İstanbul Ticaret Odası, uluslararası tanıtım faaliyetlerinden girişimciliğe, sanayiden kültür diplomasisine uzanan geniş etki alanıyla Türkiye ekonomisinin küresel entegrasyonuna yön veren kurumlardan biri olmayı sürdürüyor. 2025’te 18 sektörde 39 uluslararası ticaret etkinliğine Türk firmalarının katılımını sağlayan İTO, 2026 yılı için ise 40 organizasyonluk iddialı bir programla İstanbul’u dünya ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor.
İSTANBUL MARKASI
İTO, uluslararası tanıtım faaliyetlerini yalnızca firmalar bazında değil, şehir markası perspektifiyle de ele alıyor. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un cazibesini artıracak güçlü bir algı oluşturmak için kapsamlı projeler yürüttüklerini söyledi.
İstanbul Fuar Merkezi, TUGEV, ICVB, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ve Teknopark İstanbul gibi iştirakler aracılığıyla İstanbul markasının küresel ölçekte güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu çalışmalar, şehrin ticaret, kongre ve inovasyon merkezi kimliğini daha da pekiştiriyor.

KÜLTÜR DİPLOMASİSİNİN EN CANLI SAHNESİ
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un uluslararası ticaret organizasyonlarına tarihsel ve kültürel derinlik kazandıran nadir şehirlerden biri olduğuna işaret etti. İstanbul’da düzenlenen bu buluşmaların, yalnızca ürünlerin değil, kültürlerin de buluştuğu platformlara dönüştüğünü belirten Avdagiç, bu durumun kültür diplomasisi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
İş insanlarının İstanbul’da hem ticaretin gücünü hem de kültürün taşıyıcı rolünü yeniden keşfettiğini ifade eden Avdagiç, bu organizasyonların şehir ekonomisine sağladığı katkının çok boyutlu olduğunu dile getirdi.
18 ÜLKE, 26 ŞEHİR
İTO’nun uluslararası ticaret faaliyetleri yalnızca belirli merkezlerle sınırlı kalmadı. Türk firmaları, Oda’nın organizasyonuyla Çin’den İngiltere’ye, Katar’dan Rusya’ya, Almanya’dan Endonezya’ya kadar 18 ülkede, 26 farklı şehirde düzenlenen küresel buluşmalara katıldı.
Hannover, Las Vegas, Dubai, Guangzhou, Riyad, Moskova, Yeni Delhi, Paris ve Bakü gibi küresel ticaretin önemli merkezlerinde boy gösteren firmalar, hem yeni müşteri portföyleri oluşturdu hem de uluslararası işbirliklerinin kapısını araladı.
YENİ TEKNOLOJİ ÜRETMENİN KALKIŞ NOKTASI
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Oda’nın organizasyonlarının yalnızca ticari bir faaliyet değil, aynı zamanda üretim ve teknolojik gelişmenin de başlangıç noktası olduğunu vurguladı. Avdagiç, 2026 yılı için birçok uluslararası etkinliğin organizasyon çalışmalarının tamamlandığını belirterek, bu alandaki hamlenin hem nitelik hem nicelik açısından daha da güçlendirileceğini ifade etti.
Sanayi devrimi sonrasında gelişmiş ülkelerin uluslararası ticaret buluşmalarına büyük önem verdiğini hatırlatan Avdagiç, günümüzde de yeni teknolojilerin, yeni iş modellerinin ve küresel işbirliklerinin bu platformlar üzerinden şekillendiğini söyledi.
İŞ DÜNYASININ YÜKÜNÜ HAFİFLETEN MODEL
Avdagiç, İTO’nun yurt dışı organizasyonlarında firmaların üzerindeki operasyonel yükü büyük ölçüde üstlendiğine dikkat çekti. Ürünlerin taşınmasından stantların kurulmasına kadar pek çok sürecin İTO tarafından koordine edildiğini belirten Avdagiç, firmaların asıl işlerine, yani ticaret ve pazarlamaya odaklanabildiğini dile getirdi.
Son üç yılda organize edilen etkinlik sayısının büyüklüğünün iş dünyasından gelen yoğun talebin bir göstergesi olduğunu kaydeden Avdagiç, bu taleplerin yeni pazarlara açılma isteğinin açık bir yansıması olduğunu ifade etti.
144 YILLIK KURUMSAL GÜÇ
1882 yılında kurulan İstanbul Ticaret Odası, 144 yıllık tarihi boyunca Türkiye’nin ekonomik dönüşümüne tanıklık eden ve bu dönüşümün aktif bir parçası olan kurumlardan biri oldu. Avdagiç, kuruluş yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, İTO’nun etkisini Türkiye’nin her köşesinde ve dünyanın her kıtasında hissettirdiğini söyledi.
Oda üyelerinin sorun ve taleplerinin kamu kurumlarına en yüksek düzeyde iletildiğini belirten Avdagiç, İTO’nun üyelerinin sesi olma görevini kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti.

‘1.250 FİRMAYI DÜNYAYA TAŞIYORUZ’
İTO’nun temel misyonunun, üyelerinin küresel pazarlarda kalıcı yer edinmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Avdagiç, her yıl ortalama 1.250 firmanın 18 ülkede 40’ı aşkın fuara taşındığını söyledi. Bu sayede Türk ürünlerinin dünya pazarlarında rekabet gücünün arttığını belirten Avdagiç, Türkiye’nin ihracat başarılarında İTO’nun önemli bir payı bulunduğunu ifade etti.
İŞTİRAKLERLE GELEN STRATEJİK GÜÇ
İTO iştiraklerinin son dönemde başarılı bir performans sergilediğini belirten Avdagiç, İstanbul Dünya Ticaret Merkezi bünyesindeki İstanbul Fuar Merkezi’nin hem ulusal hem uluslararası alanda önemli bir konuma ulaştığını söyledi. Uzun yıllardır devam eden müzmin kiracı sorunlarının çözüldüğünü ve fuar alanlarının tapu süreçlerinin tamamlandığını kaydetti.
HEDEF 410 MİLYAR DOLAR İHRACAT
Türkiye'nin 2026 yılı için ihracat hedefi; 282 milyar dolar mal ihracatı ve 128 milyar dolar hizmetler ihracatı olmak üzere toplam 410 milyar dolar olarak belirlendi.
2025 yılında ihracatta tarihi rekorlara imza atıldı. Mal ihracatı 273.4 milyar dolara, hizmetler ihracatı ise 123.1 milyar dolara ulaştı. Toplam ihracatın 396.5 milyar dolar seviyesine yaklaştığı bu dönemin ardından, 2026 hedefiyle birlikte Türkiye’nin küresel ticaretteki payını daha da artırması amaçlanıyor.
Avdagiç, 2025 yılında mal ve hizmet ihracatının 396.5 milyar dolara ulaşmasının, Türkiye’nin üretim gücünü ve Türk ihracatçısının küresel ölçekteki başarısını açık biçimde gösterdiğini dile getirdi. Elde edilen bu sonucun, ihracat odaklı büyüme yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı.
Avdagiç, toplam 410 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. Bu hedefe ulaşmak için üretimde niteliğin ve rekabet gücünün artırılmasının öncelikli alanlar olduğunu ifade etti.
GİRİŞİMCİLİKTEN SAVUNMA SANAYİNE
İTO’nun destekleriyle hayata geçirilen Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), bugüne kadar 11 bini aşkın girişimciyi iş dünyasına kazandırdı. Avdagiç, merkezin dünyanın en iyi startup merkezleri arasında yer aldığını belirterek, girişimcilik ekosistemine sağlanan katkının altını çizdi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi, TUGEV, ICVB ve Teknopark İstanbul gibi yapılarla eğitimden turizme, savunma sanayinden teknolojiye uzanan geniş bir etki alanı oluşturuldu.

‘İTO, TÜRKİYE’NİN KÜÇÜK BİR NUMUNESİDİR’
Şekib Avdagiç, İstanbul Ticaret Odası’nı Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısının küçük bir modeli olarak tanımladı. Oda bünyesinde her siyasi görüşten, her bölgeden ve her inançtan üyelerin bulunduğunu belirten Avdagiç, ortak paydanın üretim, refah ve hizmet olduğunu vurguladı.
Avdagiç, 144 yıllık başarı hikayesinin arkasında bu çoğulcu ve uzlaşmacı yapının bulunduğunu ifade ederek, “İTO bir ses verdi mi, bu ses her yerde yankılanır” sözlerini vurguladı.
İTO'NUN BUGÜNKÜ VİZYONU
Oda’nın bugünkü yaklaşımı; girişimciliği güçlendiren yapılar, yerli firmaların dünya pazarlarına açılmasını sağlayan fuar ve ticaret heyeti organizasyonları ile eğitim–üniversite işbirlikleri aracılığıyla sahada karşılık buluyor. Oda’nın çalışmalarında öne çıkan başlıklar arasında; genç girişimcilere yönelik destekler, firmaların rekabet gücünü artıran organizasyonlar, akademik ve sektörel işbirlikleri ile kurumsal hafızayı güçlendiren faaliyetler yer alıyor. “Yerinde, kararlı ve iz bırakan adımlar” anlayışıyla şekillenen bu vizyon, İstanbul’un ticari dinamizmini ulusal ve uluslararası ölçekte ileri taşımayı amaçlıyor.
İHRACATA AÇILAN KAPI
İstanbul Ticaret Odası, üyelerinin dünya pazarlarında daha güçlü bir şekilde yer alabilmesi için uluslararası tanıtım organizasyonlarını stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. İTO, 2025 yılında Türk firmalarının 18 farklı sektörde 39 küresel etkinliğe katılımını organize ederek, ihracatın tabana yayılmasına önemli katkı sundu.
Bu çalışmalar kapsamında toplam 26 bin 500 metrekarelik alanda kurulan stantlarda yaklaşık 1.250 firma ürünlerini sergileme imkânı buldu. Aydınlatmadan tekstile, mobil iletişim teknolojilerinden dizi-film içeriklerine kadar geniş bir yelpazede Türk ürünleri dünya pazarlarının beğenisine sunuldu.