Savunmada 3 yılda yüzde 229 artış: Kaynaklar seri üretime yönelecek
Savunma sanayinin son beş yılda geliştirdiği hava platformları ve hava savunma sistemleri, yeni OVP döneminde seri üretim ve tedarik öncelikleri arasında yer alıyor. Savunma harcamaları için açıklanan yüzde 229’luk kaynak artışıyla yerli üretim kapasitesinin ve teknolojik yetkinliklerin güçlendirilmesi hedefleniyor.

TÜRKİYE, son beş yılda savunma sanayinde insansız hava araçlarından jet uçaklarına uzanan projelerde yeni aşamalara geçti. AKINCI 2021’de envantere girdi; KIZILELMA 2022’de, HÜRJET ve ANKA-III 2023’te, milli muharip uçak KAAN ise 2024’te ilk uçuşlarını gerçekleştirdi. Bu gelişmelerle genişleyen ürün portföyünün üretim ve tedarik ihtiyaçları, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) savunmaya ayrılması planlanan ilave kaynağın gündemini oluşturuyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 6 Eylül’de açıkladığı programın tanıtım sunumunda, savunma harcamaları için yüzde 229 artış yer aldı. ‘Öncelikli alanlara ilave kaynak tahsisi’ başlığı altında verilen oran, savunmayı kaynak artışında öne çıkan alanlardan biri yaptı. Hedef, yerli sistemlerin geliştirilmesiyle birlikte seri üretimin ve yüksek adetli alımların desteklenmesi.
Savunma Sanayii Başkanlığı’nın verilerine göre, sektörün 2025 yılı savunma ve havacılık ihracatı 10 milyar 54 milyon dolara ulaştı. Yürütülen proje sayısı 1.400’ü aşarken, ihale süreci devam edenler de dahil proje hacmi yaklaşık 150 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu tutar, yıllara yayılan projelerin büyüklüğünü gösteriyor; yıllık savunma bütçesi anlamına gelmiyor.
BÜTÇEDE İKİ AYRI GÖSTERGE
OVP’deki yüzde 229’luk açıklama ile Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) ödenek tavanlarını ayrı değerlendirmek gerekiyor. Program ekinde MSB için üç yıl sonra 2029’da 2.07 trilyon lira ödenek teklif tavanı bulunuyor. Bu nominal tutar bütçe hazırlıklarına esas olacak kurum ödeneklerini gösteriyor; bütün savunma ve güvenlik harcamalarını kapsamıyor.

MSB’nin 2026’daki yaklaşık 822 milyar liralık bütçesiyle karşılaştırıldığında, 2027 için öngörülen artış yaklaşık yüzde 86 düzeyinde. Dolayısıyla yüzde 229 oranı, Bakanlığın toplam bütçesindeki yıllık artış olarak okunamıyor. Resmi sunumda bu oranın hesaplandığı başlangıç tutarı ve kapsadığı kurumlarla fonların ayrıntılı dökümü verilmiyor.
Bakanlığın 2027 ödenek tavanında yaklaşık 936 milyar lira mal ve hizmet alımlarına, 501 milyar lira ise personel giderlerine ayrılıyor. Alım kaleminin büyüklüğü, bütçede tedarikin ağırlığını gösteriyor. Ancak bu toplamdan hareketle belirli bir uçak, füze veya gemi projesine ayrılan tutarı hesaplamak mümkün değil.
ÜRETİM KAPASİTESİ VE TESLİMAT MİKTARI
Artan savunma harcamalarının araç ve ekipman tedarikine ayrılacak bölümünde yerli platform, silah, sensör ve mühimmatlar öne çıkıyor. Kaynağın üç aşamadaki ihtiyaca yönelmesi bekleniyor: Tasarım sonrasında geliştirme faaliyetleri süren ürünler, seri üretime geçecek sistemler ve üretimi devam eden ürünlerin daha yüksek adetlerde temini.
KIZILELMA, ANKA III, HÜRJET, ÇELİKKUBBE bileşenleri ve deniz platformları öne çıkan projeler arasında bulunuyor. Program dönemindeki öncelik, geliştirme faaliyetlerinin yanı sıra üretim hatlarının kapasitesini ve teslimat miktarlarını artırmak. Bununla birlikte OVP, bu platformlar için ayrı ayrı sipariş adedi veya proje ödeneği açıklamıyor.
HAVA SAVUNMASINDA KAPASİTE İHTİYACI
Hava savunması, yüksek adetli üretim ihtiyacının belirginleştiği alanlardan biri. ÇELİKKUBBE kapsamında radarların, silah sistemlerinin ve komuta kontrol unsurlarının birlikte çalışması hedefleniyor. ASELSAN’ın 2025 faaliyet raporunda, 47 araçtan oluşan ÇELİKKUBBE sistemlerinin teslimatı sektörün önemli gelişmeleri arasında gösteriliyor.

Sahadaki sistemlerin anlık haberleşmesini ve bütünleşik çalışmasını sağlayacak yapay zeka destekli komuta kontrol yazılımı da bu mimarinin parçalarından biri. Böylece hava savunmasına yönelik tedarik ihtiyacı, füze ve lançerlerin yanında radar, elektronik harp, haberleşme ve yazılım sistemlerini de kapsıyor.
KRİTİK TEKNOLOJİLERE YERLİ KAPASİTE
Yeni dönemde hava savunma sistemlerinin daha yüksek adetlerde üretilmesi ve mevcut hatların kapasitesinin artırılması öngörülüyor. ÇELİKKUBBE’nin bileşenlerine yönelik alımlar, yerli tedarike aktarılacak kaynağın kullanım alanları arasında yer alıyor.
OVP, savunmayı ‘ekonomik güvenlik ve dayanıklılık’ başlığı altında ele alıyor. Savunma, yarı iletkenler ve yapay zeka gibi stratejik alanlarda yerli Ar-Ge, üretim ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Savunma ürünlerinde çevik üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve yerli katkının artırılması da programın öncelikleri arasında.
Teknoloji gündeminde yapay zeka, siber güvenlik, otonom sistemler, kuantum, hipersonik sistemler, ileri malzemeler, uzay ve uydu teknolojileri bulunuyor. Bu alanlarda araştırma kurumları, üniversiteler ve şirketler arasındaki işbirliklerinin desteklenmesi öngörülüyor. Böylece program, platform tedarikinin yanında gelecek nesil sistemlerin gerektirdiği araştırma altyapısını da kapsıyor.
NİTELİKLİ İŞGÜCÜ DE PROGRAMDA
Üretim artışını destekleyecek insan kaynağı da OVP’nin savunmayla bağlantılı başlıkları arasında. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinlikler için sürekli eğitim ve mesleki gelişim programlarının yaygınlaştırılacağını açıkladı. İŞKUR, Savunma Sanayii Başkanlığı ve HAVELSAN işbirliğindeki KOVAN programıyla bir yılda 500 gencin kurumsal kaynak planlama alanında uzmanlaştırılması hedefleniyor.

SAVUNMANIN TEKNOLOJİSİ SİVİL SANAYİYE
OVP, savunma sanayindeki teknolojik birikimin sağlık, ulaşım, enerji ve elektronik gibi sivil alanlara aktarılmasını da hedefliyor. Teknoloji yoğun kamu alımlarında yerli savunma şirketlerinin yeteneklerinden yararlanılarak yerliliğin ve katma değerli ihracatın artırılması amaçlanıyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunmada elde edilen teknoloji ve yetkinlikleri sivil endüstrilere taşımak istediklerini belirtti.
Bu kapsamda savunma sanayinde uygulanan uzun vadeli sipariş ve talep oluşturma yaklaşımı; sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları, elektronik ve kritik sanayi girdilerine yaygınlaştırılacak. Kamu alımlarıyla üreticilere öngörülebilir talep sunulması, yatırım kararlarının ve üretim kapasitesinin desteklenmesi hedefleniyor.

Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.