Savunmadan otomotive terzi usulü mühendislik
Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren Praxen Mühendislik, firmaların mühendislik alanındaki ihtiyaçlarına çözüm ortağı olarak fikirleri üretilebilir ürünlere dönüştürüyor. İhtiyaca özel sistem ve bileşenler geliştiren şirket, prototip aşamasından seri üretime kadar uzanan süreçte firmalara mühendislik ve üretim desteği sunuyor.

Savunma sanayi, otomotiv ve ileri teknoloji alanlarında ihtiyaca özel ürün geliştirme ve üretim hizmetleri sunan Praxen Mühendislik, yerli mühendislik birikimini katma değerli ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor. Teknopark İstanbul’daki mühendislik çalışmalarını Tuzla’daki üretim kabiliyetiyle birleştiren şirketin bundan sonraki hedefi ise ihracat. Praxen Mühendislik’in kurucusu Erim Özel, şirketin kuruluş hikayesini, çalışma modelini ve gelecek hedeflerini İstanbul Ticaret’e anlattı.
YERLİ MÜHENDİSLİK VİZYONU
Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?
Praxen Mühendislik olarak savunma sanayi, otomotiv ve ileri teknoloji alanlarında çalışan firmalara mühendislik, ürün geliştirme ve üretim hizmetleri sunuyoruz. Teknopark İstanbul’da yer alıyoruz, aynı zamanda SAHA İstanbul üyesiyiz. Tuzla’daki tesisimizde prototipleme, eklemeli imalat ve montaj çalışmaları yürütüyoruz Praxen Mühendislik, Nisan 2026’da kurulan genç bir şirket. Ancak arkasında uzun yıllara dayanan bir mesleki deneyim var. Ford Otosan’ın soğutma sistemleri ve araç güvenliği ekiplerinde çalıştım. İsveç’te Volvo ile uluslararası deneyim kazandım. Altan Hidrolik’te ise Projeler Tasarım ve Mühendislik Müdürlüğü görevini üstlendim. Otomotiv ve savunma sanayine yönelik projeler ile Ar-Ge çalışmalarında görev aldım. Yurt dışında edindiğim deneyimi Türkiye’nin mühendislik ve üretim gücüne katkı sağlayacak şekilde değerlendirmek istedim. Praxen Mühendislik’i de bu düşünceyle kurdum. Bir firma kendi alanında çok güçlü olabilir ve iyi bir fikre sahip olabilir. Ancak yeni bir proje için gereken bütün mühendislik disiplinlerini bünyesinde barındırmayabilir. Ya da mevcut iş yükü nedeniyle projeye yeterli kaynak ayıramayabilir. Biz burada devreye giriyoruz. İhtiyacı belirliyor, sistemi veya bileşeni geliştiriyor, ardından prototipten seri üretime kadar sürecin farklı aşamalarında destek veriyoruz.
FİKİRDEN ÜRÜNE
Bir fikir nasıl üretilebilir ürüne dönüşüyor? Sanayinin hangi ihtiyaçlarına çözüm sunuyorsunuz?
Mekanik ve elektromekanik sistem tasarımı, elektronik ve yazılım geliştirme, termal yönetim, mühendislik analizleri, prototipleme ve üretime hazırlık temel çalışma alanlarımız. Soğutma, hidrolik ve pnömatik sistemlerin yanı sıra araç HVAC sistemleri ile basınçlandırma sistemleri geliştiriyoruz. Mekanik yapı, elektronik donanım ve kontrol yazılımını bir bütün olarak ele alıyoruz. Örneğin, bir sistemin soğutulması gerekiyorsa açığa çıkan ısıyı, çalışma ortamını, yerleşim sınırlarını ve üretim koşullarını birlikte değerlendiriyoruz. Buna göre gerekli soğutma sistemini tasarlayıp tedarik ediyoruz. Askeri veya ticari araçlarla haberleşebilen ve ilgili standartlara uygun sistem ve bileşenler de geliştiriyoruz. En önemli avantajlarımızdan biri projelere OEM, yani ana üretici gözüyle bakabilmek. Bir parçanın yalnızca kendisini değil, ürünün bütünü içinde nasıl çalışacağını, nasıl monte edileceğini, bakımının nasıl yapılacağını ve olası tasarım değişikliklerini de hesaba katıyoruz. Praxen Craft ise eklemeli imalat ve dijital üretim markamız. Tuzla’daki tesisimiz ve üretim ağımız üzerinden özel üretim taleplerine cevap veriyoruz. Prototiplerden kullanım amaçlı özel parçalara ve montaj aparatlarına kadar farklı ürünler tasarlayıp üretiyoruz. Mühendislik ve üretimin aynı yapı içinde olması önemli bir avantaj sağlıyor. Üretim yöntemini, malzemeyi ve montaj süreçlerini daha tasarım aşamasında değerlendirebiliyor, üretimden gelen geri bildirimleri yeniden tasarıma aktarabiliyoruz. Böylece fikir ile üretim arasındaki mesafeyi kısaltıyoruz.
AKILLI ÜRETİM DÖNEMİ
Mühendislikte farkı ne yaratıyor? Eklemeli imalattan yapay zekaya uzanan teknolojiler çalışma biçiminizi nasıl değiştiriyor?
Yılların deneyimini yeni mühendislik araçlarıyla bir araya getiriyoruz. Dijital tasarım, mühendislik analizleri, hızlı prototipleme ve eklemeli imalat bunun önemli parçaları. Bir tasarımı erken aşamada fiziksel olarak görebilmek, geliştirme sürecindeki kararları daha sağlıklı almamızı sağlıyor. Özellikle tasarımın sık değiştiği aşamalarda eklemeli imalat büyük esneklik sunuyor. Uygun parçalarda kalıp yatırımı yapmadan ilk örneği üretebiliyor, montajı ve kullanımı değerlendirebiliyoruz. Düşük adetli üretimlerde de parçanın işlevine ve malzemesine göre ekonomik seçenekler geliştirmek mümkün. Teknolojiyi tek başına amaç olarak görmüyoruz. Kullanım koşullarını, üretim adedini, kalite beklentisini ve toplam maliyeti birlikte değerlendiriyoruz. Makina öğrenmesi alanında da çalışmalarımız var. Yapay zeka ve makina öğrenmesini mühendislik süreçlerine sağladıkları somut katkı üzerinden değerlendiriyoruz. Veriyi incelemeyi ve seçenekleri karşılaştırmayı kolaylaştırıyorlar. Ancak ortaya çıkan sonucun mühendislik açısından doğrulanması gerekiyor. O nedenle temelimiz, hesap, analiz ve fiziksel doğrulama.
İHRACAT ROTASI
Praxen Mühendislik’in rotası hangi pazarlara uzanıyor? İhracat hedefleriniz neler?
Mühendislik hizmetleri, özel üretim ve kendi ürünlerimiz birbirini tamamlıyor. Bir prototiple başlayan çalışma, tasarımın geliştirilmesi ve sonraki üretim ihtiyaçlarıyla uzun süreli bir işbirliğine dönüşebiliyor. Özellikle KOBİ’ler ve teknoloji girişimleri için erişilebilir mühendislik desteğinin önemli olduğunu düşünüyoruz. İsveç’teki çalışma deneyimim sayesinde İskandinav ülkeleriyle güçlü mesleki ve ticari bağlarımız var. Bölgedeki çalışma kültürünü ve teknik beklentileri tanımak, ortak bir çalışma dili oluşturmak açısından avantaj sağlıyor. Mühendislik ve üretim konusunda farklı işbirliği imkanları görüyoruz ve belirli projeler için görüşmelerimiz sürüyor. Yüzümüz ihracata dönük. Türk mühendisliğinin ulaşabildiği seviyeyi hem yurt içinde hem yurt dışında görüyoruz. Türkiye’de geliştirdiğimiz mühendislik çözümlerini ve ürünleri uluslararası pazarlara taşımayı hedefliyoruz.

YENİ ŞİRKETLER HEDEFİ
Nasıl bir büyüme planınız var? Yeni markalar ve bağımsız şirketler gündeminizde mi?
Büyümeyi yalnızca şirketin ölçeğinin artması olarak görmüyoruz. Farklı sektörlerde çalışmak yeni ihtiyaçları görmemizi ve mühendislik birikimimizi farklı alanlara taşımamızı sağlıyor. Bu süreçte ortaya çıkan bazı çözümlerin zamanla kendi ürünlerine ve markalarına dönüşebileceğini düşünüyoruz. İleride belirli ürün veya teknolojilere odaklanan spin-off şirketlerin Praxen Mühendislik bünyesinden çıkmasını da büyüme vizyonumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Her girişimin kendi alanında uzmanlaşarak uluslararası pazarlarda yer bulmasını istiyoruz. Hedefimiz Türkiye’de teknoloji geliştiren, ihracat yapan, nitelikli istihdam oluşturan ve yeni teknoloji girişimlerine zemin hazırlayan bir yapı kurmak.
Teknoloji ekosistemi
Teknopark İstanbul’un ekosistemi nasıl katkı sağlıyor?
Teknopark İstanbul, teknoloji geliştiren bir şirketin ihtiyaç duyduğu farklı unsurları aynı ekosistemde buluşturuyor. Teknik bilgi tek başına yeterli değil; doğru iş ortağına ulaşmak, projeyi geliştirmek ve ortaya çıkan çözümü ticarileştirmek de gerekiyor. Teknoloji Transfer Ofisi’nin proje geliştirme, üniversite-sanayi işbirlikleri ve sınai mülkiyet hakları alanındaki çalışmalarını önemli buluyorum. İş geliştirme faaliyetleri ve firmaları bir araya getiren programlar da yeni bağlantıların kurulmasını kolaylaştırıyor. Savunma, havacılık ve ileri teknoloji firmalarına yakın olmak bizim çalışmalarımızla doğrudan örtüşüyor. Biz de Teknopark İstanbul’daki mühendislik çalışmalarımızı Tuzla’daki üretim kabiliyetimizle birleştirerek bu ekosisteme katkı sunmak istiyoruz.
Geleceğe mühendislik mirası
Türkiye’ye dönüp kendi şirketinizi kurarken sizi yönlendiren temel inanç neydi? Gelecek nesil mühendislere nasıl bir miras bırakmak istiyorsunuz?
Yurt dışında çalışırken hep şunu düşünüyordum: Türkiye’den çıkan bir mühendis olarak uluslararası projelerde sorumluluk alabiliyorsak, kendi ülkemizde geliştirdiğimiz ürünlerle de aynı masada yer alabiliriz. Türkiye’ye dönme ve Praxen Mühendislik’i kurma kararımın arkasında bu inanç var. Geliştirdiğimiz bir sistemin bir araçta çalışması veya ürettiğimiz bir parçanın sahada görevini yerine getirmesi bizim için çok değerli. Bunun arkasındaki tasarım, yazılım, elektronik ve üretim bilgisinin Türkiye’de birikmesini önemsiyoruz. İleride Praxen Mühendislik bünyesinden yeni teknoloji şirketlerinin çıktığını, genç mühendislerin burada kazandıkları deneyimle kendi ürünlerini geliştirdiğini görmek istiyorum. Benim için ülkeme hizmet etmenin karşılığı, bilgiyi burada ürüne, üretime ve yeni fırsatlara dönüştürebilmek.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.