Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, "Bir yandan piyasamızın büyümesi için çalışırken diğer taraftan finansal hizmetlerimizi ve ürünlerimizi artırmaya devam ediyoruz" dedi.


 

Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Borsa İstanbul olarak iş yapma modellerini değiştirdiklerini, halka arzdan önce gerek karar gerek hazırlık aşamasında şirketlere destek veren bir borsa olduklarını belirterek, "Son üç yılda gerçekleşen 130 şirketin halkı arzında yaklaşık 93 milyar TL kaynak sağlandı. Son üç yılda gerçekleşen yaklaşık 4 bin 500 borçlanma aracıyla 950 milyar TL kaynak sağlandı." dedi.

 

7. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi ve 7. Dünya Yatırımcı Haftası Açılış Töreni, "Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılında Güçlü Sermaye Piyasaları, Güçlü Türkiye" temasıyla İstanbul'da gerçekleştirildi.

 

Etkinlikte konuşan Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Ergun, Borsa İstanbul olarak Türkiye'nin büyümesinin temel dinamosu olan üretim, yatırım, ihracat yapan, istihdam oluşturan şirketlerin büyümelerinin finansmanını halkı arz yoluyla sağlayabilmeleri için Borsa İstanbul'a davet ettiklerini aktardı.

 

Borsa İstanbul olarak iş yapma modellerini değiştirdiklerini, halka arzdan önce gerek karar gerek hazırlık aşamasında şirketlere destek veren bir borsa olduklarını dile getiren Ergun, "Son üç yılda gerçekleşen 130 şirketin halkı arzında yaklaşık 93 milyar TL kaynak sağlandı. Son üç yılda gerçekleşen yaklaşık 4 bin 500 borçlanma aracıyla 950 milyar TL kaynak sağlandı. 3 sene önce işlem gören şirket sayısı 394 iken bugün 522'ye ulaştı. Günlük ortalama işleme hacmimiz 26 milyar TL iken bu sene günlük ortalama işlem hacmimiz 131 milyar TL'ye ulaştı. Bir yandan piyasamızın büyümesi için çalışırken diğer taraftan finansal hizmetlerimizi ve ürünlerimizi artırmaya devam ediyoruz." diye konuştu.

 

Ergun, sürdürülebilirlik ve katılım finansı alanında hesapladıkları endekslerin sayılarını ve çeşitliliğini artırdıklarını bildirerek, şu ifadeleri kullandı: "Bu sayede endekslerimizin üzerine 64 adet fon kurulmasına imkan sağlamış olduk. Hesapladığımız tüm endekslerin IOSCO kriterlerine uyumu için çalışmalarımızı bitirdik ve ESMA’ya başvuru hazırlıklarımızı tamamladık. Diğer yandan, yabancı yatırımcılar ile kurumsal iletişimi güçlendirmek için önemli adımlar atmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda, hem birebir görüşmeler yaparak, hem ISLA ve ICMA gibi kurumsal yapılar dahilinde görüşmeler yaparak, hem de Abu Dabi, Dubai ve Nasdaq gibi borsalar üzerinden teknoloji ihracatımızı ve ticari ilişkilerimizi geliştirerek, yabancı yatırımcılar ile kurumsal iletişimimizi güçlendirmeye devam ediyoruz. Ayrıca, Dünya Borsalar Federasyonu'nun yönetim kurulunda yönetim kurulu üyesi olarak ve tüm alt çalışma komitelerinde aktif görev alarak, ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı Borsalar Forumu'nun genel sekretaryasını yürüterek çalışmalarımıza devam ediyoruz."

 

"BORSA İSTANBUL ULUSLARARASI STANDARTLARDA BİR BORSA HALİNE GELDİ"

 

Korkmaz Ergun, Borsa İstanbul'un piyasalarına yatırımcıların hızlı ve güvenli bir şekilde erişimini sağlayabilmek amacıyla veri merkezinin genişlediği, farklı ihtiyaçlara alternatif erişim imkanlarının sunulduğu ve piyasalara girişimin dahil bir şekilde sağlandığı uluslararası standartlarda bir borsa haline geldiğini ifade etti.

 

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İbrahim H. Öztop ise Türkiye'de cumhuriyetin ikinci yüzyılında, güçlü sanayi ve teknolojik altyapısı, nitelikli hizmet sektörü, inovasyon ve iş geliştirme kültürüne sahip sermaye piyasalarının, Türkiye ekonomisinin taşıyıcı kolonlarından biri olacağına inandıklarını söyledi.

 

Türkiye'de modern sermaye piyasalarının tarihinin 1985'e dayandığını hatırlatan Öztop, sermaye piyasalarının yaklaşık 40 yılda sağladığı finansmanla, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınmasında ve şirketlerin gelişmesinde önemli rol oynarken, aynı zamanda yatırım kültürünün gelişmesini de sağladığını aktardı.

