Özel sağlık kuruluşları mevzuatta esneklik istiyor

Özel sağlık kuruluşlarının mevzuat, denetim ve ruhsatlandırma süreçleri, Sağlık Bakanlığı yetkililerinin katıldığı seminerde tartışıldı. Sektör temsilcileri, binalarla ilgili fiziki kriterlerin ve ceza odaklı denetimlerin hastanelerin belini büktüğünü belirterek, mevzuatta esneklik taleplerini dile getirdi.

Giriş: 30.01.2026 - 09:12
Güncelleme: 30.01.2026 - 09:12
Özel sağlık kuruluşları mevzuatta esneklik istiyor

Özel sağlık sektöründe yaşanan sorunlar, İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) düzenlenen seminerde ele alındı. ‘Özel Sağlık Kuruluşlarının Mevzuat, Denetim ve Ruhsatlandırma Süreçleri’ başlıklı seminer, İTO’nun Eminönü’ndeki merkez binasında kamu ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

Seminer, İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Develioğlu’nun konuşmasıyla başladı. Mehmet Develioğlu, yaptığı değerlendirmede, özel sağlık sektöründe kamu ve özel sektör işbirliğinin önemine işaret etti. Develioğlu, düzenlenen seminerin yalnızca bilgilendirme amaçlı değil, aynı zamanda sektörün karşı karşıya olduğu sorunların doğrudan konuşulabildiği ve karşılıklı fikir alışverişine zemin hazırlayan önemli bir platform olduğunu belirtti.

Seminerde Sağlık Bakanlığı yetkilileri, özel hastaneler ve mevzuat konusunda gelişmeleri paylaştı ve soruları cevapladı. 

Özel sağlık kuruluşları mevzuatta esneklik istiyor

DEPREM VE YANGIN GÜVENLİĞİ

Sağlık Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı ve Meclis Üyesi Mustafa Cantürk’ün yönettiği oturumlarda Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Hasan Basri Velioğlu, mevzuatta yapılan değişikliklere dikkat çekerek, özellikle deprem ve yangın güvenliği için fiziki kriterlerin sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Velioğlu, özel sağlık sektörünün mevzuatla uyumlu, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıda ilerlemesinin, hem hizmet kalitesi hem de hasta güvenliği açısından önemine dikkat çekti.

Etkinlikte Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Genel Sekreteri Uzm. Dr. Uğur Baran bir sunum yaparak, sorunları ve çözüm önerilerini dile getirdi. 


4A’LI ÇALIŞMA ZORUNLULUĞU 

Dr. Baran, hekim çalışma rejiminde 4a’lı çalışma zorunluluğunun özel hastaneler için rekabet gücü kaybına yol açtığını ifade ederek, “Kayıt dışılığı önlemek isterken, tersine bir sonuç doğurduğumuzun farkında mıyız” dedi. 

Hekimlerin il dışında çalışmasına getirilen yasağın hasta yararına olmadığını kaydeden Baran, “Bazı alanlarda yeterli uzman olmadığından, haftada 1-2 gün il dışından ilgili uzmanın gelmesinin ne zararı var” diye konuştu. 

Ruhsatlı ve yıllardır hizmet veren özel hastanelerden, yeni açılacak hastanelerle aynı fiziki şartların istenmesinin işletmeleri zora soktuğunu belirten Baran, tavan yüksekliği gibi detaylar üzerinden faaliyet durdurma cezası uygulandığına dikkat çekti. 


KATKI PAYI VE SUT FİYATLARI

Yoğun bakım ünitelerinin her yıl milyonlarca lira zarar ettiğini hatırlatan Baran, “Çünkü katkı payı alamıyoruz, zararına hizmet veriyoruz. Ayrıca SUT fiyatlarıyla bu sistem nasıl ayakta kalacak” dedi. 

Birçok konuda özel hastanelere kamu hastanelerinden farklı muamele yapıldığını belirten Baran, “Su faturalarında bile bizi ayırdılar, ‘işyeri tarifesi’ kapsamına aldılar. 2026 yılında İstanbul'da özel sağlık kuruluşlarının su faturaları üç katına, tıbbi atık ücretleri 4 katına çıkacak” diye konuştu.

Özel Hastaneler Yönetmeliği, mülga 2. madde dolayısıyla yaşanan zorluklara dikkat çeken Dr. Baran, “Geçici 2. madde kapsamında hastaneler için ek süre tanımlanmalı. Fiziki koşulları henüz sağlayamayan kurumlara ruhsat iptali yerine ruhsat askıya alma veya geçici faaliyet izni gibi alternatifler sunulmalı. Deprem ve yangın güvenliği esas alınarak kademeli uyum süreçleri tanımlanmalı” diye konuştu.

Özel sağlık kuruluşları mevzuatta esneklik istiyor



CEZADAN ÖNCE UYARI TALEBİ

Seminerde; Tüm Sağlık Kuruluşları Derneği (TÜMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Başpınar ise ruhsatlandırma süreçleri, kamu ve özel sektör işbirliği, diyaliz hizmetleri ile reklam ve tabela uygulamalarına ilişkin sektör deneyimlerini paylaştı. 
 Onlarca küçük hastanenin kapandığını belirten sektör temsilcileri, “Denetimler ceza yazma odaklı olmamalı. Bu cezalar küçük işletmelerin belini büküyor. Denetimler eksik veya aksayan yerleri düzeltmeye yönelik uyarı şeklinde uygulanmalı” dedi. 

Seminer kapsamında; Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Yusuf Akdoğan, Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Eray Yaz, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Daire Başkanı Dr. Elif Ceren Köker, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Zülfü Kılıç da soruları cevapladı.