Merkez bankalarının yeni rezerv planı: Doların payı azalacak
OMFIF anketine göre merkez bankaları, önümüzdeki 10 yılda rezerv portföylerindeki dolar varlıklarının payını azaltmayı planlıyor. Jeopolitik riskler nedeniyle altın, euro ve yuanın rezerv yönetimindeki ağırlığının artması bekleniyor.

Küresel merkez bankalarının rezerv yönetiminde doların ağırlığını kademeli olarak azaltmayı planladığı bildirildi. Resmi Para ve Finans Kurumları Forumu tarafından yayımlanan ankete göre, merkez bankaları önümüzdeki 10 yılda rezerv portföylerinde doların payının gerileyeceğini, altın, euro ve yuanın ise daha fazla öne çıkacağını öngörüyor.
MERKEZ BANKALARI DOLAR PAYINI AZALTMAYI PLANLIYOR
Resmi Para ve Finans Kurumları Forumu anketi, merkez bankalarının rezerv stratejilerinde değişim beklentisini ortaya koydu.
Ankete göre merkez bankaları, önümüzdeki 10 yılda rezerv portföylerindeki dolar varlıklarının payını azaltmayı planlıyor.
Jeopolitik riskler nedeniyle altın, euro ve yuanın rezerv yönetimindeki ağırlığının artması bekleniyor.
JEOPOLİTİK RİSKLER REZERV STRATEJİLERİNİ ŞEKİLLENDİRİYOR
Araştırmacılar, küresel politika faizlerinin kısa vadede yatırım kararlarının temel belirleyicisi olmayı sürdürdüğünü ifade etti.
Ancak jeopolitik risklerin uzun vadeli rezerv yönetimi stratejileri üzerinde giderek daha fazla etkili olduğu belirtildi.
Bu durum, merkez bankalarının portföy dağılımlarında daha kapsamlı değişikliklere yönelmesine neden oluyor.
TİCARET GERİLİMLERİNDEN ORTA DOĞU SAVAŞINA UZANAN RİSKLER
Geçen yıldan bu yana jeopolitik risklerin ticaret gerilimlerinin ötesine geçtiği kaydedildi.
Bu risklerin Orta Doğu’daki savaşı da kapsayacak şekilde genişlediği belirtildi.
Söz konusu gelişmelerin fon yöneticilerini portföy dağılımlarında daha dikkatli ve çeşitlendirilmiş stratejiler izlemeye yönelttiği ifade edildi.
DOLARIN KÜRESEL REZERVLERDEKİ PAYI YÜZDE 57 SEVİYESİNDE
Uluslararası Para Fonu tarafından üç ayda bir yayımlanan verilere göre, ABD dolarının küresel döviz rezervleri içindeki payı 2025’in dördüncü çeyreği itibarıyla yaklaşık yüzde 57 seviyesinde bulunuyor.
Veriler, doların rezerv para birimi olarak payının son yıllarda büyük ölçüde istikrarını koruduğunu gösteriyor.
Buna karşın doların payı, 1970’lerde görülen yüzde 85’in üzerindeki tarihi zirvelerin oldukça altında seyrediyor.
10 YIL SONRA DOLAR PAYI YÜZDE 52 OLARAK ÖNGÖRÜLÜYOR
OMFIF raporuna göre merkez bankaları, 10 yıl sonra ortalama rezerv portföylerinin yüzde 52’sinin dolar cinsinden varlıklardan oluşacağını öngörüyor.
Aynı dönemde euro cinsinden varlıkların payının yüzde 23 seviyesine ulaşması bekleniyor.
Yuan cinsinden varlıkların ise rezerv portföylerinde yüzde 5 paya sahip olacağı tahmin ediliyor.
90 KURUMUN GÖRÜŞÜ ALINDI
Raporda, OMFIF’in Mart ile Mayıs ayları arasında gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına yer verildi.
Anket, toplam 10 trilyon doların üzerinde rezerv varlığını yöneten 90 kurumu kapsadı.
Bu kurumlar arasında merkez bankaları, kamu emeklilik fonları ve devlet varlık fonları yer aldı.
EURO VE YUANIN CAZİBESİ ARTIYOR
Ankete göre merkez bankaları, kamu emeklilik fonları ve devlet varlık fonları euro ile yuanın cazibesinin arttığını kabul ediyor.
Buna rağmen her iki para biriminin de dolar seviyesinde küresel rezerv para konumuna ulaşmasını engelleyen yapısal sorunların sürdüğü değerlendiriliyor.
Bu nedenle doların rezerv portföylerindeki hakimiyetinin kısa vadede tamamen sona ermesi beklenmiyor.
ALTIN REZERV STRATEJİSİNİN MERKEZİNE YERLEŞİYOR
Rezerv yönetimindeki değişim eğilimi altına olan talebe de yansıdı.
OMFIF, altını jeopolitik risklerin “en belirgin kazananı” olarak tanımladı.
Raporda, altının kısa vadeli alım niyetlerinde başı çektiği ve jeopolitik riskler ile uluslararası para sistemine ilişkin endişelere karşı koruma aracı olarak rezerv stratejisinin merkezine yerleştiği ifade edildi.
MERKEZ BANKALARININ ALTIN REZERVİ ARTIYOR
Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 82’sinin fiziki altın bulundurduğu belirtildi.
Bu oranın geçen yıl yüzde 71 seviyesinde olduğu kaydedildi.
Veriler, merkez bankalarının altına yöneliminin güçlendiğini ve altının rezerv portföylerinde daha önemli bir yer edindiğini gösteriyor.
EURO İÇİN AB BORÇ İHRACI ÖNE ÇIKIYOR
Euroya ilişkin değerlendirmelerde Avrupa Birliği borç ihracı dikkat çekti.
Ankete katılanların yüzde 55’i, kalıcı ve büyük ölçekli Avrupa Birliği borç ihracının euro cinsinden rezerv varlıklarına olan ilgiyi artıracağını belirtti.
Bu durum, euronun küresel rezervlerde daha fazla yer bulması açısından önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.
YUANDA ÇEŞİTLENDİRME AVANTAJI ARANIYOR
Merkez bankalarının yuan cinsinden varlıklara yönelmede çeşitlendirme avantajını dikkate aldığı ifade edildi.
Ancak yuanın rezerv para olarak daha geniş kullanımının önünde yapısal engeller bulunduğu değerlendiriliyor.
Buna rağmen merkez bankalarının portföy çeşitlendirmesi kapsamında yuanı daha fazla değerlendirmeye aldığı görülüyor.
“DOLAR HAKİMİYETİNİ SÜRDÜRÜYOR”
OMFIF ekibi, doların portföylerde hakimiyetini sürdürdüğünü belirtti.
Raporda, doların güvenlik ve likidite açısından hâlâ rakipsiz olarak görüldüğü ifade edildi.
Ancak merkez bankalarının, özellikle gelişmekte olan piyasalarda hem kısa hem de uzun vadede dolar tahsisatlarını azaltmayı giderek daha fazla beklediği kaydedildi.
REZERV YÖNETİMİNDE YENİ DENGE ARAYIŞI
OMFIF anketi, küresel merkez bankalarının rezerv portföylerinde daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıya yöneldiğini ortaya koydu.
Doların küresel rezervlerdeki ana para birimi olma konumu sürse de altın, euro ve yuanın ağırlığının artması bekleniyor.
Jeopolitik riskler, ticaret gerilimleri ve uluslararası para sistemine ilişkin belirsizlikler, rezerv yönetiminde yeni denge arayışını hızlandırıyor.








Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…