Salı27 Ekim 202616:12İSTPİYASAAÇIK
GündemÖne çıkan

SON DAKİKA: Mekke Savunma Anlaşması komisyonda kabul edildi

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan ve taraflardan birine yönelik saldırıyı hepsine yapılmış sayan Mekke Savunma Anlaşması, TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi. Bölgesel güvenlik mimarisinde dönüm noktası niteliği taşıyan 16 maddelik anlaşma, onay için TBMM Genel Kurulu’na sevk edildi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
SON DAKİKA: Mekke Savunma Anlaşması komisyonda kabul edildi

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke ittifakı anlaşmasının Dışişleri Komisyonu'nda kabul edildi.

"ADİL BİR BARIŞIN KAYBEDENİ OLMAZ"
Görüşme öncesi Komisyon Başkanı Fuat Oktay ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Levent Gümrükçü komisyonda anlaşmaya yönelik değerlendirmelerde bulundu. 

“Savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz.' inancıyla, krizlerin sonlandırılması için tüm diplomatik imkanlarımızı kullanmaktayız. Çevremizdeki tüm coğrafyalarda, ‘bölgesel sahiplenme’ ilkesiyle güvenliği ve refahı artırmayı hedefliyor; meselelere ayrıştırıcı değil, birleştirici bir vizyonla yaklaşıyoruz. Zira sorunların dış müdahalelerle değil, bölge ülkelerinin kendi meselelerinde ortak sorumluluk üstlenmesiyle çözüleceğine inanıyoruz." mesajını veren Fuat Oktay şunları söyledi: 

"İşte bugün Komisyonumuzda görüşeceğimiz “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması”, bahsettiğim bu bölgesel sahiplenme irademizin ve coğrafyamızda caydırıcılığı artırarak barışı tahkim etme kararlılığımızın somut ve son derece önemli bir adımını oluşturmaktadır."

“GİDİŞATA DUR DENİLMELİ”
"Yıllardır Orta Doğu ve çevre coğrafyalar, dışarıdan dayatılan müdahalelerin, ithal güvenlik formüllerinin ve vekalet savaşlarının bedelini ağır bir şekilde ödemiştir. Bu gidişata dur denilmesi ve bölgenin sorunlarına bizzat bölge içerisinden çözümler üretilebilmesi büyük önem taşımaktadır."

“TAHRAN'DA YAPILAN GÖRÜŞMELER DEĞERLİDİR”
"Mekke Anlaşması ile “stratejik diyaloğu, karşılıklı güveni ve birlikte çalışma kültürünü büyüterek, Orta Doğu’da kolektif bir caydırıcılık kalkanı inşa edilmesi” kayda değer bir gelişmedir. Dün Tahran’da yapılan görüşmeler bu anlamda kıymetlidir."

 Dışişleri Bakan Yardımcısı Levent Gümrükçü, “Mekke Anlaşması, üç ülke arasındaki özel dostluk ilişkilerinin bir uzantısı olmanın yanısıra, bölgemizde ihtiyacı giderek daha fazla hissedilen bölgesel sahiplenme anlayışının da somut bir üründür.” ifadelerini kullandı. 

Gümrükçü değerlendirmelerine şöyle devam etti:

"Nitekim bölgemizdeki sorunların daha da çetrefil bir hale geldiği günümüzde, Anlaşmanın tarafı üç ülke, bu sorunlara dışardan çözüm bulunmasını beklemek yerine, kendileri sorumluluk üstlenerek, işbirliği ve kolektif savunma anlayışına dayalı bir bölgesel güvenlik mimarisinin ilk adımını atmış ve bu yönde oluşturulacak kurumsal yapının hukuki zeminini ortaya koymuştur."

"Mekke Anlaşması’yla zemini oluşturulan bu yapının, sadece taraf üç ülkenin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı yapması; karşılıklı güven temelinde diyalog ve işbirliğini güçlendirerek, bölgede kalıcı ve öngörülebilir istikrar ortamı yaratması; esasen büyük bir potansiyele sahip olmakla birlikte on yıllardır devam eden çeşitli kriz ve ihtilaflar nedeniyle bu potansiyelini hayata geçirememiş bulunan bölgemizde, bizzat bölge ülkelerinin kendi sorumluluğu ve sahipliğinde bir barış istikrar ve refah vizyonu ortaya koyması hedeflenmektedir."

 “ANLAŞMA HERHANGİ BİR ÜLKEYİ HEDEF ALMAMAKTADIR”
"Tamamen savunma odaklı olan Mekke Anlaşması herhangi bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması hedefini gözeten ve devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı, meşru müdafaa hariç güç kullanmama ve içişlerine müdahale etmeme ilkeleri başta olmak üzere, uluslararası hukuka saygı gösteren tüm bölge ülkelerinin katılımına açıktır."

MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki savunma ortaklığının mimarı olan anlaşma, 16 maddeden oluşuyor. Anlaşmaya göre, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırı, hepsine yapılmış sayılacak.

TEHDİT ALTINDAKİ ÜLKEYE DESTEK
Taraflar, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesinde yer alan "meşru müdafaa hakkı" çerçevesinde, saldırıya uğrayan ülkeye, askeri imkan ve kabiliyetler de dahil olmak üzere destek sağlayacak.

Anlaşma, taraflar arasında savunma sanayii ve güvenlik alanında da derin bir işbirliğini şart koşuyor. Buna göre, savunma yeteneklerini geliştirmek amacıyla, savunma kurumları arasında karşılıklı personel değişimi, ortak eğitim ve tatbikatlar yapılabilecek.

ANLAŞMA EN AZ 10 YIL GEÇERLİ OLACAK
Taraflar, yürürlüğe girmesini takip eden ilk 10 yıl boyunca anlaşmadan ayrılamayacak. 10 yılın ardından ise en az 3 ay önceden yazılı bildirimde bulunarak çekilme hakkı kullanılabilecek.