Pazar8 Kasım 202613:50İSTPİYASAKAPALI

COP31'de Türkiye'nin iklim hedefleri öne çıkıyor: 2035 için yüzde 35 elektrifikasyon

Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi'nde elektrifikasyon, sıfır atık ve döngüsel ekonomi ön plana çıkacak. COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı Christian Mensah, küresel elektrifikasyon oranının 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarılması hedefinin zirveyi farklılaştırdığını belirterek iklim taahhütlerinin somut uygulamalara dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
COP31'de Türkiye'nin iklim hedefleri öne çıkıyor: 2035 için yüzde 35 elektrifikasyon

Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı (COP31), 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede elektrifikasyonun hızlandırılması, sıfır atık, döngüsel ekonomi, metan emisyonlarının azaltılması ve iklime dirençli şehirler öne çıkacak. COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı Christian Mensah, yaklaşık 500 girişim ve 120'den fazla Çözümleri Hızlandırma Planı'nın iklim eylemi için önemli bir çerçeve sunduğunu açıkladı.

COP31 ANTALYA'DA BAŞLIYOR: ELEKTRİFİKASYON VE SIFIR ATIK ÖNE ÇIKIYOR

Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi, küresel iklim politikalarının uygulanmasına yönelik çalışmaları gündeme taşıyacak.

COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı ve Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) Siyasi İşler ve Üst Düzey İlişkiler Özel Danışmanı Christian Mensah, AA muhabirine zirve öncesinde değerlendirmelerde bulundu.

Mensah, elektrifikasyon, sıfır atık ve döngüsellik alanlarında belirlenen hedeflerin COP31'i farklı kılan başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

İklim diplomasisinin uzun soluklu bir süreç olduğunu ifade eden Mensah, her COP zirvesinin daha önceki konferanslarda belirlenen hedefler ve kaydedilen ilerlemeler üzerine inşa edildiğini söyledi.

COP31'İN 2035 HEDEFİ: KÜRESEL ELEKTRİFİKASYON ORANI YÜZDE 35'E ÇIKACAK

COP31'de elektrifikasyonun hızlandırılmasının önemli bir öncelik olduğunu belirten Mensah, küresel elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik hedeflere dikkati çekti.

COP28'de fosil yakıtlardan uzaklaşma yaklaşımının öne çıktığını, COP30'da ise uygulamaya odaklanmanın pekiştirildiğini ifade eden Mensah, COP31'in bu ilerlemeyi daha ileri taşıması gerektiğini vurguladı.

Mensah, COP31 Başkanlığının küresel elektrifikasyon oranını 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarma hedefinin konferansın ayırt edici unsurları arasında bulunduğunu belirtti.

COP31'DE İKLİM TAAHHÜTLERİNİN UYGULAMAYA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HEDEFLENİYOR

COP31'in önceki iklim zirvelerinde ortaya konulan taahhütleri somut eylemlere dönüştürmesi gerektiğini belirten Mensah, elektrifikasyon, sıfır atık ve döngüsel ekonomi hedeflerinin birbirini desteklediğini ifade etti.

Mensah, şu değerlendirmede bulundu:

"COP31, bu ivmeyi sürdürmeli ve bu taahhütleri daha büyük bir ölçekte ve daha güçlü bir aciliyet duygusuyla eyleme dönüştürmelidir. Bu COP’u farklı kılan, Başkanlığın küresel elektrifikasyon oranını 2035'e kadar yüzde 35'e çıkarma hedefi de dahil olmak üzere, elektrifikasyonun hızlandırılmasına verilen önemdir. Bunun yanında sıfır atık ve döngüsellik, iklim değişikliğiyle mücadelede metan azaltımı, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve dirençli şehirlerle buluşturan, bütünleyici ve kesişen temalar olarak öne çıkıyor. Bu öncelikler birbirini güçlendiriyor."

KÜRESEL İKLİM EYLEM GÜNDEMİNDE 500 GİRİŞİM VE 120'DEN FAZLA PLAN BULUNUYOR

Christian Mensah, Küresel İklim Eylem Gündemi'nin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir uygulama çerçevesi sunduğunu belirtti.

Söz konusu gündemin yaklaşık 500 girişim ve 120'den fazla Çözümleri Hızlandırma Planı'nı kapsadığını açıklayan Mensah, mevcut çalışmaların daha ileri taşınması gerektiğini vurguladı.

İklim politikalarında yalnızca uygulamaya geçilmesinin yeterli olmadığını belirten Mensah, çalışmaların ölçeği, yoğunluğu ve hızının artırılması gerektiğine dikkati çekti.

COP31'DE DAHA FAZLA PROJE VE FİNANSMANIN SAHAYA ULAŞMASI BEKLENİYOR

COP31 kapsamında iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik projelerin artırılması ve finansman imkanlarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Mensah, ülkeler ve sektörler arasındaki ortaklıkların güçlendirilmesine işaret etti.

Mensah, iklim eylemlerinde somut sonuç alınmasının önemini şu sözlerle anlattı:

"Daha fazla projenin hayata geçirilmesine doğru ilerlendiğini, daha güçlü ortaklıklar kurulduğunu, finansmanın sahaya ulaştığını ve kanıtlanmış çözümlerin ülkeler ve sektörler arasında çoğaltıldığını görmemiz gerekiyor."

ELEKTRİFİKASYON, ENERJİ VERİMLİLİĞİ VE DÖNGÜSEL EKONOMİ GÜNDEMDE

İklim değişikliğiyle mücadelede elektrifikasyonun hızlandırılması ve binalarda enerji verimliliğinin artırılmasının önem taşıdığını belirten Mensah, şehirlerin iklim krizine karşı dayanıklılığının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gıda sistemleri, metan emisyonlarının azaltılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının da daha geniş ölçekte hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Mensah, iklim politikalarında başarının insanların günlük yaşamlarında ortaya çıkan somut sonuçlarla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

COP31'DE ÜÇ RIO SÖZLEŞMESİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ VURGUSU

İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi bozulmasının birbirinden ayrı sorunlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Mensah, bu alanlarda bütüncül politikalar geliştirilmesine dikkati çekti.

Üç Rio Sözleşmesi'nin farklı çevresel gündemleri bir araya getirmek için önemli bir çerçeve sunduğunu belirten Mensah, COP31'in bu alanlar arasındaki sinerjiyi güçlendirebileceğini ifade etti.

Mensah, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu, elektrifikasyonun hızlandırılmasını, binalarda enerji verimliliğinin artırılmasını, şehirlerde iklim direncinin güçlendirilmesini, gıda sistemleri, metan azaltımı ve döngüsellik için çözümlerin ölçeklendirilmesini içeriyor. Başarının gerçek ölçüsü, bu çabaların insanların hayatlarında somut sonuçlar doğurup doğurmayacağı olacaktır. İklim değişikliğini, biyoçeşitlilik kaybını ve arazi bozulumunu ayrı sorunlar olarak ele almayı bırakmamız gerekiyor. Üç Rio Sözleşmesi, bu gündemleri bir araya getirmek için önemli bir çerçeve sunuyor ve COP31'in Rio sinerjilerine odaklanması, daha bütüncül politikaları ilerletmek için bir fırsattır."

SIFIR ATIK VE DÖNGÜSEL EKONOMİ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELEDE ÖNE ÇIKIYOR

COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Kıdemli Danışmanı Christian Mensah, sıfır atığın iklim değişikliğiyle mücadelede farklı alanları bir araya getiren önemli bir yaklaşım olduğunu belirtti.

Sıfır atık uygulamalarını kaynak verimliliği, gıda sistemleri, metan azaltımı, kirliliğin önlenmesi ve kentsel dirençlilikle ilişkilendiren Mensah, bu alanlarda ortak politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Döngüsel ekonomi yaklaşımının kaynakların daha verimli kullanılması açısından önem taşıdığını ifade etti.

İKLİM KRİZİ KIYI ŞEHİRLERİ İÇİN RİSKLERİ ARTIRIYOR

Hızlı kentleşmenin şehirler, altyapı ve temel hizmetler üzerinde önemli baskılar oluşturduğunu belirten Mensah, iklim değişikliğinin kentler üzerindeki etkilerine dikkati çekti.

Özellikle dünyanın en kalabalık şehirleri arasında yer alan kıyı kentlerinin çeşitli iklim risklerine giderek daha fazla maruz kaldığını ifade etti.

Mensah, kıyı şehirlerinin karşı karşıya bulunduğu riskler arasında seller, aşırı sıcaklar ve deniz seviyesinin yükselmesini sıraladı.

COP31'DE İKLİME DİRENÇLİ ŞEHİRLER ÖNCELİKLİ KONULAR ARASINDA

İklim krizine karşı şehirlerin dayanıklılığının artırılması gerektiğini belirten Mensah, bu alandaki yatırımların önemini vurguladı.

İklim değişikliğinin etkileriyle ilk karşılaşan toplulukların yerel planlama süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Mensah, şu açıklamada bulundu:

"İklim krizinin zorluklarına ilk olarak maruz kalan toplulukların örgütlenme kapasiteleri desteklenmeli ve yerel dirençlilik planlamasına dahil edilmeli. Yapılı çevre de bir diğer büyük öncelik."

İNŞAAT VE YAPI SEKTÖRÜNDE YEŞİL DÖNÜŞÜMÜN HIZLANDIRILMASI GEREKİYOR

Christian Mensah, iklim değişikliğiyle mücadelede inşaat ve yapı sektörünün önemli sorumluluklar üstlendiğini belirtti.

Sürdürülebilir altyapı, kaynak verimliliği, malzemelerin yeniden kullanımı ve yeşil altyapı alanlarında daha hızlı ilerleme kaydedilmesi gerektiğini vurguladı.

Şehirlerin planlanması, inşa edilmesi, işletilmesi ve bakım süreçlerinin yeniden değerlendirilmesinin önemine değinen Mensah, şu ifadeleri kullandı:

"Şehirlerimizi nasıl planladığımızı, inşa ettiğimizi, işlettiğimizi ve bakımını yaptığımızı yeniden düşünmeliyiz. Malzemelerin daha iyi kullanılması, enerji verimli binalar, doğa temelli çözümler ve entegre atık sistemleri, çevresel baskıları azaltırken kentsel alanları daha sağlıklı ve daha dirençli hale getirebilir."

SIFIR ATIK HAREKETİ İKLİM EYLEMİNE TOPLUMSAL KATILIMI ARTIRIYOR

Sıfır Atık yaklaşımının iklim değişikliğiyle mücadeleyi daha kapsayıcı, uygulanabilir ve erişilebilir hale getirdiğini belirten Mensah, bu nedenle COP31 açısından önemli olduğunu ifade etti.

Gıda israfının önlenmesi, malzemelerin yeniden kullanılması, metan emisyonlarının azaltılması ve kaynakların verimli değerlendirilmesinin farklı kesimlerin katılabileceği uygulamalar olduğunu söyledi.

Mensah, hükümetlerin, işletmelerin, şehirlerin, hanelerin ve toplulukların tamamının sıfır atık çalışmalarında rol alabileceğini belirtti.

Sıfır Atık yaklaşımının küresel iklim sorunlarını insanların anlayabileceği, katılabileceği ve uygulanmasına katkı sağlayabileceği somut eylemlere dönüştürdüğünü vurguladı.

TÜRKİYE'NİN SIFIR ATIK HAREKETİ COP31'DE ULUSLARARASI GÜNDEME TAŞINACAK

Türkiye'nin Sıfır Atık Hareketi kapsamında elde ettiği deneyimlerin COP31'de uluslararası toplumla paylaşılabileceğini belirten Mensah, bu çalışmaların küresel çözümlere katkı sağlayabileceğini söyledi.

Türkiye'nin ulusal girişimlerinin uluslararası işbirliklerine dönüştürülmesi açısından önemli fırsatlara sahip olduğunu ifade eden Mensah, şu değerlendirmede bulundu:

"Özellikle önemli olan, bu deneyimi diğer ülkelerin ve şehirlerin kendi koşullarına uyarlayabileceği ortaklıklara ve pratik modellere dönüştürmektir."

SIFIR ATIK VAKFI'NIN ULUSLARARASI GİRİŞİMLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Christian Mensah, Sıfır Atık Vakfı aracılığıyla iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayan çeşitli girişimlerin geliştirildiğini belirtti.

Bu kapsamda yürütülen çalışmalar arasında Sıfır Atık İklim Eylemi için İstanbul Platformu, Sıfır Atık Mahalleleri Girişimi, Sıfır Atık Forumu ve #OneBillion Challenge bulunuyor.

Söz konusu girişimler, sıfır atık ve döngüsel ekonomi çözümlerinin yaygınlaştırılmasını, yerel düzeyde uygulamaların artırılmasını ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor.

İSTANBUL PLATFORMU SIFIR ATIK VE DÖNGÜSEL EKONOMİ ÇÖZÜMLERİNİ HIZLANDIRIYOR

Sıfır Atık İklim Eylemi için İstanbul Platformu, farklı paydaşları ortak çalışmalar etrafında bir araya getiriyor.

Platform kapsamında hükümetler, şehirler, işletmeler, yatırımcılar ve sivil toplum kuruluşları sıfır atık ve döngüsel ekonomi çözümlerinin geliştirilmesine yönelik işbirliği yapıyor.

Sıfır Atık Mahalleleri Girişimi ise sıfır atık yaklaşımını yerel düzeye taşıyarak şehirlerin taahhütlerini ölçülebilir uygulamalara dönüştürmelerini destekliyor.

Sıfır Atık Forumu uluslararası diyalog ve işbirliği için bir platform sunarken #OneBillion Challenge girişimi gıda kayıplarının ve israfının önlenmesine yönelik eylemleri harekete geçirmeyi amaçlıyor.

COP31'DE SIFIR ATIK VE DÖNGÜSEL EKONOMİ İÇİN KÜRESEL İŞBİRLİĞİ

Mensah, Sıfır Atık Vakfı aracılığıyla sürdürülen çalışmaları şu sözlerle anlattı:

"Sıfır Atık Vakfı aracılığıyla bu hedefe katkı sağlayan çeşitli girişimleri ilerletiyoruz. Sıfır Atık İklim Eylemi için İstanbul Platformu hükümetleri, şehirleri, işletmeleri, yatırımcıları ve sivil toplumu bir araya getirerek sıfır atık ve döngüsel ekonomi çözümlerini hızlandırıyor. Sıfır Atık Mahalleleri Girişimi, bu yaklaşımı yerel düzeye taşıyarak şehirlerin taahhütleri ölçülebilir eyleme dönüştürmesine yardımcı oluyor. Sıfır Atık Forumu, diyalog ve işbirliği için uluslararası bir platform sunuyor, #OneBillion Challenge ise gıda kayıplarının ve israfının önlenmesi yönünde eylemi harekete geçiriyor. Bu çabalar, daha geniş Küresel İklim Eylem Gündemi ile bağlantılıdır."

TÜRKİYE'NİN COP31 BAŞKANLIĞINDAN ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ BEKLENTİSİ

Türkiye'nin COP31 Başkanlığının uluslararası iklim işbirliğini güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Mensah, mevcut taahhütlerin uygulanmasının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

İklim çözümlerinin farklı sektörler ve coğrafyalarda yaygınlaştırılmasının önemine dikkati çeken Mensah, Türkiye'nin dönem başkanlığının bu süreçte etkili olmasını beklediğini ifade etti.

Mensah, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in yalnızca iklim diplomasisinde bir kilometre taşı olarak değil, uluslararası ortaklıkların sahada somut ilerlemelere dönüştüğü bir dönem olarak hatırlanması gerektiğini vurguladı.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni