Cuma16 Ekim 202623:16İSTPİYASAKAPALI

Müfredat iş dünyasıyla şekillenecek

2027-2029 Orta Vadeli Programı, eğitim ile işgücü piyasası arasındaki uyumu artıracak yeni adımlar atılmasını öngörüyor. Buna göre, mesleki ve teknik eğitim müfredatı özel sektörle birlikte güncellenecek, staj ve işbaşı eğitiminde işletmelerin rolü artırılacak. Meslek yüksekokulları başta olmak üzere kontenjanların işgücü ihtiyacına göre planlanması ve mezunların istihdam durumunun izlenmesi sağlanacak.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Müfredat iş dünyasıyla şekillenecek

Orta Vadeli Program (OVP), eğitim ile istihdam arasındaki uyumsuzluğu azaltmaya yönelik bir dizi düzenleme içeriyor. Müfredatın sektörle birlikte güncellenmesinden staj ve işbaşı eğitimine, yükseköğretim kontenjanlarından mezun takibine kadar uzanan yeni modelde, eğitim planlamasının işgücü piyasasındaki ihtiyaçlarla daha güçlü biçimde ilişkilendirilmesi amaçlanıyor.

TÜİK’in Ağustos 2026 verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 7.8, 15-24 yaş grubundaki genç işsizlik oranı ise yüzde 13 seviyesinde. 2025 yılı yıllık göstergelerinde ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerin oranı yüzde 23.3 olarak hesaplandı. Veriler, gençlerin eğitimden çalışma hayatına geçişinin yanı sıra mezunların kazandığı beceriler ile işletmelerin aradığı nitelikler arasındaki uyuma da dikkat çekiyor. 

ÖZEL SEKTÖRE DAHA FAZLA SORUMLULUK  
2027-2029 yıllarını kapsayan OVP’ye göre mesleki ve teknik eğitim müfredatı özel sektörle işbirliğiyle güncellenecek. Staj ve işbaşı eğitimi programlarında da yönetim ve finansman dahil olmak üzere özel sektörün daha fazla sorumluluk üstlenmesi öngörülüyor. Böylece işletmelerin eğitimle ilişkisi yalnızca staj dönemine sıkışmayacak, sektörde ihtiyaç duyulan teknik becerilerin eğitim programlarına daha hızlı yansıtılması hedefleniyor. 

Bu ihtiyaç özellikle teknolojinin hızla değiştirdiği mesleklerde öne çıkıyor. Üretimde otomasyon, lojistikte dijital takip sistemleri, enerji sektöründe verimlilik ve dijitalleşme uygulamalarının yaygınlaşması, aynı meslekte aranan becerileri birkaç yıl içinde değiştirebiliyor. OVP kapsamında veri temelli meslek haritalama çalışmalarının yaygınlaştırılmasıyla değişen insan kaynağı ihtiyacının daha yakından takip edilmesi planlanıyor.

İHTİYACA GÖRE KONTENJAN
Yeni dönemdeki düzenlemelerden biri de yükseköğretim kontenjanları olacak. Başta meslek yüksekokulları olmak üzere kontenjanların, kamu ve özel sektörün orta vadeli işgücü ihtiyacıyla daha uyumlu hale getirilmesi planlanıyor. OVP takvimine göre bu alandaki çalışmanın 2027’nin ilk çeyreğinde yürütülmesi öngörülüyor.

Böylece kontenjan planlamasında öğrenci talebinin yanında istihdam ihtiyacının ağırlığının artması bekleniyor. Açık işlerin yanı sıra sektörlerin yatırım eğilimleri, teknolojik dönüşüm, bölgesel ihtiyaçlar ve mezunların istihdam durumu da planlamaya veri sağlayabilecek. Sanayi, ticaret, finans, turizm, lojistik, teknoloji ve hizmet sektörlerinin aynı işgücü piyasasında buluştuğu İstanbul açısından doğru beceriyle doğru işi eşleştirmek özel önem taşıyor.

MEZUNİYET SONRASI TAKİP
Sistemin üçüncü ayağını ise mezunların çalışma hayatındaki durumunun izlenmesi oluşturuyor. Mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğretim mezunlarının istihdam performansının analiz edilmesi ve sonuçlara göre kariyer destek mekanizmalarının geliştirilmesi öngörülüyor. Mezun takip sistemine ilişkin çalışmanın 2027’nin ikinci çeyreğinde uygulamaya geçmesi planlanıyor.
Bu sistemle birlikte eğitim programlarının çıktısı yalnızca mezun sayıları üzerinden değil, mezunların istihdama geçişi üzerinden de değerlendirilebilecek.

Diğer yandan ortaöğretim öğrencilerinin eğitimleri sürerken mesleki eğitim merkezlerine kayıt olarak mesleki yeterlilik kazanmasına imkan verecek çerçeve öğretim programı ve mevzuat düzenlemesinin de 2027’nin ilk çeyreğinde hayata geçirilmesi planlanıyor.

