İstanbul Ticaret Gazetesi yazarı Hikmet Baydar, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın Jackson Hole toplantısında istihdam ve büyümeye yönelik aşağı yönlü riskleri vurgulamasını analiz etti. Powell’ın açıklamalarının eylül ayında faiz indirimi beklentilerini yüzde 90 seviyesine taşıdığını belirten Baydar, Fed’in faiz indirimi ihtimalinin Türkiye ekonomisi üzerindeki olası yansımalarını değerlendirdi.
Hikmet Baydar'ın bu haftaki yazısı şöyle:
Fed faizleri indirir mi? İndirirse bizi nasıl etkiler?
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Jackson Hole kentinde düzenlenen Kansas City Merkez Bankası yıllık ekonomi sempozyumunda yaptığı konuşmada çok önemli mesajlar verdi. Piyasalar, tarifelerin enflasyona etkisinin belirsizliği nedeniyle direnen Fed’in faiz indirimi konusunda nasıl bir tavır alacağını merak ediyordu.
Öyle ki, yapılan açıklamalar uluslararası risk iştahını doğrudan etkilediğinden, uluslararası fon akımlarına da önemli bir şekilde yön verecekti.
Powell açıklamasında, istihdam ve ekonomik aktivite üzerindeki aşağı yönlü baskıları vurgulayarak, piyasalarda güvercin bir etki yarattı. Bu durum, hisse senedi ve tahvil alımlarını tetiklerken, doların değer kaybetmesine yol açtı.
BEKLENTİLERDE ARTIŞ
Konuşmasında, “İşgücü piyasası, işçi arzı ve talebindeki belirgin bir yavaşlamadan kaynaklanan, ilginç türden bir denge içerisinde. Bu olağandışı durum, istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını gösteriyor. Bu riskler gerçekleşirse, hızla, keskin bir şekilde artan işten çıkarmalar ve yükselen işsizlik olarak ortaya çıkabilir. Öte yandan, bu yılın ilk yarısında GSYİH büyümesi, 2024'teki yüzde 2.5'lik hızın yaklaşık yarısı olan yüzde 1.2'lik bir seviyeye önemli ölçüde yavaşladı. Büyümedeki düşüş büyük ölçüde tüketici harcamalarındaki yavaşlamayı yansıtıyor” diyen Powell, hem ekonomideki hem de istihdama yönelik aşağı yönlü riskleri ön plana aldığını gösteriyor.
Bu açıklamanın ardından piyasalarda eylül ve aralık aylarında iki faiz indirimine gideceği konuşulmaya başlanırken, bu yönde beklentilerde de ciddi artış oldu. Söz konusu açıklamadan sonra eylül ayında 25 baz puanlık faiz indirimi beklentisi yüzde 90 seviyelerine geldi. Dolayısıyla ihtimal oldukça yüksek.
TÜRKİYE’YE FON AKIŞI
Peki, faiz indirimi bize ne etki yapacak?
Öncelikli olarak doların değerini düşürecek. Beklenti artışı bile Euro/dolar paritesini 1.1597’den 17.20 seviyelerine taşımaya yetti. Dolayısıyla tüm dünyada dolar endeksi değer kaybedebilir. O zaman dolar endeksinde düşüş görme ihtimali de artmıştır. En azından içeride doların yükselişi beklentisi azalacağından TL’ye dönüş artabilir ve dövizde satış baskısı kendini hissettirebilir. Bu durum kur kaynaklı maliyet enflasyonu riskinin azaldığı anlamına gelir.
Diğer bir etki, faizleri düşürücü etkisidir. ABD tahvillerinde faizlerin düşmesine neden olur. Bu sayede getiriyi yetersiz bulanların alternatif arayışı başlar. Bu harekete ‘risk iştahı arttı’ denir. O zaman da Türkiye gibi gelişen ülkelere fon akışı başlar. Bu sayede gelişen ülkelerde de faizler düşmeye başlar. Çünkü gelen fonlar tahvil alımına geçerler. Bunun ilk sinyalleri gelmeye başladı bile.
Üçüncü etki, İstanbul Borsası’nda kendini hissettirebilir. Yabancı alımları ile şirket değerleri yükselirken, gelen fonlar sayesinde halka arzlar da karşılanmaya başlar. Eğer notumuz yatırım yapılabilir seviyeye çıkmış olsaydı bu etkileri ciddi şekilde hissedebilirdik. Şimdi ise bu etkiyi sınırlı hissetme ihtimali fazladır.
Global gelişmeleri iyi takip etmeliyiz. Aksi halde riskleri zamanında göremeyiz ve fırsatları da kaçırırız.