YOLCU trafiği açısından Avrupa’nın dördüncü, dünyanın 17. büyük havalimanı olan Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan her yıl yaklaşık 70 milyon yolcu geçiyor. İnsanlar seyahatin keyfini, sevdiklerine kavuşmanın neşesini yaşarken bir uçağın kapıdan kalkışa ya da inişten kapıya kadar olan işleyişini çoğunlukla bilmez. Bir uçak için pist eşiğine doğru ilerlemek, ‘taksi yapmak’ yani uçağın motorlarının muazzam gücünü asfaltta ilerlemek için kullanmak hiç ekonomik değildir. Aslında çok az güç gerektiren bir sürüştür ama şaşırtıcı miktarda yakıt harcayarak yarattığı maddi kaybın yanı sıra önemli miktarda karbon emisyonu açığa çıkarır. Uzun zamandır uğraşılan bu sorunu çözmek için birçok girişimde bulunuldu, ancak değişen bir şey olmadı.
MOTOR KAPALIYKEN
Smart Airport Systems (SAS) tarafından geliştirilen yeni çözüm TaxiBot ise ‘motorlar kapalıyken’ taksi yapmak için tasarlanmış yarı robotik, pilot kontrollü bir çekme aracı. Şu an EasyJet, Airbus ve Menzies Aviation ortaklığıyla Amsterdam Schiphol Havalimanı’nda test sürüşlerine başladı. TaxiBot, ilk bakışta geleneksel bir kara römorkörü gibi görünüyor, ancak operasyon sırasında etrafında insanlar görsek de aslında onlara ihtiyacı yok.
Elektrikle çalışan TaxiBot uçağı havaalanı boyunca çekerken uçağın motorları kapalı tutuluyor. Pilot motorlar çalışmasa da kokpit yekesi ve pedallar aracılığıyla direksiyonu yöneterek uçağın kontrolünü elinde tutmayı sürdürüyor. Kalkış için uçağın motorlarının pist eşiğine ulaşmadan çok kısa bir süre önce çalıştırılması yeterli oluyor. Uçak kalkış pozisyonuna ulaştığında TaxiBot bağlantısı kesiliyor ve uçak normal şekilde havalanıyor. Taxibot’u geliştiren ekip icatlarının yakıt giderlerini kıstığını ve karbon emisyonlarını yüzde 80’e kadar azalttığını vurguluyor.