UYGULAMA AÇIĞI KAPANMALI
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Artık, mesleki eğitimde özellikle hızlı dönüşen alanlarda okulda kazanılan bilgi ile işletmelerin beklediği uygulama becerisi arasındaki farkın devam ettiğini söyledi.
“Programlar sektörün hızına yetişemiyor. Özellikle bilişim, otomasyon, robotik gibi alanlarda müfredat güncelleme döngüsü yavaş. İşletmeler, okulda öğrenilen bilgi ile sahadaki beceri arasında fark olduğunu belirtiyor” diyen Artık, özel sektörün müfredat, staj ve işbaşı eğitimindeki rolünün artırılmasının bu açığın kapatılmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Artık, stajın öğrenciyi gerçek çalışma ortamıyla buluşturması gerektiğini vurgulayarak, “İşletmede yapılan staj, öğrenciyi doğrudan üretim, bakım, kalite, lojistik gibi gerçek iş akışlarıyla karşılaştırır” dedi.

Mesleki eğitimin niteliğinin artırılması için işletmeler arasındaki eğitim kalitesi farkının, alan dışı stajların ve okul atölyeleriyle işyerlerinde kullanılan teknoloji arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi gerektiğini belirten Artık, yapay zeka, veri analizi, siber güvenlik ve otomasyonun yanı sıra enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik bilgisinin de mesleki eğitimde giderek daha fazla önem kazanacağını kaydetti.

ÜCRET VE KARİYER DE ETKEN 
Ekonomist Şevket Sayılgan ise nitelikli eleman sorununda müfredatın tek başına yeterli olmayacağı görüşünde. Sorunun beceri açığı kadar okuldan işe geçişteki eşleşme, ücret, çalışma koşulları ve kariyer imkanlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sayılgan, “Müfredat reformu gereklidir; fakat işverenin yetiştirme ve çalışanı elde tutma sorumluluğunun yerini alamaz” dedi.

Özellikle İstanbul’da ücretlerin kira ve ulaşım giderleri karşısındaki düzeyi, işyerine erişim, vardiya sistemi ve kariyer olanaklarının da çalışan bulma ve çalışanı elde tutma üzerinde etkili olduğunu belirten Sayılgan, işletmelerin aradıkları çalışanı yalnızca meslek adıyla tarif etmelerinin de yeterli olmadığını vurguladı. Sayılgan, “Firmalar ‘CNC elemanı istiyoruz’ yerine ‘teknik resim okuyabilen, takım seçebilen ve ölçüm yapabilen aday istiyoruz’ demeli. Bu yaklaşım, işgücü ihtiyacının beceri düzeyinde tanımlanmasını sağlayabilir” diye konuştu. 

Sayılgan, ayrıca stajın süresinden çok öğrenciye kazandırdığı becerilerin ölçülmesini; okul, işletme ve öğrenci açısından öğrenme hedeflerinin baştan tanımlanmasını ve mezunların işe giriş ve işte kalma durumlarının takip edilmesini önerdi.

HEDEF BUGÜNÜ DEĞİL 2030’U YAKALAMAK
ASELSAN Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mustafa Aydın ise eğitim planlamasında yalnızca mevcut açık pozisyonların dikkate alınmasının yeterli olmayacağını söyledi. Aydın, sektör temsilcileri, eğitimciler ve kamunun birlikte cevaplaması gereken temel sorunun, “2030’da hangi becerilere ihtiyaç duyulacağı” olduğunu söyledi. Aydın şöyle devam etti: “Müfredatı sadece bugünün işgücü talebine göre hazırlamak doğru değil. Sektör temsilcileri, eğitimciler ve kamu birlikte ‘2030’da hangi becerilere ihtiyaç duyacağız?’ sorusuna cevap vermeli.

Makina, elektrik ve imalat gibi geleneksel alanlar CNC, CAD/CAM, robotik, otomasyon, veri analitiği ve dijital üretim becerileriyle desteklenmeli.” 

Aydın, stajın da öğrencinin yalnızca işletmede belirli bir süre bulunması şeklinde görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Stajın amacının öğrenciyi işletmede bulundurmak değil, öğrenciyi işletmede birlikte yetiştirmek olduğunu düşünüyorum” dedi.
Bu modelde öğrencinin gerçek üretim süreçlerine katılması, iş güvenliği kültürü kazanması ve gelişiminin okul ile işletme tarafından birlikte takip edilmesi önem taşıyor. Aydın, öğretmenlerin sektörle bağının güçlendirilmesinin de sistemin tamamlayıcı unsurlarından biri olduğunu vurguladı. 

EĞİTİM-İSTİHDAM HATTINDA 4 ADIM
Müfredat sektörle güncellenecek: Mesleki ve teknik eğitim programlarında özel sektörün ihtiyaç duyduğu güncel becerilerin daha hızlı karşılık bulması amaçlanıyor.

Stajda sektörün rolü artacak: Özel sektörün staj ve işbaşı eğitimlerinin yönetim ve finansmanına daha fazla katılması öngörülüyor.

Kontenjanlar işgücü ihtiyacıyla eşleştirilecek: Başta meslek yüksekokulları olmak üzere yükseköğretim kontenjanlarının kamu ve özel sektörün orta vadeli ihtiyacına göre planlanması hedefleniyor.

Mezunların istihdamı izlenecek: Mesleki eğitim ve yükseköğretim mezunlarının çalışma hayatındaki durumları takip edilerek kariyer destek mekanizmalarının geliştirilmesi planlanıyor.

BARIŞ CABACI

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü