tatil-sepeti

Elektronik bir cihaza güç sağlamak için yeterli titreşim enerjisi üreten, pilsiz bir sensör geliştirildi. Ses dalgalarına tepki veren bu yeni sensör, koklear implant gibi tıbbi cihazlara güç sağlayacak. Yeni ürünün, çevreyi kirleten pil atığını azaltması bekleniyor.


 

AYŞE BAŞAK

 

Akıllı telefonlardan oyuncaklara, uzaktan kumandalardan el fenerlerine kadar sık kullandığımız pek çok cihazda pillere bağımlıyız. Bunun sonucunda tüm dünyada her yıl 15 milyar pil çöpe atılıyor ve bunların çoğu çöp depolama alanlarında birikiyor.

 

ETH Zürih araştırmacıları, ses dışında hiçbir şeye ihtiyaç duymayan pilsiz bir sensör geliştirerek bazı cihazlar için pil kullanımını geçmişte bırakmak üzere adım attı. Böylece atık pil sorununa katkı sağlamayı da hedefliyorlar.

 

MEKANİK İŞLİYOR

 

Araştırmacıların, geliştirdikleri sensör tamamen mekanik olarak işliyor ve harici bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan, sadece ses dalgalarının içerdiği titreşim enerjisini kullanarak çalışıyor. Yalnızca belirli ses dalgalarını kullanabilen sensör, pasif konuşma tanıma özelliğine sahip ve belirli bir kelime ile ya da belirli bir ton veya gürültü üretildiğinde etkinleşiyor. Yayılan ses dalgaları sensörün, elektronik cihazı çalıştırmaya yetecek büyüklükte bir elektrik darbesi oluşturacak kadar titreşmesini sağlıyor.

 

SİLİKON MALZEME

 

Sensör, tamamen silikondan oluşuyor ve geleneksel tipteki elektronik sensörler gibi ne toksik ağır metaller ne de nadir toprak elementleri içeriyor. Araştırmacılar, sensörün yapısını, bilgisayar modellemesi ve algoritmaları kullanarak, yay gibi davranan küçük çubuklarla birbirine bağlanan özdeş silikon plakalardan oluşan bir kafes kullanarak tasarladı. Bu küçük çubuklar belirli bir sesin sensörü harekete geçirip geçirmeyeceğini belirliyor.

 

TEMELİ DİNLEYEBİLECEK

 

Araştırmacılar, sensör için çok sayıda potansiyel uygulama alanı öngörüyor. Örneğin, bir binanın temel çatlamasından kaynaklanan belirli bir sesi kaydederek depremleri ve binaları izlemek için kullanılabilir. Sensörün, sağırlık veya işitme kaybı nedeniyle koklear implant kullanan kişiler için kullanılabileceği de düşünülüyor. Şu anda her implant, kullanılan ses işlemcisinin türüne bağlı olarak iki ya da üç pil gerektiriyor. Kişisel kullanıma göre değişmekle birlikte, tek kullanımlık piller 30-60 saat arasında dayanıyor ve sık sık değiştirilmeleri gerekiyor.

 

Detayları Advanced Functional Materials dergisinde yayınlanan konunun araştırmacıları, 2027 yılına kadar 12 farklı kelimeyi/ komutu ayırt edebilecek, şimdi düşünülenden daha da küçük bir prototip sensörü piyasaya sürmeyi hedefliyor. Araştırmacılar, o zamana kadar yatırımcıların ilgisini çekemezlerse kendi startup’larını kuracak. 

12 Şubat 2024 Pazartesi

Türk savunma sanayisi ürünü jet eğitim uçağı HÜRJET, gökyüzüyle buluşmasının ardından 43 başarılı uçuş gerçekleştirdi.


 

Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ), Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda, Türkiye'nin jet motorlu süpersonik ilk uçağı HÜRJET'i göreve hazırlamak için yoğun çalışma yürütüyor.

 

HÜRJET için 2017'de başlayan çalışmalar sonunda 25 Nisan 2023'te ilk uçuş gerçekleştirildi.

 

Bu uçuşla başlayan yeni aşamada HÜRJET'in tasarımı iyileştirildi ve çeşitli geliştirmelere gidildi.

 

Tüm bu çabalar sonunda HÜRJET projesinin tasarım fazı sona ererken gerçekleştirilen testlerde uçağın çeşitli fonksiyonları yerine getirme yetenekleri doğrulandı.

 

HÜRJET, gökyüzüyle buluşmasının ardından şu ana kadar 43 başarılı uçuş yaptı.

 

YETENEKLERİNİ TEST EDEREK GELİŞİYOR

 

Son testlerde hava veri sisteminin kalibrasyonu ve model doğrulamaları gerçekleştirildi. Yüksek hızlı testlerin icrası için uçağın iniş takımları toplanarak motor gücü Max A/B seviyesine çıkarıldı.

 

Motor gücünün Max A/B’ye ulaşmasıyla hava aracında kullanılan itki sistemi de yüzde 50 daha fazla itki kuvveti üreterek uçağın, ses hızının 0,6 katına çıkmasını sağladı. Ses hızının üzerine çıkacak HÜRJET'in ilgili hız zarfı açılmaya devam ediyor. İlerleyen süreçte diğer HÜRJET prototipleriyle de ses hızı üstü testler gerçekleştirilecek.

 

İki pilotun beraber uçacağı şekilde çift kokpitli ve kol uçuşlarıyla birlikte pas geçme testleri de gerçekleştirilen, temel eğitim uçağı olarak tasarlanan HÜRJET'in öğrenci ve öğretmen pilot konfigürasyonunun kullanımına yönelik operasyonel değerlendirmeleri bu testlerle birlikte tamamlandı. Uçuş eğitimleri esnasında karşı karşıya kalınabilecek acil durumlarda yapılacakların değerlendirilmesi amacıyla sürekli olarak gerçekleştirilen pas geçme operasyonu da başarılı şekilde uygulandı.

 

İlerleyen aşamada HÜRJET'in uçak sistemlerinin geliştirme ve doğrulama testleri yapılarak mevcut limitasyonları açılacak. İlgili limitasyonların açılmasıyla da zarf genişletme testleri icra edilecek. Bu sayede daha yüksek sürat ve irtifalara çıkılarak HÜRJET'e gökyüzünde daha agresif manevralar yaptırılacak.

 

İLK TESLİMAT 2025'TE, HEDEF AYDA 2 HÜRJET

 

Türk Havacılık Uzay Sanayii, HÜRJET'in seri üretim sürecinde ilk yıl 6-7 uçak yapıp sonraki seneden itibaren ayda 2, yılda 24 uçak imal etmeyi hedefliyor. 2025'ten sonra her ay 2 HÜRJET'in müşteriye teslim edilebilir olması amaçlanıyor.

 

HÜRJET'in Türk Hava Kuvvetlerine teslimatlarının da 2025'te başlaması planlanıyor.

 

HÜRJET için Ocak 2022'de Savunma Sanayii İcra Komitesinde seri üretim kararı alındı. Bu doğrultuda ilk aşamada Hava Kuvvetlerine 16 HÜRJET teslim edilecek.

 

8 BİN PARÇADAN DOĞAN "MİLLİ JET"

HÜRJET çalışmaları, Ağustos 2017'de Jet Eğitim Uçağı Geliştirme Projesi olarak başlatıldı.

 

Nisan 2018'de kavramsal tasarım aktiviteleri, Temmuz 2019'da ön tasarım faaliyetleri, Şubat 2021'de kritik tasarım faaliyetleri başarıyla sonuçlandırıldı, tasarım döngülerinin sonuçlanmasıyla üretim faaliyetlerine geçildi.

 

Yaklaşık 8 bin parçadan oluşan HÜRJET için parça üretimlerine Ocak 2021'de başlandı. Üretilen parça ve ekipmanlar, son montaj hattında uçaktaki yerini aldı.

 

FARKLI GÖREVLERİN ÜSTESİNDEN GELECEK

 

Tek motorlu ve tandem kokpitli HÜRJET, üstün performans özellikleri ile modern savaş uçağı eğitiminde kritik rol oynamak üzere tasarlandı. HÜRJET, harbe hazırlık geçiş eğitimi, hava devriyesi (silahlı ve silahsız) ve akrobatik gösteri uçağı gibi roller icra edebilecek.

 

Yaklaşık 14 metre uzunlukta, 5 metre yükseklikte ve 9,5 metre kanat açıklığındaki HÜRJET, 1,4 mach hıza ulaşabilecek, azami 45 bin feet seviyesinde uçuş gerçekleştirebilecek.

 

Uçakta üçer adet kanat altında ve bir adet gövde altında olmak üzere 7 istasyon bulunabilecek, bunlara farklı faydalı yükler takılabilecek. HÜRJET, 3 tona yakın faydalı yük taşıyabilecek.

 

TÜRK YILDIZLARI ARASINDA BİR TÜRK JETİ

 

HÜRJET, ileride bir parçası olacağı Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı akrobasi timi Türk Yıldızları ile 2 Eylül 2023'te tarihi uçuşa imza attı.

 

Türk Yıldızları ile kol uçuşu gerçekleştiren HÜRJET, 37 dakika havada kalarak 15 bin 403 feet irtifaya ve 351 knot hıza ulaştı.

 

Uçuşun ardından başarılı şekilde piste teker koyan HÜRJET, daha sonra Türk Yıldızları ile "Fil Yürüyüşü" gerçekleştirdi.

24 Şubat 2024 Cumartesi

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030'da Türkiye'den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması, 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi" dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turcorn adayı firmaların küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirilen Turcorn100 Programı'na ilişkin, "Yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030'da Türkiye'den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması, 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi." dedi.

 

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ve Türk-Alman Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Dijitalpark Teknokent) Ataşehir Yerleşkesi Açılış Töreni'nde konuşan Kacır, bu açılışla İstanbul'un küresel finans teknolojileri sahnesinde parlayan bir merkez olma yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına imza attıklarını söyledi.

 

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi ile Türk-Alman Üniversitesi işbirliğinde teknoloji ve inovasyon ekosistemlerine değer katan altyapıyı İstanbul'a ve Türkiye'ye kazandırdıklarına dikkati çeken Bakan Kacır, fikirlerin girişimciliğin toprağa ekilen tohumları gibi olduğunu, bu tohumların doğru teknoloji ve inovasyon ikliminde elverişli girişimcilik ekosistemiyle buluştuğunda, can suyu yatırımlarla sulandığında, ekonomik büyümenin ve toplumsal refahın bereketli bahçesine dönüştüğünü anlattı.

 

Kacır, "İşte bu anlayışla daha güçlü, daha büyük, daha müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye'yi inşa ederken kurduğumuz teknoparklar, kuluçka merkezleri, TEKMER gibi yapılarla yenilikçi iş fikirlerinin ticarileşmesini mümkün kılacak teknoloji ve inovasyon altyapımızı büyütüyor ve güçlendiriyoruz." diye konuştu.

 

"22 YILDA TEKNOPARKLARIN SAYISINI 2'DEN 101'E ÇIKARDIK"

 

Kacır, girişimcileri, üniversiteleri ve yatırımcıları buluşturarak işbirliği imkanları oluşturduklarını vurgulayarak, kurdukları altyapıların bünyesinde teknoloji geliştirme yolculuğuna devam eden firmalara sundukları desteklerle, hızlandırma programlarıyla, girişimcilerin ölçeklenmesinde öncü rol üstlendiklerine işaret etti.

 

22 yılda gerçekleştirdikleri yatırımlarla girişimciler için girişimcilik ekosisteminin can damarı teknoparkların sayısını 2'den 101'e çıkardıklarını anlatan Kacır, şöyle devam etti: "Teknoparklarımızı 90 binin üzerinde AR-GE personelinin çalıştığı ve 10 binden fazla teknoloji girişimine ev sahipliği yapan, yapay zekadan siber güvenliğe, finans teknolojilerinden yeşil teknolojilere pek çok alanda 'Milli Teknoloji Hamlesi'nin vizyon projelerinin yürütüldüğü mekanlara dönüştürdük. Sayıları 1600'ü aşan AR-GE ve tasarım merkezleriyle de firmalarımızın AR-GE ve inovasyonu içselleştirerek katma değer odaklı ürün ve hizmetler sunmalarını destekliyoruz. Bu altyapılar kadar girişimcilik ekosisteminin önemli gündem maddelerinden biri de girişimlerin can suyu finansmana erişimi.

Hayata geçirdiğimiz Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu, Bölgesel Girişim Sermayesi Fon Çağrıları ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Tech-InvesTR Programı gibi fonlar ve fonların fonu mekanizmalarıyla kamu kaynaklarının teknoloji girişimciliği için çarpan etkisi oluşturmasını sağlıyoruz. Bu fonların yanı sıra TÜBİTAK Bireysel Genç Girişimci (BİGG) Programı aracılığıyla, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, yüksek katma değer ve nitelikli istihdam potansiyeline sahip girişimlere dönüştürme sürecinin destekçisi oluyoruz."

 

"MİLYAR DOLAR DEĞERLEMEYİ AŞAN 7 TURCORN'A EV SAHİPLİĞİ YAPMANIN MUTLULUĞUNU YAŞIYORUZ"

 

Bakan Kacır, geçen yıl ilkini düzenledikleri TEKNOFEST Girişim yarışmalarıyla da dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivalinde takımların ortaya çıkardığı iş fikri ve ürünlerin girişime dönüşmelerini gururla ve heyecanla izlediklerini dile getirdi.

