Raporda “Yeni bir borç birikimi dalgası yaklaşıyor – Bu kez farklı olabilir mi?” başlığı dikkat çekti. Toplam borç, yılın ilk üç çeyreğinde 26,4 trilyon dolardan fazla artış kaydederken, küresel borcun GSYH’ye oranı yüzde 310’a yükseldi.
BORÇ ARTIŞI ABD VE ÇİN’DE YOĞUNLAŞIYOR
Borç birikimi özellikle ABD ve Çin’de hız kazandı. Küresel artışın büyük kısmı, merkez bankalarının para politikasında gevşemeye yöneldiği gelişmiş ekonomilerden geldi.
Gelişmiş ülkelerin toplam borcu 230,6 trilyon dolar, gelişmekte olan ekonomilerin borcu ise 115,1 trilyon dolar olarak hesaplandı. ABD’nin yanı sıra Fransa, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerde de borç yükü hızla arttı. Gelişmekte olan ülkeler arasında Çin’i, borç artışında Brezilya, Rusya, Kore, Polonya ve Meksika izledi.
KÜRESEL BORÇLARIN YAPISI: KAMU SEKTÖRÜ ÖNE ÇIKIYOR
Borçların dağılımında en büyük pay yine kamu sektörüne ait oldu.
Hane halkı borçları: 64 trilyon dolar
Finansal olmayan şirket borçları: 99,3 trilyon dolar
Kamu borçları: 105,8 trilyon dolar
Finansal sektör borçları: 76,6 trilyon dolar
GSYH’ye oranla hane halkı borçları yüzde 57,3, finansal olmayan şirket borçları yüzde 88,5, finans sektörü borçları yüzde 69,3, kamu borçları ise yüzde 95,4 seviyesinde gerçekleşti.
TÜRKİYE’DE KAMU BORÇLARI YATAY SEYRETTİ
Raporda Türkiye’nin borç dinamikleri de değerlendirildi. Buna göre:
Hane halkı borçlarının GSYH’ye oranı yüzde 9,8’den 10’a yükseldi.
Finansal olmayan şirket borçları yüzde 39,2’den 38,5’e geriledi.
Finansal sektör borçları yüzde 17,6’dan 17,5’e düştü.
Kamu borçları ise yüzde 27,7 seviyesinde yatay seyretti.
“YENİ BİR BORÇ DALGASI YAKLAŞIYOR” UYARISI
IIF, mevcut eğilimlerin “yeni bir küresel borç dalgasına” işaret ettiğini belirtti. Özellikle gelişmiş ülkelerde kamu borçlanmasının hızlanması, borç sürdürülebilirliğini zayıflatıyor. Uzmanlara göre, faiz oranlarındaki düşüş eğilimi kısa vadede rahatlama yaratsa da, uzun vadeli borç yönetimi riskleri artıyor.