Jefferies küresel bakır tahminlerini yayımladı: Fiyatlar uzun süre güçlü kalacak öngörüsü

ABD merkezli yatırım bankası Jefferies, 2030'a kadar bakır arzında yıllık ortalama 491 bin ton açık oluşacağını ve bu durumun fiyatları uzun süre yüksek tutacağını öngörürken; pound fiyatı, Çin'in güçlü dış satımı ve Ortadoğu'da azalan jeopolitik risklerle 6,3 dolarda dengelendi.

Giriş: 09.06.2026 - 12:04
Güncelleme: 09.06.2026 - 12:04
Jefferies küresel bakır tahminlerini yayımladı: Fiyatlar uzun süre güçlü kalacak öngörüsü

ABD merkezli yatırım bankası Jefferies, 2030 yılına kadar bakır arzında yıllık ortalama 491 bin tonluk açık oluşacağını ve bu durumun fiyatların daha uzun süre yüksek seviyelerde kalmasına neden olabileceğini açıkladı.


Jefferies tarafından yapılan değerlendirmede, bakır fiyatlarının daha önce tahmin edilenden daha uzun süre güçlü seyretmesinin beklendiği belirtildi.


Bankanın analizinde, metal fiyatlarındaki değişimlerin üretim maliyetleri üzerindeki etkilerine de yer verildi. Buna göre beyaz eşya ve elektrikli araç üretim maliyetlerinin yaklaşık yüzde 25’inin metallerden oluştuğu belirtildi.


Jefferies, bakır ve diğer metal fiyatlarında yüzde 25’lik bir artışın toplam üretim maliyetlerini yüzde 5 ila yüzde 6 aralığında yükseltebileceğini, veri merkezi kurulum maliyetlerine ise yaklaşık yüzde 3 oranında ek yük getirebileceğini kaydetti.


BAKIR FİYATLARI ÇİN VERİLERİ VE JEOPOLİTİK RAHATLAMAYLA 6,3 DOLAR CİVARINDA DENGELENDİ 
Bakır vadeli işlemleri salı günü (bugün) pound başına 6,3 dolar seviyesine yakın dengelendi. Fiyatlamada, dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumundaki Çin’den gelen güçlü ticaret verileri etkili oldu.


Trading Economics verilerine göre, Çin’in Mayıs ayında ihracatı yıllık bazda yüzde 19,4 artarak 376,8 milyar dolarla rekor seviyeye yükseldi. Artışta yapay zeka teknolojileri ve yenilenebilir enerji ürünlerine yönelik güçlü talep etkili oldu.


Bakır fiyatları, İran ve İsrail’in karşılıklı saldırıları durdurma konusunda uzlaşmaya varmasının ardından jeopolitik risklerin azalmasıyla da destek buldu. Bu gelişme, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları artırarak sıkı para politikasına yol açabileceğine ilişkin endişeleri azalttı.