Cumartesi31 Ekim 202617:09İSTPİYASAKAPALI

Mısır'daki Mavi Cami'de Osmanlı izleri: İznik çinileri 375 yıldır korunuyor

Mısır'ın başkenti Kahire'de 1346 yılında Memlükler döneminde inşa edilen Mavi Cami, Osmanlı döneminde Türkiye'den getirilen İznik çinileriyle dikkat çekiyor. 1992 depreminde hasar gören ve 14 yıl süren restorasyonun ardından yeniden ibadete açılan tarihi yapı, Memlük ve Osmanlı mimarisini bir araya getirerek kültür turizmi açısından önemli bir değer taşıyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Mısır'daki Mavi Cami'de Osmanlı izleri: İznik çinileri 375 yıldır korunuyor

Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan tarihi Mavi Cami, yaklaşık 680 yıllık geçmişi ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan İznik çinileriyle İslam mimarisinin önemli eserleri arasında yer alıyor. Memlükler döneminde 1346 yılında inşa edilen cami, 1651 yılında Osmanlı Emiri İbrahim Ağa tarafından kapsamlı şekilde yenilendi. Türkiye'den getirilen mavi İznik çinileriyle ün kazanan yapı, deprem sonrası gerçekleştirilen 14 yıllık restorasyonun ardından tarihi ve sanatsal ihtişamını korumaya devam ediyor.

KAHİRE'NİN MAVİ CAMİSİ 1346 YILINDA MEMLÜKLER DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ

Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Mavi Cami, Memlük ve Osmanlı dönemlerine ait mimari özellikleri bir arada barındırmasıyla dikkat çekiyor.

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığının verilerine göre tarihi yapı, Sultan Kalavun'un Memlüklerinden Emir Şemseddin Aksungur en-Nasıri tarafından 1346 yılında yaptırıldı.

Asıl adı Aksungur Camisi olan yapı, halk arasında daha çok Mavi Cami olarak tanınıyor.

Cami, duvarlarını ve bünyesindeki türbeyi süsleyen mavi ağırlıklı çinilerden dolayı bu isimle anılıyor.

Tarihi yapı, Mavi Cami adının yanı sıra Nur Camisi ve İbrahim Ağa Camisi isimleriyle de biliniyor.

OSMANLI DÖNEMİNDE TÜRKİYE'DEN İZNİK ÇİNİLERİ GETİRİLDİ

Mavi Cami'nin bugünkü mimari kimliğinin oluşmasında Osmanlı döneminde gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının önemli bir yeri bulunuyor.

Osmanlı Emiri Müstahfizan İbrahim Ağa, 1651 yılında camide kapsamlı bir yenileme ve genişletme çalışması yaptırdı.

Bu çalışmalar sırasında Türkiye'den özel olarak getirtilen mavi İznik çinileri, caminin kıble duvarına yerleştirildi.

Mavi tonların hakim olduğu İznik çinileri, zamanla yapının en belirgin mimari ve sanatsal özelliklerinden biri haline geldi.

Caminin Mavi Cami olarak tanınmasında da söz konusu çiniler önemli rol oynadı.

MAVİ CAMİ MEMLÜK VE OSMANLI MİMARİSİNİ BİR ARAYA GETİRİYOR

Mısırlı uzman arkeolog Mecdi Şakir, yaptığı açıklamada, Mavi Cami'nin Mısır'daki İslam mimarisi açısından taşıdığı önemi değerlendirdi.

Şakir, yapının Memlük ve Osmanlı dönemlerinin kendine özgü mimari ve sanatsal özelliklerini bir araya getirmesi nedeniyle büyük değer taşıdığını belirtti.

Memlük döneminin özellikle mimari ve süsleme anlayışıyla öne çıktığını ifade eden Şakir, Osmanlı mimarisinin de kendine özgü özellikleri bulunduğunu vurguladı.

Şakir, tarihi yapıya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Cami, Mısır mimarisinde çok önemli iki dönemi buluşturması sebebiyle büyük bir değer taşıyor. Memlük dönemi mimari ve süsleme anlayışıyla ün kazanmış ve bunu camilerinde somutlaştırmıştır. Osmanlı döneminin de kendine has mimari bir imzası vardır."

1992 KAHİRE DEPREMİNDE HASAR GÖREN MAVİ CAMİ KAPATILDI

Kahire'nin önemli tarihi yapılarından Mavi Cami, 1992 yılında Mısır'ın başkentinde meydana gelen şiddetli depremden etkilendi.

Deprem sırasında hasar gören tarihi yapı, güvenlik gerekçesiyle ibadete kapatıldı.

Caminin yeniden kullanılabilir hale getirilmesi amacıyla uzun süre sonra kapsamlı bir restorasyon süreci başlatıldı.

