Pazartesi19 Ekim 202616:08İSTPİYASAAÇIK

Galaksi simülasyonları ortaya koydu: Samanyolu yaşam için evrendeki en güvenli yer

EAGLE simülasyonuyla yürütülen araştırma, Samanyolu’nun yaşam için dengeli ve görece korunaklı koşullar sunduğuna işaret etti. Çalışmada, ağır elementlerin dağılımı ile yaşamı tehdit edebilecek kozmik olaylar birlikte değerlendirildi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
Galaksi simülasyonları ortaya koydu: Samanyolu yaşam için evrendeki en güvenli yer

Astrofizikçiler, evrende yaşamın gelişebileceği bölgeleri belirlemek amacıyla galaksilerin yapısını ve evrimini bilgisayar ortamında inceledi. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan araştırmada, EAGLE (Galaksilerin ve Çevrelerinin Evrimi ve Oluşumu) simülasyonu kullanıldı.

Model; evrenin genişlemesi, kütleçekimi, gaz hareketleri, yıldız dinamikleri ve kara delik fiziğini yüz milyonlarca ışık yıllık ölçekte ele aldı. Bulgular, Güneş Sistemi’nin Samanyolu içindeki konumunun, yaşam için gerekli kimyasal kaynaklarla düşük kozmik felaket riskini bir araya getirdiğini gösterdi.

GALAKTİK YAŞANABİLİR BÖLGE 

Suyun sıvı halde kalmasına uygun sıcaklıkların bulunduğu alanlar, 'Goldilocks' veya 'tam kararında' koşullar sunan yaşanabilir bölgeler olarak tanımlanıyor. Bir gezegenin yıldızına uzaklığı üzerinden kullanılan bu kavram, galaksi ölçeğinde farklı dengeleri de kapsıyor. Araştırmada, galaksi merkezine yakın yıldızların yoğun radyasyon ve kalabalık yıldız ortamının yarattığı kütleçekimsel etkileşimlerle karşılaştığına dikkat çekildi.

Merkezden çok uzaktaki dış bölgelerde ise kayalık gezegenlerin ve yaşamın oluşumu için gerekli ağır elementlerin yetersiz kalabileceği belirtildi. Dünya’nın Güneş çevresindeki uygun yörüngesine ek olarak, Güneş Sistemi’nin Samanyolu’nun galaktik yaşanabilir bölgesinde bulunması da elverişli bir koşul olarak değerlendirildi.

ELEMENTLER VE TEHLİKELER 

Büyük Patlama’dan kalan hidrojen ve helyumun ötesindeki ağır elementler, yıldız nesilleri tarafından üretildi. Kayalık gezegenlerin ve biyolojik moleküllerin oluşumunda bu elementler belirleyici oldu. Ancak araştırmada, ağır elementlerin aşırı yoğunluğunun gezegen sistemlerini bozabilecek 'sıcak Jüpiter' türü gaz devlerinin oluşumunu da destekleyebileceği vurgulandı. Yörüngeleri değişen bu dev gezegenlerin kayalık gezegenleri yutma riski ele alındı.

Yaşamı tehdit edebilecek olaylar arasında yakın süpernovalar, daha geniş alanları etkileyebilen gama ışını patlamaları, yakından geçen yıldızların gezegen yörüngelerini bozması ve süper kütleli kara deliklerin madde yutarken yaydığı radyasyon da incelendi. Gama ışını patlamalarının, Dünya’daki Ordovisyen kitlesel yok oluşunu tetiklemiş olabileceği görüşüne de yer verildi.

SAMANYOLU’NUN SAKİN DÖNEMİ 

Simülasyon sonuçları, Samanyolu benzeri büyük sarmal galaksilerin en enerjik ve tehlikeli evrelerini geride bırakarak daha sakin bir döneme geçtiğine işaret etti. Günümüz Samanyolu koşulları için yapılan hesaplamada, bir milyar yıllık süre içinde bin yıldızdan birinden daha azının yaşamı tamamen ortadan kaldırabilecek ölçekte bir kozmik felaketle karşılaşacağı öngörüldü.

Buna karşılık, incelenen küçük ve cüce galaksilerdeki yoğun yıldız ortamları ile sık enerjik patlamalar, yaşamın tutunmasını zorlaştıran unsurlar olarak öne çıktı. Araştırmacılar, yeni gezegenlerin oluşum hızı ile yıkıcı olayların sıklığı birbirine yaklaştığında yaşanabilir fırsatların daraldığını belirtti.

Samanyolu ise gerekli kimyasal kaynakların bulunduğu, felaket riskinin görece düşük kaldığı galaksiler arasında gösterildi.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü