Rekolte rekoru gıda enflasyonunu soğutacak

Geçen yıl kuraklık ve don felaketleriyle tarımsal üretimdeki daralma, 2026'da yerini berekete bırakıyor. TÜİK verilerine göre tahıl ve meyvede beklenen rekor üretim artışları, hem tezgahlara ucuzluk getirecek hem de gıda enflasyonuna nefes aldıracak.

Giriş: 12.06.2026 - 08:57
Güncelleme: 12.06.2026 - 08:57
Rekolte rekoru gıda enflasyonunu soğutacak

Geride bıraktığımız 2025 yılında, tarımsal üretim açısından olumsuz gelişmeler yaşanmıştı. Kış aylarındaki şiddetli kuraklığın yanı sıra özellikle bahar aylarında 65 ilde etkili olan zirai don olayları rekoltede ciddi kayıplara yol açtı. Bitkisel üretim verilerine göre tahıl üretimi yüzde 10.4 azalışla 67.1 milyon tona, meyve üretimi ise dondan ağır hasar alarak yüzde 30.4 gibi sert bir düşüşle 19.7 milyon tona gerilemişti.

Yaşanan bu üretim şoku, tarımın 2025'te yüzde 8.8 küçülmesine neden oldu. Tarımsal arz daralması gıda enflasyonunu yukarı çekerek hane halkı bütçelerinde etki yarattı. TÜİK’in Mayıs 2026 verilerinde dahi gıda enflasyonunun yıllık yüzde 34.86 seviyesinde direnç göstermesi, geride kalan arz şokunun piyasalardaki artçı etkilerinin fiyatlar üzerinde halen sürdüğünü gösteriyor.

YAĞIŞLAR CAN SUYU OLDU
2026 yılına girilmesiyle birlikte iklim şartları tarımın lehine döndü. Kış yağışlarının miktar ve süreklilik açısından artması, ilkbahar yağışlarının da mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesi, toprak nemini ve yeraltı sularını artırdı. Kuraklık riskinin ortadan kalkmasıyla tarımsal verimde geçen yıla kıyasla güçlü bir toparlanma süreci başladı.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, 2026 yılında üretim miktarlarının tarla ürünleri ile tahıllarda yüzde 12.6, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise yüzde 57.8 oranında artması öngörülüyor. Toplam üretim miktarlarının tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 75.4 milyon tona, meyvelerde 31 milyon tona ulaşması, sebzelerde ise 33.3 milyon tonda dengede kalması bekleniyor.

HUBUBATTA GÜÇLÜ ARZ BEKLENTİSİ
Temel gıda ve hayvancılık sektörü için hayati olan tahıl grubundaki beklentiler emtia piyasaları için olumlu bir tablo çiziyor. 2026'da tahıl üretiminin yüzde 21.7 artışla 41.6 milyon ton olması bekleniyor. Stratejik ürünümüz buğdayda üretimin yüzde 26.7 artarak 22.8 milyon tona, arpa üretiminin ise yüzde 50 gibi büyük bir artışla 9 milyon tona çıkması öngörülüyor.

Arpa rekoltesindeki bu rekor artış, gıda finansmanı açısından kritik bir anlama sahip. Yem maliyetlerinin ciddi oranda düşmesini sağlayacak olan bu rekolte bolluğu, büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta süt ve besi yemi fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletecek. 

MEYVEDE REKOR
Geçtiğimiz yıl zirai dondan en büyük darbeyi yiyen meyve grubunda da bu sene haberler oldukça iyi. TÜİK tahminlerine göre, geçen yıl rafta bulunamayan elmanın üretiminde yüzde 93.6, şeftalide yüzde 88.6 ve üzümde yüzde 53 oranında üretim artışı bekleniyor. Nektarinde yüzde 107.7, kirazda ise beklenen üretim artışı beklentisi yüzde 255.7 gibi bir orana ulaşmış durumda.

Sert kabuklularda ve narenciyede de tablo oldukça pozitif. Fındıkta yüzde 62.2, cevizde yüzde 95.1 ve Antep fıstığında yüzde 113.6 üretim artışı öngörülüyor. Mandalina ve portakalda yüzde 60'ı aşan artışlar hesaplandı. İç piyasada erişimi kolaylaştıracak bu rakamların, dış ticarette de tarımsal ihracat rekoru getirebileceği ve yüksek döviz girdisi sağlayabileceği beklentisi hakim.

HALDEN PERAKENDEYE OLUMLU YANSIYABİLİR
Ekonomi ve finans çevreleri, tarımdaki bu iyimser tablonun makroekonomik dengelere çok yakında olumlu yansıyacağı görüşünde birleşiyor. Taze meyve, sebze ve temel hububat ürünlerinde hasat mevsimiyle birlikte yaşanacak arz bolluğu, toptancı hallerinden perakende satış fiyatlarına kadar geniş bir yelpazede enflasyonu dengeleyebilir.