Çarşamba14 Ekim 202611:39İSTPİYASAAÇIK

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan Avrupa’ya mesaj: Türkiye’nin üretim gücü savunma iş birliğine hazır

Türk-Alman Ekonomi Konferansı’nda konuşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim kapasitesine ve tedarik güvenliğine katkı sağlayabileceğini vurguladı. Türkiye ile Almanya arasındaki 52 milyar doları aşan ticaret hacminin 60 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini belirten TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ortak savunma projeleri ve teknoloji iş birliği çağrısı yaptı.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’ndan Avrupa’ya mesaj: Türkiye’nin üretim gücü savunma iş birliğine hazır

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ev sahipliğinde düzenlenen 4’üncü Türk-Alman Ekonomi Konferansı’nda, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler ve savunma sanayisinde iş birliği fırsatları ele alındı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim kapasitesini ve tedarik güvenliğini güçlendirebilecek bir sanayi ortağı olduğunu belirterek ortak üretim, Ar-Ge ve teknoloji geliştirme alanlarında iş birliğinin artırılması gerektiğini söyledi.

Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (AHK) Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Burkhardt Hellemann’ın moderatörlüğündeki panele Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Sorg, NATO üst düzey komutanı Tuğgeneral Thomas Lowin ve TOBB Türkiye Savunma Sanayi Meclisi Başkanı Ahmet Akyol katıldı.

TÜRKİYE-ALMANYA TİCARETİNDE HEDEF 60 MİLYAR DOLAR

Konferansın “Değişen Savunma ve Güvenlik Mimarisinde Stratejik Ortaklık” temasıyla düzenlendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, güvenlik ile ekonomi arasındaki bağın giderek güçlendiğine dikkat çekti. Üretim kapasitesi, teknolojiye erişim, enerji arzı ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığının ülkelerin güvenliği açısından kritik hâle geldiğini ifade etti.

Türkiye ile Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine değinen Hisarcıklıoğlu, 2025 yılında 52 milyar doları aşan ikili ticaret hacmini 60 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. İş dünyasının önceliğinin barış, istikrar ve öngörülebilirlik olduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, güçlü sanayi altyapısı ile müttefikler arasında güvene dayalı iş birliğinin bu hedeflere katkı sağlayacağını belirtti.

SAVUNMA HARCAMALARINDA ÜRETİM VE TEKNOLOJİ VURGUSU

Türkiye ve Almanya’nın NATO müttefiki olarak Avrupa’nın güvenliğinde önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Hisarcıklıoğlu, NATO’nun 2035 yılına kadar savunma ve güvenlikle bağlantılı harcamaları gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarma hedefinin yeni bir yatırım dönemine işaret ettiğini söyledi.

Bu kapsamda harcamaların yüzde 3,5’inin temel savunma ihtiyaçlarına, yüzde 1,5’e kadar olan bölümünün ise kritik altyapı, dayanıklılık ve ilgili güvenlik yatırımlarına ayrılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Hisarcıklıoğlu, kaynakların üretim ve teknoloji kapasitesine dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Hisarcıklıoğlu, “İş dünyası olarak önceliğimiz, bu kaynakların üretime, teknolojiye ve sürdürülebilir sanayi kapasitesine dönüşmesidir. Ar-Ge’ye, yenilikçi girişimlere ve nitelikli insan kaynağına yapılacak yatırımlar, bu sürecin başarısını belirleyecektir” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin ekonomi ve ticaret üzerindeki etkilerine de değinen Hisarcıklıoğlu, artan savunma bütçelerinin eğitimli personel, modern teçhizat ve güçlü üretim kapasitesiyle desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

“SAVUNMA SANAYİİMİZDE 1.400’ÜN ÜZERİNDE PROJE YÜRÜTÜLÜYOR”

Savunma sanayisinde üretim hızının ve yeni teknolojilerin önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, Türk ve Alman iş dünyasının ortak üretim ve teknoloji iş birliğini geliştirmesi gerektiğini belirtti. Birlikte geliştirilecek projelerin müttefiklerin ihtiyaçlarına daha hızlı cevap verilmesine ve Avrupa’nın güvenliğine katkı sunabileceğini kaydetti.

Türkiye’nin savunma sanayisindeki kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hisarcıklıoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Savunma sanayiimizde 1.400’ün üzerinde proje yürütülüyor. İnsansız hava araçlarından zırhlı araçlara, deniz platformlarından füze, radar ve elektronik sistemlere kadar geniş bir alanda tasarım ve üretim yetkinliğine sahibiz. Savunma ve havacılık ihracatımız 10 milyar doları aştı. Dünyanın en büyük sekizinci silah ihracatçısı konumuna ulaştık.”

Türkiye’nin mühendislik, teknoloji ve üretim kapasitesinin uluslararası alanda önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin savunma sanayisi yetkinlikleri ile Almanya’nın sanayi ve teknoloji birikiminin birbirini tamamladığını söyledi.

Hisarcıklıoğlu, iki ülkenin ortak tasarım, ortak üretim ve Ar-Ge projeleri geliştirebileceğini, üçüncü pazarlarda iş birliği yapabileceğini ifade etti. KOBİ’ler ile teknoloji girişimlerinin de bu ortaklıklara dahil edilmesi ve iki ülkeden tedarikçilerin yer aldığı güvenilir üretim ağlarının kurulması gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE’NİN AVRUPA SAVUNMA PROGRAMLARINA KATILIMI GÜNDEMDE

Savunma sanayisinde ortak projelerin geliştirilmesi ve Türkiye’nin Avrupa savunma programlarına dahil edilmesinin önemine dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, şirketlerin uzun vadeli yatırım kararları alabilmesi için açık, öngörülebilir ve istikrarlı kurallara ihtiyaç duyduğunu söyledi.

İhracat izinleri, lisanslama ve sertifikasyon süreçlerinde daha etkin bir diyalog kurulması gerektiğini belirten Hisarcıklıoğlu, Avrupa Birliği’nin savunma kapasitesini ve ortak üretimini güçlendirmeyi amaçlayan Avrupa Savunma Sanayii Programı, SAFE ve ReArm Europe gibi girişimlerde Türkiye ile iş birliği imkânlarının geliştirilmesini istedi.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin bu süreçlere dahil edilmesinin Avrupa’nın üretim kapasitesine ve tedarik güvenliğine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

“MADE IN EUROPE YAKLAŞIMINDA TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜ DİKKATE ALINMALI”

Türkiye-Almanya iş birliğini, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik bütünleşmenin önemli bir unsuru olarak gördüklerini belirten Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinde güçlü bir üretim ortağı olduğunu vurguladı.

Hisarcıklıoğlu, “Türkiye, Avrupa değer zincirleriyle güçlü biçimde bütünleşmiş bir üretim ortağıdır. Avrupa’nın rekabet gücünü artırma ve tedarik güvenliğini güçlendirme hedeflerine katkı sunabilecek kapasiteye sahibiz. Bu nedenle, ‘Made in Europe’ yaklaşımında Türkiye’nin üretim gücünün ve mevcut sanayi entegrasyonunun dikkate alınmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun ekonomik ilişkilere yeni bir ivme kazandıracağını belirten Hisarcıklıoğlu, iş insanlarının vize sorunlarının çözülmesi ve taşımacılıktaki engellerin azaltılmasının da iki ülkenin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında geliştirilecek ortak projelerin sanayinin geleceğine katkı sağlayacağını ifade eden Hisarcıklıoğlu, konferansın yeni ortaklıkların kurulmasına ve somut iş birliği adımlarının belirlenmesine zemin hazırlamasını beklediklerini kaydetti.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü