Suudi Arabistanlı enerji şirketi Acwa'nın Başkanı Muhammed Abunayyan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan 5 gigavatlık yenilenebilir enerji yatırımının ikinci fazına ilişkin süreci değerlendirdi. Abunayyan, 3 gigavatlık ikinci faz için imzaların bu yıl Antalya’da düzenlenecek COP31’de atılmasının planlandığını açıkladı.

5 GİGAVATLIK ANLAŞMADA İKİNCİ FAZ COP31'DE
Abunayyan, Sivas ve Karaman Taşeli’de kurulacak toplam 2 gigavatlık güneş enerjisi santrali yatırımı için atılan imzaların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti sırasında yapılan hükümetler arası anlaşmaya dayandığını ve ilk fazı oluşturduğunu dile getirdi.
Toplam 5 gigavatlık yenilenebilir enerji yatırımını kapsayan anlaşmanın 3 gigavatlık ikinci fazına ilişkin imzaların ise bu yıl Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) atılmasının planlandığını söyledi.
TÜRKİYE'NİN 2035 HEDEFİNE VURGU
Acwa'nın uzun yıllardır Türkiye'de faaliyet gösterdiğini belirten Abunayyan, 2017'de Kırıkkale'de hayata geçirdikleri ilk projelerinin yaklaşık 1 gigavat kurulu güce ve 1 milyar dolarlık yatırım tutarına sahip, doğal gazdan elektrik üretimine dayalı bir santral olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin güçlü ekonomi, strateji ve vizyona sahip olduğunu belirten Abunayyan, yapay zekanın artan elektrik talebini daha da yükselteceğine dikkati çekerek, "Bu kapsamda, Türkiye'nin yenilenebilir enerji stratejisi harika ve çok iddialı bir strateji. Türkiye, bu yıldan 2035'e kadar 80 gigavatlık kapasite artışı yapacak. İmzalanan iki proje ise bu hedefin başlangıcı niteliğinde." değerlendirmesinde bulundu.
İNŞAAT GELECEK YIL BAŞLAYACAK
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın göreve gelmesinden bu yana enerji sektöründe önemli değişimlerin hayata geçirildiğini gözlemlediklerini vurgulayan Abunayyan, projenin inşaatının gerekli izinler, çevresel etki değerlendirme çalışmaları ve diğer süreçlerin tamamlanmasının ardından başlayacağını söyledi.
"Bu hazırlık aşamasının yaklaşık bir yıl sürmesi öngörülüyor. Finansal kapanışın ardından gelecek yıl projenin inşaatına başlayacağız. 2028 başında 2 gigavatın ilk elektriğini sisteme vereceğiz, 2028 içinde ise tamamının üretimini gerçekleştireceğiz. Bu son derece önemli, çok hızlı ilerleyen bir proje." ifadelerini kullandı.
YERLİ KATKI VE REKABETÇİ FİYAT VURGUSU
Projenin Türkiye'deki en rekabetçi fiyatı sunacağını belirten Abunayyan, "Türünün tek örneği olacak. En verimli teknoloji ve çözüm olacak. Aynı zamanda yerel içerik de sağlayacak. Yerli katkının, Türkiye'nin stratejisinin çok önemli bir parçası olduğunu biliyoruz. Bu konuda, oldukça tanınmış ve son derece profesyonel Türk yüklenicilerle ve daha fazla teknoloji ve entegrasyon getirecek diğer yüklenicilerle çalışıyoruz." dedi.
Finansman konusunda da değerlendirmede bulunan Abunayyan, Türkiye'nin ekonomik ve finansal açıdan iyi bir konumda olduğunu, kredi notundaki iyileşmenin finans kuruluşlarını Türkiye'deki projelere daha istekli yaklaşmaya teşvik ettiğini belirtti.
"Birçok finans kuruluşu bu projelerin arkasında olacak ve hayata geçmesini sağlayacak. Bu nedenle finansal kapanışı 2027 yılında gerçekleştireceğiz ve duyuracağız. Türkiye ekonomisine büyük bir güven duyuyoruz. Dünyanın dört bir yanındaki finans kuruluşlarına da çok güveniyoruz. Bu projelere katılmak istiyorlar." diye konuştu.
COP31 İKİNCİ FAZ İÇİN EN UYGUN FIRSAT
Abunayyan, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında toplam 5 gigavatlık yenilenebilir enerji yatırımını öngören anlaşmanın 3 gigavatlık ikinci fazına ilişkin imzaların COP31'de atılmasının planlandığını belirtti.
"Yeni projeler güneş ve rüzgar enerjisi ile depolamanın karışımı olacak. Bu 3 gigavatlık kapasiteyi depolama ile birlikte görmek istiyoruz. 2 gigavatlık proje için de depolamayı düşünüyoruz. COP31, anlaşmanın Türkiye ve Suudi Arabistan hükümetlerinin desteği ve onayıyla imzalanması için en uygun fırsat olacak. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman Al-Suud da olacak. Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ortaklığın, ekonomi ve enerjide sahip olduğumuz bu ilişkinin sadece sözle kalmayıp hayata geçirildiğini tüm dünyaya göstermek için COP31'den daha iyi fırsat bulamayız. İki ülke arasındaki anlaşmanın toplam tutarı yaklaşık 4-5 milyar dolar. Bu, Türkiye ile olan ekonomik ilişkilerimizi çok daha güçlendirecek ve enerji sektöründe çok daha yakın bir ortaklık kurmamızı sağlayacak." dedi.
TÜRKİYE ENERJİ DÖNÜŞÜMÜNDE ÖNE ÇIKIYOR
Türkiye'nin yaklaşık 40 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesini hayata geçirdiğini ve bunun üzerine 80 gigavat daha ekleyeceğini belirten Abunayyan, Türkiye'nin enerji dönüşümüne yön veren ülkelerden biri olduğunu söyledi.
"Türkiye enerji dönüşümüne de yön veren ülkelerden ve COP31'e ev sahipliği yapacak. Bu, Türkiye için büyük bir anlam taşıyor. Türkiye, çok kısa bir sürede yaklaşık 40 gigavatlık yenilenebilir enerji kapasitesini hayata geçirdi ve bunun üzerine 80 gigavat daha ekleyecek. Çin ve Hindistan dışında birkaç ülke bunu başardı. Bu bölgede gerçekten büyük yenilenebilir enerji kapasitesine sahip olacak sadece iki ülke var: Türkiye ve Suudi Arabistan. Neden? Çünkü liderlik. Her iki ülkede de güçlü liderlere sahibiz. Aynı zamanda bu stratejileri, Acwa gibi güvenilir ortaklarla hayata geçiren enerji bakanlarımız var." ifadelerini kullandı.
YENİ ENERJİ ALANLARINA ODAKLANMA
Abunayyan, Acwa'nın Türkiye'de yeşil hidrojen alanını da değerlendirdiğini belirterek, "Türkiye yenilenebilir kaynaklar bakımından çok şanslı bir ülke. Yerel tüketimin yanı sıra Avrupa ve dünyanın birçok ülkesinde ihtiyaç duyulan karbonsuzlaşmada güçlü bir merkez olabilir. Karbonsuzlaşmayı yalnızca yeşil elektrikle gerçekleştiremezsiniz, yeşil hidrojene de ihtiyaç var." dedi.
Ayrıca suyun tuzdan arındırılması alanında da Türkiye'de çalışabileceklerini ifade eden Abunayyan, "Yenilenebilir ve konvansiyonel enerjinin yanı sıra yeşil hidrojen ve karbonsuzlaşma gibi yeni enerji alanlarına da odaklanıyoruz." ifadesini kullandı.