Pazartesi20 Temmuz 202609:34İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

Dünyaca ünlü ekonomist Roubini’den yapay zeka uyarısı: İş gücü piyasası kökten değişecek

Nouriel Roubini, yapay zekâ ve robotların önümüzdeki 20-25 yılda iş gücü piyasasını kökten değiştireceğini, mevcut sosyal güvenlik sisteminin yetersiz kalacağını ve evrensel temel gelirin gündeme geleceğini söyledi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Dünyaca ünlü ekonomist Roubini’den yapay zeka uyarısı: İş gücü piyasası kökten değişecek

2008 küresel finans krizine yönelik isabetli tahminleriyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yapay zekâ devriminin istihdamı, sosyal güvenlik sistemini ve ekonomik büyümeyi yeniden şekillendireceğini öngördü. İşlerin önemli bölümünün makineler tarafından üstlenileceğini belirten Roubini, çalışanlar ve emekliler için yeni gelir modellerine ihtiyaç duyulacağını savundu.

ROUBINI’DEN İŞ GÜCÜ PİYASASI İÇİN KÖKLÜ DEĞİŞİM TAHMİNİ

2008 küresel finans krizine ilişkin isabetli öngörüleriyle tanınan ekonomist Nouriel Roubini, yapay zekânın çalışma hayatı üzerindeki uzun vadeli etkilerini değerlendirdi.

“Dr. Doom” lakabıyla bilinen Roubini, teknolojideki dönüşümün ekonomi, istihdam ve sosyal güvenlik sistemini yeniden şekillendireceğini söyledi.

Yapay zekâ ve robot teknolojilerinin önümüzdeki 20-25 yıl içinde çalışma hayatında köklü değişikliklere yol açacağını öngördü.

SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİ YETERSİZ KALABİLİR

Bloomberg TV’ye konuşan Roubini, sosyal güvenlik sisteminin karşı karşıya olduğu finansman sorunlarının yalnızca emeklilik yaşının yükseltilmesiyle çözülemeyeceğini savundu.

Nüfusun önemli bir bölümünün yaptığı işlerin zaman içinde yapay zekâ ve robotlar tarafından üstlenileceğini belirtti.

Bu dönüşümün çalışanlar ile emeklilere yönelik yeni bir gelir modelini zorunlu hale getirebileceğini söyledi.

EVRENSEL TEMEL GELİR GÜNDEME GELECEK

Roubini, yapay zekânın iş gücü piyasasında yaratacağı dönüşüm nedeniyle evrensel temel gelir modeline ihtiyaç duyulacağını savundu.

“Sonunda herkes için, hem çalışırken hem de emekli olduktan sonra bir tür evrensel temel gelire ihtiyaç duyacağız. Zaten bu yönde ilerliyoruz.” dedi.

Gelir güvencesinin yalnızca işsiz kalanlar için değil, çalışma hayatında bulunanlar ve emekliler için de uygulanabileceğini ifade etti.

TEKNOLOJİ DÜNYASINDA DA TEMEL GELİR TARTIŞILIYOR

Evrensel temel gelir fikri, yapay zekânın istihdam üzerindeki olası etkileri nedeniyle teknoloji dünyasında da tartışılıyor.

OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, daha önce hükümetlerin vatandaşlara belirli miktarda garanti gelir sağlamasını önermişti.

Altman’ın daha sonra bu görüşünden uzaklaştığı belirtilirken, yapay zekâ kaynaklı gelir dağılımı sorunu gündemdeki yerini koruyor.

YAPAY ZEKÂ İNSANLIK TARİHİNİN EN ÖNEMLİ DÖNÜŞÜMÜ OLABİLİR

Roubini’ye göre yapay zekâ devrimi, teknolojik yenilik açısından insanlık tarihinin en önemli dönüşümü olacak.

Yapay zekânın zamanla insanın bilişsel yeteneklerine eşit veya bu yetenekleri aşan yapay genel zekâya dönüşebileceğini belirtti.

Bu gelişmenin üretkenliği artırarak ekonomik büyümeyi hızlandırabileceğini savundu.

YAPAY GENEL ZEKÂ EKONOMİK BÜYÜMEYİ HIZLANDIRABİLİR

Roubini, yapay genel zekânın insan gücüyle gerçekleştirilen birçok bilişsel görevi üstlenebileceğini ifade etti.

Bu dönüşümün üretim süreçlerini hızlandırabileceğini ve ekonomik verimliliği önemli ölçüde artırabileceğini söyledi.

Teknolojik kapasitedeki artışın küresel büyüme oranlarını mevcut seviyelerin üzerine taşıyabileceğini öngördü.

2040’TA YÜZDE 6 BÜYÜME TAHMİNİ

Roubini, ekonomik büyümenin on yılın sonunda mevcut yüzde 2-4 aralığından daha yüksek seviyelere çıkabileceğini ileri sürdü.

Yapay zekâ ve robot teknolojilerinin etkisiyle küresel büyümenin 2040 yılında yüzde 6’ya ulaşabileceğini belirtti.

Bu senaryonun teknolojik dönüşümün üretkenlik üzerindeki güçlü etkisine dayandığını söyledi.

2050’DE YÜZDE 10 BÜYÜME ÖNGÖRÜSÜ

Roubini, ekonomik büyümenin 2050 yılında yüzde 10 seviyesine kadar çıkabileceğini öne sürdü.

İşlerin büyük bölümünün makineler tarafından gerçekleştirildiği bir ekonomide üretkenlikte olağanüstü artış yaşanabileceğini savundu.

Yüksek büyümenin ortaya çıkaracağı gelirin toplumun farklı kesimlerine dağıtılması gerektiğini ifade etti.

TEKNOLOJİDEN KAZANANLAR DAHA FAZLA VERGİLENDİRİLEBİLİR

Roubini, hükümetlerin yapay zekâ dönüşümünden en fazla kazanç sağlayan kesimleri vergilendirebileceğini söyledi.

Büyük teknoloji şirketleri ve yapay zekâ ekonomisinden yüksek gelir elde eden grupların daha fazla vergi ödemesi gündeme gelebilir.

Elde edilen gelirin toplumun geri kalanına aktarılmasının yeni sosyal politika modellerini oluşturabileceğini belirtti.

GELİRİN YENİDEN DAĞITILMASI TEMEL GELİR ANLAMINA GELEBİLİR

Roubini, yapay zekâ ekonomisinden elde edilen gelirin sonradan yeniden dağıtılmasının evrensel temel gelir anlamına geleceğini söyledi.

Bu modelde teknoloji şirketlerinden ve yüksek gelirli kesimlerden alınan vergiler vatandaşlara gelir desteği olarak aktarılabilir.

Böylece teknolojik dönüşümden elde edilen ekonomik kazancın daha geniş kesimlerle paylaşılması sağlanabilir.

ÖNCEDEN DAĞITIM SOSYALİZME DÖNÜŞEBİLİR

Roubini, gelirin üretim aşamasında önceden dağıtılmasına dayalı bir modelin ise sosyalizme benzer bir yapıya dönüşebileceğini savundu.

Bu senaryoda hükümetin teknoloji şirketleri üzerinde daha fazla mülkiyet veya denetim hakkına sahip olabileceğini belirtti.

“Hükümet esasen büyük teknoloji şirketlerinin belirli bir bölümünü devralacak.” ifadelerini kullandı.

YAPAY ZEKÂ ŞİRKETLERİ DEVLETE HİSSE VEREBİLİR

Roubini, bazı yapay zekâ şirketlerinin kamunun sektördeki büyümeden pay alabilmesi için devlete hisse vermeye sıcak baktığını söyledi.

Bu modelle devletlerin yapay zekâ şirketlerinin gelecekteki büyüme ve kârlarından doğrudan gelir elde edebileceğini belirtti.

Kamuya devredilecek hisselerin sosyal güvenlik ve temel gelir programlarının finansmanında kullanılabileceği değerlendiriliyor.

OPENAI’IN YÜZDE 5 HİSSE SEÇENEĞİNE ATIF YAPTI

Roubini, OpenAI’ın hisselerinin yüzde 5’ini kamuya verme seçeneğini değerlendirdiğine ilişkin haberlere atıfta bulundu.

Diğer yapay zekâ şirketlerinin de benzer bir modele dahil olabileceğini söyledi.

Bununla birlikte ABD’deki diğer teknoloji şirketlerinin böyle bir uygulamayı kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.

TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİNİN TUTUMU BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR

Roubini, devletle hisse paylaşımı modelinin tüm teknoloji şirketleri tarafından kabul edilmeyebileceğini belirtti.

Özellikle büyük ABD teknoloji şirketlerinin kamu ortaklığına veya mülkiyet paylaşımına nasıl yaklaşacağının henüz net olmadığını söyledi.

Bu nedenle yapay zekâ dönüşümünün finansmanı ve gelir dağılımı konusunda farklı modellerin tartışılmaya devam edeceğini ifade etti.

“FİİLEN ZATEN BU YÖNDE İLERLİYORUZ”

Roubini, evrensel temel gelir veya sosyalizme benzer bir ekonomik modelin kaçınılmaz olabileceğini savundu.

Yapay zekânın iş gücü piyasasında yaratacağı değişimin mevcut gelir ve sosyal güvenlik sistemlerini dönüştüreceğini belirtti.

“Fiilen zaten bu yönde ilerliyoruz.” dedi.

ROUBINI TAHMİNİNİ KARAMSAR BULMUYOR

Nouriel Roubini, gelecek senaryosunun karamsar olduğu yönündeki değerlendirmelere katılmadı.

Yüzde 10 ekonomik büyümenin yaşandığı ve işlerin büyük bölümünün makineler tarafından yapıldığı bir gelecek öngördüğünü söyledi.

Bu nedenle tahmininin karamsar değil, aksine iyimser olduğunu savundu.

MAKİNELER İŞLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ ÜSTLENEBİLİR

Roubini’nin senaryosuna göre yapay zekâ ve robotlar, mevcut işlerin önemli bir bölümünü insanların yerine gerçekleştirebilir.

Bu durum çalışma saatlerinin azalmasına ve insanların zorunlu olarak çalışmak yerine farklı faaliyetlere yönelmesine yol açabilir.

Ancak gelir dağılımı ve sosyal güvenlik sisteminin bu yeni düzene göre yeniden tasarlanması gerekecek.

ROUBINI VE ELON MUSK’IN TAHMİNLERİ BENZERLİK TAŞIYOR

Roubini’nin görüşleri, Tesla ve SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk’ın çalışma hayatına ilişkin öngörüleriyle benzerlik gösteriyor.

Musk da yapay zekâ ve robot teknolojilerinin 20 yıldan daha kısa bir sürede çalışmayı zorunluluk olmaktan çıkarabileceğini savunuyor.

Her iki isim de makinelerin üretimdeki rolünün artmasıyla çalışma hayatının temel yapısının değişeceğini öngörüyor.

MUSK: ÇALIŞMAK İSTEĞE BAĞLI HALE GELEBİLİR

Elon Musk, insanların gelecekte çalışmayı kendi sebzesini yetiştirmek gibi kişisel bir tercih olarak görebileceğini belirtmişti.

Yapay zekâ ve robotların üretim ile hizmetlerin büyük bölümünü üstlenmesi halinde çalışmanın isteğe bağlı hale gelebileceğini savunmuştu.

Roubini de benzer biçimde teknolojik dönüşümün çalışma hayatını ve gelir modellerini kökten değiştireceğini düşünüyor.

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…