 

Öztop, TSBP olarak, sermaye piyasalarının şirketlere, yatırımcılara ve ülkeye sağladığı katkının katlanarak büyüyeceğinden emin olduklarını dile getirerek, "Kurumları, ürün ve hizmet çeşitliliği, teknolojik altyapısı, kaliteli beşeri sermayesi, tecrübeli yönetimi, gelişmiş düzenleme ve denetleme sistemi ve oluşturduğu yatırım ekosistemiyle dünya standartlarında bir yapıya sahip olan ülkemiz finans sektörünün, küresel anlamda da rolünün artacağına inanıyoruz. Hükümetimizin destekleyici politikaları, üyelerimizin dünya standartlarında sundukları hizmetlerin de katkısıyla gerek arz gerek talep tarafından gelen rekor ilgi sayesinde sermaye piyasalarımız son yıllarda bir büyüme ivmesi yakaladı, daha büyük ve derin hale geldi." şeklinde konuştu.

 

Sermaye piyasalarına olan yerli yatırımcı ilgisinin rekor düzeylere ulaştığını bildiren Öztop, pay senedi ve yatırım fonları dahil toplam yatırımcı sayısının 11 milyona yaklaştığını ifade etti.

 

Öztop, yatırımcı sayısında ülke nüfusuna oranla kısa bir dönemde gerçekleşen artış yaşandığına dikkati çekerek, Türkiye'de 2010 her 100 kişiden 1’i pay piyasası yatırımcısıyken, 2023 Eylül'de bu rakamın 9 kişiye çıktığını bildirdi.

 

"SERMEYENİN TABANA YAYILDIĞINI SÖYLEYEBİLİYORUZ"

 

Halka arzlara olan ilgiye paralel yatırımcı sayısının hızla arttığını aktaran Öztop, şunları kaydetti: "Geçen yıl eylül sonu itibarıyla 2,7 milyon olan bakiyeli pay yatırımcısı sayısı, bir yılda 5 milyon artarak bu yıl eylül sonunda 7,8 milyon kişiye ulaştı. Piyasamıza yeni katılan yatımcıların daha genç yaş gruplarında olduğunu, kadınların katılımın arttığını memnuniyetle izliyoruz. Diğer yandan pay piyasamıza yatırım yapanların yarısının portföyünün 10 bin TL’nin altında olduğunu görüyoruz. Diğer bir deyişle sermayenin tabana yayıldığını söyleyebiliyoruz. Bu vesileyle yatırımcılarımıza bir kez daha seslenmek istiyorum. Sermaye piyasası araçları getiri sunduğu gibi riskler de içeriyor. Sağlıklı bir yatırım ise doğru kaynaktan sağlanan bilgiye dayalı ve uzun vadeli bir bakış açısı ile mümkün. Yatırımcılarımıza özellikle de sosyal medyadan duyduklarını gerçek bilgi olarak kabul etmemelerini tekrar hatırlatmak isterim. Yatırım yapacakları ürünleri iyi tanıyıp, vade ve risk profillerini beklenti ve ihtiyaçlarına paralel şekilde belirlemeleri ve yatırımlarını çeşitlendirmeleri önemli. Yeterince bilgi ve deneyimi olmayan yatırımcılarımızın ise portföy yönetim şirketlerimiz tarafından profesyonelce yönetilen yatırım fonları aracılığıyla sermaye piyasasına yatırım yapmaları daha sağlıklı olacaktır."

 

Öztop, yerli bireylerin yanı sıra yabancı kurumların da piyasa yatırımlarını artırmasının önemli olduğunu vurgulayarak, "Hazine ve Maliye Bakanlığı’mızın uyguladığı politikaların da etkisiyle yeniden artmaya başlayan yabancı ilgisinin önümüzdeki dönemde güçleneceği kanaatindeyiz. Birlik olarak bizler de Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı verimli alanlara yönlendirilmesi, ülkemize fon akışının artırılması için, sermaye piyasalarımızı ülkemizin potansiyeline uygun olarak geliştirmek, derinleştirmek ve daha cazip kılmak için var gücümüzle çalışıyoruz. " ifadelerini kullandı.

02 Ekim 2023 Pazartesi

Emtia piyasasında Fed'in faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin güçlenmesi ABD'nin yaptırım kararları ve Çin'in attığı adımlarla geçen hafta sert yükselişler yaşanırken tarım grubunda üretimin artacağına yönelik öngörülerle negatif ayrışma görüldü.


Emtia piyasasında geçen hafta yükseliş eğilimi hakimdi.

 

ABD'de enflasyona dair endişelerin ve dolara talebin azalması emtia gruplarında genel olarak talebi olumlu etkiledi.

 

Analistler, ülkede Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) beklentilerin altında artmasının, enflasyonun ikinci çeyreğin başında yavaşlama eğilimine devam ettiğini gösterdiğini ve eylül ayı için faiz indirimi beklentilerini artırdığını belirterek, söz konusu durumun emtia piyasasında risk iştahını artırdığını söyledi.

 

ABD'nin Çin'e yönelik yaptırım kararlarına Çin'den de misilleme gelebileceğine ilişkin öngörüler de arz endişelerini tetikledi.

 

Emtia piyasasında, Fed'in faiz indirimlerine dair beklentilerin güçlenmesi, ABD'nin yaptırım kararları ve Çin'in ekonomisini güçlendirmek için attığı adımlarla geçen hafta sert yükselişler görülürken tarım grubu, üretimin artacağına yönelik öngörülerle negatif ayrıştı.

 

Geçen hafta ons bazında altın yüzde 2,3, gümüş yüzde 11,5, platin yüzde 8,6, paladyum yüzde 3,1 değer kazandı.

 

Gümüşün onsu, 31,59 dolarla Şubat 2013'ten bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

 

ABD'nin petrol hariç ithalat fiyat endeksinin son 16 ayın en büyük artışını kaydetmesinin ardından enflasyondan korunma aracı olarak artan talepten dolayı değerli metallerde sert yükselişler görüldü.

ABD'NİN ÇİN İÇİN GÜMRÜK VERGİLERİNİ ARTIRMA KARARIYLA BAZ METALLER SERT YÜKSELDİ

 

Baz metallerde geçen hafta ABD'nin Çin için gümrük vergilerini artırma kararıyla sert yükselişler yaşandı.

 

ABD Başkanı Joe Biden yönetimi, kritik endüstrilerdeki yerli üretimi desteklemek amacıyla Çin'den ithal edilen çelik ve alüminyum, yarı iletkenler, elektrikli araçlar, bataryalar, kritik mineraller ve güneş pilleri gibi ürünlere yönelik gümrük vergilerini artırma kararı aldı.

 

Çin hükümetinin ülke ekonomisi için attığı destekleyici adımlar özelikle baz metallerde talebin daha fazla artabileceği öngörülerini öne çıkardı.

 

Halihazırda sıkıntılı durumda olan gayrimenkul sektörü için ise Çin hükümetinin yerel yönetimlerin makul fiyatlardan konut satın almasına izin vereceği bildirildi. Öte yandan, hükümet vatandaşlara uygulanan mortgage faizlerinde taban uygulamasını kaldırdığını duyurdu.

 

Bu gelişmelerle, tezgah üstü piyasada geçen hafta fiyatlar, libre bazında, bakırda yüzde 10,1, alüminyumda yüzde 4,1, çinkoda yüzde 3,3, kurşunda yüzde 3,2, nikelde yüzde 10,5 artış kaydetti.

 

BAKIRIN LİBRESİ, 5,24 DOLARLA TARİHİ ZİRVEYİ GÖRDÜ

 

Ekonomilerde en kötünün görüldüğü beklentisi ve artık faiz indirimlerinin başlayacağına yönelik öngörülerle özellikle bakır piyasasında yeniden toparlanma yaşandı.

 

Uzak Doğu'da, faiz indirimlerinin başlayabileceğine yönelik beklentilerle bölgeye verilen siparişlerde de artışlar olması bakır talebinde canlanmaya yol açtı.

 

Özellikle elektrikli araç kullanımının ve yenilenebilir enerjinin artması da bakır fiyatlarında sert artışlara neden oldu. Aynı zamanda uluslararası ticarette de ABD'nin Çin'e engeller koyması, yeni vergiler getirmesi, Rusya'ya uygulanan yaptırımlar da özellikle bakır fiyatlarının yönünü etkiledi.

 

Çin'deki devalüasyon endişeleri de bakır fiyatlarının artmasına neden olan önemli bir faktör olarak öne çıktı.

 

Melbourne merkezli madencilik şirketi BHP Group, Güney Amerika'daki bakır varlıkları için Londra merkezli Anglo American'a 43 milyar dolarlık teklif yapmıştı. Anglo American ise bu teklifi reddederek kendisini bir bakır devine dönüştürmek için planladığı bir yeniden yapılanmayla elmas, platin ve kömür madenciliğinden çıkmaya karar verdi.

 

Analistler, madencilik şirketlerinin girişimlerinin de bakıra olan talebi ortaya koyduğunu dile getirdi.

 

Nikel fiyatları ise dünyanın en büyük maden yataklarından bazılarını barındıran Fransa'nın, topraklarından 17 bin kilometre uzaklıktaki kolonisi Yeni Kaledonya'daki şiddet olaylarının üretimi kesintiye uğratmasıyla sert yükseldi.

