Cumartesi31 Ekim 202619:02İSTPİYASAKAPALI
FinansÖne çıkan

Teknoloji hisselerinde 'Intel' krizi: 52 yılın en büyük düşüşü! Dev bankalar ne dedi?

ABD'li çip üreticisi Intel'in hisseleri, zayıflayan bilgisayar talebi ve beklentilerin altında kalan finansal tahminlerin ardından yüzde 29'a yakın değer kaybederek 1974'ten bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı. Şirketin piyasa değerinden yaklaşık 140 milyar dolar silinirken ABD hükümeti ve Nvidia'nın yatırımları da milyarlarca dolar eridi. Goldman Sachs ve JPMorgan, Intel'in finansal görünümüne ilişkin değerlendirmelerini güncelledi.

Yayınlanma

Paylaş
Teknoloji hisselerinde 'Intel' krizi: 52 yılın en büyük düşüşü! Dev bankalar ne dedi?

ABD merkezli yarı iletken üreticisi Intel, üçüncü çeyrek bilançosunun ardından Wall Street'te tarihi bir satış dalgasıyla karşılaştı. Kişisel bilgisayar (PC) pazarındaki daralma, yükselen bellek maliyetleri üretim tesislerinde yaşanan aksaklıklar, şirketin gelecek döneme ilişkin finansal beklentilerini olumsuz etkiledi. Intel hisseleri 30 Ekim Cuma günü yüzde 28,6 değer kaybederek 65,76 dolara geriledi. Bu düşüş, şirketin 1974'ten bu yana kaydettiği en büyük günlük kayıp olarak tarihe geçti.

Intel'deki satış dalgası yalnızca şirket hissedarlarıyla sınırlı kalmadı. ABD hükümetinin şirketteki yatırımının piyasa değeri yaklaşık 12 milyar dolar azalırken teknoloji devi Nvidia'nın Intel'deki hisselerinde de yaklaşık 6 milyar dolarlık değer kaybı yaşandı.

INTEL'İN PİYASA DEĞERİNDEN YAKLAŞIK 140 MİLYAR DOLAR SİLİNDİ

Intel hisselerinde yaşanan sert düşüş, şirketin piyasa değerinde yaklaşık 140 milyar dolarlık kayba yol açtı. Yarı iletken sektöründeki satış baskısını da derinleştiren gelişme, yatırımcıların yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğine ilişkin endişelerini artırdı.

Şirketin açıkladığı üçüncü çeyrek finansal sonuçları, gelirlerde büyümeye işaret etmesine rağmen gelecek döneme ilişkin tahminler piyasaları tatmin etmedi.

Intel'in üçüncü çeyrek geliri yıllık bazda yüzde 21 artışla 16,5 milyar dolara yükseldi. Şirketin düzeltilmiş hisse başına kârı ise 0,52 dolar olarak gerçekleşti.

Ancak Intel yönetiminin dördüncü çeyrek için açıkladığı 15-16 milyar dolarlık gelir tahmini, analistlerin 17,07 milyar dolarlık ortalama beklentisinin belirgin şekilde altında kaldı.

Şirket ayrıca 2026 yılı genelinde pozitif nakit akışı elde etmeyi beklemediğini bildirdi. Bu gelişme, Intel'in yeniden yapılanma programının finansmanına yönelik soru işaretlerini artırdı.

GOLDMAN SACHS: INTEL HİSSELERİNDE BASKI DEVAM EDEBİLİR

ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, Intel'in bilanço açıklamasının ardından şirket hisseleri için "nötr" tavsiyesini ve 100 dolarlık hedef fiyatını korudu.

Goldman Sachs analistlerine göre Intel'in açıkladığı finansal öngörülerin piyasa beklentilerinden önemli ölçüde sapması, kısa vadede hisseler üzerindeki baskının devam edebileceğine işaret ediyor.

Banka, özellikle kişisel bilgisayar pazarındaki zayıflamaya dikkat çekti. Intel'in değerlendirmeleri, PC faaliyetlerinden elde edilen gelirlerde dördüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yaklaşık yüzde 20 daralma beklendiğini ortaya koyuyor.

Goldman Sachs, PC pazarındaki stok düzeltmesinin 2027 yılının ilk yarısına kadar devam edebileceğini ve bunun analistlerin gelir tahminlerinde aşağı yönlü revizyonları beraberinde getirebileceğini değerlendiriyor.

Bununla birlikte banka, yapay zekâ uygulamalarında kullanılan sunucu işlemcilerine yönelik talebin Intel açısından önemli bir fırsat oluşturduğuna işaret ediyor.

Goldman Sachs'a göre Intel'in gelişmiş çip paketleme teknolojileri ve yarı iletken üretim faaliyetleri uzun vadeli büyüme potansiyeli taşıyor. Ancak şirketin finansal görünümünde istikrar sağlanması ve yeniden yapılanma hedeflerinin somut sonuçlar üretmesi gerekiyor.

Banka, mevcut risk-getiri dengesi bakımından AMD, Nvidia ve Broadcom gibi rakiplerin daha avantajlı konumda bulunduğunu değerlendiriyor.

JPMORGAN INTEL İÇİN HEDEF FİYATINI 80 DOLARA İNDİRDİ

Bir diğer ABD'li yatırım bankası JPMorgan da Intel'in üçüncü çeyrek bilançosunun ardından hedef fiyatında aşağı yönlü güncellemeye gitti.

JPMorgan analisti Harlan Sur, Intel için daha önce 85 dolar olarak belirlenen hedef fiyatı 80 dolara düşürürken şirketin yatırım tavsiyesini "nötr" seviyesinde korudu.

Banka, 19 Ekim'de yayımladığı önceki değerlendirmesinde Intel'in CEO Lip-Bu Tan yönetiminde operasyonel açıdan ilerleme kaydettiğini belirtmiş ve şirketin yatırım tavsiyesini "düşük ağırlık" seviyesinden "nötr" seviyesine yükseltmişti.

Bununla birlikte JPMorgan, Intel'in işlemci pazarında son yıllarda kaybettiği paylara dikkat çekiyor.

Bankanın analizine göre Intel'in x86 sunucu işlemcilerindeki pazar payı 2022'den bu yana yüzde 77'den yüzde 53'e, PC işlemcilerindeki payı ise yüzde 81'den yüzde 68'e geriledi.

JPMorgan, yapay zekâ uygulamalarında merkezi işlemcilere yönelik talebin artmasının Intel için büyüme fırsatı yaratabileceğini değerlendiriyor. Ancak üretim kapasitesi, rakiplerle rekabet ve yüksek yatırım harcamaları şirketin önündeki temel riskler arasında bulunuyor.

BANK OF AMERICA'DAN DA INTEL İÇİN NOT İNDİRİMİ

Intel'e yönelik olumsuz değerlendirmelere Bank of America da katıldı.

Banka, şirket hisseleri için yatırım tavsiyesini "al" seviyesinden "nötr" seviyesine indirirken 145 dolarlık hedef fiyatını 100 dolara düşürdü.

Bankanın değerlendirmesinde Intel'in yarı iletken üretim faaliyetlerindeki yüksek yatırım ihtiyacı ve kişisel bilgisayar pazarındaki zayıflığın şirketin kârlılığı üzerinde baskı oluşturabileceği vurgulandı.

Özellikle AMD ve ARM tabanlı işlemcilerle rekabetin giderek yoğunlaşması, Intel'in geleneksel işlemci pazarındaki konumunu korumasını zorlaştıran gelişmeler arasında gösterildi.

BELLEK FİYATLARINDAKİ ARTIŞ PC PAZARINI ZORLUYOR

Intel'in finansal beklentilerini olumsuz etkileyen bir diğer unsur ise küresel bellek piyasasında yaşanan fiyat artışları oldu.

Yapay zekâ altyapı yatırımlarındaki hızlı büyüme, yüksek bant genişliğine sahip bellek ürünlerine talebi artırırken üreticilerin kapasite planlamalarını da değiştirdi.

Bu süreçte geleneksel bilgisayarlarda kullanılan bellek bileşenlerinin maliyetlerinin yükselmesi, PC üreticilerinin kârlılığı ve nihai tüketici talebi üzerinde baskı oluşturdu.

Intel yönetimi, kişisel bilgisayar pazarındaki zayıflığın 2027 yılına kadar uzanabileceğine işaret ediyor.

Şirketin veri merkezi işlemcilerine yönelik talebi güçlü seyretmesine rağmen geleneksel bilgisayar faaliyetlerindeki daralma, toplam gelir büyümesini sınırlayan başlıca faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

INTEL'İN YENİDEN YAPILANMA PLANI SINAV VERİYOR

Intel'in yaşadığı tarihi değer kaybı, Mart 2025'te CEO olarak göreve başlayan Lip-Bu Tan'ın yürüttüğü yeniden yapılanma programını da yatırımcıların gündemine taşıdı.

Tan yönetiminde Intel, üretim süreçlerini iyileştirmeyi, veri merkezi işlemcilerinde rekabet gücünü artırmayı ve diğer teknoloji şirketlerine yönelik sözleşmeli çip üretim faaliyetlerini büyütmeyi hedefliyor.

Şirket, yapay zekâ alanındaki ilk büyük büyüme dalgasında Nvidia ve diğer rakiplerinin gerisinde kalmasının ardından yeni nesil işlemciler üzerinden sektördeki konumunu güçlendirmeye çalışıyor.

Ancak yarı iletken üretim tesislerinin kurulması ve geliştirilmesi için gereken yüksek sermaye harcamaları, Intel'in finansal yapısı üzerinde baskı yaratıyor.

Şirket, 2026 yılı için sermaye harcaması tahminini daha önce açıkladığı 18 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseltti.

Üretim kapasitesinin genişletilmesi amacıyla 2027 yılında da yüksek yatırım harcamalarının devam etmesi bekleniyor.

ABD HÜKÜMETİNİN INTEL YATIRIMI 12 MİLYAR DOLAR ERİDİ

Intel hisselerindeki çöküşün en dikkat çekici sonuçlarından biri ABD hükümetinin şirketteki yatırımı üzerinde yaşandı.

Trump yönetimi, Ağustos 2025'te Intel'in yaklaşık yüzde 9,9 hissesini satın almak üzere 8,9 milyar dolarlık yatırım anlaşması gerçekleştirmişti.

Anlaşma kapsamında ABD hükümeti, hisse başına 20,47 dolar fiyatla 433,3 milyon Intel hissesi satın aldı.

Intel hisselerinin 29 Ekim'de 92,07 dolardan kapanmasıyla hükümetin yatırımının piyasa değeri yaklaşık 39,9 milyar dolara ulaşmıştı.

Ancak 30 Ekim'deki tarihi düşüşün ardından söz konusu hisselerin değeri yaklaşık 28,5 milyar dolara geriledi.

Böylece ABD hükümetinin Intel yatırımında tek günde yaklaşık 11,4 milyar dolarlık değer kaybı oluştu. Buna rağmen yatırımın piyasa değeri, başlangıçtaki alım maliyetinin üzerinde kalmayı sürdürdü.

Intel'e yatırım yapan Nvidia'nın elindeki hisselerin değerinde de yaklaşık 6 milyar dolarlık azalma yaşandı.

TEKNOLOJİ HİSSELERİNDE SATIŞ DALGASI NASDAQ'I VURDU

Intel kaynaklı satış baskısı ABD teknoloji sektörünün geneline yayıldı.

Yapay zekâ altyapı yatırımlarının maliyetleri ve bu yatırımların ne kadar sürede gelir yaratacağına ilişkin endişeler, teknoloji hisselerinde risk iştahını zayıflattı.

Nasdaq Bileşik Endeksi 30 Ekim işlemlerini yüzde 2,9 düşüşle tamamladı.

Yarı iletken sektöründe Nvidia hisseleri yaklaşık yüzde 4, Broadcom yüzde 5'in üzerinde ve Qualcomm yaklaşık yüzde 11 değer kaybetti.

Teknoloji devi Alphabet'in hisseleri de bir önceki gün yüzde 12'yi aşan tarihi düşüşün ardından cuma günü gerilemeyi sürdürdü.

Amazon hisselerinde ise yaklaşık yüzde 1,4'lük kayıp yaşandı. Şirketin yüksek sermaye harcamaları ve nakit akışına ilişkin gelişmeler yatırımcıların gündeminde yer aldı.

INTEL HİSSELERİNDE BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Intel hisselerinde yaşanan tarihi düşüş, şirketin uzun vadeli büyüme potansiyeli ile kısa vadeli finansal riskleri arasındaki ayrışmayı belirginleştirdi.

Goldman Sachs, JPMorgan ve Bank of America'nın değerlendirmeleri, yapay zekâ kaynaklı işlemci talebinin Intel açısından önemli fırsatlar sunduğunu ancak bu fırsatların sürdürülebilir kârlılığa dönüştürülmesinin zaman alabileceğini gösteriyor.

Önümüzdeki dönemde yatırımcıların özellikle dört temel gelişmeye odaklanması bekleniyor:

  • Küresel PC pazarındaki talep daralmasının ne zaman sona ereceği

  • Intel'in veri merkezi ve yapay zekâ işlemcilerindeki büyüme performansı

  • Yeni nesil çip üretim teknolojilerinin ticari başarıya dönüşme hızı

  • Yüksek sermaye harcamalarına rağmen nakit akışının ne zaman pozitife döneceği

Intel'in 2027 yılına yönelik finansal görünümü, yalnızca şirket hisselerinin geleceği açısından değil, küresel yarı iletken sektöründe yapay zekâ yatırımlarının ekonomik karşılığının değerlendirilmesi bakımından da önem taşıyor.