2001 yılında başlayan restorasyon projesi toplam 14 yıl sürdü.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından tarihi cami, Mayıs 2015'te dönemin Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanı Memduh ed-Damati'nin katıldığı resmi törenle yeniden ibadete açıldı.

MAVİ CAMİ'DE 14 YIL SÜREN RESTORASYON ÇALIŞMALARI

Kahire'deki Mavi Cami'nin restorasyonu kapsamında yapının farklı bölümlerinde kapsamlı onarım çalışmaları gerçekleştirildi.

Restorasyon sürecinde caminin dış cepheleri, ibadet revakları, ahşap tavanları, balkonları, tonozları, minaresi ve yapıya bağlı türbeleri onarıldı.

Tarihi yapıda meydana gelen çatlaklar giderilirken çatıların yalıtımı da gerçekleştirildi.

Caminin en önemli sanat unsurlarından biri olan kıble duvarındaki İznik çinileri ise aslına uygun biçimde restore edildi.

Bu çalışmalarla tarihi yapının mimari özelliklerinin ve sanatsal değerlerinin korunması amaçlandı.

AĞA HAN KÜLTÜR VAKFI TARİHİ CAMİNİN KORUNMASINDA GÖREV ALDI

Mavi Cami'nin restorasyon sürecinde Ağa Han Kültür Vakfı bünyesindeki uzmanlar ve zanaatkarlar da görev yaptı.

Vakfa bağlı 60 ila 80 kişiden oluşan uzman ve zanaatkar ekibi, 2009-2012 yılları arasında yapıda koruma ve güçlendirme çalışmaları gerçekleştirdi.

Bu kapsamda 1992 depreminden sonra camiye yerleştirilen geçici destekler kaldırıldı.

Özellikle minare kaidesinde depreme karşı koruyucu önlemler alındı.

Ayrıca camideki mermer panellerin ve Osmanlı döneminden kalan İznik çinilerinin korunmasına yönelik çalışmalar yürütüldü.

MAVİ CAMİ'NİN MİMARİ ÖZELLİKLERİ VE TARİHİ TÜRBELERİ

Kahire Valiliğinin verilerine göre Mavi Cami, 80 metre genişliğe ve 100 metre uzunluğa sahip.

Tarihi yapının batı, doğu ve kuzey cephelerinde birer giriş kapısı bulunuyor.

Caminin bünyesinde üç türbe yer alıyor.

Bu türbeler arasında, 1651 yılında caminin yenilenmesini sağlayan Osmanlı Emiri Müstahfizan İbrahim Ağa'nın türbesi de bulunuyor.

Beyaz mermerden yapılan türbe, çevresini kaplayan mavi çinilerle dikkat çekiyor.

KAHİRE'NİN MAVİ CAMİSİ İLE SULTANAHMET CAMİSİ ARASINDAKİ BENZERLİK

Kahire'deki Aksungur Camisi, mavi çinileriyle İstanbul'un simge yapılarından Sultanahmet Camisi'ni hatırlatıyor.

İstanbul'da 1609-1616 yılları arasında inşa edilen Sultanahmet Camisi, iç mekanında kullanılan 20 bini aşkın mavi tonlu el yapımı çini nedeniyle dünyada Mavi Cami olarak tanınıyor.

Kahire'deki Aksungur Camisi de benzer bir süsleme geleneğiyle adını mavi çinilerden alıyor.

Her iki yapı da mimari süslemelerinde mavi çinilerin öne çıkmasıyla dikkat çekiyor.

KAHİRE'NİN TARİHİ MİRASINDA TURİZM POTANSİYELİ

Mısırlı uzman arkeolog Mecdi Şakir, Mavi Cami'nin tarihi ve mimari özelliklerinin yanı sıra kültür turizmi açısından da önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.

Şakir, Kahire'deki Derb el-Ahmer ve El-Muiz Caddesi çevresinde bulunan Memlük ve Osmanlı dönemi eserlerinin uluslararası ölçekte ziyaretçi çekebilecek nitelikte olduğunu ifade etti.

Tarihi Kahire'deki kültürel miras yatırımlarının dijital ve uluslararası pazarlama altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Şakir, bu adımların turizmden sağlanan ekonomik kazancı artırabileceğini söyledi.

Şakir, söz konusu çalışmaların Mısır'ın İslam mirasının dünya çapındaki konumunu güçlendireceğini de dile getirdi.

Memlükler döneminde inşa edilen ve Osmanlı döneminde İznik çinileriyle zenginleştirilen Mavi Cami, geçirdiği deprem ve restorasyon süreçlerinin ardından Kahire'nin tarihi ve kültürel mirasının önemli eserlerinden biri olmayı sürdürüyor.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni