Pazar4 Ekim 202619:36İSTPİYASAKAPALI
GündemÖne çıkan

SON DAKİKA: Peş peşe Adana depremi sonrası Şener Üşümezsoy'dan 'Fay yapısı' açıklaması: Büyük deprem olur mu?

Son dakika haberleri: Adana ve Osmaniye'de kısa aralıklarla meydana gelen 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremler sonrası Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bölgedeki fay yapısını değerlendirdi. Üşümezsoy, Adana'nın kuzeyinde birbirini kesen çok sayıda fay bulunduğunu söyledi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
SON DAKİKA: Peş peşe Adana depremi sonrası Şener Üşümezsoy'dan 'Fay yapısı' açıklaması: Büyük deprem olur mu?

Son dakika haberi: Adana ve Osmaniye'de peş peşe meydana gelen üç deprem, bölgedeki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adana'nın kuzeyinde tek ve kesintisiz bir fay yerine farklı yönlerde uzanan ve birbirini kesen çok sayıda fay bulunduğunu belirterek, deprem potansiyelinin değerlendirilmesinde arazideki gerçek fay geometrisinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

SON DAKİKA HABERİ: ADANA VE OSMANİYE'DE PEŞ PEŞE ÜÇ DEPREM

Adana ve Osmaniye'de kısa süre içerisinde 4,8, 4,9 ve 5,2 büyüklüğünde üç deprem meydana geldi.

Sarsıntıların ardından bölgede ekipler tarafından çalışma başlatılırken, şu ana kadar herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.

Depremler sonrası bölgedeki fay yapısı ve hareketliliği yeniden tartışılmaya başlandı.

ÜŞÜMEZSOY ADANA'NIN KUZEYİNDEKİ FAY YAPISINA DİKKAT ÇEKTİ

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Adana ve Osmaniye'deki deprem hareketliliğini değerlendirirken bölgenin jeolojik yapısına dikkat çekti.

Üşümezsoy'a göre Adana'nın kuzeyinde tek parça halinde uzanan uzun bir faydan söz etmek yerine, birbirini kesen çok sayıda fayın oluşturduğu karmaşık bir yapı bulunuyor.

ADANA'NIN KUZEYİNDEKİ YAPI NASIL OLUŞUYOR?

Üşümezsoy, Adana'nın kuzeyindeki bölgeyi Çukurova'nın adeta "çatısı" olarak nitelendirdi.

Bu alanın farklı yönlerden faylarla çevrelendiğini belirten Üşümezsoy, bölgedeki yapıların tek yönde uzanan düzenli bir fay sistemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Üşümezsoy, fayların zaman içerisinde farklı yönlerde hareket ettiğini ve bunun sonucunda birbirini kesen çok sayıda fayın ortaya çıktığını anlattı.

“BÖLGEDE BİRBİRİNİ KESEN ONLARCA FAY VAR”

Şener Üşümezsoy, bölgedeki yapıyı bir mozaiğe benzeterek, "Bölgede birbirini kesen onlarca fay var." dedi.

Üşümezsoy'a göre bu parçalı yapı, bölgedeki deprem hareketliliğinin değerlendirilmesinde önemli bir unsur oluşturuyor.

“ÇOK SAYIDA DEPREM OLUR AMA BÜYÜK MOMENTLİ DEPREM OLMAZ”

Üşümezsoy, fayların uzunluğunun deprem potansiyeli açısından belirleyici olduğunu vurguladı.

Uzun ve kesintisiz bir fayın daha büyük bir deprem üretme kapasitesine sahip olabileceğini belirten Üşümezsoy, Adana'nın kuzeyindeki yapının ise farklı parçalardan meydana geldiğini ifade etti.

Bu nedenle bölgede sık sık deprem yaşanabileceğini söyleyen Üşümezsoy, "Bol bol deprem olur, çok sayıda deprem olur ama büyük momentli deprem olmaz." değerlendirmesinde bulundu.

DAHA BÜYÜK DEPREM İHTİMALİ İÇİN FAY GEOMETRİSİNE İŞARET ETTİ

Üşümezsoy, daha büyük bir deprem ihtimalinin tamamen göz ardı edilemeyeceğini de belirtti.

Bunun anlaşılabilmesi için fayların arazideki gerçek geometrisinin ortaya konulması gerektiğini söyleyen Üşümezsoy, fayların uzunluğu, devamlılığı ve birbirleriyle ilişkilerinin sahada incelenmesinin önem taşıdığını ifade etti.

“HARİTADAN DEĞİL, ARAZİDEN OKUNMALI”

Üşümezsoy, deprem değerlendirmelerinde yalnızca iki boyutlu haritaların kullanılmasının yeterli olmadığını savundu.

Fayların sahadaki devamlılığının ve parçalı yapısının görülmesi gerektiğini belirten Üşümezsoy, deprem kestiriminde "geometriyi araziye taşımak" gerektiğini vurguladı.

SİMAV ÖRNEĞİNİ VERDİ

Üşümezsoy, daha önce Simav çevresindeki depremlere ilişkin yaptığı değerlendirmeleri de örnek gösterdi.

Arazide fayların parçalı olduğunun görülmesinin deprem beklentisini değiştirebildiğini anlatan Üşümezsoy, bir fayın harita üzerinde tek parça kabul edilmesiyle sahadaki gerçek yapısının belirlenmesi arasında önemli fark bulunduğunu söyledi.

6 ŞUBAT DEPREMLERİ SONRASI HAREKETLİLİĞİ DE DEĞERLENDİRDİ

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, 6 Şubat depremlerinin ardından farklı bölgelerde yaşanan sarsıntılara da değindi.

Arap levhasının hareketiyle bazı faylarda stres birikimi oluştuğunu belirten Üşümezsoy, büyük depremler sonrasında çevredeki fayların davranışlarının ayrıca incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Adana'nın kuzeyindeki mevcut deprem hareketliliğinin de bölgedeki fayların birbirleriyle ilişkisi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni