Bitcoinde 126 bin dolarlık rekorun aşılması mümkün mü?
ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim öncesinde verdiği kripto dostu mesajlarla ivme kazanan Bitcoin, 2025’te 126 bin doların üzerindeki tarihi zirvesinin ardından sert bir düşüş yaşadı. Uzmanlara göre hareketin yeni bir boğa piyasasına dönüşebilmesi için ETF girişleri, dolar likiditesi, ABD tahvil faizleri ve Fed politikasında dört önemli şartın aynı anda sağlanması gerekiyor.

ABD’de 2025 yılıyla birlikte kripto para piyasalarının önünü açan daha destekleyici bir politika dönemi başladı. Seçim kampanyası boyunca ABD’yi ‘dünyanın kripto merkezi’ haline getirme sözü veren Donald Trump’ın yönetimi, dijital varlıklara yönelik düzenleyici yaklaşımı değiştiren adımlar attı. Mart 2025’te Stratejik Bitcoin Rezervi’nin oluşturulması da piyasalarda kripto varlıkların finansal sistem içerisindeki ağırlığının artacağı beklentisini güçlendirdi.
Kurumsal yatırımcı talebi, spot Bitcoin ETF’lerine yönelen sermaye ve kripto dostu düzenleme beklentilerinin birleşmesiyle yükseliş 2025 boyunca hız kazandı. Bitcoin, 6 Ekim 2025’te yaklaşık 126 bin dolar seviyesine ulaşarak tarihi zirvesini yeniledi. Böylece Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşüyle güçlenen ‘Trump trade’, kripto piyasasının en önemli fiyatlama temalarından birine dönüştü.
ZİRVE SONRASI SERT KIRILMA
Ancak tarihi zirvenin ardından tablo kısa sürede tersine döndü. Trump’ın Çin’e yönelik yeni gümrük tarifesi tehdidiyle ekim ayında başlayan satış dalgasında Bitcoin çift haneli kaybı yaşarken, özellikle kaldıraçlı işlemlerde 19 milyar doların üzerinde pozisyon tasfiye edildi. Ticaret savaşlarına ilişkin belirsizlik, yüksek faizlerin daha uzun süre korunabileceği beklentisi ve küresel piyasalardaki riskten kaçış eğilimi sonraki aylarda satış baskısını artırdı. Böylece Trump’ın kripto dostu politikalarının yarattığı iyimserlik, aynı yönetimin ekonomi ve ticaret politikalarının oluşturduğu belirsizlikle karşı karşıya kaldı.
126 BİNDEN 60 BİN DOLARA
Bitcoin’deki geri çekilme, 2026 yılında daha belirgin hale geldi. Ekim zirvesinden itibaren yaklaşık yarı yarıya değer kaybeden Bitcoin, haziran ayında 60 bin dolar sınırına kadar geriledi. Hazirandan ağustos ortasına kadar fiyatlamanın ağırlıklı olarak 60-65 bin dolar çevresinde sıkışması, 2025’teki güçlü yükseliş ivmesinin önemli ölçüde kaybedildiğine işaret etti. Güçlü dolar, yüksek faiz beklentileri ve küresel likidite koşullarındaki belirsizlik de kripto varlıklardaki toparlanmayı sınırladı. Ancak ağustosun ikinci yarısında tablo yeniden değişti. Makro beklentilerdeki iyileşme, ETF talebinin güçlenmesi ve dolar tarafındaki hareketlerle Bitcoin 80 bin doların üzerini yeniden test ederek son dönemin en dikkat çekici yükselişlerinden birini gerçekleştirdi.
TRUMP ETKİSİ İKİ YÖNLÜ
Gelinen noktada Bitcoin fiyatlamasında yalnızca kriptoya yönelik düzenleyici adımlar değil, ABD ekonomi politikalarının yarattığı makro belirsizlik de belirleyici hale geldi. Trump yönetiminin sektörü destekleyen hamleleri uzun vadeli beklentileri güçlendirirken; ticaret politikaları, faiz görünümü ve küresel likidite koşulları kısa vadede fiyatların yönünü değiştirebiliyor. Bu nedenle piyasada artık tek yönlü bir ‘Trump etkisinden’ değil, aynı anda çalışan iki farklı dinamikten söz ediliyor.
Statech Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mahir Kubilay Dağlı da bu ayrışmaya dikkat çekti. ABD yönetiminin mevcut resmi politikasının ülkeyi dijital varlıklarda küresel bir merkez haline getirmek olduğunu söyleyen Dağlı, Bitcoin’in ABD tarafından ilk kez açık şekilde stratejik rezerv varlığı olarak tanınmasının önemli bir gelişme olduğunu belirtti. Mevcut rezervin esas olarak devletin el koyma yoluyla sahip olduğu Bitcoinlerden oluştuğunu ifade eden Dağlı, “Henüz ABD hükümetinin piyasadan doğrudan Bitcoin satın almaya başladığına ilişkin bir veri bulunmuyor” dedi.
Trump’ın Temmuz 2025’te imzaladığı GENIUS Act’in de kripto sektörü açısından önemli olduğunu belirten Dağlı, düzenlemeyle stablecoin ihraççılarına yönelik federal bir çerçeve oluşturulduğunu hatırlattı. Buna karşılık Trump yönetiminin ekonomi politikalarının Bitcoin üzerinde aynı ölçüde destekleyici olmadığını vurgulayan Dağlı, ticari gerilimler, bütçe açığı, tahvil piyasasındaki gelişmeler, jeopolitik riskler ile enflasyon ve faiz beklentilerindeki belirsizliğin yatırımcıların risk iştahını sınırladığını söyledi.
Dağlı, tabloyu şu sözlerle özetledi: “Trump yönetiminin kripto politikaları sektör açısından destekleyici olurken, ekonomi politikalarının yarattığı belirsizlik Bitcoin fiyatı üzerinde zaman zaman baskı oluşturuyor. Bu nedenle mevcut durumu politika öngörülebilirliğine ilişkin risklerin artması şeklinde değerlendirmek daha doğru.”
YÜKSELİŞ BOĞA BAŞLANGICI DEĞİL
Kurumsal yatırımcıların piyasadaki ağırlığının artmasıyla Bitcoin’in fiyat dinamiklerinin de değiştiğini belirten Dağlı, kripto paraların artık Fed kararları, ETF akımları, doların seyri, reel faizler ve küresel likidite koşullarına çok daha duyarlı hale geldiğini söyledi. Makro beklentilerdeki iyileşme ve ETF girişlerinin yeniden hızlanmasının Bitcoin’in 60 bin dolar seviyelerinden 80 bin dolara yönelmesinde önemli rol oynadığını kaydeden Dağlı, buna rağmen mevcut yükselişin yeni bir uzun vadeli boğa piyasasının başlangıcı olarak değerlendirilmesi için erken olduğunu ifade etti.
“80 bin dolar üzerindeki kalıcılık ve yükselişin kurumsal ve spot taleple desteklenmesi önemli olacak” diyen Dağlı, kısa vadede fiyat hareketinin kalitesinin yalnızca seviyelerle değil, alımların niteliğiyle de ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
100 BİN DOLARA GİDEN YOLDA 4 KRİTER ÖNEMLİ
Bitcoin’de yükselişin devamı için 80-83 bin dolar bölgesinin direnç olmaktan çıkarak destek haline gelmesi gerekiyor. Statech
Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mahir Kubilay Dağlı, yukarı yönlü hareketin güç kazanması için dört kritik koşulu şöyle sıraladı:
1. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş sınırlı kalmalı.
2. Bitcoin ETF’lerine yönelik kurumsal para girişleri devam etmeli.
3. Küresel dolar likiditesinde belirgin bir sıkılaşma yaşanmamalı.
4. Fed, piyasa beklentilerinden daha şahin bir söyleme yönelmemeli.
Bu şartların birlikte gerçekleşmesi halinde Bitcoin’in önce 90 bin dolar, ardından 95-100 bin dolar bölgesine doğru kademeli bir hareket gerçekleştirebileceğini belirten Mahir Kubilay Dağlı, yılsonu için 90-100 bin dolar bandının ulaşılabilir olduğunu söyledi. Ancak bu seviyelerin kesin bir hedef fiyat olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Dağlı, “100 bin dolar senaryosu; 80 bin dolar üzerinde kalıcılık, devam eden ETF talebi ve destekleyici makro koşulların birlikte korunmasına bağlı” diye konuştu.
SERT DÜZELTME RİSKİ MASADA
Bitcoin’in kısa sürede 60 bin dolardan 80 bin dolara yaklaşık yüzde 25 yükselmesi, piyasadaki güçlü toparlanmayı ortaya koyarken kısa vadeli düzeltme riskini de artırdı. Statech Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Mahir Kubilay Dağlı, özellikle 80 bin dolar üzerindeki başarısız denemenin ardından kaldıraçlı uzun pozisyonlarda görülen tasfiyelere dikkat çekti. Dağlı, kısa vadeli görünüm için de şunları söyledi: “Sert düzeltme riski masada olmakla birlikte, bu aşamada 80 bin dolardan yeniden 60 bin dolara doğru kesintisiz bir düşüşten ziyade 75-83 bin dolar arasında bir konsolidasyon daha olası görünüyor. Buna karşılık 70 bin doların altına doğru hızlı ve kalıcı bir hareket, piyasanın son rallinin sürdürülebilirliğini sorgulamaya başladığının önemli bir göstergesi olacaktır.”
Bu görünümde kısa vadeli fiyatlamanın yönünü belirleyecek başlıca unsurlardan biri de Fed’in para politikası olacak. Dağlı, bu yıl içerisinde 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalinin piyasa tarafından önemli ölçüde fiyatlandığını belirterek, “Böyle bir artışın tek başına Bitcoin fiyatı üzerinde kalıcı ve sert bir negatif etki yaratmasını beklemiyorum. Asıl belirleyici unsur, Fed’in faiz kararı sonrasında vereceği mesajlar ve piyasaların ilave faiz artırımlarını fiyatlayıp fiyatlamayacağı olacaktır” dedi. Özellikle Fed’in daha uzun süre yüksek faiz mesajı vermesi veya yeni faiz artırımlarının gündeme gelmesi, Bitcoin’deki düzeltme riskini artırabilecek unsurlar arasında yer alıyor. Böyle bir senaryoda ABD tahvil getirilerinin yüksek kalması ve risksiz varlıkların cazibesinin artması, kripto paralara yönelik talebin yeniden zayıflamasına neden olabilir.
Not: Sayfada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım danışmanlığı kapsamında değerlendirilemez.
