tatil-sepeti

Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından Avrupa Birliği (AB) Komisyonuna tescil başvurusu yapılan lezzetler arasında yer alan Bingöl balının uluslararası piyasada güçlenmesi adına arıcılar desteklenecek.


Kentin tamamını temsil eden 50'ye yakın bölgeden 3 yıl boyunca elde edilen balların Bingöl Üniversitesinde analiz edilmesinin ardından geçen yıl ekim ayında coğrafi işaret tescil belgesi almaya hak kazanan Bingöl balı, uluslararası tescile de kavuşması için Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından AB Komisyonuna sunulan Türkiye'nin 10 ürününden biri oldu.

 

Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası, arıcıların uluslararası piyasada yer alabilmesi için Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği ile hazırladığı proje sayesinde Ticaret Bakanlığından 3,5 milyon dolarlık UR-GE (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi) desteği almaya hak kazandı.

 

BİNGÖL BALI LONDRA'DA BİRİNCİ SEÇİLMİŞTİ

 

Proje ile Bingöllü arıcıların dünyanın çeşitli ülkelerine götürülerek işbirliği anlaşmaları yapması ve yabancı firmaların kente gelmesi sağlanacak. Böylelikle kent ihracatında önemli yeri olan Bingöl balının hem uluslararası piyasada güçlenmesi hem de ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor.

 

Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Çintay, zengin bitki örtüsüne sahip Bingöl'de üretilen balın eşsiz bir lezzete sahip olduğunu söyledi.

 

Bingöl balının uluslararası arenada sayısız başarı elde ettiğini dile getiren Çintay, balın en son Londra'da düzenlenen yarışmada birinci seçildiğini anımsattı.

 

"Bingöl balının kıymetini ciddi anlamda önemsiyoruz. Bununla ilgili olarak da Ticaret Bakanımız Mehmet Muş ilimiz arıcılarının gerek ülkemizde gerekse dünya çapında hak ettiği yeri alabilmesi için bir UR-GE projesi sözü vermişti. Bingöl balının uluslararası rekabetini güçlendirmek adına Ticaret Bakanlığına, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği ile ortaklaşa 3,5 milyon dolarlık UR-GE projesi hazırladık. Bingöl balının uluslararası pazarda yer alması ve ihracatımızın artması için ilimiz arıcılarının bu proje sayesinde dış pazara açılmalarını sağlayacağız. UR-GE Projesi ile beraber Bingöllü arıcılar uluslararası anlamda tanınacak ve pazar payını almış olacaktır."

 

Arıcıların tüm masraflarının karşılanarak hedef ülkelere iş gezilerine götürüleceğini anlatan Çintay, şunları kaydetti: "Uluslararası firmaları da ilimize davet edeceğiz. Bizzat üretim sahalarını yerinde görecekler. Bunun da ihracatımızı artırmasına faydası olacağı kanaatindeyiz. Bingöl arı yetiştiricilerimizin ve bal üreticilerimizin kurumsallaşmasını ve ihracat odaklı büyümesini hedeflemekteyiz. Bilindiği üzere ilimiz son çeyrekte ihracat rakamı en çok yükselen 3 il arasında yer aldı. Göreve geldiğimiz günden bu yana sürekli ihracatı önemsediğimizi ve bu manada Bingöl iş camiasına gerekli hizmet desteğini sağlamak için gece gündüz demeden çalıştığımızı belirtmek isterim."

 

"ANA ARI ÇİFTLİĞİ VE KOVAN İMALAT ATÖLYESİ KURULMASI İÇİN TALEBİMİZ OLACAK"

 

Bingöl Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Aba da UR-GE projesinin arıcılara önemli katkı sunacağına işaret ederek, "Arıcılar proje sayesinde yurt dışı pazarına açılacak ve dışarıdaki firmalar da Bingöl'e gelecek. Bingöl balımızın katma değerinin artacağını ümit ediyoruz. Proje ile ana arı çiftliği ve kovan imalat atölyesi kurulması için de talebimiz olacak." ifadelerini kullandı.

 

İhracat yapan arıcılardan Ferdi Çağatay da Bingöl balının coğrafi işaret aldıktan sonra değerinin yükseldiğine dikkati çekerek, "Üretimde daha verimli olabilmek için çabalıyoruz. Avrupa'ya ihracatımız ve bal pazarlama ağımız gittikçe genişliyor. UR-GE projesi de bizlerin Avrupa pazarında daha iyi yer bulmamızı ve yeni firmalarla tanışmamızı sağlayacak. Hepimiz açısından çok iyi fırsat olacak." dedi.

24 Ocak 2023 Salı

Yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerjinin küresel elektrik talebinde gelecek üç yıldaki büyümenin neredeyse tamamını karşılayacağı öngörülüyor.


 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Elektrik Sektör Raporu'na göre, dünyanın elektrik talebi geçen yıl enerji krizi ve ılıman hava koşullarına bağlı olarak yüzde 2 azalırken, talep büyümesi ülkelere göre farklılık gösteriyor.

 

Hindistan ve ABD'de geçen yıl elektrik talebinde artış görülmesine rağmen Avrupa Birliği'nin elektrik talebi geçen yıl 2009'daki finansal krizden beri yüzde 3,5 ile en büyük ikinci düşüşü kaydetti.

 

Geçen yılki düşüşün ardından küresel elektrik talebinin 2025'e kadar yüzde 3 büyüme göstereceği öngörülüyor. Asya'daki gelişmekte olan ekonomiler bu büyümenin arkasındaki itici güç olarak öne çıkarken, dünya elektrik talebindeki artışın yüzde 70'inin Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinden kaynaklanacağı hesaplanıyor.

 

Elektrik talebinde gelecek üç yıla ilişkin yüzde 3'lük büyüme öngörüsü, salgın öncesindeki yıllardaki ortalama yüzde 2,4 artışın da üzerinde bulunuyor.

 

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki artış, yeni nükleer santral kurulumları ve bazı nükleer santrallerin yeniden faaliyete geçmesiyle, dünya elektrik talebinde gelecek üç yıldaki büyümenin neredeyse tamamının bu kaynaklardan karşılanacağı öngörülüyor.

 

Yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümeyle, bu kaynakların küresel elektrik üretimindeki payının 2022'deki yüzde 29'dan 2025'te yüzde 35'e yükselmesi bekleniyor.

 

Düşük karbon enerji kaynaklarının elektrik talebini karşılamadaki payının artmasıyla, sektör kaynaklı karbon emisyonlarının da 2022'de tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından 2025'e kadar mevcut seviyesinde kalacağı hesaplanıyor.

 

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, "Dünyanın elektrik talebi önümüzdeki üç yılda hızla artacak ve Japonya'nın mevcut elektrik tüketiminin iki katından fazla büyüyecek. İyi haber şu ki yenilenebilir kaynaklar ve nükleer enerji de, bu artışı karşılayabilecek şekilde büyüyor. Bu da elektrik sektörü kaynaklı emisyonların zirve noktasına yaklaştığı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.

 

Birol, dünyanın iklim hedeflerine ulaşırken elektrik tedarikini de güvence altına almak için hükümetlerin düşük karbonlu elektrik üretim kaynaklarının daha fazla büyümesini sağlaması gerektiğini belirtti.

08 Şubat 2023 Çarşamba

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) ile Türkiye Fırıncılar Federasyonu, depremlerden zarar görenlerin ekmek, su ve diğer acil ihtiyaçlarını karşılamak üzere işbirliği yaptı.


 

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, merkez üssü Kahramanmaraş olan depremlerden zarar gören vatandaşlara yardım faaliyetleriyle ilgili açıklama yaptı.

 

TESK ve Türkiye Fırıncılar Federasyonu işbirliğiyle afetten zarar görenlerin başta ekmek olmak üzere acil ihtiyaçlarını karşılamak için eş güdümle çalışmalarının sürdüğünü belirten Palandöken, "Ticaret Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı gibi ilgili bakanlıklarımızla koordineli olarak başta ekmek, su gibi acil ihtiyaçlar için önemli bir lojistik destek sağlamaya gayret ediyoruz." ifadesini kullandı.

 

Palandöken, dünden bu yana bölgeye sevk edilen ekmek yardımlarını vatandaşlara ulaştırmak üzere güvenlik güçlerinin önemli efor sarf ettiğinin altını çizerek, "Ekmek ihtiyacının karşılanmasıyla ilgili problem tahmin ediyorum ki bugün akşam itibarıyla çözülecek." değerlendirmesinde bulundu.

 

Palandöken, burada kaybedilen canların acısının hiçbir zaman dinmeyeceğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Daha fazla ölüm vakasıyla karşılaşmamak için devletimiz elinden gelen imkanları sarf ediyor. Biz de lojistik destek olarak en önemli ihtiyaç olan ekmek, su, battaniye, ısıtıcı gibi ihtiyaçların temini için var gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz. Dün birkaç tır su gönderdik ama halen bazı bölgelerde su sıkıntısı devam ediyor. Diğer taraftan belediyeler, yerel yönetimler su sıkıntısını çözdükten sonra inşallah yaraları sarmaya devam edecek. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı vatandaşlarımıza ise acil şifalar diliyorum. Acımız çok ama çok büyük, milletimizin başı sağ olsun. Allah milletimize bir daha böyle afet yaşatmasın."

 

ESNAFA YARDIM ÇAĞRISI

 

Esnaf ve Sanatkarlar Derneği Genel Başkanı Mahmut Çelikus da Türkiye'yi sarsan bu üzücü durumun yine ülke insanının yardımseverliğiyle aşılacağına inandığını belirtti. Çelikus, "Esnafımız 1000 yıldır topluma ve devletine desteğini esirgememiş, yeri geldiğinde vatanı savunmuş, milletine sahip çıkmıştır. Esnafımızın elinden geleni yapacağına güveniyoruz ve özellikle deprem sonrası gereken ihtiyaç ürünlerini satan esnafımıza acilen yardım etmeleri çağrısında bulunuyoruz." ifadesini kullandı.

07 Şubat 2023 Salı