Pandemi nedeniyle ara verilen ve İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin fark oluşturan Öğrenci Hamiliği Projesi’nin yeni dönemi başladı. Projeyle İTO Meclis Üyesi iş insanları, öğrencilere kariyer yolculuklarında mentorluk yapacak.


 

ERTAN ERYILMAZ

 

Pandemi nedeniyle ara verilen Öğrenci Hamiliği Projesi’nin yeni dönemi başladı. Proje kapsamında öğrencilere kariyer yolculuklarında ‘mentorluk’ yapacak İTO Meclis Üyesi iş insanları ile ‘menti’ olacak öğrencilerin ilk tanışma toplantısı gerçekleştirildi. İTO adına Hamilik Projesi Koordinatörü, İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer’in de katıldığı toplantıda, Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, Rektör Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi Deniz Özbay, Genel Sekreter Erdal Cesar, İTO Meclis Üyeleri ve menti olarak seçilen öğrenciler yer aldı.

 

1000 MİLLİK BİR YOL İÇİN

 

Konuşmasına, Lao Tzu’nun, “1000 millik yolculuk bir tek adımla başlar” sözüyle başlayan Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, “Bugün 1000 millik bir yol için bir adım atmanın arifesindeyiz. Bu proje, daha önce İTO ve üniversitemiz tarafından hayata geçirilmiş fakat araya pandemi girmişti. Bazen hayırlı işler küçük kesintilere uğrasa da taze güçle yeniden başlamak gerekir. Bugün de bir başlangıç yapıyoruz” dedi. 

 

Tanışma toplantısına katılan İTO Meclis Üyelerinin hem sektörün liderleri hem de İTO şapkasının dışında farklı sivil toplum örgütlerinde görevleri olduğunu kaydeden Kuralay, öğrencilere, “İTO Meclis Üyelerimiz hem mesleki hem de hayat tecrübelerini aktaracak. Bu sebeple sevgili öğrenciler, asla vazgeçmeyin” diye seslendi.

 

ROL MODEL OLACAK

 

Sözün hayata geçmediği zaman yarım kaldığını dile getiren Rektör Prof. Dr. Abdulhamit Avşar da “Bizim için burada önemli olan yola çıkabilmek. Yürümek isteyenlere yol görünür. Hiçbir yol, kalabalık olmadan yürünmez. Yol, ardına bakmadan ‘Ben varım’ deyip gidebilenindir. Dünyada hiçbir büyük iş binlerce kişinin bir araya gelmesi ile oluşmamıştır. O anlamda bugün tarihi bir gündür” dedi. 

Hayatta her şey için rol model oluşturulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Avşar, “Her insanın kendine örnek alabileceği bir rol modeli olmalı. Peygamberler bunun için gelmiştir. Üniversitemiz açısından mentorluk ve mentilik projesini bir başarı olarak görüyoruz” diye konuştu.

 

‘BİZ GİDECEĞİZ, SİZ GELECEKSİNİZ’

 

İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer, Öğrenci Hamiliği Projesi’nin yeniden başlamasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, öğrencilere şöyle seslendi: “İş insanlarıyla, gerçekten işlerini iyi yapan insanlarla ticaretin nasıl yapıldığını, İstanbul’da işin nasıl yapıldığını görecek ve öğreneceksiniz. Bizim de sizlerden öğreneceğimiz şeyler var. Biz gideceğiz, siz geleceksiniz. Bu ülkeyi ve bu dünyayı sizlere bırakacağız. Bu, en kaçınılmaz gerçek. Onun için tecrübelerimizin bir miktarını bu projeyle sizlere aktarmayı ümit ediyoruz.”

 

MENTORLAR: AİLE GİBİYİZ

 

Toplantıda söz alan İTO Meclis Üyeleri ise kendilerini şu sözlerle tanıttı: 

 

Gözlükçülük ve Saatçilik Meslek Komitesi Meclis Üyesi Dr. M. Çağrı Gündoğdu: Bu projede olmak benim için çok büyük mutluluk. Burada bir aile gibiyiz. Genç arkadaşları iş dünyasıyla entegre ederek geleceğe beraber hazırlamaya çalışıyoruz.

 

Perakende Ticaret Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Yavuz Altun: Mentorluk bambu ağacı gibidir. 5 yıl boyunca bakarsınız, bir anda 30 metre yukarıya çıkar. Mentorluk işte böyle bir anda sizi katlamalı bir şekilde büyütebilir.

 

Enerji Meslek Komitesi Meclis Üyesi Bülent Şen: Bilgi, know-how kadar değerli bir şey yok. Bu fırsatların kıymetini bilin.

Telekomünikasyon Meslek Komitesi Meclis Üyesi Figen Kılıç: Edindiğim tecrübeleri olabildiği kadar sizlerle paylaşmak benim de hedefim ama bu karşılıklı, birlikte yol yürüyeceğiz.

 

İşletme Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ramazan Ceylan: Biz ticaret yapıyoruz, ülkemizde para kazanıyoruz. Ülkemiz bize refah sağlıyor. Biz de bize refah sağlayan ülkemize küçük de olsa hizmet etmiş olacağız. 

24 Haziran 2024 Pazartesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında, “Milletin Zaferi” temasıyla yurt içi ve yurt dışında geniş çaplı anma etkinlikleri düzenlenecek.


 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, bu yıl anma etkinliklerinde, Türk milletinin 15 Temmuz 2016’da bağımsızlığına ve demokrasisine sahip çıkarak, hain darbe girişimine karşı ortaya koyduğu destansı direniş vurgulanacak.

 

Etkinliklerde, 15 Temmuz gecesi Türk milletinin cesaret ve kararlılığıyla tarihe altın harflerle kazınan milletin zaferinin, aynı zamanda demokrasinin, milli iradenin, bağımsızlığın, birlik ve beraberliğin, istiklal ve istikbalin zaferi olduğu anlatılacak.

 

Etkinliklerle 15 Temmuz ruhunun canlı tutulması, şehitlerin hatırasının yad edilmesi amaçlanıyor.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nde İstanbul’da Edirnekapı Şehitliği’ni ziyaret edecek, ardından TBMM’de düzenlenecek törene katılacak.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşam saatlerinde ise Ankara’da 15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı’nda düzenlenecek programda millete seslenecek.

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, 14 Temmuz Pazar İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde “15 Temmuz Destanı Milletin Zaferi Fahir Atakoğlu Konser Programı” gerçekleştirilecek. 16 Temmuz’da ise Ankara’da “15 Temmuz Milletin Zafer Destanı” başlığıyla panel düzenlenecek.

 

İSTANBUL VE ANKARA’DA BAZI TARİHİ MEKANLAR IŞIKLANDIRILACAK

 

Ayrıca, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında yurt içinde ve dışında "360 derece iletişim" kampanyası yürütülecek.

 

Bu çerçevede İstanbul ve Ankara'da bazı tarihi mekanlar ışıklandırılacak. İstanbul Üsküdar'da 15 Temmuz Şehitler Anıtı ve Kuleli Askeri Lisesi'ne, Beyoğlu'nda Galata Kulesi'ne, Beşiktaş'ta Deniz Müzesi'ne, Bağcılar'da 15 Temmuz Şehitler Anıtı'na ve Ankara'da Cumhuriyet Müzesi'ne (II. TBMM Binası) ışık boyama tekniği ile Türk bayrağı yansıtılacak.

 

İstanbul'daki üç köprü ile Çanakkale ve Osmangazi köprülerine de "Milletin Zaferi" yazılı bayraklar asılacak.

 

YURT DIŞINDA DARBE GİRİŞİMİ TÜM YÖNÜYLE ANLATILACAK

 

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü yurt dışında, dünyanın dört bir yanındaki temsilcilikler aracılığıyla “Victory of Democracy” söylemiyle anılacak.

 

İletişim Başkanlığınca temsilciliklerde 15 Temmuz hain darbe girişimini anlatan fotoğraf sergileri düzenlenecek ve FETÖ’yü tüm yönleriyle anlatan, milletin direnişini ve demokrasi zaferini vurgulayan film, video, belgeseller gösterilecek.

 

15 Temmuz hain darbe girişimini anlatan içeriklerin yer aldığı led ekranlı kamyonetler de New York’un kalabalık cadde ve sokaklarında dolaştırılacak.

 

Londra’da da 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, “Türkiye’s Victory of Democracy” başlıklı panel düzenlenecek. Ayrıca Londra Köprüsüne yerleştirilecek led ekranlarda darbe girişimini anlatan içerikler paylaşılacak.

 

15 TEMMUZ PROJE TAKİP SİSTEMİ’NE REKOR SAYIDA PROJE GİRİLDİ

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinasyon görevi kapsamında kurulan 15 Temmuz Proje Takip Sistemi'ne, kurum ve kuruluşlar tarafından bu yıl 11 binin üzerinde proje girişi yapıldı. Böylece şu ana kadarki en yüksek proje etkinlik sayısına ulaşıldı.

 

Bu kapsamda, 2022'de 8 bin 988, 2023'te 9 bin 934 projenin kaydedildiği Proje Takip Sistemi'nde, 2024'de 11 bin 369 proje girişi gerçekleştirildi.

 

En çok proje girişi, 10 binden fazla projeyle kamu kurumlarınca olurken, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve belediyeler de 500'ü aşkın proje girişinde bulundu.

 

TÜM CAMİLERDE SELA OKUNACAK

 

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı koordinasyonu ile tüm camilerde sela okunacak.

 

Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ) tarafından, ülke genelindeki havalimanlarında bulunan tüm uçuş bilgi ekranları ile İstanbul Atatürk, İzmir Adnan Menderes, Antalya ve Ankara Esenboğa Havalimanlarının girişinde bulunan büyük ekranlarda video ve görseller gösterilecek, ayrıca İstanbul Havalimanı'nın ödüllü kulesi, Türk Bayrağı renklerinde ışıklandırılacak.

 

İletişim Başkanlığı ve TCDD işbirliği ile giydirilen "Milletin Zaferi" temalı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Treni Ankara'dan İstanbul-Söğütlüçeşme Tren Garı için 14 Temmuz Pazar günü 13.10'da hareket edecek.

 

TRT 1 tarafından yayınlanacak, "Ben ve Babam-Vatan" filminde de 15 Temmuz gecesi Ankara'da yaşananlar bir baba ve oğulun gözünden anlatılacak. Ayrıca TRT'nin 7'den 77'ye hitap eden mobil bilgi yarışması "Bil Bakalım", 15 Temmuz Özel Etkinliği ile yarışmacıların 15 Temmuz hakkında bilgilenmelerini sağlayacak.

 

15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Kahramankazan ilçesi ve Akıncı Üssü’nde meydana gelen olayları konu alan "Yanık Buğdaylar" adlı radyo tiyatrosu da TRT Radyo 1 kanalında yayınlanacak.

 

Anadolu Ajansı tarafından, "Çözüm Üreten Türk Aklı: 15 Temmuz'da Yenilikçi Direniş" ve "15 Temmuz'da Dijital Direniş ve Sosyal Medyanın Rolü" başlıklı podcast bölümleri ile kriz anlarında bireylerin davranışlarının psikolojik ve sosyal kökenleri ve toplumsal etkileri ile 15 Temmuz'un dijital ve sosyal boyutları, alanında uzman isimlerle derinlemesine incelenecek.

 

"15 Temmuz, sadece bir direniş değil, aynı zamanda bir yeniden doğuşun hikayesidir"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 15 Temmuz 2016'da milletin vatanına ve bağımsızlığına sahip çıkma iradesinin, karanlık bir geceyi aydınlığa çevirdiğini belirtti.

 

Altun, paylaşımında şunları kaydetti: "O gece, hain darbe girişimine karşı milletimizin yazdığı kahramanlık destanı, birliğimizi ve özgürlüğümüzü koruma konusundaki sarsılmaz irademizi gösterdi. 15 Temmuz, sadece bir direniş değil, aynı zamanda bir yeniden doğuşun hikayesidir. Milletimizin iradesine, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkma kararlılığı, bize en karanlık anlarda bile nasıl aydınlığa yürüneceğini göstermiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu kararlılığı her yıl hatırlamak ve hatırlatmak, milletimize duyduğumuz saygının bir ifadesidir."

 

Bu yıl, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün "Milletin Zaferi" temasıyla anılacağını belirten Altun, "Tüm etkinliklerimiz, bu büyük zaferin ruhunu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla bu tema çerçevesinde düzenlenecektir. Zaferimizi hep birlikte kutluyor; şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz." ifadelerini kullandı.

 

Altun, "Milletin Zaferi" temasıyla hazırlanan kurumsal kimliğe, "https://kurumsal.15temmuz.gov.tr/15-temmuz-kurumsal-kimlik-klavuzu-2024.html" adresinden ulaşılabileceği bilgisini de paylaştı.

12 Temmuz 2024 Cuma

Uzmanlar, Türkiye'nin doğurganlık hızının Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin ve dünya ortalamasının altına inmesinin ardından gelecekte karşılaşılabilecek olası risklere dikkati çekti.


 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Türkiye'nin doğurganlık hızı, 2023'te AB ortalamasının altına düştü.

