Avustralya'dan sosyal medyaya 'algoritma kapatma' düğmesi
Avustralya hükümeti, sosyal medya kullanıcılarına öneri algoritmalarını kapatma hakkı tanıyan yasa tasarısını parlamentoya sundu. Düzenleme, kullanıcıların akışlarını yalnızca abone oldukları hesaplarla sınırlandırmasını öngörüyor.

Başbakan Anthony Albanese liderliğindeki Avustralya hükümeti, dijital platformlarda kullanıcı güvenliğini artırmayı amaçlayan 'dijital özen yükümlülüğü' yasa tasarısını parlamentonun gündemine taşıdı. Çevrimiçi güvenlik savunucularının olumlu karşıladığı tasarı, öneri algoritmalarını devre dışı bırakmaya yarayan bir 'kapatma düğmesi' içeriyor.
Düzenleme yasalaşırsa kullanıcılar, platformların algoritmik önerileri yerine yalnızca kendilerinin seçip abone olduğu hesapların içeriklerini görebilecek. Ancak Çin merkezli WeChat’in 2011’den bu yana uyguladığı algoritmasız abonelik modeli, bu seçeneğin içerik kalitesine ilişkin sorunları tek başına gidermeyebileceğine işaret ediyor.
WECHAT’İN ABONELİK MODELİ
Dünya genelinde 1 milyar kullanıcısı bulunan WeChat, kullanıcıları ekranda tutmaya yönelik algoritmik yönlendirmeler kullanan Batılı ve Çinli rakiplerinden farklı olarak, işlemler tamamlandıktan sonra kapatılabilen bir verimlilik aracı ve süper uygulama olarak tasarlandı. Platformun haber işlevi, yalnızca kullanıcının takip ettiği 'Resmi Hesaplar'ın paylaşımlarını listeliyor.

Çin kökenli Avustralyalılara yönelik yayın yapan Resmi Hesaplar’ı 2019’dan bu yana inceleyen RECapture araştırma projesinin verileri, algoritmasız yapının bağımsız yayıncılara gelir özerkliği sağlasa da içerik kalitesi sorununu çözmediğini gösteriyor. Kullanıcıların arama ve abonelik tercihlerinin belirleyici olduğu bu sistemde yayıncılar, sınırlı bir içerik havuzu içinde dikkat çekmek için rekabet ediyor.
YAYIN HIZI REKABETİ
Algoritmaların bulunmaması, içerik üreticileri arasındaki rekabeti yayın hızına ve paylaşım sıklığına kaydırıyor. Kendi bütçeleriyle faaliyet gösteren yayıncılar, abone sayılarını ve tıklanma oranlarını artırmak amacıyla doğrulanmamış kaynaklardan derlenen, düşük kaliteli ve 'tık tuzağı' niteliğindeki içeriklere yönelebiliyor. Üretken yapay zekanın sağladığı otomasyon da bu süreci hızlandırıyor.
'Altın aralık' olarak adlandırılan kritik saatlerde yoğun paylaşım yapmak ve sansasyonel başlıklar kullanmak, öne çıkan yöntemler arasında bulunuyor. Avustralya’da tasarının kabul edilmesi ve geniş kullanıcı gruplarının algoritmaları kapatması halinde benzer bir düşük kaliteli içerik dalgasının yerel akışlarda da oluşabileceği belirtiliyor.
SORUMLULUK DEVRİ ELEŞTİRİSİ
Tasarı, ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmalar nedeniyle daha önce rafa kaldırılan 'Yanlış Bilgi ve Dezenformasyonla Mücadele Tasarısı'nın zayıflatılmış bir uzlaşma metni olarak da değerlendiriliyor. Düzenlemeyi eleştiren uzmanlar, kullanıcılara daha fazla kontrol sunulurken platformların kurumsal özen gösterme sorumluluğunun bireylere aktarılabileceğine dikkat çekiyor.

Bu yaklaşıma göre zararlı içeriğe maruz kalmak, kullanıcının algoritmayı kapatmamış olmasına bağlanabilir ve teknoloji şirketlerinin hukuki sorumluluğunu hafifletebilir. Eleştirilerde, 16 yaş altına yönelik sosyal medya yasağıyla çocuklar korunurken yetişkinlerin kişisel tercihleriyle baş başa bırakıldığı vurgulanıyor.
GELİR MODELİ TARTIŞMASI
Eleştirmenlere göre sosyal medyanın yol açtığı temel sorunlar, teknoloji şirketlerinin kullanıcı dikkati ve etkileşimine dayanan gelir modellerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle yalnızca algoritmaları kapatma seçeneği sunulmasının kalıcı bir çözüm sağlamayacağı savunuluyor.
Şirketlerin iş modellerinin değişmesi ve yapay zeka ürünlerinin oluşturabileceği yeni risklerin de düzenleme kapsamına alınması gerektiği ifade ediliyor.
Yorum yazmak için giriş yapın.
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.