaları anlatan Uraloğlu, Kalkınma Yolu koridorunun, tamamlandığında sadece bir ulaşım hattı olmayacağını, aynı zamanda bir güvenlik koridoru olacağını dile getirdi.

 

"ÇUKUROVA HAVALİMANI'NI ÖNÜMÜZDEKİ AY HİZMETE AÇMIŞ OLACAĞIZ"

Uraloğlu, kara yollarında birçok iş yaptıklarını ve çok fazla yük taşındığını belirterek, buradaki yükün demir yolları tarafına aktarılması gerektiğini söyledi.

 

Akıllı şehirler, yollar ve elektrikli araçlara yönelik projeler yapacaklarını aktaran Uraloğlu, bölünmüş yol ağında, teknolojik köprülere, viyadüklerden tünellere, demir yolundan havalimanlarına kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bildirdi.

 

Uraloğlu, hizmetleri herkese yönelik yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: "Bunun örneği İstanbul'dur, Ankara'dır, İzmir'dir, bütün Türkiye'dir. Siyasi tercihinden dolayı asla cezalandırmadık, hizmetimize devam ettik. Daha güzel hizmetler yapabilmek için büyükşehirlerle, mahalli belediyelerle işbirliği halinde gitmemizde fayda var. Onun için şu önümüzdeki 31 Mart'taki mahalli seçimler hepimiz için kıymetli. Pazartesi günü inşallah Kazlıçeşme ile Sirkeci arasındaki çevreci bir projeyi hizmete açacağız. Turgut Altınok Başkanımız ile de konuştuk, Ankara'yı Esenboğa'ya bağlamak için bir proje revizyonu yapıyoruz, Cumhurbaşkanı'mıza da bunu arz ettik. Onu da önümüzdeki süreçte hayata geçirmeyi planlıyoruz. Antalya Havalimanı'nı ciddi şekilde genişletiyoruz. Devam eden projelerden Trabzon'a yeni bir havalimanı planlıyoruz, yeterli değil. Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane devam ediyor, onları önümüzdeki süreçte bitireceğiz. Çukurova'yı da önümüzdeki ay bitirerek hizmete açmış olacağız."

 

Uraloğlu, denizciliğin de kendileri için kıymetli olduğuna işaret ederek, liman sayısını 217'den 255'e çıkaracaklarını ve yeşil liman uygulamalarını başlatacaklarını sözlerine ekledi.

25 Şubat 2024 Pazar

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları, diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor" dedi.


 

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, dış politikada izlenen stratejiyle birlikte savunma sanayisinde yaşanan gelişmelere dikkati çekerek, "Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları, diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor." diye konuştu.

 

Görgün, savunma sanayisinin gündemdeki konularına ilişkin değerlendirmede bulundu.

 

İhracatın finansmanı konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmelerini sürdürdüklerini belirten Görgün, bu amaca yönelik geliştirmelerin en doğru adresinin Bakanlık olduğunu söyledi. Görgün, "Ekiplerin detaylandırması gerekiyor ama Hazine ve Maliye Bakanlığımız savunma sanayisiyle ilgili her konuya çok açık. Buradan nasıl bir sonuç çıkar, ona hep beraber bakacağız. Hangi modeller, nasıl şekillenebilir, daha henüz başındayız." dedi.

 

Çeşitli ülkelerden savunma sanayisi ürünlerine gelen talebin karşılanmasına yönelik altyapı kapasitesine ilişkin bilgi veren Görgün, tüm görüşmeleri bu durumu dikkate alarak yaptıklarını ifade etti.

 

Görgün, "Şirketlerimiz de çok ciddi altyapılara kavuştular. Seri üretimde ihtiyaç duyulan altyapıların karşılanması için tüm şirketlerimiz yatırımlarını yaptılar. Bunların açılışları yavaş yavaş olacak. Verdiğimiz sözü zamanında tutabilmek üzere o planlamaları yapmaya devam ediyoruz." diye konuştu.

 

"YETİŞTİREMEDİK BAHANESİNİN ARKASINDA OLMAYIZ"

 

Kapasitelerini genişlettikleri alanları gözeterek çalıştıklarını vurgulayan Görgün, "Sipariş aldık ama altyapımız veya insan kaynağımız yeterli değil, onun için yapamadık, yetiştiremedik bahanesi arkasında hiçbir zaman olmayız. Hesaplamadan da yola çıkmayız. Şirketlerimiz bunun çok farkındalar." değerlendirmesinde bulundu.

 

Görgün, savunma sanayisi alanında ihtiyaç olduğu zaman dünyadaki herkesten önce o ihtiyacı karşılayabilir bir altyapının bulunmasının çok önem taşıdığına dikkati çekerek, "Ürün veya alt ürün bazında 'full' kapasite altyapılar ve ihtiyaç olduğu zaman tam kapasite çalışabilecek altyapılar, bunları belirleyerek yatırımlarımızı şirketlerimizin yapmasını telkin ediyoruz." dedi.

 

"İHA'LARIN TESLİM ZAMANIYLA İLGİLİ HİÇ ŞİKAYET ALMADIK"

 

Havacılık alanında özellikle insansız hava araçlarına (İHA) çok fazla talep olduğuna işaret eden Görgün, şöyle konuştu: "Hem BAYKAR hem TUSAŞ bunlara göre planlarını yapıyorlar. BAYKAR zaten bu alanda dünya lideri. SİHA’lar konusunda en fazla ihracat yapan birinci şirket dünyada. Onlar da 34-35 ülkeye ulaştılar ihracatta. Yeni siparişleri var, bu siparişlere göre altyapılarını, kapasitelerini müşterinin beklediği zaman diliminde teslim edebilmek, tedarike karşılık verebilmek adına kendi içlerinde planlamalar yapıyorlar."

