Yapay zekanın enerjiye aç yapısı, Dünya’nın kısıtlı kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Bu krizin çözümü için rotayı 300 mil yukarıya, yörüngeye kıran eski NASA/JPL üyesi Dr. Leon Alkalai ve ekibi, vakum ortamının acımasız radyasyonuna ve sıcaklık değişimlerine dayanıklı, ‘uzaya özgü’ bir donanım altyapısı geliştirdi.
PASİF SOĞUTMA VE YÜZDE 92 ENERJİ VERİMLİLİĞİ
Dünya'da kullanılan fan ve sıvı soğutma sistemlerinin aksine uzayda ısıyı uzaklaştıracak hava bulunmuyor. Sophia Space, bu fiziksel engeli aşmak için patentli ‘pasif radyatif soğutma’ teknolojisini geliştirdi. Şirketin TILE (Modüler Sunucu Rafı) mimarisi, aktif soğutma ihtiyacını ortadan kaldırarak üretilen enerjinin yüzde 92'sinin doğrudan işlem gücü için kullanılmasını sağlıyor.
NVIDIA İŞ BİRLİĞİ VE STRATEJİK ÖNEM
NVIDIA ortağı olan Sophia Space, SpaceX ve Google gibi devlerin kullandığı büyük radyatörler yerine daha ince ve verimli bir mimariyi benimsiyor. Şirketin Kurucusu ve CTO'su Dr. Leon Alkalai, bu teknolojinin stratejik önemini şu sözlerle vurguluyor:
"Yörüngede ölçeklenebilir süper bilgisayar alanı; ulusal savunma altyapısını güçlendiriyor ve uzaydan üretilen devasa miktardaki veriyi gerçek zamanlı işleyerek afet müdahalesinden denizcilik farkındalığına kadar kritik görevlerde hayat kurtarıyor."
HEDEF: 2030’A KADAR 1 MW İŞLEM GÜCÜ
Sophia Space’in yol haritası oldukça agresif:
Bu hamle başarılı olursa, yapay zeka çıkarımı doğrudan uzayda gerçekleşecek; böylece devasa veri kümelerinin Dünya'ya gönderilmesindeki gecikme ve bant genişliği kısıtlamaları tarih olacak.