Hürmüz Boğazı’nda olası bir kesintinin, küresel enerji piyasaları üzerinde geniş çaplı etkiler yaratabileceği değerlendirilirken, senaryolar kısa süreli aksaklıklardan uzun vadeli krizlere kadar uzanıyor.
KISA SÜRELİ KESİNTİDE ETKİ SINIRLI KALABİLİR
Daha sınırlı bir senaryoda, arz kesintilerinin kısa sürede giderilmesi halinde petrol fiyatlarının geçici olarak yükseldikten sonra yeniden dengelenebileceği öngörülüyor.
Bu durumda ABD ekonomisinin görece daha az etkilenmesi, Avrupa’da ise büyümenin sınırlı şekilde yavaşlaması bekleniyor.
UZUN SÜRELİ ŞOKTA 150 DOLAR SENARYOSU
Kesintilerin haftalar veya aylar sürmesi halinde petrol fiyatlarının varil başına 150 dolar seviyesine yaklaşabileceği ya da bu seviyeyi aşabileceği ifade ediliyor.
Bu senaryonun küresel enflasyonu yeniden yukarı çekmesi ve ekonomik dengeleri zorlaması bekleniyor.
AVRUPA DAHA KIRILGAN
Enerji ithalatına daha bağımlı olan Avrupa ekonomisinin bu süreçten daha sert etkilenebileceği belirtiliyor. Yüksek enerji maliyetlerinin sanayi üretimi ve hane halkı harcamaları üzerindeki etkisinin daha güçlü olması, bölgedeki kırılganlığı artırıyor.
RESESYON VE STAGFLASYON RİSKİ
Daha olumsuz bir senaryoda, uzun süreli arz kısıtları ve enerji altyapısındaki hasarların hem ABD hem de Avrupa ekonomilerini teknik resesyona sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.
Avrupa’da enflasyonun uzun süre yüzde 4’ün üzerinde kalabileceği ve bunun stagflasyon riskini artırabileceği ifade ediliyor.
MERKEZ BANKALARI İÇİN ZOR DENGE
Enerji fiyatlarındaki yükselişin, başta Avrupa Merkez Bankası olmak üzere merkez bankalarını büyümeyi destekleme ile enflasyonu kontrol etme arasında zor bir dengeye itebileceği değerlendiriliyor.
FİNANSAL PİYASALARDA BASKI ARTABİLİR
Petrol arzına ilişkin risklerin finansal piyasalara da yansıması beklenirken, özellikle kredi piyasalarında baskının artabileceği belirtiliyor.
Uzun süreli kriz senaryosunda kredi risk primlerinin yükselmesi ve yüksek getirili tahvillerin daha kırılgan hale gelmesi öngörülüyor.