tatil-sepeti

Türkiye'de geçen yıl 3 bin 716 Özbek kadın evlenirken, Özbek gelinler bu alanda Suriyelileri geride bırakarak zirveye yerleştiler.


 

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yıl Türkiye’deki evlenmelerde yabancı damatların sayısı 6 bin 345, yabancı gelinlerin sayısı 31 bin 29 oldu.

 

Uyruklarına göre incelendiğinde, 2014 sonrasında Özbek gelin sayısındaki artış dikkati çekti. Söz konusu yılda Türkiye’de 560 Özbek kadın evlenirken, bu sayı geçen yıl itibarıyla 3 bin 716’ya yükseldi. Böylece Özbekler, bu alanda 2015’ten bu yana ilk sırada olan Suriyelileri (3 bin 519) geride bırakarak zirveye yerleştiler.

 

Özbekler ve Suriyelilerin ardından 2023’te Azerbaycan (2 bin 818), Rusya (2 bin 339), Almanya (2 bin 243) uyruklu kadınlar, Türkiye’de en çok evlilik yapan yabancı gelinler olarak öne çıktılar.

 

YABANCI DAMATTA İLK SIRADA ALMANLAR BULUNUYOR

 

Söz konusu veri setinin açıklanmaya başlandığı 2009'dan bu yana nikah masasına oturan yabancı erkekler sayısında ilk sırada Almanlar yer alıyor.

 

Türkiye'de evlenen Alman erkeklerin sayısı 2023 itibarıyla 1387 olurken, bu ülke uyruklu erkekleri Suriye (1219), Avusturya (326), Afganistan (316) ve Azerbaycan (254) uyruklular izledi.

 

Türkiye'de 2023 itibarıyla evlenen yabancı uyruklu kadın ve erkek sayısı şöyle:

 

Uyruk   Kadın    Uyruk   Erkek

Özbekistan         3.716    Almanya            1.387

Suriye   3.519    Suriye   1.219

Azerbaycan        2.818    Avusturya          326

Rusya    2.339    Afganistan         316

Almanya            2.243    Azerbaycan        254

23 Şubat 2024 Cuma

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bayram tatilinde Türkiye'nin tarih ve kültür hazinelerini keşfetmek isteyen 1 milyon 784 bin 233 kişinin Bakanlığa bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret ettiğini bildirdi.


Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin tarih ve kültür mirasına büyük ilgi gösterildiğini belirterek, "Bayram tatilinde Türkiye'nin tarih ve kültür hazinelerini keşfetmek isteyen 1 milyon 784 bin 233 kişi, Bakanlığımıza bağlı müze ve ören yerlerini ziyaret etti." bilgisini paylaştı.


En çok ziyaret edilen yerin ise Mevlana Müzesi olduğunu belirten Ersoy, Mevlana Müzesi'ni sırayla İzmir Efes Örenyeri, Denizli Hierapolis (Pamukkale) Örenyeri, Nevşehir Zelve-Paşabağlar Örenyeri, Nevşehir Göreme Örenyeri'nin takip ettiğini kaydetti.


Ersoy, "Geçmişimizi korumak ve gelecek nesillere aktarmak adına verdikleri bu çok kıymetli destekten dolayı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum." ifadesini kullandı.

15 Nisan 2024 Pazartesi

İstanbul Ticaret Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün ‘Avangart Sinema ve Resim’ isimli kitabı okuyucuyla buluştu.

Eserde ana-akım sinemanın dönüşüm sürecinde etkileri olan ilk avangart hareketlerden empresyonist, ekspresyonist, dadaist ve sürrealist film örnekleri, dönemin şartları içerisinde sorgulanıp ele alınıyor.

 

İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rıdvan Şentürk’ün kaleme aldığı ‘Avangart Sinema ve Resim’ eserinde, avangart sinema akımlarına dair geniş bir çerçeve sunuluyor. Kitap, ülkemizde avangart sinema tartışmalarının sanat camiası ve iletişim fakültelerinde yeterince kendisine yer bulamadığı gerçeğinden hareketle, avangart akımların anlaşılmasına imkan sağlarken, avangart kavramının niteliklerine ilişkin de köklü bir perspektif sunuyor.

