Türkiye, ‘enerjide tam bağımsızlık’ hedefi için yurt dışında art arda adımlar atıyor. Yurt dışı enerji faaliyetlerinde artık boru hatlarıyla ve gaz tedarik operasyonlarıyla sınırlı kalmayan Türkiye, Akdeniz merkezli olmak üzere Afrika ve Orta Doğu’da yeni işbirlikleri geliştiriyor. Bu işbirlikleri, arama, yatırım ve üretim alanında yeni anlaşmalarla şekillenirken, Türkiye’nin enerji hinterlandı genişliyor.
Küresel ticaret savaşlarının etkileri ve endüstriyel kaynakların yeni tedarik noktalarının önemi arttıkça, dünyanın ekonomik ağırlık merkezi kayıyor. Bu değişim, ‘Küresel Güney’ (Global South) ülkelerini ekonomide öne çıkarıyor. Türkiye’nin Küresel Güney’in potansiyeli en yüksek bölgeleri olan Afrika ve Akdeniz ülkeleriyle işbirliği adımları, enerjide yeni kazan-kazan modelleri oluşturuyor.
MISIR’DA ÇERÇEVE KUVVETLENİYOR
Akdeniz’e açılan lojistik yolunun kapısı olan Somali’ye Çağrı Bey sondaj gemisini gönderen Türkiye, kıtanın en büyük ekonomilerinden olan Mısır ile de ilişkilerini geliştiriyor. Mısır-Türkiye arasında 2025 yılındaki petrol ve doğalgaz (hidrokarbon) aramaya yönelik anlaşmanın ardından, önceki hafta ekonomi, ticaret, savunma ve enerji alanlarında 8 anlaşma daha imzalandı. Böylece hidrokarbon anlaşmasının ticari çerçevesi de kuvvetlendirildi.
TPAO’DAN LİBYA’DA İKİ OPERASYON
Diğer bir gelişme, yine Akdeniz’e kıyısı olan Libya’da gerçekleşti. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya Ulusal Petrol Kurumu’nun açtığı ihale sonucunda Libya’da iki bölgede hidrokarbon arama ruhsatı elde etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yeni gelişmelerle ilgili olarak, “2026, Libya-Türkiye arasındaki işbirliğinde enerji yılı olacak ve ticaret hacmi çok daha yüksek rakamlara ulaşacak” dedi. Bayraktar, iki ülke arasındaki enerji işbirliğinin bu yıl somut sonuçlar vermeye başlayacağını açıkladı.
EXXONMOBIL İLE GÜÇ BİRLİĞİ
Uluslararası işbirliklerini içeren diğer bir anlaşma da TPAO ile ExxonMobil’in alt şirketi ESSO Exploration International Limited arasında yapıldı. Buna göre, iki şirket Karadeniz’de, Akdeniz’de ve diğer potansiyel uluslararası alanlarda petrol ve doğalgaz arama faaliyeti yapacak. Böylece TPAO’nun derin deniz arama ve sondaj yetenekleriyle ExxonMobil’in deneyimi birleşerek, Türkiye’nin operasyonel etkinliği artacak. Bu güç birliği ile yeni keşiflerin önü açılacak.

SURİYE’NİN ELEKTRİK ALTYAPISINA DESTEK
Öte yandan, Akdeniz’in doğu kıyıları da enerji işbirliğinin şekillendiği yerler oluyor. İç savaş belasından sıyrılan Suriye; Türkiye’nin desteğiyle enerji altyapısını geliştirecek. Bu kapsamda geçen yıl Azerbaycan gazı Türkiye üzerinden Suriye’ye iletilmeye başlandı. Bu operasyon, Suriye’nin enerji santrallerini beslemek üzere planlandı. Türkiye transit geçişi sağlarken, finansman desteği Katar’dan geldi. Savaş sonrası Suriye’deki enerji altyapısının restorasyonu çalışmaları, Türk firmaları için yeni iş alanları oluşturuyor.
IRAK’TA BP İLE STRATEJİK İMZA
Türkiye, ocak ayında ExxonMobil ile yaptığı anlaşmanın ardından şubat başında da ABD’li enerji şirketi Chevron ile petrol ve doğalgaz alanlarında arama ve üretim yapmak üzere mutabakat zaptı imzaladı. Bunu İngiliz enerji şirketi BP ile petrol ve doğalgaz alanında stratejik işbirliği zaptı izledi. Bu kritik imzayı değerlendiren Bakan Bayraktar, BP ile bu yeni imza ile işbirliğini farklı ülkelere götürmeyi planladıklarını açıkladı. Bakan Bayraktar, “Burada en temel, öncelikli projemiz Irak’ta işbirliği. Özellikle, başta Kerkük sahaları olmak üzere Irak’ta işbirliğine bakıyoruz. Yine ortak konularımızdan biri Libya. Libya’da işbirliğini düşünüyoruz” dedi. Kerkük-Ceyhan petrol boru hattıyla ilgili yeni anlaşmanın bu yılın ilk yarısında şekillenmesi planlanıyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın açıklamaları, gelecek adımlara da ışık tutuyor. Bayraktar, “Orta Asya’da Kazakistan ve Azerbaycan’da farklı projeler noktasında da bu işbirliklerini değerlendireceğiz. İnanıyorum ki bu yıl içerisinde bunlarla ilgili somut gelişmeleri paylaşırız” diye konuştu.
SUUDİ ARABİSTAN İLE DEV YATIRIM
Akdeniz çanağındaki diğer bir enerji anlaşması ise Suudi Arabistan ile yapıldı. İki ülke arasında 2 milyar dolarlık yatırım anlaşmasına göre Türkiye’de iki sahada güneş enerjisi tarlaları kurulacak. Bu işbirliği, Suudi Arabistan’a petrol sonrası dönem için yeni bir tecrübe kazandırırken, Türkiye’nin enerji üretim ve entegrasyon çalışmalarını güçlendirecek. Enerjide sürdürülebilir kaynaklar için Körfez’de de işbirliği adımları atılıyor. Birleşik Arap Emirlikleri ile hidrojen ve deniz üzerinde rüzgar enerjisi için yapılan teknik görüşmelerin de yeni yatırımların kapısını açması bekleniyor.
OFF-SHORE TEKNOLOJİ MERKEZİ
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) alt şirketi olarak 2019 yılında kurulan Turkish Petroleum Off-Shore Tecnology Center (TP-OTC), ulusal ve uluslararası sularda hidrokarbon arama ve üretim faaliyetlerinde yüksek teknolojili uygulamaları gerçekleştiriyor. Sahada enerji operasyonlarını yürüten TP-OTC, geçen yıl ‘Açık Deniz Sondaj Uygulamaları Simülasyon Merkezi’ni faaliyete geçirdi. Bu merkez, sondaj ve vinç operasyonları için mesleki gelişim yeri oldu. Söz konusu merkez sayesinde açık denizde arama ve üretim operasyonlarında görev alan personelin sayısı ve kalitesi daha da artacak. Böylece Türkiye’nin enerji ordusuna sürekli yeni ekipler yetişecek. Türkiye, TP-OTC’nin teknolojik ekipmanı ve tecrübeli ekibinin de desteğiyle denizlerde yeni başarı hikayeleri yazacak.
MISIR: DENİZDE VE KARADA ENERJİNİN PEŞİNDE
Türkiye ile Mısır arasında Mayıs 2025’te Hidrokarbon ve Madencilik Mutabakat Zaptı imzalanmıştı. Buna göre iki ülke Mısır’ın açıklarında Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama ve üretim faaliyetlerinde işbirliği yapacak. Anlaşma, Mısır’ın kara sahası içindeki faaliyetleri de kapsıyor. Bu işbirliği sadece hidrokarbonla sınırlı değil, kritik mineraller ve jeotermal enerji üretimine yönelik faaliyetler de birlikte yürütülecek.
Öte yandan, Mısır’dan geçen yıl gemilerle LNG tedarik eden Türkiye, BOTAŞ’a ait Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi’ni (FSRU) Mısır’a kiraladı. Bu işbirliği modeli, Mısır’ın iç piyasadaki enerji açığını kapatmasına yardımcı olurken, Türkiye’nin enerji operatörü olarak bölgesel rolünü pekiştirmesini sağladı. İki ülke arasında ayrıca hidrojen ve nükleer alanında da işbirliği kararı bulunuyor. Türkiye’deki Akkuyu NGS ve Mısır’daki Al Dabaa Nükleer Enerji Santrali projelerinde teknik bilgi paylaşımı yapılacak.
LİBYA- TPAO, DENİZDE VE ÇÖLDE TECRÜBESİNİ KONUŞTURACAK
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Libya Ulusal Petrol Kurumu’nun açtığı ihale sonucunda Libya’da hidrokarbon arama ruhsatı kazandı. TPAO, Bingazi açıklarında 10 bin 300 kilometrekarelik bir deniz bloğunda ve Sirte’nin kuzeyinde 8 bin 200 kilometrekarelik bir alanda hidrokarbon arayacak.
SOMALİ- AVANTAJLI BÖLGEDE SONDAJ
Geçen yıl Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’nin Somali açıklarında yaptığı tarama çalışmalarının ardından bu yıl sondaj çalışmalarına geçilecek. Çağrı Bey sondaj gemisi de bu amaçla bölgeye hareket etti. Türkiye’nin sondaj gemisinin çalışacağı bölgelerden biri de Somali’de projesini Türk firmasının üstlendiği Hobyo Limanı ve Maraeg açıkları olacak. Burası lojistik liman ve Mogadişu’ya bağlantı projeleri sebebiyle önemli olduğu kadar deniz tabanının özelliği bakımından da avantajlı. ‘Orta Somali Yüksekliği’ diye adlandırılan bölgenin rezerv ve mesafe avantajının dikkat çekici olduğu belirtiliyor.