Temiz enerji yatırımlarında rekor beklentisi: 2,2 trilyon dolara ulaşacak
Küresel temiz enerji yatırımlarının 2026 yılında yüzde 6,5 artışla 2,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Allianz Green Transition Tracker 2026 raporuna göre elektrik şebekesi yatırımlarında yüzde 21, batarya depolama yatırımlarında ise yüzde 36 büyüme öngörülüyor.

Küresel enerji sektöründe yeşil dönüşüm hız kazanırken temiz enerji teknolojilerine yönelik yatırımların bu yıl 2,2 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Allianz'ın yayımladığı Green Transition Tracker 2026 raporu, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bıraktığını ortaya koydu. Raporda, elektrik şebekeleri ve batarya depolama sistemlerine yönelik yatırımların güçlü büyümesine karşın küresel iklim hedeflerine ulaşılmasında gecikmeler yaşanabileceği belirtildi.
KÜRESEL TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARI 2,2 TRİLYON DOLARA ULAŞACAK
Allianz tarafından yayımlanan "Green Transition Tracker 2026" raporu, küresel enerji sektöründeki dönüşümün hızlandığını ancak iklim hedeflerine ulaşılması konusunda önemli zorlukların devam ettiğini ortaya koydu.
Rapora göre temiz enerji teknolojilerindeki gelişmeler, yenilenebilir enerji yatırımlarını ve yeşil dönüşümü desteklemeyi sürdürüyor.
Bu kapsamda küresel temiz enerji yatırımlarının 2026 yılında yüzde 6,5 artarak 2,2 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Yatırımlardaki büyümenin özellikle elektrik şebekeleri ve enerji depolama altyapısında yoğunlaşacağı öngörülüyor.
65 ÜLKENİN 56'SINDA YEŞİL DÖNÜŞÜMDE İLERLEME KAYDEDİLDİ
Allianz Green Transition Tracker 2026 raporunda, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 81'inden sorumlu 65 ülkenin iklim hedeflerine yönelik performansı değerlendirildi.
İncelenen ülkelerden 56'sının net sıfır emisyon hedeflerine yönelik göstergelerde ilerleme kaydettiği belirlendi.
Ancak raporda, mevcut ilerleme hızının 2015 Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefinin gerisinde kaldığına dikkat çekildi.
NET SIFIR EMİSYON HEDEFİ 2064'E KALABİLİR
Raporda, küresel ölçekte emisyon azaltımına yönelik çalışmaların mevcut hızda devam etmesi durumunda net sıfır emisyon hedefine ulaşılmasının gecikebileceği belirtildi.
Mevcut eğilimlerin sürmesi halinde dünyanın net sıfır emisyon hedefine ancak 2064 yılında ulaşabileceği tahmin edildi.
Bu durum, temiz enerji teknolojilerindeki gelişmelere rağmen küresel iklim hedefleri ile mevcut ilerleme arasında önemli bir fark bulunduğunu ortaya koydu.
YENİLENEBİLİR ENERJİ İLK KEZ KÖMÜRÜ GERİDE BIRAKTI
Küresel elektrik üretiminde 2025 yılı, yenilenebilir enerji kaynakları açısından önemli bir dönüm noktası oldu.
Yenilenebilir enerji kaynakları, küresel elektrik üretiminde ilk kez kömürü geride bırakarak en büyük elektrik üretim kaynağı konumuna yükseldi.
Rapora göre 2025 yılında dünya genelindeki elektrik üretiminin yüzde 33,5'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandı.
Aynı dönemde kömürün küresel elektrik üretimindeki payı yüzde 33,2 olarak gerçekleşti.
Böylece yenilenebilir enerji kaynakları, küresel elektrik üretimindeki pay bakımından kömürün önüne geçti.
Öte yandan aynı dönemde yeni elektrik üretiminin yüzde 99'u yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı.
KÜRESEL SERA GAZI EMİSYONLARINDA ARTIŞ HIZI YAVAŞLADI
Temiz enerji teknolojilerinin yaygınlaşması, küresel sera gazı emisyonlarındaki artış hızının gerilemesinde etkili oldu.
Allianz raporunda, küresel sera gazı emisyonlarının 2023 ve 2024 yıllarında yüzde 1,5'er arttığı belirtildi.
Emisyonlardaki artış oranı 2025 yılında ise yüzde 0,7'ye geriledi.
Rapora göre küresel emisyonların 2026 yılında yatay seyretmesi bekleniyor.
