ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein dosyası kapsamında yayımladığı yeni FBI belgeleri, Almanya merkezli Deutsche Bank’ın kara para aklamayı önleme süreçleri ve yüksek profilli müşterilere yönelik uygulamaları hakkında dikkat çekici iddialar içeriyor. Belgelerde, bankanın eski uyum görevlisi Tammy Hill McFadden’ın ifadelerine yer verildi.
FBI RAPORLARINDA KUSHNER VE KRİPTO İŞLEMLERİ
FBI raporunda yer alan iddialara göre McFadden, 2016 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’e ait ticari hesaplarda “akılalmaz” seviyede kripto para hareketliliği tespit etti.
McFadden, Kushner’in şirketinin bir “çalışan”a kripto para ile ödeme yaptığını, ancak bu şahsın şirket kayıtlarında bulunmayan bir Rus vatandaşı olduğunu saptadığını ileri sürdü. Kaynağı ve alıcısı doğrulanmayan işlemlerin “şüpheli” olarak raporlanması talebinin banka yönetimi tarafından “temelsiz” bulunarak engellendiği iddia edildi.
EPSTEIN HESAPLARINA İLİŞKİN İDDİALAR
Belgelerde, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein’e ait hesaplara ilişkin tespitlere de yer verildi.
McFadden’ın, 2015 yılında Epstein’in hesaplarından 20’li yaşlardaki genç kadınlara yapılan düzenli para transferlerini raporladığı, ancak üst yöneticisinden “Epstein cezasını çekti, bu hesaplarda çalışmaya devam edin.” yanıtını aldığı öne sürüldü.
FBI belgelerine göre, Deutsche Bank’ın Jacksonville şubesindeki uyum ekibinin Epstein ile ilişiğin kesilmesini istediği, ancak yönetimin bu talebi yıllarca sürüncemede bıraktığı iddia edildi.
102 SİYASİ İSİM İÇİN “DENETİM MUAFİYETİ” İDDİASI
McFadden’ın en dikkat çekici iddiası ise bankanın iç denetim sistemine ilişkin oldu. Eski yetkili, “Siyasi Nüfuz Sahibi Kişi” statüsündeki 102 yüksek riskli ismin, bankanın AML sisteminde “süresiz ertelenmiş” kategorisine alınarak olağan denetimlerden kaçırıldığını öne sürdü.
Bu isimlerin yüksek riskli olarak işaretlenmesi gerektiğini savunduğunda kendisine yönelik “misilleme kampanyası” başlatıldığını iddia eden McFadden, performans raporlarının düşürüldüğünü, primlerinin kesildiğini ve 2018 yılında görevine haksız şekilde son verildiğini savundu.
EPSTEIN DOSYASINDA DAHA ÖNCEKİ CEZALAR
Uluslararası basına yansıyan haberlere göre, Epstein’in Deutsche Bank bünyesinde 40’tan fazla hesap açtığı ve servetinin önemli bir kısmını bu kurumda yönettiği belirtildi. Banka, Epstein ile olan ilişkileri nedeniyle daha önce New York eyaleti finansal regülatörlerine 150 milyon dolar ceza ödemiş, mağdurların açtığı davada ise 75 milyon dolarlık tazminat uzlaşmasına gitmişti.
Banka yönetimi, şüpheli faaliyetleri bildiren çalışanların cezalandırıldığı iddialarını “kategorik olarak” reddetti. Ancak yayımlanan FBI kayıtları, kurum içindeki etik denetim mekanizmaları ile yüksek profilli müşteri ilişkileri arasındaki dengeyi yeniden tartışmaya açtı.