Cuma10 Temmuz 202609:29İSTPİYASAKAPALI

Duygularını renklerle tuvale işliyor

Yağlı boya sanatçısı Mediha Karaca, bir resim için önce duygunun oluştuğunu söylüyor. “Duygu yoksa o resmi üretmeniz mümkün değil” diyen Karaca, ikinci kişisel sergisini Yeni Camii Hünkar Kasrı’nda açtı. Karaca’ya göre sanat bir tercih değil, nefes almak gibi bir zorunluluk.

Yayınlanma

Paylaş
Duygularını renklerle tuvale işliyor

ÇOCUKLUĞUNDAN beri ilgisi olan resim sanatıyla 40 yıl boyunca buluşmayı bekleyen yağlı boya sanatçısı Mediha Karaca, “Resim sanatının benim ‘yol’um olduğunu biliyordum. Ama vaktini bekledi ve zamanı gelince topraktan başını çıkardı” diye anlatıyor yağlı boya resim sanatıyla buluşma hikayesini. “Resim, şu an hayatımın odak noktası ve onunla pek çok duygumu sağalttım, onardım, yeni bakış açıları kazandım” diyen Karaca sanat yolculuğunu İstanbul Ticaret’le paylaştı.

ÇOCUKLAR BÜYÜDÜKTEN SONRA

40 yaşından sonra resme başladınız nasıl oldu?

Şu an 54 yaşındayım ve 4 çocuk annesiyim. Çok küçük yaşlardan itibaren resime çok hevesim ve ilgim vardı. Hatta ilkokul dönemlerinde dereceye girmiş, il bazında ikinci olmuştum. İçimde böylesine bir tutku olmasına rağmen onu hep bir kenara koydum. Hayatın diğer meşgalelerine yöneldim. Evlendim, çocuklarım oldu, onları büyütmekle uğraştım. Çocuklar biraz büyüyünce, “Neden tekrar başlamıyorum?” dedim.

Duygularını renklerle tuvale işliyor

ÖDEVLE GELEN KARAR

Demek ki içinizde o kadar tazeydi bu istek, ne tetikledi sizi?

Bir gün ortaokulda okuyan en küçük oğlum ilçe bazında bir resim yarışmasına katılacaktı. “Anne resim yarışması varmış, malzeme tedarik eder misin” dedi. Birden bana da bir heves geldi. Oğlum için malzeme alırken sanki kendi resim yolculuğum yeniden başlıyor gibi hissettim. Oğlumla birlikte yaptığımız resim derece alınca “Evet. İşte vakti geldi” dedim. Böylece yıllarca uyuyan o cevher kendini yeniden göstermiş oldu.

UYGUN ZAMANI BEKLİYOR

İnsanın içinde varsa bir şekilde zamanı gelince ortaya çıkıyor sanırım… Evet, yeterince derindeyse küçük bir heves değilse uygun duygu durumunda elbette canlanıyor. 40 yaşımdan sonra elime fırçayı aldığımda o derin özlemi hissettim. Öncelikle İSMEK kurslarına devam ettim. Sonradan özel hocalardan dersler alarak kendimi geliştirdim.

Duygularını renklerle tuvale işliyor

İKİNCİ KİŞİSEL SERGİ

Bu ikinci kişisel serginiz değil mi?

Resim sanatına başladıktan sonra eserlerim çeşitli karma sergilerde yer aldı. Sonrasında Rami Kütüphanesi’nde ilk kişisel sergimi açtım. Hünkar Kasrı’nda ise ikinci kişisel sergim olacak. Sergi bambaşka bir kazanım sunuyor insana. Belki aylarca tek başıma çalıştığım, içinde nice duygularımı ektiğim resimlere bir başkasını şahit tutuyorum. “Ben buradayım” diyorum. Bunun hissettirdiği güzellik tarif edilemez.

 

BİR YERDEN DEVAM ETMEK

Sanat hayatınızın neresinde duruyor?

Şu anda da hayatımın tam orta yerinde ve odak noktası diyebilirim. Çünkü sanatın gerçekten insanı hayata tutunduran bir tarafı, iyileştirici bir gücü var. Ve talip olduğunuz sanatta önemli olan vakti saatini doğru tutturabilmek ve size eşlik edecek hocayı iyi seçebilmek… Ayrıca başlamak ve sebat etmek. Yani neyi seviyorsanız hiç fark etmez. Hayatta çeşitli zorluklar yaşıyorsunuz; benim hayatımın da çok zor bir döneminde resim benim sığınağım oldu. Ama o zorluğa odaklanarak değil, “Benim de burada bir hayatım var” diyerek, hayata yeniden tutunabilmek… Sanatın ruhlarımızı onarıcı gücü var.  

ÖNCE DUYGUSU OLUŞUR

Bir sanat eserinde önce fikir mi duygu mu oluşur?

Önce duygusu oluşur, ondan sonra çizeceğiniz çerçeveyi belirlersiniz. Hayatımda buna çokça şahitlik ettim. Duygu varsa resim tamamlanır. Duygu yoksa resim kalır, onu bir kenara kaldırırsınız ve çizginiz, kullandığınız renkler o an yaşadıklarınıza göre kendini gösterir. Örneğin zaman zaman pastel tonlarına yönelirim, zaman zaman daha canlı daha keskin tonlarla çalışırım. Bu, tamamen yaşadığınız ruh hali ile orantılıdır.

 

En çok ağaçta zorlandım

Her sanatçının kolaylıkla çizdiği zor çizdiği objeler vardır. Örneğin kimisine çok kolay gelir belki ama ben ağaç çizmekte çok zorlandım. Damarları dalları… Tam tersi olarak da yüz çizmek benim için oldukça kolay oldu.

Her resimde ben de varım

Yaptığım her resmin içine girerim. Orada yaşanan ne varsa onu yaşarım. Kulübe varsa kulübede dinlenirim. Ağaç, göl varsa onları izlerim. Her bir detayı canlı olarak yaşarım.

Eserlerimle duygusal bağ kuruyorum

Çoğu zaman yaptığım eserlerle duygusal bağ kuruyorum. Onları elden çıkarmayı istemiyorum. O kadar uzun zaman vakit geçirdikten sonra onlardan ayrılmak da zor olabiliyor.

Anda kalmanın anahtarı

Normalde çok sabırsız biriyim. Resim bana anda kalmayı, sebat edebilmeyi öğretti. Hatta insan ilişkilerim bile resimden sonra daha ileri bir boyuta taşındı.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…