Yeni ekran teknolojisi: Görüntü sadece izlenmeyecek, hissedilecek

ABD’li araştırmacılar, ışığı fiziksel dokunuşa dönüştüren yeni bir ekran teknolojisi geliştirdi. Kablosuz ve elektronik devre içermeyen bu sistem, otomotivden akıllı binalara kadar insan-bilgisayar etkileşiminde kartları yeniden dağıtmaya hazırlanıyor.

Giriş: 08.12.2025 - 10:29
Güncelleme: 08.12.2025 - 10:29
Yeni ekran teknolojisi: Görüntü sadece izlenmeyecek, hissedilecek

Dokunmatik ekran teknolojileri, sadece ‘dokunmayı algılayan’ yüzeylerden, ‘dokunmayı hissettiren’ yüzeylere evriliyor. California Üniversitesi, Santa Barbara (UCSB) bünyesindeki bir araştırma ekibi, dijital grafikleri parmak uçlarında fiziksel çıkıntılar olarak hissettiren çığır açıcı bir sisteme imza attı. Profesör Yon Visell ve doktora adayı Max Linnander liderliğinde geliştirilen bu teknoloji, mobil cihazlardan araç gösterge panellerine, e-kitaplardan akıllı bina yüzeylerine kadar geniş bir ticari kullanım potansiyeli taşıyor.


IŞIKTAN FİZİKSEL DOKUNUŞA

Projenin çıkış noktası, "Bir görüntüyü oluşturan ışık, hissedilebilen bir şeye dönüştürülebilir mi?" sorusuna dayanıyor. 2021 yılında başlayan teorik çalışmalar, 2022'de geliştirilen ilk prototiple somutlaştı. Teknolojinin temelinde, milimetre ölçeğinde ‘opto-taktil pikseller’ile kaplanmış ince ekran yüzeyleri yatıyor.


Sistemin çalışma prensibi, termal genleşme fiziğine dayanıyor. Her piksel, bir hava boşluğu ve asılı duran ince bir grafit film içeriyor. Düşük güçlü bir tarama lazeri filme çarptığında, film hızla ısınıyor ve alttaki havanın genleşmesini sağlıyor. Bu basınç, yüzeyi yaklaşık bir milimetre yukarı iterek gözle görülür ve hissedilir bir tümsek oluşturuyor.


KABLOSUZ VE ÖLÇEKLENEBİLİR TASARIM

Mevcut haptik (dokunsal) teknolojilerin aksine, bu ekranın yüzeyinde herhangi bir kablo veya gömülü elektronik devre bulunmuyor. Lazer, hem aydınlatmayı hem de gerekli gücü sağlıyor. Bu durum, ekranların üretim maliyetini düşürme ve dayanıklılığını artırma potansiyeli taşıyor.


Araştırma ekibi, halihazırda 1.500'den fazla bağımsız kontrol edilen piksele sahip paneller üretti. Sistemin yenileme hızı, animasyonların gerçek zamanlı ve akıcı bir şekilde hissedilmesine olanak tanıyor. Yapılan kullanıcı testlerinde, katılımcıların mekansal desenleri milimetre hassasiyetiyle ayırt edebildiği doğrulandı.


KÖKLERİ 19. YÜZYILA DAYANIYOR

Bu fütüristik teknolojinin kökleri, aslında 19. yüzyıla, telefonun mucidi Alexander Graham Bell'e kadar uzanıyor. Bell, modüle edilmiş güneş ışığını kullanarak ses titreşimleri üretmeyi denemişti. UCSB ekibi, aynı fizik kurallarını modern bir dijital arayüze uyarlayarak görsel dünyayı dokunsal bir deneyime dönüştürdü.


Gelecekte bu teknoloji sayesinde, araçların dokunmatik ekranlarında fiziksel buton hissi yaratılabilecek, görme engelliler için dinamik kabartma yüzeyler oluşturulabilecek veya mimari yüzeyler interaktif hale getirilebilecek. Araştırmacılar için nihai hedef net: Ekranda görülen her şeyin, bir gün hissedilebilir bir gerçekliğe dönüşmesi.