tatil-sepeti

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yıl başından bu yana dünya genelinde önde gelen endeksler arasında getiri bazında ilk sırada yer alırken rekor seviyelerini geliştirmeyi sürdürüyor.


 

Dünya genelinde merkez bankalarının faiz indirimlerine başlayacağı tarihlere ilişkin öngörüler günden güne ötelense de pay piyasalarında genel anlamda pozitif bir görüntü etkili oluyor.

 

New York Borsası'nda endeksler teknoloji hisseleri öncülüğünde tarihin en yüksek seviyelerini test etmeyi sürdürürken gelişen ülke pay piyasalarına ilgi de artıyor.

 

Bank of America'nın verilerine göre, gelişen ülke pay piyasalarına geçen hafta 20,8 milyar dolarlık nakit girişi gerçekleşti. Bu miktar, haftalık bazda gelişen ülke pay piyasalarına tüm zamanların en yüksek para girişine işaret ediyor.

 

Analistler, söz konusu gelişmelerden Türkiye'nin önemli oranda faydalandığını kaydederek, küresel piyasalarda Türk lirası varlıklara olan ilginin gittikçe arttığını ve bu durumun varlıkların performansı üzerinde etkili olduğunu belirtti.

 

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) haftalık menkul kıymet istatistikleri verileri incelendiğinde, yurt dışında yerleşik kişiler son 4 haftada 498,4 milyon dolarlık net hisse senedi ve 319 milyon dolarlık da Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) aldı.

 

Yabancı yatırım kuruluşlarının Türk varlıklarına yönelik olumlu raporlarının da devam ettiğini vurgulayan analistler, geçen yılki seçimlerin ardından başlayan normalleşme sürecinde ekonomi yönetiminin attığı adımların Türk lirası varlıklara olan risk iştahını beslediğini aktardı.

 

Söz konusu gelişmelerle Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi yılbaşından bu yana yüzde 21,1 getiri ile dünyanın önemli endekslerini geride bırakırken en yakın takipçisi olan Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 10,3 yükseldi.

 

BIST 100 endeksi dolar bazlı 294,5 puana çıkarak 16 Ekim'den bu yana en yüksek seviyesini test etti

BIST 100 endeksi cuma günü 9.045,97 puana çıkarak tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışını gerçekleştirirken dolar bazlı bakıldığında, endeks yüzde 16,2 artışla 294,5 puana ulaşarak 16 Ekim'den bu yana en yüksek seviyesini test etti.

 

Bu yıl BIST 100 endeksinde günlük ortalama 97,9 milyar liralık işlem hacmi oluştu. Endeksin en çok işlem hacmine 133,6 milyar lira ile 7 Şubat'ta ulaştığı görüldü.

 

Sektör endeksleri detaylı incelendiğinde, 2024 başından bu yana tüm sektörlerin kazandırdığı göze çarparken, ilk sırayı yüzde 56,6 ile bilişim aldı. Onu yüzde 35,5 ile turizm ve yüzde 29,7 ile elektrik izledi. Bankacılık endeksi bu dönemde yüzde 12,5 ve holding endeksi yüzde 27,1 değer kazandı.

 

Hisse bazlı ise sene başından bu yana BIST 100 endeksine dahil hisselerin 97'si prim yaparken, 3'ünün ise gerilediği dikkati çekti.

 

Bu yıl yatırımcısını en çok sevindiren ilk üç şirketin hisseleri sırasıyla, yüzde 76,5 artışla Vestel Elektronik, yüzde 66,4 değer kazancıyla Akfen Yenilenebilir Enerji ve yüzde 56 yükselişle SDT Uzay ve Savunma oldu.

 

Bu süreçte BIST 100 endeksine dahil olup da gerileyen üç hisse ise sırasıyla, yüzde 25,4 azalışla Qua Granite, yüzde 9,2 değer kaybıyla Hektaş ve yüzde 4,5 düşüşle Aksa Akrilik olarak belirlendi.

 

Öte yandan, Merkezi Kayıt Kuruluşunun (MKK) açıkladığı verilere göre, 9 Şubat itibarıyla pay senedi bakiyeli yatırımcı sayısı 7,2 milyon olurken, pay senedi piyasa değeri de 11,9 trilyon Türk lirasına çıkarak rekor kırdı.

 

MKK tarafından risk iştahını ölçmek için oluşturulan Risk Eğilim Endeksi (REKS) incelendiğinde ise 2 Şubat itibarıyla yabancı yatırımcıların risk iştahı 64,3 ve yerli yatırımcıların risk iştahı 63,1 seviyesinde bulunurken, tüm yatırımcıların risk iştahı 56,3 oldu.

 

REKS'in 50 seviyesinin üzerinde olması risk iştahının fazla olduğuna işaret ediyor, bu seviyenin altı risk iştahının düşük seyrettiği şeklinde yorumlanıyor.

