tatil-sepeti

Ticaret Bakanı Bolat, "ABD ve Türkiye’deki iş çevreleri ile birlikte fırsatları değerlendirebilirsek, devlet başkanlarımız tarafından belirlenen 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefini kolaylıkla gerçeğe dönüştürebiliriz" dedi.


 

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde, ABD'li iş çevrelerini Türkiye’deki yatırım ve ticaret fırsatlarını değerlendirmeye davet ederek, "ABD ve Türkiye’deki iş çevreleri ile birlikte fırsatları değerlendirebilirsek, devlet başkanlarımız tarafından belirlenen 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefini kolaylıkla gerçeğe dönüştürebiliriz. Kararlı olmaya devam edersek, bu ulaşılabilir bir hedeftir." dedi.

 

Bakan Bolat, ABD Ticaret Bakanlığının her yıl gerçekleştirdiği ve Türkiye'nin 16 yıl sonra yeniden ev sahipliği yaptığı "Trade Winds Europe/Eurasia" forumunda yaptığı konuşmada, ABD hükumetinin en prestijli ticaret platformu olan Trade Winds'in, 2008 yılında İstanbul’da başlatıldığını anımsattı.

 

Türkiye’nin, özellikle son yirmi yılda, imalat sanayi ve yabancı yatırımlar alanında kaydettiği sürekli ilerleme dikkate alındığında, bu durumun bir tesadüf olmadığını da belirten Bolat, "Türkiye’nin, ikinci defa bu etkinlik için ev sahibi olarak seçilmesi, ABD hükümetinin ve firmalarının Türkiye’nin Amerikalı firma ve yatırımcıları için öneminin farkında olduklarını açıkça göstermektedir. Bu durum, Türkiye’nin Avrupa ve Avrasya’daki pazarlara ulaşmak açısından uluslararası ticaret ve yatırım merkezi olarak konumlandığını da göstermektedir. Bu etkinlik ayrıca Türk ve ABD hükümetlerinin birlikte çalışmak ve ikili ticaret ve karşılıklı yatırımları artırmak konusunda birlikte yol almak yönündeki kararlılıklarının da bir başka kanıtıdır." diye konuştu.

 

"ABD, TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK İKİNCİ İHRACAT PAZARI HALİNE GELDİ"

 

Türkiye ile ABD arasındaki ticari bağların pozitif bir şekilde geliştiğine dikkati çeken Bolat, "Bu ivme sayesinde, son 10 yılda ticari ilişkilerimiz oldukça iyi gitmektedir. 2008 yılında İstanbul’da Ticaret Rüzgarları (Trade Winds) programı yapıldığında, 16 milyar dolar olan ticaret hacmi, yüzde 110 artarak 2023 yılında 33,5 milyar dolara erişmiştir. O dönemde 4,3 milyar dolar olan ABD’ye ihracatımız bugün 14,8 milyar dolara çıkmıştır Bugün ABD, Türkiye’nin en büyük ikinci ihracat pazarı haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.

 

Bolat, tıpkı ticaret gibi, yatırımların da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin önemli bir unsuru haline geldiğini dile getirerek, yatırım akışının, her iki yönde de oldukça canlı olduğunu ve daha da önemlisi karşılıklı yatırımın farklı sektörlere yönelerek çeşitlendiğini dile getirdi.

 

Son yirmi yılı aşkın bir süre içinde istikrarlı şekilde uygulanan proaktif politikalar sayesinde, 2002 ile 2024 yılları arasında Türkiye'deki toplam yabancı yatırımların 265 milyar dolara ulaştığını bildiren Bolat, bu dönem zarfında, ABD firmalarının artan bir şekilde Türkiye’yi bir üretim ve ihracat üssü olarak konumlandırdıklarını dile getirdi.

 

"ABD KAYNAKLI YABANCI YATIRIMLARIN TUTARI 15 MİLYAR DOLARA ULAŞTI"

 

Bakan Bolat, ABD kaynaklı yabancı yatırımların tutarının 15 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Böylece ABD, ülkemizdeki en büyük ikinci yabancı yatırımcı haline gelmiştir. Bu dönem zarfında, 2 binden fazla Amerika firması Türk ekonomisinin gücüne ve potansiyeline inanarak Türkiye’ye yatırım yapmıştır. Bu firmalar, Türk ekonomisine 60 milyar doların üstünde katkıda bulunuyor ve 110 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor. Amerikan firmalarının üretim, istihdam ve ihracatımıza katkıda bulunduğunu ve bu firmaların sayısının da her geçen gün arttığını büyük bir memnuniyetle görüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

 

Son yıllarda, Türk firmalarını ABD’de yatırıma yöneldiklerini gözlediklerini dile getiren Bolat, firmaların ABD'deki yatırımlarının 2023 yılı sonunda 11 milyar dolara eriştiğini ve yurt dışı yatırımlarında ABD’nin payının yüzde 16’ya ulaştığını bildirdi.

 

Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmi hedefine değinen Bolat, "Son birkaç yılda, önemli seviyelere erişmiş olan ticaret ve yatırımlara rağmen, devlet başkanlarımız tarafından ortaya konulan 100 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmak yönündeki vizyonumuza erişmek için hala uzun bir yolumuz var. Türkiye, bu vizyona tamamen bağlıdır ve ticari ilişkilerimiz geliştirmek için ortak çalışmalarda bulunmaya hazırız. Bu iddialı hedefi başarmak için, ülkelerimiz ve iş dünyalarımız arasındaki diyaloğu her seviyede artırmalıyız." diye konuştu.

 

"TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK 11. EKONOMİSİ"

 

Bakan Bolat, Türkiye'nin ekonomik görünümüne ilişkin verileri de paylaştı.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Türk ekonomisinin son 20 yıl içinde dikkat çekici bir büyüme kaydettiğini vurgulayan Bolat, şöyle devam etti: "Ekonomik reformlar ile ekonomik ve finansal altyapının modernizasyonu, bu ekonomik mucizenin anahtarları haline gelmiştir. Bu kapsamlı gelişme ve önemli başarılar, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki Türkiye ekonomik modelinin izlenmesi için birçok gelişme yolundaki ülkeye ilham vermiştir. 2003 ve 2023 yılları arasında Türkiye’nin ekonomik büyümesi ortalama yüzde 5,4 olarak gerçekleşmiştir. Küresel ekonomiyi çevreleyen darboğazlara ve tedarik zinciri aksaklıklarına rağmen, Türk ekonomisi 2023 yılında da istikrarlı büyümesini yüzde 4,5 oranında sürdürmüş ve GSYH 2002 yılına göre beş kat artarak ilk defa 1 trilyon dolar seviyesini geçerek 1 trilyon 118 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir."

 

Bolat, IMF verilerine göre, satın alma gücü paritesi kapsamında Türkiye'nin, artık dünyanın en büyük 11. ekonomisi olduğunu dile getirerek geçen yıl 355 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracatının 2002 yılına göre 7 kat büyüdüğünü anımsattı.

 

Türkiye'nin, birçok sektörde dünyanın önde gelen imalat sanayi üreticilerinden birisi haline geldiğini ve Avrupa’da en hızlı büyüyen hizmet sektörlerine sahip olduğunu anlatan Bakan Bolat, Türk sanayisinin beyaz eşya, otomotiv, enerji, savunma ve havacılık, dijitalleşme ve finansal teknolojiler alanlarında öne çıktığını vurguladı.

 

"WASHİNGTON’DA GEÇEN HAFTA İMZALANAN LNG TEDARİK SÖZLEŞMESİ BU POLİTİKALARIN BİR SONUCUDUR"

 

Ömer Bolat, bilgi ve iletişim teknolojilerinin de ekonominin önemli unsurlarından birisi haline geldiğini ve Türkiye’nin bu alandaki yazılım, donanım, ekipman ve hizmet ihracatının geçen yıl 4 milyar dolar olarak gerçekleştiğini kaydederek, "Enerji konusunda da Türk ve Amerikan firmalarının birlikte çalışmaları için birçok fırsat bulunmaktadır. Bilindiği üzere, reformlarla birlikte Türkiye bu sektördeki çerçeveyi dönüştürmekte ve piyasadaki artan talebi karşılamak için enerji üretimine yönelik yatırımları çekmektedir. Bunları yaparken, öncelikli amacımız dışa bağımlılığımızı azaltmak, yeni yatırımlar ile enerji portföyümüzü çeşitlendirmektir." değerlendirmesinde bulundu.

 

Türk ve ABD’li iş insanlarının, yeşil ekonomi alanında ortak faaliyetlerini artırmalarını teşvik etmeye büyük önem verdiklerini ifade eden Bolat, "Enerji altyapısının dönüştürülmesi için küresel çabaları ve bu alanda giderek artan yatırımları dikkate aldığımızda, bu alandaki iş birliğimiz daha da kritik hale gelmiştir. Ayrıca Türkiye enerji dağıtımında bir merkez haline gelmeyi ve enerji arz kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedeflemektedir. Washington’da geçen hafta imzalanan LNG tedarik sözleşmesi bu politikaların bir sonucudur ve bu adımlar kaynak çeşitlendirme hedefimize de hizmet edecektir. Son olarak, müteahhitlik sektöründeki iş birliğine değinmek istiyorum. Türk ve ABD’li firmalar arasında özellikle üçüncü ülkelerde müteahhitlik ve taahhüt alanında güçlü ortaklıklar için oldukça büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı.

 

"TİCARİ İLİŞKİLERİMİZDE ÇÖZÜM BEKLEYEN KONULARI VE ZORLUKLARI BİLİYORUZ"

 

Bakan Bolat, Türkiye ve ABD'nin, 70 yılı aşkın bir süredir müttefik olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı: "ABD firmalarının, Türkiye’de iş ortamının iyileştirilmesi konusunda birçok fikirleri ve önerileri olduğunu biliyoruz. Ticari ilişkilerimizde çözüm bekleyen konuları ve zorlukları da biliyoruz. Ancak şu anda ekonomik ilişkilerimizi ilerletmek yönünde kararlılığa sahip olmaktan da memnunuz. İkili ilişkilerimizi, mümkün olan her alanda geliştirmek konusunda ortak menfaatimiz olduğuna inanıyoruz. Ekonomik işbirliğinin, Türkiye-ABD ilişkilerinde her zaman kabul gören pozitif bir gündem maddesi olduğundan da eminiz. Sizler, her iki ülke iş dünyası, ilişkilerimizi yönlendirebilir ve diyaloğumuzun olumlu tabiatını ivmelendirebilirsiniz. Bu kapsamda, sizleri Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde, Türkiye’deki yatırım ve ticaret fırsatlarını değerlendirmeye davet etmek istiyorum. ABD ve Türkiye’deki iş çevreleri ile birlikte bu fırsatları değerlendirebilirsek, devlet başkanlarımız tarafından belirlenen 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefini kolaylıkla gerçeğe dönüştürebiliriz. Kararlı olmaya devam edersek, bu ulaşılabilir bir hedeftir."

14 Mayıs 2024 Salı

G20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları, pek çok zorluk devam etmesine rağmen küresel ekonomide "yumuşak iniş" olasılığının arttığını bildirdi.





Brezilya dönem başkanlığında 25-26 Temmuz'da Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı'nın ardından sonuç bildirisi yayımlandı.


Küresel ekonomik görünüm ve devam eden zorluklara değinilen bildiride, "Pek çok zorluk devam etse de küresel ekonomide yumuşak iniş olasılığının artması bizi cesaretlendiriyor." ifadeleri kullanıldı.


Bildiride, iyi ayarlanmış para politikası ve arz şoklarının azalması sayesinde enflasyonun yüksek seviyelerden düşmeye devam ettiği aktarıldı.


Ekonomik aktivitenin dünyanın birçok yerinde beklenenden daha dirençli olduğunu kanıtladığına işaret edilen bildiride, ancak toparlanmanın ülkeler arasında son derece dengesiz olduğu ve bunun da ekonomik ayrışma riskine katkıda bulunduğu kaydedildi.


Bildiride, orta ve uzun vadeli küresel büyüme beklentilerinin tarihsel ortalamaların altında olmasından endişe duyulduğu ifade edildi.



SAVAŞLAR VE ARTAN ÇATIŞMALAR GÖRÜNÜME YÖNELİK AŞAĞI YÖNLÜ RİSKLER ARASINDA YER ALIYOR

Ayrıca bildiride, korumacılığa direnmeye ve kurallara dayalı, ayrımcı olmayan, adil, açık, kapsayıcı, adil, sürdürülebilir ve şeffaf çok taraflı ticaret sistemini desteklemek için ortak çabaları teşvik etmeye kararlı olduğu vurgulandı.


Görünüme yönelik risklerin genel olarak dengeli kalmayı sürdürdüğü belirtilen bildiride, savaşlar ve artan çatışmaların, ekonomik ayrışmanın, beklenenden daha kalıcı enflasyonun uzun vadede daha yüksek faiz oranlarına yol açmasının, aşırı hava olaylarının, aşırı kamu ve özel borçlanmanın, birçok ülkenin özel sektöründeki sınırlı mali tamponların, beklenenden düşük verimlilik artışının ve yapay zeka da dahil olmak üzere yeni teknolojilerin olası olumsuz etkilerinin aşağı yönlü riskler olduğu aktarıldı.


Bildiride, uzun süredir devam eden küresel zorlukların çok taraflı işbirliğini ve kararlı eylemleri gerektirmeye devam ettiği kaydedildi.


İklim değişikliğinin ve biyoçeşitlilik kaybının sonuçlarının G20 ekonomilerine yük olduğu ve toplumların üzerinde acı bir etki yarattığına da dikkat çekilen bildiride, bu nedenle iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilikle ilgili zorlukları ele almak için etkili politika çerçevelerini teşvik etmeye, yeterli, uygun fiyatlı ve erişilebilir finansmanı harekete geçirmeye odaklanıldığı aktarıldı.

 ULTRA ZENGİNLERİN VERGİLENDİRİLMESİNE YÖNELİK İŞBİRLİĞİNDE ANLAŞILDI


Öte yandan toplantının ardından Uluslararası Vergi İşbirliğine İlişkin Rio De Janeiro G20 Bakanlık Deklarasyonu da yayımlandı.


Söz konusu deklarasyonda, "Vergi egemenliğine tam saygı göstererek, ultra yüksek net servete sahip bireylerin etkili bir şekilde vergilendirilmesini sağlamak için işbirliği içinde olmaya çalışacağız." ifadeleri kullanıldı.


İşbirliğinin en iyi uygulamaların paylaşılmasını ve vergi ilkeleri etrafındaki tartışmaların teşvik edilmesini içerebileceği belirtilen deklarasyonda, bu konuların G20 ve diğer ilgili forumlarda tartışılmaya devam edileceğine işaret edildi.


Deklarasyonda, son zamanlarda eşitsizliklerle mücadele etmek, daha adil ve daha ilerici vergi sistemlerini teşvik etmek amacıyla birçok G20 ülkesi tarafından gerçekleştirilen yerel vergi reformlarının takdir edildiği belirtilerek, reform çabalarının güçlendirilmesi taahhüdünde bulunulduğu kaydedildi.

27 Temmuz 2024 Cumartesi

ABD'de kişisel tüketim harcamaları, haziranda aylık yüzde 0.3 ile beklentilere paralel artış kaydetti.





ABD Ticaret Bakanlığı, haziran ayına ilişkin kişisel gelir ve tüketim harcamaları verilerini açıkladı.


Buna göre, kişisel gelirler haziranda bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 arttı.


Piyasa beklentisi ülkede kişisel gelirlerin bu dönemde yüzde 0,4 artacağı yönündeydi.


 Amerikalıların kişisel gelirlerindeki artış mayısta yüzde 0,4 olarak hesaplanmıştı.


Kişisel tüketim harcamaları ise haziranda aylık bazda yüzde 0,3 arttı.


Bu dönemde piyasa beklentisine paralel artış kaydeden kişisel tüketim harcamaları, mayıs ayında yüzde 0,4 artış göstermişti.


FED'İN ENFLASYON GÖSTERGESİ BEKLENTİNİN ÜZERİNDE


Kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de haziranda aylık yüzde 0,1 ve yıllık bazda yüzde 2,5 arttı.


Bu dönemde aylık ve yıllık bazda beklentiler dahilinde artan endeks, mayısta aylık bazda değişim göstermezken, yıllık yüzde 2,6 yükselmişti.


ABD Merkez Bankasının (Fed) enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı, gıda ve enerji kalemlerinin hesaplama dışı tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi de haziranda aylık bazda yüzde 0,2, yıllık bazda yüzde 2,6 arttı.


Endeksteki aylık değişim piyasa beklentisine paralel gerçekleşirken, artışın yıllık bazda yüzde 2,5 olacağı tahmin ediliyordu. Çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, mayısta aylık yüzde 0,1 ve yıllık yüzde 2,6 artmıştı.

26 Temmuz 2024 Cuma