Cuma24 Temmuz 202609:31İSTPİYASAKAPALI

Çikolatada pazarın anahtarı ‘markalaşma’

Küresel çikolata pazarının büyüklüğü 130 milyar dolar olarak hesaplanırken, Türk firmaları 1.6 milyar dolarlık ihracat yaptı. Sektör, Turquality programı kapsamında ‘Sweet Türkiye’ tanıtım kampanyasıyla ABD pazarında yüzde 2.5’lik bir paya ulaştı. ABD’de gücünü artıran sektör, küresel pazarda markalaşma ile daha hızlı büyüme potansiyeline sahip.

Yayınlanma

Paylaş
Çikolatada pazarın anahtarı ‘markalaşma’

Çikolata, dünyanın her köşesinde çocuklardan yetişkinlere kadar herkes tarafından tüketiliyor. Market raflarında gördüğümüz bir paket çikolata, kakao tarlalarından fabrikalara, lojistikten ambalaja, tasarımdan e-ticarete kadar birçok alanı kapsayarak yüz milyarlarca dolarlık küresel bir  ekonomiyi temsil ediyor. Dünyada tüketimi ve ürün çeşitliliği hızla artan sektörde Türkiye, güçlü üretim altyapısı ve ihracat performansıyla dikkat çekiyor. Ancak sektörde bundan sonraki büyümenin anahtarı üretim kapasitesini artırmaktan ziyade, küresel ölçekte güçlü bir marka oluşturmak olarak görülüyor.

188 ÜLKEYE İHRACAT

Modern üretim tesisleri, yüksek otomasyon sistemleri ve uluslararası kalite standartlarına uygun üretim altyapısı sayesinde Türk çikolata sektörü, 2025 yılında 188 ülkeye 272 bin  ton (1 milyar 600 milyon dolarlık) ihracat gerçekleştirdi.  2024 yılına göre ihracatını yüzde 44 artıran çikolata sektörü, 2025 yılında en fazla ihracatı 234 milyon dolarla ABD’ye gerçekleştirdi. ABD’yi 175 milyon dolarla Irak, 93 milyon dolarla İran takip etti.

Çikolatada pazarın anahtarı ‘markalaşma’

HEDEF KİTLESİ HIZLA BÜYÜYOR

Öte yandan, çikolata sektörü diğer sektörlere nazaran daha hızlı büyüyor. Yaş ve gelir düzeyi fark etmeksizin oldukça geniş bir kitleye hitap eden çikolata sektörü, dünya genelinde her yıl yüzde 4 ila 6 arasında büyüme kaydediyor. Türkiye ise bu geniş pazarda yerini almak için yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.  Türkiye’nin son 20 yılda çikolata üretim kapasitesini 5-6 kat artırdığını ve sektörün küresel pazardaki konumunu her geçen yıl güçlendirdiğini belirten İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Başkan Yardımcısı İsmail Gül, “ABD pazarında her yıl yüzde 20’nin üzerinde büyüme sağlıyoruz. 343 milyon nüfusu ile dünyanın en kalabalık 3. ülkesi olan ABD, Türk gıda sektörü açısından yalnızca büyük bir pazar değil, aynı zamanda istikrarlı bir ticaret ortağı. ABD’de tüketiciler yılda yaklaşık 1.28 milyar kilogram çikolata tüketiyor. Çikolata ve şekerleme ithalatında yıllık yaklaşık 25 milyar dolarlık hacimle ilk sırada yer alıyor. Türkiye, ABD pazarında yüzde 2.5 dolaylarında paya sahip olup, kakaolu ürünler ve şekerli mamuller  ihracat potansiyeli en yüksek gıda  grupları arasında” dedi.

YENİLİKÇİ TATLARIN ETKİSİ

Türkiye’nin dünyanın en büyük endüstriyel kakao işleme ve çikolata üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Gül, şu bilgiyi verdi: “İleri teknolojiye, lezzet ve kaliteye, gıda güvenliğine kesintisiz şekilde yatırım yaparak katma değerli ürünlerle dünyanın en gelişmiş pazarlarında rekabette öne geçmeyi başarıyoruz. Çikolata sektöründeki büyüme yalnızca üretim değil, tüketici alışkanlıkları ve ürün çeşitliliğiyle de destekleniyor. Gelişen pazarlarda çikolatanın artan popülaritesi, yenilikçi tat ve dokularla ürün gamının genişlemesi, tüketici tabanını büyütüyor. Bu noktada Türk firmaları, çikolatanın tüketiciyle buluşmasını sağlayarak pazarı güçlendiriyor. Pek çok Türk çikolata firması, yatırımlarını artırarak sektörde küresel oyuncu haline geldi.”

KATMA DEĞER MARKAYLA GELECEK

Türk çikolata sektörü dünya pazarında önemli bir oyuncu konumunda yer alırken, rakipleriyle yalnızca lezzette değil, markalaşma ve sürdürülebilirlikte de rekabet ediyor. Türkiye’nin çikolata sektöründe küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için markalaşma çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Gül, bu kapsamda Ticaret Bakanlığı’nın Turquality Programı desteğiyle hayata geçirilen ‘Sweet Türkiye’ projesinin önemli bir rol üstlendiğini söyledi.

Çikolatada pazarın anahtarı ‘markalaşma’

Gül, “Proje kapsamında Türk çikolata ve şekerleme ürünlerinin uluslararası pazarlarda bilinirliğini artırmaya yönelik tanıtım faaliyetleri yürütülüyor. Las Vegas, New York ve Miami’de gerçekleştirilen açık hava reklam kampanyalarıyla Türk ürünleri doğrudan tüketiciyle buluşturulurken, fuarlar, alım heyetleri, ithalatçılar, distribütörler ve perakende zincirleriyle kurulan temaslarla yeni ihracat bağlantılarının oluşturulması hedefleniyor” dedi.

AMACIMIZ SADECE ÇİKOLATA SATMAK DEĞİL

Çikolata sektörünün odak noktasının hacimden ziyade yüksek katma değerli, markalı ve kaliteli üretime kaydığını söyleyen Gül, şöyle konuştu: “Türkiye’nin hedefi yalnızca daha fazla ürün satan bir ülke olmak değil; yüksek katma değerli, markalı ve kaliteli ürünler geliştiren bir üretim merkezi haline gelmek. Teknoloji, Ar-Ge ve tasarım odaklı yatırımlar sayesinde küresel pazarda daha yüksek fiyatlarla yer bulma stratejisi öne çıkıyor.”

Çikolatada pazarın anahtarı ‘markalaşma’

Fındık, rekabet avantajı sağlıyor

Türkiye, son yıllarda gıda sanayine yaptığı yatırımlarla çikolata üretiminde dünyanın önemli üretim merkezlerinden biri haline geldi. Gelişmiş gıda sanayinin yanında Türkiye’nin çikolata üretimindeki en büyük avantajlarından biri de fındık. Türkiye dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65-70’ini  tek başına gerçekleştiriyor ve fındık da çikolatada en fazla kullanılan kuruyemişlerden biri olarak Türk üreticilerine katma değerli ürün geliştirme konusunda  önemli bir  rekabet avantajı sağlıyor.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…