 

1000 YIL ÖNCESİNE SELAM

 

Prof. Dr. Şentürk, kitapla ilgili sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Uzam Yayınları tarafından 1000 yıl sonra Arapça’dan Türkçe’ye ilk kez tercüme edilen Kitab’ul Menazir (Optik) kitabına atıfta bulunarak ‘Nasıl da örüyor kader ağlarını! Yaşadığımız hayat boyunca yüzleştiğimiz insanlar ve gerçekler, özgür ve şerefli bir yolculuğun modellerine değil, hiçliğin ve ölümün maskelerine dönüşürken, iki kitap aynı zaman diliminde ve Uzam Yayınevi’nde buluşuyor’ diyor. 

 

AVANGART, ANLAMANIN ANAHTARI

 

‘Avangart Sinema ve Resim’ isimli eserde, bir araç olan filmin ne olduğu, nasıl olması gerektiği sorusundan hareket eden avangart anlayışların yeterince tartışılmadan, sinema tarihinin, dönemlerinin, akımların ve anlatım yapılarının anlaşılamayacağı vurgulanıyor. Bu çerçevede kitapta ana-akım sinemanın dönüşüm sürecinde etkileri olan ilk avangart hareketlerden empresyonist, ekspresyonist, dadaist ve sürrealist film örnekleri, dönemin şartları içerisinde sorgulanıp ele alınıyor. Eser, ayrıca sinemanın gerçeklikle kurduğu ontolojik, etik-estetik ve epistemolojik ilişkinin gelişme sürecinde nasıl dönüştüğünü sorguluyor. Kitapta avangart hareketlerin karakteristik özellikleri verildikten sonra geleneksellik, avangart hareketler ve gerçeklik sorununa dair bir makale okuru karşılıyor. Sonrasında yer alan ‘Modernleşme Süreci ve Romantik Bunalım Kültürü’ başlıklı denemenin ardından avangart hareketlere dair genel bir çerçeve sunuluyor. Günümüzdeki durumun aktarılmasının ardından film incelemelerine geçiliyor. Eserin sonunda ise ‘Günümüzde Sinema, Sanat ve Transformasyon’ başlıklı makale okuru karşılıyor.

 

SİNEMADA BAŞYAPIT

 

Modern fen bilimlerinin, dolayısıyla da ışığa hükmetme sanatı olarak adlandırılabilecek sinemanın babası kabul edilen İbnü’l-Heysem, 10-11. yüzyıllarda yaşayan ve modern optiğin babası sayılan fizik, matematik ve astronomi alimi. İbn-i Heysem’in optik alanında en önemli eserlerinden biri olan Kitab-ül Menazır ile modern optiğin temellerini attı. Kitab-ul Menazır, optik ile ilgilenen Avrupalı bilim insanlarının da yaklaşık 17. yüzyıla kadar yararlandığı başyapıtlar arasında yer alıyor. Heysem’in ışınların kırılması ve yansıması konusunda ortaya koyduğu deneyler sonucunda ürettiği bilgi, sonraki yaklaşık 500 yıl boyunca aşılamadı.


Başkonsolos, Kazak öğrencileri yalnız bırakmadı

 

Kazakistan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Nuriddin Amankul, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Kazakistan vatandaşı öğrencilerle buluştu. Sütlüce Yerleşkesi’nde gerçekleşen toplantı, üniversitede eğitim gören 74 öğrenci ve diğer üniversitelerdeki Kazakistanlı öğrencilerin birbirleriyle kaynaşmaları için düzenlendi. Amankul, toplantıda bugüne kadar Kazakistanlı öğrenciler için düzenledikleri toplantıları, etkinlikleri anlattı ve öğrencilerin aralarında dayanışma grupları kurmalarını istedi. Başkonsolos Amankul, Türkiye’ye üniversite eğitimi için gelen bazı Kazakistanlıların, kayıtta sorun yaşamamak için aracı kurumları tercih ettiklerini, ancak bu konuda mağduriyet yaşadıklarını söyledi. Amankul, “Kazakistan’dan İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne eğitim için gelmek isteyen öğrencilerin aracı kurumlardan destek almalarına gerek yok. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin web sitesinden başvuru yapmaları yeterli olacak” dedi. Toplantıda Kazakistanlı öğrenciler, şikayetlerini ve önerilerini de dile getirdi. 

15 Nisan 2024 Pazartesi