Avrupa Komisyonu, önümüzdeki ay yerel bulut çözümlerini genişletmeyi ve yazılım bağımsızlığını güçlendirmeyi amaçlayan ‘teknoloji egemenliği paketi’ni sunmaya hazırlanıyor. Ancak bankacılıktan ağır sanayiye kadar uzanan geniş bir yelpazedeki Avrupalı yöneticiler, bu geçişin operasyonel karmaşıklığının siyasetçiler tarafından hafife alındığını düşünüyor.
YERLİ ALTERNATİFLER HENÜZ YETERSİZ
Financial Times’ın haberine göre şirketler, iş modellerini on yıllardır Amerikan teknolojik temelleri üzerine inşa ettiklerini vurguluyor. Tedarik zinciri devi Thyssenkrupp Material Services CEO'su Ilse Henne, kıtanın durumunu şu sözlerle özetliyor: "Bugün Avrupa'da tüm BT çözümlerimizi yerel çözümlerle değiştirebilecek kapasitede değiliz."
DİJİTAL EGEMENLİK Mİ, DİJİTAL TECRİT Mİ?
Özellikle ABD'de Donald Trump yönetiminin politikalarının Avrupa için bir ‘kapatma düğmesi’ (hizmetlerin aniden kesilmesi) riski doğurabileceği endişesi Brüksel'i hızlandırıyor. Ancak Bilgisayar ve İletişim Endüstrisi Birliği'nden Alexandre Roure'a göre, bu korumacı refleks kıtaya zarar verebilir: "Dijital egemenliği dijital tecritle karıştırmamalıyız. Avrupa'yı duvarlarla çevirmek onu daha bağımsız yapmaz, sadece küresel inovasyondan koparır."
YAPAY ZEKA VE BULUTTA KÜRESEL REKABET
Berlin merkezli yeni bir görüş ise, sıfırdan hiper ölçekli bulut şirketleri (hyperscalers) kurmaya çalışarak milyarlarca dolar harcamak yerine, şirketlerin ‘önümüzdeki üç-dört yıl içinde mevcut en iyi yapay zeka modellerini uygulamaya’ odaklanması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde Avrupa sanayisi, ABD ve Çin rekabeti karşısında ağır bir yara alabilir. İş dünyası temsilcileri, teknolojik bağımsızlık için öncelikle Avrupa içinde işleyen bir tek pazarın, daha az düzenleyici yükün ve derin sermaye havuzlarının oluşturulması gerektiğinde hemfikir.