Aynı dönemde fosil yakıtlardan kaynaklanan karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 0,5 azalacağı öngörülüyor.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN KÜRESEL PAZARDAKİ PAYI YÜZDE 22'YE YÜKSELDİ
Raporda, elektrikli araçların yeni otomobil tescillerindeki payının artmaya devam ettiği belirtildi.
2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 18 seviyesinde bulunan elektrikli araçların yeni otomobil tescillerindeki payı, 2026 yılının aynı döneminde yüzde 22'ye yükseldi.
Böylece elektrikli araçların otomobil pazarındaki ağırlığı artarken temiz enerji teknolojilerinin ulaşım sektöründeki yaygınlaşması da devam etti.
YAPAY ZEKA VE VERİ MERKEZLERİ EMİSYONLARI ARTIRABİLİR
Temiz enerji teknolojilerindeki gelişmelere rağmen küresel enerji dönüşümünü sınırlayabilecek riskler de bulunuyor.
Allianz raporunda artan elektrik talebi, şebeke altyapısındaki darboğazlar ve enerji politikalarına ilişkin belirsizliklerin yeşil dönüşümün hızını olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Özellikle yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının küresel emisyonlar üzerinde ilave baskı oluşturabileceğine dikkat çekildi.
Rapora göre yapay zeka uygulamaları ve veri merkezlerinden kaynaklanan enerji talebinin 2030 yılına kadar küresel emisyonları yaklaşık yüzde 0,6 artırabileceği tahmin ediliyor.
ELEKTRİK ŞEBEKESİ YATIRIMLARINDA YÜZDE 21 ARTIŞ BEKLENİYOR
Temiz enerji dönüşümünün yeni aşamasında yalnızca yenilenebilir enerji üretim kapasitesinin artırılması değil, elektrik şebekeleri ve enerji depolama altyapısının geliştirilmesi de önem kazanıyor.
Rapora göre küresel temiz enerji yatırımlarının 2026 yılında yüzde 6,5 artması beklenirken yatırım kalemleri arasında farklılaşma yaşanacak.
Yenilenebilir enerji üretimine yönelik yatırım harcamalarının yüzde 3,6 azalacağı tahmin ediliyor.
Bu düşüşün parasal karşılığının yaklaşık 25 milyar dolar olması öngörülüyor.
Buna karşılık elektrik şebekelerine yönelik yatırımların yüzde 21 artması bekleniyor.
Batarya depolama sistemlerine yönelik yatırımlarda ise yüzde 36 büyüme tahmin ediliyor.
TEMİZ ENERJİ YATIRIMLARINDA 2026 BEKLENTİLERİ
|
Yatırım alanı |
2026 beklentisi |
|---|---|
|
Küresel temiz enerji yatırımları |
2,2 trilyon dolar |
|
Toplam temiz enerji yatırımlarındaki değişim |
Yüzde 6,5 artış |
|
Elektrik şebekesi yatırımları |
Yüzde 21 artış |
|
Batarya depolama yatırımları |
Yüzde 36 artış |
|
Yenilenebilir enerji üretim yatırımları |
Yüzde 3,6 azalış |
|
Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki parasal düşüş |
Yaklaşık 25 milyar dolar |
Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemlerine entegrasyonu ve artan elektrik talebinin karşılanması, şebeke ve depolama yatırımlarındaki büyümenin temel nedenleri arasında gösteriliyor.
BATARYA DEPOLAMA KAPASİTESİNDE BÜYÜK ARTIŞ
Küresel temiz enerji dönüşümünde batarya depolama sistemlerinin önemi artmaya devam ediyor.
Allianz raporuna göre yıllık ilave batarya depolama kapasitesi, 2015 yılında 2 gigavatsaat seviyesinde bulunuyordu.
Bu kapasite 2025 yılı itibarıyla 300 gigavatsaati aştı.
Batarya depolama sistemlerinin yaygınlaşması, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik sistemlerine entegrasyonunda önemli bir yatırım alanı olarak öne çıkıyor.
AVRUPA BİRLİĞİ EMİSYON AZALTIMINDA İVME KAYBETTİ
Allianz Green Transition Tracker 2026 raporunda, yeşil dönüşüm performansı açısından ülkeler arasındaki farklılıkların arttığına dikkat çekildi.
Net sıfır emisyon hedeflerine yakınlığı ölçen ilerleme puanları, değerlendirilen ülkelerde ortalama 2 puan yükseldi.
