Türkiye Emekliler Derneği'nin (TÜED) araştırmasına göre, Türkiye'deki 16 milyon 154 bin emeklinin yarısı 10 büyükşehirde ikamet ederken, toplam emekli nüfusunun yüzde 20'si İstanbul'da yaşıyor.


 

TÜED tarafından yapılan "Emeklilerin Yaşadığı Yerler Araştırması" ile Türkiye'de emeklilerin yoğun olarak yaşadığı iller belirlendi.

 

Araştırmaya göre, Türkiye genelinde 16 milyon 154 bin 322 kişi Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) yaşlılık aylığı alıyor.

 

İstanbul, 3 milyon 240 bin kişiyle en fazla emekli nüfusuna sahip şehir olurken, toplam emekli nüfusunun yüzde 20'si bu kentte yaşıyor.

 

İstanbul'un ardından en yoğun emekli nüfusuna sahip iller, şu şekilde sıralandı:

 

"Ankara 1 milyon 261 bin 552 kişi, İzmir 1 milyon 176 bin 709 kişi, Bursa 720 bin 435 kişi, Antalya 495 bin 70 kişi, Adana 399 bin 524 kişi, Konya 393 bin 837 kişi, Kocaeli 391 bin 756 kişi, Balıkesir 361 bin 466 kişi, Mersin 334 bin 22 kişi."

 

EN AZ EMEKLİ ARDAHAN, BAYBURT VE TUNCELİ'DE

 

Toplam 8 milyon 774 bin 811 emeklinin yaşadığı söz konusu 10 büyükşehir, Türkiye’deki emeklilerin yüzde 54’üne ev sahipliği yaparken, Ankara ve Konya dışındaki şehirlerin denize kıyısının olması dikkati çekti.

 

Nüfusu 1 milyon 273 bin civarında olan Balıkesir, yüzde 28 ile nüfusuna oranla en fazla emeklinin yaşadığı şehir oldu.

 

Ardahan 10 bin 814 kişiyle en az emekli nüfusuna sahip şehir olurken, Ardahan’ın ardında 13 bin 98 kişiyle Bayburt, 13 bin 294 kişiyle ise Tunceli geldi.

 

“EMEKLİLERİN SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”

 

TÜED Genel Başkanı Kazım Ergün, araştırmaya dair yaptığı değerlendirmede, TÜED'in 1 milyona yakın üyesiyle emeklileri temsil eden en büyük sivil toplum kuruluşu olduğunu belirterek, yaptıkları araştırmaların sonuçlarının izleyecekleri politikaları belirlemede yol gösterici olduğunu söyledi.

 

Araştırmayla ulaştıkları, emeklilerin yarısının 10 büyükşehirde yaşadığı sonucunun önemli bir veri olduğuna dikkati çeken Ergün, şöyle konuştu: "16 milyon emekli, toplumun önemli bir kesimini oluşturuyor. Ülkenin kalkınması için yıllarca alın teri döken emeklilerimizin başta ekonomik olmak üzere sorunlarına çözüm üretilmeli, talepleri karşılanmalı. Emeklilerin İstanbul ve Ankara gibi metropollerden kopamamasının nedenleri iyi analiz edilmeli. Hükümet ve yerel yönetimler, araştırmamızın sonuçlarını dikkate alıp, emekli nüfusunun yoğun olduğu yerlere yönelik politikalar geliştirmeli."

24 Mayıs 2024 Cuma

Doğu Afrika ülkesi Etiyopya, coğrafi yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle dünya genelinde son yıllarda tüketimi hızla artan kahvenin önemli üretim merkezlerinin başında geliyor.


 

Ülkenin hemen hemen her bölgesinde yılda 2-3 kez hasat edilen kahve meyvelerinin çekirdekleri ayrılıp kurutulduktan sonra şirketlere satılıyor.

 

Cinsine ve kalitesine göre kavrulan kahve çekirdeklerinin bir kısmı Türk kahvesi, filtre ve espresso formlarına dönüştürülüp yurt içindeki işletmelere, diğerleri ise ihracatçı firmalara satılıyor.

 

110 milyonu aşan genç nüfusu ve geniş topraklara yayılan ülkedeki birçok köyün geçim kaynağını kahve üretimi oluşturuyor. Ekiminden hasadına kadar geçen süreçte gübre ve kimyasal ilaç kullanılmayan Etiyopya kahvesi, organik olduğu için daha çok tercih ediliyor.

 

Kahve üreticilerinin büyük bölümü, kalitesi ve aromasıyla öne çıkan ve pazarda daha yüksek fiyattan satılan Harar bölgesinde yetiştirilen kahveleri alabilmek için köylerde sözleşmeli ekim yaptırıyor. Köylüler ise yılın belirli dönemlerinde kahve meyvesi üretimi ve hasadı yaparak aile bütçesine katkı sağlıyor.

 

Sabah erken saatlerde bahçelerin yolunu tutan köylüler, ağaçların ve toprağın bakımını yapıyor. Belli bir olgunluğa geldikten sonra elle toplanan meyveler, köylerde çekirdeklerine ayrılıp kurutuluyor ve şirketlere gönderiliyor. Her yıl tonlarca kahve ihraç edilerek ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.

 

Etiyopya'daki birçok firma kahve öğütme makinalarını ise Türkiye'den temin ediyor.

 

Ülkede onlarca kahve markası, ürettikleri ürünleri başta Türkiye, Dubai ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki işletmelere pazarlıyor.

 

DEDESİNİN GELENEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR

 

Harar bölgesinin önemli kahve üreticilerinden Afandy İsmail, dedesinin geleneğini yaşatmaya çalıştığını söyledi.

 

Babasının da yıllarca kahve üretimi yaptığını ifade eden İsmail, ancak son yıllarda kahveye merakın artmasıyla üretim alanlarının da genişlediğini, taleplere yetişmekte zorlandıklarını dile getirdi.

 

Kentin yüksek kesimlerine yer alan köylerinde 10 dönümlük arazide organik olarak ürettikleri kahve meyvelerinin aroması, lezzeti ve kalitesiyle büyük beğeni topladığını ifade eden İsmail, "Bizim ürettiğimiz kahveler, dünyadaki en kaliteli kahvelerden biri. Yıl içerisinde iklim elverdiği sürece üç kez hasat yapılabiliyoruz. Yedi yıldan bu yana bu işi yapıyorum. Yılda 3,5-4 ton ürün elde ediyorum. Üretimimizin büyük bölümü ihraç ediliyor." diye konuştu.

22 Haziran 2024 Cumartesi

Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından turizme kazandırılan 106 ekoturizm alanı, ülke ekonomisine yıllık 1.5 milyar lira katkıda bulunuyor.


 

Orman Genel Müdürlüğü’ne (OGM) göre, ekoturizm, doğal hayat ve kaynaklarla uyumlu, sürdürülebilir bir turizm faaliyeti olarak dikkati çekiyor.

 

OGM de bu alanların, bir plan ve rota yönetimiyle toplum hizmetine sunulması amacıyla ekoturizm faaliyetlerini vatandaşların kullanımına sunuyor. Ekoturizm alanlarında doğal ve kültürel kaynaklar turizme kazandırılırken, yöre halkına da ekonomik fayda sağlanması amaçlanıyor.

 

Genel Müdürlükçe hazırlanan 2021-2025 yıllarını kapsayan Ekoturizm Eylem Planı'yla, tüm Türkiye'de 110 "Ekoturizm Yönetim Planı"nın hayata geçirilmesi planlandı.

 

Ormanlara yönelik bilinç düzeyi ile doğa sevgisini artırmayı, orman köylüsüne katkı sağlamayı amaçlayarak tesis edilen ekoturizm bölgelerine, dinlenme alanları, seyir terasları, yönlendirme ve bilgilendirme tabelaları, ahşap basit köprüler gibi kalıcı olmayan yapı ve tesisler yapılıyor.

 

Böylelikle, söz konusu alanların çevresiyle beraber cazibe merkezi haline getirilmesi sağlanıyor. Doğa yürüyüşü, bisiklet, at biniciliği gibi aktivitelerin yapılabildiği rotalarda, ormanların sağlık ve estetik değerleriyle birlikte çevrenin tarihi ve kültürel zenginliklerinin de deneyimlenmesi fırsatı sunuluyor.

 

YAZ VE KIŞ ZİYARET EDİLİYOR

 

Genel Müdürlük tarafından bugüne kadar 106 ekoturizm alanı, çeşitli donatılarla beraber yerli ve yabancı turistlerin istifadesine sunuldu. 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı sonunda bu alanların sayısının 200’e çıkarılması hedefleniyor. Türkiye turizmine kazandırılan ekoturizm alanlarıyla, kırsal kalkınmaya ve ülke ekonomisine yıllık 1,5 milyar lira katkı sağlanıyor.

 

Yaz ve kış aylarında sıkça ziyaret edilen ekoturizm alanları, okulların kapanmasıyla birlikte tatilini değerlendirmek isteyen doğaseverleri bekliyor. Şimdiye kadar ekoturizm alanlarına gelen ziyaretçilerin sayısı ise yaklaşık 5 milyon oldu.

 

DOĞASEVERLER ORMANLARI “CEPTEN” KEŞFEDİYOR

 

OGM, ayrıca vatandaşların ülke genelindeki ekoturizm rotaları, orman parkları ve mesire yerlerinden daha iyi faydalanması ve buralara yönelik daha detaylı bilgi alması için "Benim Ormanım" mobil uygulamasını devreye aldı. Bu uygulamayla ormanlar vatandaşlarla buluşuyor.

 

IOS ve Android işletim sistemlerinden erişim sağlanabilen uygulamada, ekoturizm rotalarına, ziyaret edilebilecek yerler hakkında bilgilere, rotaların özelliklerine, yapılabilecek aktivitelere, anlık hava durumu ile yol ve rota tariflerine ulaşılabiliyor.

18 Haziran 2024 Salı