 

"BU BİR SON DEĞİL, YENİ BİR YÜKSELİŞ TRENDİNİN BAŞLANGICI OLABİLİR"

 

A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Üzeyir Doğan, yeni yılla birlikte Borsa İstanbul'da başlayan yükselişin, BIST 100 endeksinde 9.000 puanın üzerinde kapanışları beraberinde getirmeye başladığını belirterek, "Endeksteki son yükselişe karşın bunun bir son değil, yeni bir yükseliş trendinin başlangıcı olabileceğini düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

BIST'in aşırı iskontolu kalmış olması ve özellikle döviz kurlarındaki dengeli seyrin yabancı yatırımcıyı alım yönünde iştahlandırmasının söz konusu yükselişte katkısının yüksek olduğunu aktaran Doğan, şunları kaydetti: "Borsa İstanbul'un hem tarihsel ortalamalarına hem de emsallerine göre devam eden iskontosunun yıl içinde yeni zirveler getirmeye devam edeceğini düşünüyoruz. Bu son yükselişle birlikte 8.500 puanı güçlü destek yapan endekste, psikolojik olarak da önemli olacağını öngördüğümüz 10.000 puan seviyesinin ilk hedef olacağı kanaatindeyiz."

11 Şubat 2024 Pazar

İmalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümleri Model Fabrika uygulamalarıyla hızlandırılacak.


 

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar) eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle sürekli iyileştirme, yalın üretim, dijital dönüşüm gibi konularda işletmelerin mevcut yapısını değiştirip insan, makine, ekipman, ham madde, malzeme, zaman ve enerji kaynaklarını verimli kullanmalarını ve rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında odak alanlarda stratejilerin hazırlanması, sanayiye ilişkin analizler yapılması, verimliliğin artırılması, çeşitli kamu politika araçlarıyla yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman sürecinin kolaylaştırılması, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile öncelikli sektörlerle yüksek teknolojili ürün üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.

 

Model Fabrika uygulamaları ile imalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları sağlanıyor.

 

MODEL FABRİKA SAYISI 14'E ÇIKACAK

 

Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya ve Mersin'de Model Fabrikalar hizmet veriyor. Malatya, Samsun, Denizli, Trabzon, Kocaeli ve Eskişehir'de kurulması planlanan söz konusu fabrikalar için illerde yürütücü kuruluşlarla Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolleri imzalandı.

 

Model Fabrika kurulacak illerde bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yeni kurulumlarda, mevcut Model Fabrika deneyimlerinden faydalanılması amacıyla danışman Model Fabrika eşleşmeleri yapıldı ve gerekli bilgilendirmeler sağlandı. Eskişehir ve Samsun'da Model Fabrikaların bu yıl faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

5 ODAK NOKTASI BULUNUYOR

 

Model Fabrikalarla hata yapma özgürlüğünün olduğu gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor.

 

Söz konusu fabrikaların, farkındalık ve deneyimsel eğitimler, öğren-dönüş programları, proje uygulama ve işbirliği faaliyetleri gibi 5 ana odak noktası bulunuyor. Belirlenen işletmelere öğren-dönüş programı kapsamında deneyimsel eğitimler ve danışmanlık/koçluk hizmetleri de veriliyor.

 

Türkiye'nin verimlilik odaklı ulusal kalkınması için önemli araçlarından olan Model Fabrikalar, yalın ve dijital dönüşüm uygulamaları ile Öğren-Dönüş programlarını daima merkezde tutan, verimlilik ekosisteminin temel aktörleri ile işbirlikleri kuran, kurumsal kapasite ve yetkinlik gelişim esasıyla kendisini sürekli yenileyen, stratejik bir anlayışla yönetilen ve faaliyetleri sonucunda izlenebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi için kurgulanan eğitim ve danışmanlık merkezleri olarak kabul ediliyor.

 

VERİMLİLİKTE YÜZDE 76'YA, ÜRETİMDE YÜZDE 140'A VARAN ARTIŞ

 

Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, işletmelerde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına "Model Fabrika"ları hayata geçirdiklerini, bu fabrikalarda işletmelerle birlikte dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi alanlarda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını, destek sağlanan işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına tanık olduklarını anlatmıştı.

 

Verimlilikte yüzde 76'ya, üretimde yüzde 140'a varan artışın yanı sıra ürün maliyetinde yüzde 18 tasarruf sağladıklarını aktaran Kacır, "Elde edilen rakamlar, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Önümüzdeki dönemde de 8 olan model fabrika sayımızı 14'e çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuşmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar

Akademisyenler, piyasalarda riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.


 

sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

 

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

 

ÖĞRENCİLERE FİNANSAL OKURYAZARLIK DERSLERİ

 

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

 

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

 

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek "Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir." dedi.

 

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti: “Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

 

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

 

BAZI SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI FİNANSAL OKURYAZARLIĞI DESTEKLİYOR

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

 

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

 

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

 

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise "Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

 

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti: "Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar."

25 Şubat 2024 Pazar