Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık 12,4 trilyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi.
Avrupa'da doğrudan yabancı yatırımlar (FDI), pandemi sonrası dönemde artan jeopolitik gerilimler, ticaret belirsizlikleri ve yeşil ile dijital dönüşümün etkisiyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından hazırlanan "Avrupa'da Verimlilik ve İnovasyon için Doğrudan Yabancı Yatırımlar ile KOBİ'ler Arasındaki Bağlantıların Güçlendirilmesi" başlıklı rapordan derlenen bilgiye göre, AB'ye yönelik doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık 12,4 trilyon dolar seviyesinde olduğu kaydedildi.
Çok uluslu şirketlerin uzun yıllardır Avrupa'nın istihdam, inovasyon ve bölgesel kalkınmasında kilit rol oynadığına vurgu yapılan raporda, bu tutarın, OECD ülkeleri toplamının üçte birinden fazlasına, küresel toplamın ise yaklaşık dörtte birine karşılık geldiğine dikkat çekildi.
Son yıllarda yatırımların daha dalgalı ve seçici hale geldiğinin altı çizilen raporda, Kovid-19 salgını, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırısı ve artan ticaret gerilimlerinin, yatırım kararlarını doğrudan etkilediği ifadesine yer verildi.
AVRUPA'DAKİ YABANCI YATIRIMLARIN BÖLGESEL DAĞILIMI DENGESİZ
Avrupa'daki yabancı yatırımların bölgesel dağılımının dengesiz olduğu belirtilen raporda, yatırımların büyük bölümünün sınırlı sayıdaki başkent ve büyük metropol bölgelerinde yoğunlaştığı aktarıldı.
Bölgesel doğrudan yatırım farklarının, gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) farklarının üç katından fazla olduğu, bu eşitsizliğin büyük ölçüde ülkeler içinde yaşandığı bildirildi.
Raporda, 2003'ten bu yana bölgelerin yaklaşık yüzde 85'inin yatırım sıralamasında aynı konumda kaldığı, yukarı yönlü hareketliliğin ise sınırlı olduğu belirtildi.
Öte yandan, sektörel yapıda önemli bir değişim yaşandığına işaret edilen raporda, dijital faaliyetlerin toplam yatırım girişlerinin üçte birinden fazlasını oluşturduğu ve yeni projeler için en büyük yatırım alanı haline geldiği kaydedildi.
Temiz enerji yatırımlarının 2023-2024 döneminde payını neredeyse iki katına çıkararak yüzde 20 seviyesine ulaştığı ifade edilen raporda, geleneksel imalat sektörlerinin genel olarak zemin kaybettiği ancak Fransa ile Orta ve Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerinde güçlü kümelenmelerin sürdüğü aktarıldı.
Raporda, yabancı yatırımların kalıcı hale gelmesinin, nitelikli iş gücü, güçlü inovasyon ekosistemi ve ulaşım altyapısı ile yakından ilişkili olduğu vurgulanarak, bu unsurların bir araya geldiği bölgelerin daha yüksek katma değerli yatırımları çektiği ve yatırımları uzun vadede tutabildiği kaydedildi.
Doğrudan yabancı yatırımların KOBİ'lere sağladığı faydanın otomatik olmadığına dikkat çekilen raporda, hedefli kamu politikalarının önemine işaret edildi.
Raporda, yatırım sonrası destek, tedarikçi geliştirme programları ve beceri yatırımlarının, yatırımların yerel ekonomiye daha güçlü biçimde entegre edilmesine katkı sağlayabileceği belirtildi.