 

Görgün, İHA'ların teslim zamanıyla ilgili hiç şikayet almadıklarını dile getirerek, "Bizim için dürüstlük, güven, ilişki içinde olduğunuz muhataplarımıza karşı oluşturduğumuz iş ahlakı çok önemli. BAYKAR da bunun en güzelini sergiliyor. Verdikleri bir söz varsa teslim tarihinden hep önce verdiler." ifadelerini kullandı.

 

"İHA'LARIMIZ GURURUMUZ"

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mısır'a gerçekleştirdiği ziyarette görüşülen konular arasında savunma sanayisinin de olduğunu belirten Görgün, görüşmelerde Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi'nin Türkiye'ye yapacağı ziyaretin de konuşulduğunu bildirdi.

 

Görgün, Mısır'daki şirketler ve oradaki muhataplarla bir çalıştay düzenledikleri bilgisini vererek, "Sayın Cumhurbaşkanları da savunma sanayisindeki işbirliğini desteklediler. Somut çıktılar kısa zamanda ortaya çıkar ama alanlar aşağı yukarı şekilleniyor." dedi.

 

Herhangi bir ülkeyle savunma alanında ilk konuşulan konunun İHA'lar olduğunu vurgulayan Görgün, "İHA'larımız gururumuz, medarıiftiharımız. Ortaya koydukları başarı, sahadaki başarıları herkes tarafından takdirle izleniyor, biliniyor." diye konuştu.

 

Görgün, savunma sanayisinin yerlileşmesi ve millileşmesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın inanılmaz bir katkısı olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ne olursa olsun koşulsuz desteği var, bizlere verdiği motivasyon, cesaret var. Savunma sanayisiyle ilgili önüne getirdiğimiz her konuda bize verdiği destek var. Uluslararası alanda da bizim dost ve müttefik ülkelerle var olan sistemlerimiz ve bunların ihracatıyla ilgili konular gündemde olduğunda her zaman en büyük destekçimiz Cumhurbaşkanı'mız oluyor. Uluslararası delegasyonlarda, heyetlerde, ziyaretlerde savunma sanayisi konuları diğer konularla birlikte mutlaka gündemde oluyor."

 

Farklı alanlarda, platformlarda ve sistemlerde çalıştıklarını belirten Görgün, mart ayına kalmadan savunma sanayisi alanında birçok müjdeyi paylaşabileceklerini söyledi.

 

SEKTÖRÜN GELECEĞİNE YATIRIM

 

Haluk Görgün, sektörde gençlere yönelik eğitim programlarına da değinerek, savunma sanayisi akademilerini, şirketlerin tüm akademik birimleriyle birleştirdiklerini bildirdi.

 

Birimleri ortak bir hedefe yönlendirecek şekilde hizalamaya gayret gösterdiklerini ifade eden Görgün, "Birçok eğitim programımız var. Çalışanlara, öğrencilere, mezunlara, sektörün içinde ve dışında olanlara, üniversiteye ilk başlayanlara, bitirmek üzere olanlara hatta alan bazlı veya konu bazlı yetkinlik kazandırmaya varana kadar çok farklı içerikler var." dedi.

 

Görgün, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile son dönemde duyurdukları nitelikli anlaşmalar yaptıklarını anımsatarak, "Dolayısıyla bu, mühendislik öğrencilerinde daha mezun olmadan önce ekosisteme aşinalığı sağlayacak bir yaklaşım." diye konuştu.

 

Öğretim görevlilerinin yurt dışındaki üniversitelerde ders vermesini sağlayacak bir protokolleri olduğunu vurgulayan Görgün, şirketlerinin akademisyenleri konu bazlı destekleyeceğini, öğretim görevlilerinin araştırma yapıp insan yetiştireceklerini dile getirdi.

 

UZUN SOLUKLU, NİTELİKLİ, TEKNİK DONANIMLI İNSAN KAYNAĞI

 

Görgün, Milli Eğitim Bakanlığı ile tematik görüşmeler yaptıklarını, mesleki ve teknik Anadolu liseleri açmaları konusunda şirketlerine telkinde bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:

 

"Çok başarılı örnekler var. ASELSAN'ın mesleki teknik Anadolu lisesi var. Geçtiğimiz sene BAYKAR, mesleki teknik Anadolu lisesi açtı. 500 tam puanlı öğrenci aldı. Savunma sanayisi tercih edilen bir alan. Meslek liseleri, insanların çocukları için çok tercih ettikleri bir şey değildi. Savunma sanayisinin bu alana önem vermesiyle, katkı sağlamasıyla, buradan beklentilerini ortaya koymasıyla bu liseleri tercih eden öğrencilerimiz, velilerimiz olmaya başladı."

 

Gençleri yetiştirmenin ve iyi donanımlarla mezun edebilmenin önemli sorumlulukları olduğunu vurgulayan Görgün, "Tam puanlı öğrenci alma hedefinde değiliz. Uzun soluklu, nitelikli, teknik donanımı en yüksek seviyede insan kıymeti ihtiyacının karşılanmasını önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

25 Şubat 2024 Pazar