Ancak ülkelerin performansları arasında önemli farklar oluştu.
Sıralamanın üst yarısında bulunan ülkelerin ilerleme puanları ortalama 2,6 puan artarken alt yarısındaki ülkelerde artış 1,3 puanla sınırlı kaldı.
Avrupa Birliği ülkeleri, en fazla ilerleme kaydeden ilk 10 ülkenin dördünü oluşturdu.
Buna rağmen Avrupa Birliği genelinde sera gazı emisyonlarının azaltılması konusunda ivme kaybı yaşandı.
AB'NİN NET SIFIR EMİSYON HEDEFİ 2057'YE KALABİLİR
Avrupa Birliği'nde sera gazı emisyonları 2025 yılında yalnızca yüzde 0,2 azaldı.
Önceki dönemlerde yıllık ortalama yüzde 4 seviyesinde gerçekleşen emisyon azaltımının belirgin şekilde yavaşladığı görüldü.
Raporda, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde AB'nin net sıfır emisyon hedefleriyle uyumlu göstergelere ancak 2057 yılında ulaşabileceği öngörüldü.
ABD'DE SERA GAZI EMİSYONLARI YÜZDE 2,2 ARTTI
Avrupa Birliği'ndeki yavaşlamanın yanı sıra ABD'de de sera gazı emisyonlarında artış kaydedildi.
Allianz raporuna göre ABD'nin sera gazı emisyonları 2025 yılında yüzde 2,2 yükseldi.
Böylece ülkede emisyonlar üst üste ikinci kez artış gösterdi.
Bu gelişmede elektrik talebindeki yükselişle birlikte kömürden elektrik üretiminin yüzde 13 artması etkili oldu.
ÇİN'DE ELEKTRİKLİ ARAÇ SATIŞLARININ PAYI YÜZDE 50'Yİ AŞTI
Çin'de ise sera gazı emisyonlarındaki artış sıfıra yakın seviyeye geriledi.
Aynı dönemde elektrikli araçların yeni otomobil satışlarındaki payı yüzde 50'yi aştı.
Böylece Çin'de yeni satılan otomobillerin yarısından fazlasını elektrikli araçlar oluşturdu.
Raporda, Çin'deki emisyon artışının sıfıra yaklaşması ve elektrikli araç satışlarının yükselmesi, ülkenin temiz enerji dönüşümündeki göstergeleri arasında yer aldı.
KARBON GİDERİM TEKNOLOJİLERİNDE TRİLYON DOLARLIK MALİYET BEKLENTİSİ
Allianz raporunda, küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşma ihtimalinin yükselmesiyle birlikte karbondioksidin atmosferden uzaklaştırılmasına yönelik teknolojilerin önem kazandığı belirtildi.
İddialı iklim senaryolarına göre 2050 yılına kadar atmosferden yıllık yaklaşık 9 milyar ton karbondioksidin uzaklaştırılması gerekiyor.
Ancak ülkelerin mevcut ulusal taahhütleri, yıllık 4 milyar tonun altında karbon giderim kapasitesine karşılık geliyor.
Bu durum, iklim hedeflerinin gerektirdiği karbon giderim kapasitesi ile ülkelerin mevcut taahhütleri arasında önemli bir fark bulunduğunu gösteriyor.
Raporda, yeni nesil karbon giderim teknolojilerinin gerekli ölçeğe ulaştırılmasının yıllık 500 milyar dolar ile 1,4 trilyon dolar arasında maliyet oluşturabileceği tahmin edildi.
KARBON GİDERİMİ EMİSYON AZALTIMININ ALTERNATİFİ OLMAMALI
Raporda, atmosferdeki karbondioksidin uzaklaştırılmasına yönelik teknolojilerin yaygınlaştırılması gerektiği belirtilirken bu teknolojilerin kullanımına ilişkin önemli bir ilkeye de dikkat çekildi.
Karbon giderim teknolojilerinin doğrudan emisyon azaltımının yerine geçmemesi gerektiği vurgulandı.
Söz konusu teknolojilerin, küresel sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmaların alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Böylece Allianz Green Transition Tracker 2026 raporu, küresel temiz enerji yatırımlarında büyümenin devam edeceğini ancak net sıfır emisyon hedeflerine ulaşılması için elektrik şebekeleri, enerji depolama altyapısı ve karbon giderim teknolojilerinin de belirleyici olacağını ortaya koydu.
Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.