 

Türkiye, geçmiş yıllarda AB ortalamasından daha yüksek doğurganlık hızıyla dikkati çekiyordu. Ancak doğurganlık hızı 2023 yılında AB'de 1,54 çocuk olurken, Türkiye'de 1,51'de kaldı. Türkiye'nin doğurganlık hızı 27 AB ülkesinden 16'sının gerisinde yer aldı.

 

Türkiye'nin doğurganlık hızı 2022'de 1,62 çocuk olurken, AB ortalaması 1,53 olarak belirlenmişti. Doğurganlık hızı 2021'de de 1,70 ile AB ortalamasının üzerinde yer alıyordu. Türkiye'nin 2001 yılındaki doğurganlık hızı ise 2,38 seviyelerinde bulunuyordu.

 

Türkiye'nin doğurganlık hızı geçen yıl itibarıyla dünya ortalamasının da altında yer alıyor. BM verilerine göre 2023'te dünya ortalaması 2,31 çocuk olurken, Türkiye 1,51 ile sıralamada ilk 100 ülke içerisinde bulunmuyor.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türkiye'nin nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1 seviyesinin altında olduğuna dikkati çekerek, "Nüfus, millet olarak en büyük gücümüzdür ve bunu korumak zorundayız. Önümüzdeki dönemde bu konuda daha kararlı olacağız." değerlendirmesinde bulunmuştu.

 

“NÜFUS AZALMAYA BAŞLAYABİLİR”

 

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Abbasoğlu Özgören, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'de toplam doğurganlık hızının 1950'lerden bu yana genel olarak düşüş eğiliminde olduğuna işaret etti.

 

Doğurganlık hızının düşmesi sonucu nüfusun yaşlanması olgusuyla karşı karşıya kaldığını belirten Özgören, çalışma çağındaki nüfusun azalmaya başlaması ve yaşlı nüfus oranının artması sonucu nüfusun doğrudan azalmaya başlayabileceği uyarısında bulundu.

 

Özgören, doğurganlık hızındaki düşüşün uzun sürecin sonucu olduğunu ve bu eğilimi durduracak veya yavaşlatacak politikaların 2008'den bu yana gündemde olduğunu anımsattı.

 

BM tarafından demografik fırsat penceresinin "40 yaş üzeri nüfusun toplam nüfusun yarısını oluşturduğu noktadan önce, 15 yaş altı nüfusun toplam nüfusun yüzde 30'undan az olduğu ve 65 yaş ve üstü nüfusun toplam nüfusun yüzde 15'inden az olduğu dönem" olarak tanımlandığını belirten Özgören, şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye için demografik fırsat penceresi halen açık ancak bu fırsat 2040'lara kadar sürecek, bunu yaklaşmakta olan bir alarm gibi düşünebiliriz. Türkiye'de doğurganlık hızını dünya ortalamasının üzerine çıkarmak yerine 11. ve 12. Kalkınma planlarında da belirtildiği gibi doğurganlığı yenilenme düzeyinin üzerinde tutmak daha gerçekçi bir hedef olacaktır."

 

TÜRKİYE'NİN YAŞ YAPISI DEĞİŞİYOR


Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sutay Yavuz da Türkiye'nin demografik dönüşüm sürecinde olan ülkeler arasında yer aldığını ve büyük oranda bu süreci tamamladığını söyledi.

 

Bu durumun, Türkiye'nin yaş yapısının değiştiğini gösterdiğini ve nüfus piramidinin tabanında artık belirgin bir daralma olacağını bildiren Yavuz, bu piramidin orta kısmında ve yaklaşık 20-30 sene sonra da tepe noktalarında genişleme görüleceğini anlattı.

 

Yavuz, doğurganlık hızının yeniden yükselişe geçmesi için çalışma hayatının düzenlenmesi ve barınma konusundaki sorunların giderilmesinin önem taşıdığını aktarırken, kentlerde çocuklu ailelerin daha kolay hareket edebileceği alanların oluşturulması ve kreş sayılarının artırılması gerektiğini bildirdi.

 

Bu politikaların ısrarlı şekilde uygulanması durumunda etkilerinin görülebileceğine işaret eden Yavuz, şunları kaydetti: "Bunlar bir ölçüde ısrarlı şekilde uygulandığında sonuç veriyorlar ama bu sonuç hiçbir zaman doğurganlığı ikiye katlamıyor. Bunun bizim açımızdan önemli tarafı bu oranların daha fazla düşmemesi. Çocuk sahibi olmaya yakın ancak kararsızlık yaşayan insanları bulup onların ihtiyaçlarına beklentilerine uygun politikalar tasarlamak lazım."

12 Temmuz 2024 Cuma