Pazar11 Ekim 202622:13İSTPİYASAKAPALI

ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI'den yabancı elektrikli araç yasağı

TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI kampüslerine yabancı elektrikli otomobillerin alınmadığını açıkladı. Araçlardaki kamera, sensör ve yazılımların güvenlik riski oluşturabileceğini belirten Akşit, yerli araçlara ise izin verildiğini söyledi.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI'den yabancı elektrikli araç yasağı

Türkiye'nin önde gelen savunma sanayisi kuruluşlarında elektrikli araçlara yönelik dikkat çeken bir güvenlik uygulaması gündeme geldi. TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, yabancı üretim elektrikli otomobillerin ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI kampüslerine alınmadığını açıkladı. Denizli'de düzenlenen konferansta konuşan Akşit, otomobillerin kamera, sensör ve bağlantılı yazılım sistemlerinin kritik tesisler açısından güvenlik riski oluşturabileceğini belirterek yapay zeka ve siber güvenlik konusunda uyarılarda bulundu.

ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN VE TEI'DE YABANCI ELEKTRİKLİ ARAÇ AÇIKLAMASI

TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, Türkiye'nin savunma sanayisi kuruluşlarında uygulanan güvenlik önlemlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Akşit, Pamukkale Üniversitesinin Denizli'nin Serinhisar ilçesine bağlı Yatağan Mahallesi'nde bulunan İslami Bilimler Enstitüsünde düzenlenen konferansta konuştu.

"Gelişen dünyada değişen tehditler, yapay zeka, biyoloji ve genetik" başlıklı konferansta teknolojik gelişmelerin oluşturabileceği güvenlik risklerini değerlendirdi.

Savunma sanayisi tesislerinde bilgi güvenliğinin büyük önem taşıdığını belirten Akşit, yabancı elektrikli araçların bazı kritik yerleşkelere girişine izin verilmediğini söyledi.

Akşit'in açıklamasında dört kuruluş öne çıktı:

  • ASELSAN

  • ROKETSAN

  • HAVELSAN

  • TUSAŞ Motor Sanayii (TEI)

Söz konusu uygulama Akşit tarafından kamuoyuna duyuruldu. Dört kuruluşun birlikte yayımladığı ayrı bir resmi karar metnine ilişkin bilgi paylaşılmadı.

AKŞİT: YABANCI ELEKTRİKLİ ARABALARI ARTIK KAMPÜSÜN İÇİNE SOKMUYORUZ

TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, savunma sanayisi yerleşkelerinde yabancı elektrikli otomobillerin girişine yönelik uygulamanın gerekçesini açıkladı.

Yeni nesil araçlarda çok sayıda kamera, sensör ve yazılım bulunduğunu belirten Akşit, bu sistemlerin kritik tesislere ilişkin bilgilerin toplanması açısından risk oluşturabileceğini savundu.

Akşit, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Biz Türkiye olarak ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz."

Yabancı elektrikli otomobillerin dijital sistemlerinin kurumların denetimi dışında bulunmasını önemli bir güvenlik sorunu olarak değerlendiren Akşit, savunma sanayisi tesislerinde ek tedbirler alınması gerektiğini belirtti.

YABANCI ELEKTRİKLİ ARAÇLAR NEDEN KAMPÜSLERE ALINMIYOR?

Mahmut Faruk Akşit, yabancı elektrikli araçlara yönelik uygulamanın arkasında veri güvenliği ve yazılım kontrolüne ilişkin endişelerin bulunduğunu anlattı.

Modern otomobillerin çevrelerini algılamak, sürüş destek sistemlerini çalıştırmak ve navigasyon hizmetleri sunmak için çeşitli sensörlerden yararlandığını belirtti.

Akşit, bu donanımların bulunduğu alanlara ilişkin veri oluşturabildiğini ve kritik tesislerde bunun güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

"Çünkü çok fazla sensör var, kamera, bilmem ne, haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil."

Akşit'in açıklamasında öne çıkan endişe, araçların fiziksel özelliklerinden çok dijital sistemleri ve bu sistemler üzerindeki denetimin kimde olduğu.

Bununla birlikte kamera veya sensör bulunması, bir aracın otomatik olarak gizli bilgi aktardığı ya da uzaktan kötü niyetli kişilerce kontrol edildiği anlamına gelmiyor. Bu risklerin değerlendirilmesi için araçların yazılım mimarisi, veri aktarımı ve siber güvenlik özelliklerinin ayrıca incelenmesi gerekiyor.

