Modern astronominin en büyük gizemlerinden biri olan karanlık madde, James Webb Uzay Teleskobu’nun eşsiz yetenekleriyle ‘görünür’ hale geldi. Bilim insanları, evrenin yapı taşlarını bir arada tutan ve galaksilerin oluşumunu sağlayan karanlık maddenin şimdiye kadarki en detaylı haritasını yayımladı.
Yeni harita, karanlık maddenin sadece uzayda nasıl yayıldığını göstermekle kalmıyor; aynı zamanda normal maddeyle (yıldızlar, gezegenler ve bizler) nasıl etkileşime girerek evrenin ‘iskeletini’ oluşturduğunu kanıtlıyor.
GALAKSİLERİN DOĞUM YERİ: YERÇEKİMİ KUYULARI
Kozmolojik verilere göre evrenin ilk dönemlerinde karanlık ve normal madde uzayda ince bir tabaka halinde yayılmıştı. Araştırmacılar, karanlık maddenin önce bir araya gelerek devasa ‘yerçekimi kuyuları’ oluşturduğuna ve bu bölgelerin sıradan maddeyi içine çekerek galaksilerin doğum yeri haline geldiğine inanıyor.
Bu süreç, yaşam için gerekli unsurların oluştuğu galaksimizin de varlık sebebini açıklıyor. Karanlık maddenin bu erken müdahalesi olmasaydı, evrendeki madde dağılımı yıldızların oluşmasına izin verecek yoğunluğa asla ulaşamayabilirdi.
WEBB’İN ÜSTÜN GÖZLEM GÜCÜ RAKAMLARLA
Sextans takımyıldızında, dolunayın yaklaşık 2,5 katı büyüklüğündeki bir bölgeyi mercek altına alan çalışmanın öne çıkan verileri şöyle:

NASA'nın Jet İtki Laboratuvarı'ndan Dr. Diana Scognamiglio şunları söyledi: “Bu, Webb teleskobu ile yaptığımız en büyük karanlık madde haritası ve diğer gözlemevleri tarafından yapılan herhangi bir karanlık madde haritasından iki kat daha keskin.”
KOZMİK TOZUN ARDINDAKİ TEKNOLOJİ: MIRI
Haritadaki galaksilerin mesafe ölçümlerini netleştirmek için Webb’in Orta Kızılötesi Enstrümanı (MIRI) kullanıldı. Durham Üniversitesi Galaksi Dışı Astronomi Merkezi'nin katkılarıyla geliştirilen bu teknoloji, kalın kozmik toz bulutlarının ardında gizlenmiş galaksileri bile tespit edebiliyor. Bu sayede, karanlık madde yoğunlaşmalarının konumu hata payı en aza indirilerek belirlendi.
YENİ HEDEF: TÜM EVRENİN HARİTALANDIRILMASI
Bu tarihi araştırma, gelecekteki uzay görevleri için bir ‘referans noktası’ kabul ediliyor. Bilim ekibi bir sonraki aşamada;

ile verileri birleştirerek evrenin tamamını kapsayan bir karanlık madde atlası oluşturmayı hedefliyor. Bu görevler, evrenin zaman içindeki evrimini anlamak adına insanlık tarihindeki en büyük veri tabanını oluşturacak.