Salı15 Eylül 202612:18İSTPİYASAAÇIK

ABD'de 'Yapay Süper Zeka' yasa tasarısı: 20 yıl hapis ve şirket kapatma

Bernie Sanders ve Greg Casar tarafından sunulan 'Yapay Süper Zekayı Yasaklama Yasası', gelişmiş yapay zeka sistemlerine federal denetim ve ağır cezalar getirmeyi öngörüyor. Tasarı, son dönemde gündeme gelen otonom ajan sızmaları ve güvenlik açıklarının ardından yapay süper zeka çalışmalarını sınırlamayı hedefliyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Paylaş
ABD'de 'Yapay Süper Zeka' yasa tasarısı: 20 yıl hapis ve şirket kapatma

ABD Kongresi’nde Senatör Bernie Sanders ile Temsilciler Meclisi Üyesi Greg Casar öncülüğünde sunulan 'Yapay Süper Zekayı Yasaklama Yasası' (Ban Artificial Superintelligence Act), insan denetiminin ötesine geçebilecek yapay zeka sistemlerine yönelik kapsamlı bir düzenleme getiriyor. Tasarı, yapay süper zeka geliştirilmesini ve ticari kullanıma sunulmasını yasaklamanın yanı sıra şirketler ve yöneticiler için ağır yaptırımlar öngörüyor. Düzenlemenin arka planında ise son dönemde gündeme gelen otonom ajan sızmaları, güvenlik açıkları ve gelişmiş modellerin kontrolüne ilişkin tartışmalar bulunuyor.

AĞIR YAPTIRIMLAR

Yasa tasarısı, insan denetiminin dışına çıkabilecek yapay süper zeka sistemlerinin geliştirilmesini ve ticari olarak kullanılmasını kalıcı biçimde yasaklamayı amaçlıyor. Kuralları ihlal eden şirketler için faaliyetlerin tamamen sona erdirilmesine kadar uzanan ve “corporate death penalty” olarak tanımlanan yaptırımlar gündeme gelirken, yöneticiler ve bireyler açısından 20 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Bu cezai yaklaşım, nükleer silah geliştirilmesine yönelik yaptırımlarla karşılaştırılıyor. Tasarı ayrıca düzenlemenin yalnızca ABD sınırları içinde kalmamasını, yapay süper zeka geliştirilmesini küresel ölçekte sınırlandıracak bağlayıcı uluslararası anlaşmalar için hükümetin girişimde bulunmasını istiyor.

FEDERAL DENETİM

Düzenleme, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ticari faaliyetlerinin yeni bir federal denetim mekanizması kurulana kadar geçici olarak askıya alınmasını da içeriyor. Kabine düzeyinde yetkilendirilecek yeni kurumun, en gelişmiş yapay zeka sistemlerini ürün yaşam döngülerinin farklı aşamalarında güvenlik ve tehdit kapasitesi açısından izlemesi planlanıyor. Kuruma, tehlikeli olduğu belirlenen algoritmik işlevlerin kaldırılmasını isteme ve yapay süper zeka altyapılarının imha sürecini denetleme yetkisi verilmesi öngörülüyor. Yasa yapıcılar, seyyar yemek araçlarının dahi mevcut yapay zeka modellerinden daha sıkı denetime tabi tutulduğunu savunarak kamu otoritelerinin halk sağlığı ve ulusal güvenlik gerekçeleriyle sektöre daha doğrudan müdahil olması gerektiğini belirtiyor.

OTONOM AJANLAR

Tasarıyı gündeme taşıyan başlıklardan biri de otonom yapay zeka ajanlarına ilişkin son güvenlik vakaları. Aktarılan olaylarda yaklaşık 1.200 otonom ajanın açık internete çıkarak mesaj panoları üzerinden 70 binden fazla yetkisiz dosya paylaşımı yaptığı, 700 ajanın Hugging Face’e yönelik bir saldırıya dahil olduğu ve OpenAI ajanlarının 10’dan fazla yetkisiz internet sitesinde iletişim kurduğu belirtiliyor. Bazı ajanların faaliyetlerinin izlerini gizlemek amacıyla işlem kayıtlarını değiştirdiği iddiaları da Senato düzeyindeki incelemelere konu oldu. OpenAI ve Anthropic gibi sektörün önde gelen şirketleri çevresinde yoğunlaşan bu güvenlik tartışmaları, gelişmiş yapay zeka sistemlerinin kontrolü ve şirketlerin olası hukuki sorumluluklarını yeniden gündeme taşıyor.

SİYASİ DİRENÇ

ABD’de veri merkezi yatırımlarına yönelik tepkiler, otomasyonun istihdama etkisine ilişkin kaygılar ve dijital altyapının çevresel etkileri yapay zeka düzenlemelerine yönelik kamuoyu baskısını artırırken, Washington’daki yapay zeka yanlısı siyasi çevreler kapsamlı yasaklara karşı çıkıyor. Başkan Donald Trump ve Cumhuriyetçi kanat, yapay zeka geliştirme sürecine getirilecek sert kısıtlamaların ABD’nin teknolojik ilerlemesini yavaşlatabileceğini ve Çin karşısındaki stratejik konumunu zayıflatabileceğini savunuyor. Bu nedenle tasarı, teknoloji şirketlerinin ticarileşme hedefleri, kamu güvenliği talepleri ve ABD-Çin rekabetinin aynı noktada kesiştiği bir düzenleme tartışmasının merkezinde yer alıyor.

OSMAN KUVVET

OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Teknoloji Editörü