 

Enerji grubuna bakıldığında ise Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz Termal Birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 17,1 arttı.

 

Petrol fiyatlarının yükselişinde, dünyanın en çok petrol tüketen ülkeleri ABD ve Çin'de talebin artacağı beklentisi etkili olmaya devam ediyor.

 

ABD Enerji Enformasyon İdaresinin açıkladığı resmi veriye göre, ülkedeki benzin stokları bir önceki hafta yaklaşık 200 bin varil, ticari ham petrol stokları ise yaklaşık 2 milyon 500 bin varil azaldı. Piyasa beklentisi, ham petrol stoklarının yaklaşık 400 bin varil azalacağı yönündeydi.

 

Dünyanın en çok petrol tüketen ülkesinde stokların beklentilerin üzerinde düşmesi ülkede talebin arttığına işaret ederek fiyatları yukarı yönlü destekliyor.

 

Doğal gaz fiyatları, ABD Enerji Enformasyon İdaresinin haftalık doğal gaz stoklarının beklenenden daha az arttığını bildirmesinin ardından yükseldi. Bu durum, aşırı arza ilişkin endişelerin azalmasına yardımcı oldu.

 

ŞEKERİN LİBRESİ 0,1795 DOLARLA EKİM 2022'DEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYEYİ GÖRDÜ

 

Tarım grubu, geçen hafta negatif seyretti.

 

Chicago Ticaret Borsası'nda geçen hafta kile başına fiyatlar buğdayda yüzde 2, mısırda yüzde 3,6, pirinçte yüzde 3,1 azalırken, soya fasulyesinde yüzde 0,7 arttı.

 

Intercontinental Exchange'de libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 1,8, kahvede yüzde 2, şekerde yüzde 6,2 azalış kaydetti. Kakaonun ton başına fiyatı ise yüzde 17,4 azaldı.

 

Şekerin libresi 0,1795 dolarla Ekim 2022'den bu yana en düşük seviyeyi gördü.

 

Dünya buğday ve pirinç üretim tahminlerinin artış göstermesi, fiyatlarda değer kaybına neden oldu.

 

Fildişi Sahili, Gana ve Endonezya'da yağışların artmasının üretime yönelik endişeleri azaltmasıyla kakao fiyatlarında sert düşüş görüldü.

 

Brezilya'da artan şeker üretimi fiyatların düşmesine sebep oldu.

 

Kahve stoklarının yeniden artış göstermesi ve üretim fazlası beklentileri, fiyatlarda değer kaybına yol açtı.

 

Uluslararası Kahve Organizasyonu (ICO) 2023/2024 sezonunda 1 milyon torba üretim fazlası olacağını tahmin ediyor. Avustralya'da pamuk üretiminin artacağı beklentileri de fiyatları aşağı yönlü etkiledi.

20 Mayıs 2024 Pazartesi

Trendyol Süper Lig'de dün aldığı galibiyetle taraftarını sevindiren Fenerbahçe'nin borsada işlem gören hisseleri yaklaşık yüzde 5 değer kazanarak yatırımcısının da yüzünü güldürdü.


Trendyol Süper Lig'in 37. haftasının sonuçları borsada hisse fiyatlarına da yansıdı.


Ligde Galatasaray'ın 6 puan gerisinde çıktığı karşılaşmada lig lideri Galatasaray'ı mağlup ederek puan farkını 3'e indiren Fenerbahçe hisseleri, galibiyetin ardından haftaya güçlü yükselişle başladı.


Cuma günü 105 liradan kapanış yapan Fenerbahçe Futbol AŞ'nin hisse fiyatı, açılışta yaklaşık yüzde 8 yükselirken, şu sıralarda önceki kapanışın yaklaşık yüzde 5 üzerinde 110 lirada dengelendi.


Galatasaray deplasmanından 0-1'lik galibiyetle ayrılan sarı-lacivertli ekip, böylece şampiyonluk yarışında Galatasaray'ın bu hafta şampiyonluğunu ilan etmesinin önüne geçti.


Öte yandan Galatasaray Spor AŞ hisse fiyatı, Fenerbahçe karşısında alınan mağlubiyetin ardından yüzde 2,5 değer kaybederek 8,84 liraya geriledi.


Borsa İstanbul'da işlem gören diğer spor hisselerinden Beşiktaş ise yüzde 9,9 değer kazancıyla 33,02 lira ile tavan fiyattan işlem görürken, Trabzonspor hisseleri yüzde 1 yükselişle 2,06 liradan alıcı buluyor.


Sportif başarının finansal açıdan önemli olduğunu kaydeden analistler, ligin üst sıralarında yer alan takımların Avrupa kupalarında mücadele ederek önemli gelir elde etme şansı bulunduğunu anımsattı.

20 Mayıs 2024 Pazartesi