YERLİ ELEKTRİKLİ ARAÇLARA İZİN VERİLİYOR

TEI Genel Müdürü Akşit, yabancı elektrikli araçların girişine ilişkin kısıtlamayı anlatırken yerli araçlar konusunda farklı bir yaklaşım benimsediklerini söyledi.

Akşit, yerli üretim araçlara izin verdiklerini belirterek bu kararın gerekçesini yazılım ve kontrol imkanlarıyla açıkladı.

"Yerlilere izin veriyoruz, yazılımı da kontrolü de bizde." diyen Akşit, yazılıma müdahale edebilmenin güvenlik açısından önem taşıdığını savundu.

Yazılım kontrolünün kurumların elinde olmasının gerektiğinde sistemlerin güvence altına alınmasını kolaylaştırabileceğini ifade etti.

Ancak açıklamada yerli araçların hangi marka ve modellerinin kapsamda bulunduğuna ilişkin ayrıntı verilmedi.

TEI GENEL MÜDÜRÜNDEN OTONOM ARAÇLAR İÇİN SAVAŞ SENARYOSU UYARISI

Konferansta otonom sürüş teknolojileri ve yapay zeka sistemlerinin askeri güvenlik açısından oluşturabileceği risklere de değinildi.

Mahmut Faruk Akşit, yapay zekayla gerçekleştirilen savaş simülasyonlarında araçların kötü niyetli amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Araçların dijital sistemlerinin ele geçirilmesi halinde fiziksel güvenlik tehditlerinin ortaya çıkabileceğini savunan Akşit, otomobillerin saldırı aracı olarak kullanılabileceği senaryolarına dikkat çekti.

Akşit, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Yapay zekayla savaş simülasyonu yaparsanız, yapay zeka hemen her seferinde arabaları füze olarak kullanıyor. Ne demek o? Yerde yürüyen güdümlü füze olarak kullanıyor. Arabanın kontrolünü ele geçiriyor. Seni askeri birliğin kapısına çakıyor."

Bu açıklamalar, Akşit'in değerlendirdiği olası güvenlik senaryolarını ifade ediyor. Yapay zekanın her simülasyonda bu şekilde davrandığına veya yabancı elektrikli araçların böyle bir saldırıda kullanıldığına ilişkin doğrulanmış somut bir olay paylaşılmadı.

AKŞİT: YAZILIMIN KONTROLÜ BAŞKASINDAYSA TEHLİKE BÜYÜK

TEI Genel Müdürü, modern araçlarda yazılımın kontrolünün kimde bulunduğunun kritik tesislerin güvenliği açısından belirleyici olabileceğini söyledi.

Olası bir savaş durumunda dışarıdan kontrol edilebilen sistemlerin risk oluşturabileceğini belirtti.

Akşit, yazılım üzerinde doğrudan denetim bulunmasının güvenlik açıklarına müdahale etmeyi kolaylaştırabileceğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yazılımın kontrolü sizde ise şifreyi, yazılımı değiştirip tekrar güvence altına alabilirsiniz. Ama yazılım ve kontrol başka birindeyse, o ne istiyorsa onu yapar, ne yazık ki."

Akşit, bu nedenle kritik tesislerde kullanılan dijital sistemlerin güvenilirliğinin ve kontrol imkanlarının önem taşıdığını vurguladı.

SAVUNMA SANAYİSİNDE İNTERNETTEN FİZİKSEL OLARAK AYRILMIŞ SİSTEMLER KULLANILIYOR

Mahmut Faruk Akşit, savunma sanayisinde hassas bilgilerin korunması için uygulanan güvenlik yöntemlerine de değindi.

TEI'de kritik verilerin korunması amacıyla internet bağlantısından fiziksel olarak ayrılmış sistemler kullandıklarını açıkladı.

Bu yaklaşım, kritik bilgi sistemlerinin dış ağlarla doğrudan iletişimini sınırlandırmayı amaçlıyor.

Akşit, dijital ortamdaki güvenlik tehditlerine karşı yalnızca güçlü şifre kullanımının yeterli olmayabileceğini belirtti.

İnternet bağlantısına sahip sistemlerin siber saldırılara açık olabileceğini vurgulayarak hassas verilerin korunmasında farklı güvenlik önlemlerinin birlikte uygulanması gerektiğini söyledi.

ROBOT SÜPÜRGE VE AKILLI EV SİSTEMLERİ İÇİN GÜVENLİK UYARISI

Akşit, konferansta yalnızca elektrikli otomobillere değil, günlük yaşamda kullanılan akıllı cihazlara ilişkin risklere de değindi.

Robot süpürgeler, internet bağlantılı kameralar ve akıllı ev sistemlerinin kötü niyetli kişiler tarafından hedef alınabileceğini belirtti.

Bu cihazların çevresel verileri toplayabildiğine ve internet bağlantısı üzerinden çalışabildiğine dikkat çekti.

Akşit, bazı akıllı cihazların siber saldırılar sonucunda başkaları tarafından kontrol edilebilmesinin güvenlik sorunu oluşturabileceğini ifade etti.

Özellikle internet bağlantılı cihazların güncellemeleri, erişim yetkileri ve veri paylaşım özellikleri konusunda kullanıcıların dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.

YAPAY ZEKA YANLIŞ BİLGİ VE UYDURMA KAYNAK ÜRETEBİLİYOR

TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit'in konferanstaki bir diğer önemli gündem maddesi yapay zekanın bilgi üretme biçimi oldu.

Yapay zeka sistemlerinin öğrenen algoritmalar sayesinde geliştiğini belirten Akşit, bu teknolojilerin her zaman doğru sonuçlar üretmediğini söyledi.

Yapay zekanın bazı durumlarda gerçekte bulunmayan bilgileri doğruymuş gibi sunabildiğine dikkat çekti.

Özellikle bilimsel araştırmalarda uydurma veri, akademik yayın veya kaynak oluşturulmasının önemli bir risk olduğunu ifade etti.

Bu nedenle yapay zeka tarafından hazırlanan içeriklerin ve kaynakların mutlaka doğrulanması gerektiğini vurguladı.

Akşit'in açıklamaları, yapay zeka sistemlerinin bilgi üretiminde sağladığı kolaylıkların yanında doğruluk ve güvenilirlik sorunlarının da dikkate alınması gerektiğine işaret etti.

YAPAY ZEKANIN İNSANLARI YÖNLENDİRME RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ

Mahmut Faruk Akşit, yapay zekanın ikna kabiliyetinin de yeni güvenlik riskleri oluşturabildiğini savundu.

Dijital sistemlerin kişisel verileri analiz ederek kullanıcıların ilgi alanları, beklentileri ve hassasiyetleri hakkında çıkarımlar yapabildiğini söyledi.

Akşit, bu bilgilerin kişiye özel içerikler oluşturmak ve insanları belirli tercihlere yönlendirmek amacıyla kullanılabileceğini belirtti.

Özellikle seçim süreçlerinde ve toplumsal konularda yapay zekanın ikna edici içerik üretme kapasitesinin kötüye kullanılabileceği uyarısında bulundu.

Kişisel verilerden hareketle oluşturulan içeriklerin bireylerin kararlarını etkilemeye yönelik kullanılabileceğini savunan Akşit, bu risklere karşı farkındalığın artırılması gerektiğini ifade etti.

DİJİTAL PLATFORMLARDA KİŞİSEL VERİ GÜVENLİĞİ VURGUSU

Akşit, internet üzerinden kullanılan hizmetlere ve yapay zeka uygulamalarına aktarılan verilerin mahremiyet açısından doğurabileceği sonuçları da değerlendirdi.

Kullanıcıların çevrim içi platformlarla paylaştıkları bilgilerin farklı amaçlarla analiz edilebileceğine dikkat çekti.

Kişisel verilerin korunmasının dijital çağda önemli bir güvenlik konusu olduğunu vurguladı.

Yapay zeka uygulamalarına verilen bilgilerin, kullanıcıların farkında olmadığı sonuçlara yol açabileceğini belirten Akşit, bireylerden bu platformlarda paylaştıkları veriler konusunda dikkatli olmalarını istedi.

Teknolojik imkanlardan yararlanırken veri güvenliği ve kişisel mahremiyetin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

TEKNOLOJİ HEM YARARLI HEM DE KÖTÜ AMAÇLARLA KULLANILABİLİR

Pamukkale Üniversitesinde düzenlenen konferansın ana gündemini gelişen teknolojilerin oluşturduğu yeni tehditler oluşturdu.

Mahmut Faruk Akşit, yapay zeka, biyoloji ve genetik alanlarındaki ilerlemelerin insanlığa önemli imkanlar sunduğunu belirtti.

Ancak teknolojik gelişmelerin kötü niyetli amaçlarla da kullanılabileceğini ifade etti.

Akşit, özellikle bağlantılı cihazlar, otonom sistemler ve yapay zeka uygulamalarının güvenlik boyutlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.

Konuşmasının kişisel değerlendirmelerini içerdiğini belirten TEI Genel Müdürü, teknolojinin sunduğu fırsatlarla birlikte ortaya çıkabilecek riskler konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasını istedi.

METE DİRİCE

METE DİRİCE

İstanbul Ticaret Gazetesi – Genel Yayın Yönetmeni