Dünya’nın koruyucu manyetik alanının ötesindeki acımasız radyasyon ortamı, uydular ve uzay araçları için en büyük risk faktörlerinden biri olmaya devam ediyor. Kozmik ışınların hassas devreleri aşındırmasını engellemek için kullanılan ağır kalkanlar, fırlatma maliyetlerini astronomik seviyelere çıkarırken görev yüklerini kısıtlıyor. Fudan Üniversitesi araştırmacıları, elektronik devreleri radyasyonun içinden zarar vermeden geçebileceği kadar ince bir malzemeden üreterek bu soruna radikal bir çözüm sundu.
0,7 NANOMETRE İNCELİK İLE MAKSİMUM DAYANIKLILIK
Araştırma ekibi, yaklaşık 0,7 nanometre kalınlığında, yani sadece tek bir atom katmanından oluşan molibden disülfür (MoS2) bileşiğini kullandı. Geleneksel silikon çiplerin aksine, bu kadar ince bir tabakada enerjik parçacıkların çarpıp hasar oluşturabileceği bir kütle bulunmuyor; radyasyon, malzemeye zarar vermeden içinden geçip gidiyor.
Bu teoriyi gerçeğe dönüştürmek için 4 inçlik bir gofret üzerinde homojen MoS2 tabakası yetiştiren ekip, 12 ila 18 GHz frekans aralığında çalışan tam işlevsel bir radyo frekansı (RF) haberleşme sistemi kurdu.
UZAYDA 9 AY: KUSURSUZ PERFORMANS
Geliştirilen sistem, Dünya yörüngesinde gerçekleştirilen 9 aylık zorlu test sürecinden başarıyla geçti. 517 kilometre yükseklikteki alçak Dünya yörüngesinde (LEO) görev yapan cihaz;
Bir gösteri olarak, sistem Fudan Üniversitesi marşının tamamını uzaydan yeryüzüne mükemmel bir netlikle iletmeyi başardı.
STRATEJİK ÖNGÖRÜ: JEOSENKRON YÖRÜNGEDE 271 YIL ÖMÜR
Araştırmacılar, elde edilen veriler ışığında sistemin radyasyon seviyelerinin çok daha yüksek olduğu jeosenkron yörüngelerde (GEO) tam 271 yıl boyunca sorunsuz çalışabileceğini tahmin ediyor. Bu, mevcut uydu teknolojilerinin ömrünü katlayarak artırabilecek stratejik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

MALİYET VE TAŞIMA KAPASİTESİNDE YENİ STANDARTLAR
Hantal kalkanlara olan ihtiyacın azalması, uzay aracı tasarımlarında devrim yaratabilir. Ağırlığın azalmasıyla birlikte:
Sektör temsilcileri, bu teknolojinin mevcut üretim süreçlerine entegrasyonu ve işlemci/bellek sistemleri gibi diğer bileşenlere uygulanması durumunda uzay endüstrisinde yeni bir ticari rekabet alanının açılacağını öngörüyor.