Kripto para piyasaları, 2026 yılının şubat ayına sert bir düşüş dalgasıyla girdi. Donald Trump yönetiminin sektöre yönelik pozitif söylemlerine rağmen Bitcoin (BTC), teknik açıdan kritik kabul edilen destek seviyelerini test ederek 68 bin dolar bandına geriledi. Yatırımcılar, ‘siyasi baharın’ neden piyasalara yansımadığını sorgularken, kurumsal analistler 2026'nın ikinci yarısı için rotayı makroekonomik verilere ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) olası politika değişikliğine çevirdi.
TRUMP'IN DESTEĞİ FİYATTA KALICI OLMADI
Trump yönetiminin ‘kripto dostu’ vaatleri ve ABD'nin bir ‘Bitcoin süper gücü’ olacağı yönündeki söylemlerine rağmen fiyatların geri çekilmesi, piyasa uzmanları tarafından ‘beklentinin satın alınıp, gerçeğin satılması’ (buy the rumor, sell the news) prensibiyle açıklanıyor.
Analistlere ve stratejistlere göre, Washington'daki destek şu an için ‘sözlü yönlendirme’ aşamasında kaldı ve yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesindeki bürokratik hız, piyasanın beklentisinin gerisinde. Ayrıca, Trump yönetiminin gümrük vergileri ve mali genişleme politikalarının kısa vadede enflasyonist baskı yaratabileceği endişesi, tahvil faizlerini yukarı iterek riskli varlıklardan kaçışı tetikledi. Piyasa, somut yasa tasarılarını ve regülasyon netliğini görmeden siyasi primi fiyatlamaktan vazgeçmiş durumda.
PARASAL GENİŞLEME BEKLENTİSİ
Piyasadaki karamsar havaya rağmen ekonomistlerin 2026'nın geri kalanı için çizdiği tabloda ‘parasal genişleme’ beklentisi ağır basıyor. Standard Chartered ve Bernstein gibi kurumların raporlarında yer bulan analizlere göre, ABD ekonomisindeki yavaşlama sinyalleri, Fed’i yılın ikinci yarısında faiz indirimlerine zorlayabilir.
Analistler, Trump’ın Fed başkanlığı için adayı olan Kevin Warsh üzerindeki ‘büyümeyi destekle’ baskısının, daha güvercin (gevşek) bir para politikasına kapı aralayacağını öngörüyor. Eğer Fed, faizleri indirir ve piyasaya likidite enjekte etmeye başlarsa, dolar endeksinde (DXY) yaşanacak bir zayıflama, doğrudan Bitcoin ve diğer kripto varlıklara yarayabilir. Doların küresel para birimleri karşısında değer kaybetmesi, tarihsel olarak Bitcoin rallilerini tetikleyebilen en büyük faktörlerden biri olarak görülüyor.
FİYAT BEKLENTİLERİ
Piyasada 10 bin dolar gibi aşırı karamsar kalan senaryolar dahi konuşulsa da kurumsal fon yöneticileri ve teknik analistler daha gerçekçi bant aralıklarına odaklanıyor.
Kötü senaryo (Destek arayışı): JPMorgan ve teknik analiz firmalarının raporlarına göre, 68 bin dolar desteğinin kırılması durumunda piyasanın 52-55 bin dolar aralığında güçlü bir taban oluşturması bekleniyor.
İyi senaryo (Likidite rallisi): Fundstrat ve VanEck gibi varlık yönetimi şirketlerinin projeksiyonlarına göre, Fed'in para musluklarını açması ve ETF girişlerinin yeniden hızlanması halinde Bitcoin'in yılsonuna doğru 100-120 bin dolar bandını hedefleyebileceği belirtiliyor.
KURUMSAL YATIRIMCI 'BEKLE-GÖR' MODUNDA
BlackRock ve Fidelity gibi devlerin yönettiği Spot Bitcoin ETF'lerinde son haftalarda görülen çıkışlar, kurumsal yatırımcının panik satışından ziyade ‘risk azaltma’ (de-risking) stratejisi izlediğini gösteriyor. Zincir üstü (on-chain) veriler, uzun vadeli Bitcoin sahiplerinin (HODLer) varlıklarını satmadığını, satış baskısının daha çok kısa vadeli spekülatörlerden ve kaldıraçlı işlem yapan fonlardan geldiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, 2026'nın ilk çeyreğinde volatilitenin devam edeceğini, ancak yılın genelinde para politikasındaki gevşeme sinyallerinin belirleyici olacağını vurguluyor.
GÖZLER ZAYIF DOLAR VE GÜVERCİN FED'DE OLACAK
Uluslararası Piyasalar Uzmanı Şant Manukyan, kripto para piyasalarında son dönemde yaşanan sert düşüşleri ve 2026 yılına dair beklentilerini İstanbul Ticaret'e değerlendirdi. Manukyan, piyasadaki geri çekilmenin arkasında yatırımcıların altın tercihi, bahis sitelerine kayan likidite ve finansal türevlerin yarattığı baskı olduğuna dikkat çekti.

KÜRESEL PARA SİSTEMİ KAYGILARI
Piyasadaki düşüşün makro gerekçelerine değinen Manukyan, dolara veya küresel para sistemine yönelik kaygılarda merkez bankalarının ve yatırımcıların adresinin altın olduğunu vurguladı. Altının ön plana çıkmasıyla kriptodan ciddi bir kayma yaşandığını belirten Manukyan, gümüşteki spekülasyonun da Bitcoin’den pay aldığına işaret etti.
Manukyan, düşüşteki en dikkat çekici etkenlerden biri olarak ‘likidite kaybını’ gösterdi. Dünyadaki altcoin yatırımcısının bir kısmını ‘kumarbaz’ profiliyle tanımlayan uzman isim, bu kesimin likiditesinin tahmin ve bahis siteleri (betting) tarafından emildiğini ifade etti. Ayrıca Bitcoin’in finansal sisteme entegrasyonuyla birlikte oluşturulan türev ürünler ve opsiyon stratejilerinin de fiyatlamada problemlere yol açtığı belirtildi.
KURUMSAL RÜZGARI DİNDİ
Kurumsal yatırımcı ilgisinin şekil değiştirdiğini belirten Manukyan, piyasadaki ‘hazine’ modelinin sorgulandığını dile getirdi. Bitcoin veya Ethereum hazinesi tutan şirketlerin alıma devam ettiğini, ancak bu alımları tahvil veya hisse ihracı yoluyla finanse etmelerinin yatırımcı nezdinde ‘şirket kuvveti’ni tartışmaya açtığını söyledi.
Manukyan, Tesla veya Walmart gibi güçlü nakit akışına sahip şirketlerin doğrudan alım yapmasından ziyade, ‘kripto hazinesi’ olarak konumlanan şirketlerin bu yatırımları sürdürdüğünü belirtti. ETF girişlerinin ara ara devam etmesine rağmen BlackRock gibi devlerin “Kendi paramla yatırım yapıyorum” demediğini hatırlatan Manukyan, kurumsal rüzgarın ilk etkisini yitirdiği tespitinde bulundu.
DOLAR ENDEKSİ BELİRLEYİCİ OLACAK
2026 yılı ve sonrası için projeksiyonlarını paylaşan Şant Manukyan, ABD’nin ‘zayıf dolar’ politikasını tercih ettiğini düşündüğünü belirtti. Dolar endeksindeki zayıflamanın kripto paralar için belirleyici olacağını ifade eden Manukyan, paritenin 1.20 seviyesini aşması durumunda dolarda ciddi bir güç kaybı beklediğini aktardı.
ABD'deki ara seçimler öncesinde gevşek mali politikaların uygulanabileceğini öngören uzman, bu makro tablonun kripto paralarda bir yükselişi tetikleyebileceğini söyledi. Ancak Manukyan bu yükselişin tüm piyasaya değil, daha ziyade ‘tepedeki kripto paralara’ yansıyabileceğini vurguladı.
Manukyan, bu olumlu senaryonun gerçekleşmesi için piyasaların önemli bir likidite krizi ile karşılaşmaması gerektiğinin altını çizdi.