 

Kacır, tüm bu çalışmalarla 2002'de yalnızca 29 bin olan AR-GE personeli sayısını 272 binin üzerine çıkardıklarının altını çizerek, "Aynı dönemde AR-GE harcamalarımız, özel sektörün öncülüğünde 1,2 milyar dolardan yıllık 12 milyar dolara ulaştı yani 10 katına çıktı. 22 yıl önce ülkemizde bir yılda yapılan patent başvuru sayısı ancak 404 iken, bu koca memlekette günde ancak bir patent başvurusu yapılıyorken, bu sayı 8 bin 663'e yükseldi." şeklinde konuştu.

 

Teknoloji girişimciliğinde başarı hikayeleri oluşturmanın uzun soluklu çaba sonucunda ortaya çıktığını söyleyen Kacır, son 22 yılda inşa ettikleri altyapının, oluşturdukları yatırım ikliminin ve girişimcilere sundukları finansman kaynaklarının meyvelerini almaya son dönemde başladıklarını ifade etti.

 

Kacır, "Milyar dolar değerlemeyi aşan 7 teknoloji girişimine, bizim tarifimizle Turcorn'a ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 7 Turcorn'umuzun 6'sının Bakanlığımız destekleriyle bu başarıyı yakalamış olması, oluşturduğumuz hedef odaklı destek mekanizmalarının başarısını, girişimcilik politikalarımızın istikametinin doğru yönde olduğunu teyit ediyor." diye konuştu.

 

"HEDEF 100 TURCORN, 100 BİN TEKNOLOJİ GİRİŞİMİNİN BU TOPRAKLARDA YÜKSELMESİ"

 

Kacır, başarılı girişimcilik politikasının bir ayağını da girişimci dostu mevzuat düzenlemelerinin oluşturduğuna dikkati çekerek, ekosistemle işbirliği ve iletişim içinde, girişimcilerin ihtiyaçlarını göz önüne alarak hayata geçirdikleri mevzuat düzenlemeleriyle girişimcilerin, çalışanların yanında olmaya devam ettiklerini vurguladı.

 

Kovid-19'un ilk günlerinde teknoparklarda uzaktan çalışmaya imkan tanıyarak salgının girişimcilere etkisini en aza indirdiklerini dile getiren Kacır, şu ifadeleri kullandı:  "Çalışanlarımıza önemli bir esneklik sağladık. Salgın sonrasında teknoloji dünyasının yerleşik pratiği haline gelen zaman ve mekan kısıtı olmadan nitelikli insan kaynağıyla buluşmasına imkan tanıyan esnek ve uzaktan çalışma modelini mevzuatımıza kalıcı olarak yerleştirdik. Uydu kuluçka merkezleriyle girişimcilerimizin pazara, mentörlük ve yatırım ağlarına erişimini kolaylaştırdık. Terzi usulü desteklerle Turcorn adayı firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlamak üzere hayata geçirdiğimiz Turcorn100 Programı'yla, yeni altyapılarla, finansman mekanizmalarıyla, girişim dostu mevzuat düzenlemeleriyle hedef, 2030 yılında Türkiye'den 100 teknoloji girişiminin milyar dolar değeri aşması yani 100 Turcorn, 100 bin teknoloji girişiminin bu topraklarda yükselmesi."

 

"İNANIYORUM Kİ BU MERKEZ, TURCORN YOLCULUKLARINDA YENİ BİR SIÇRAMA TAHTASI OLACAK"

 

Bakan Kacır, bugüne kadar Bakanlık tarafından 216 milyon lira destek sağlanan İstanbul-Çekmeköy Yerleşkesi Projesi'nin kısa sürede sunduğu altyapı ve hizmetlerle girişimciler için çekim merkezine dönüştüğünü söyledi.

 

Kacır, "24 bin metrekare kiralanabilir alana sahip bu merkezimizle de girişimlerimize finans sektörüyle yakın işbirliği içerisinde inovatif ürün ve çözümler geliştirme olanağı sağlıyor olacağız. İnanıyorum ki bu merkez, girişimlerimizin doğru ürünü doğru pazarla buluşturma arayışlarına ivme katacak, Turcorn yolculuklarında yeni bir sıçrama tahtası olacak. 2030 yılında 100 Turcorn ve 100 bin teknoloji girişimi hedefimize daha güçlü, daha kararlı yürüyeceğiz." şeklinde konuştu.

 

"ÜNİVERSİTELERİN YAPTIĞI HER KATKI BU ŞEHRE DEĞER KATIYOR"

 

İstanbul Valisi Davut Gül, bu merkezle Rize ile İstanbul'daki üniversiteler arasındaki mesafenin avantaja çevrildiğini dile getirerek, üniversitelerin yaptığı her katkının bu şehre değer kattığını vurguladı.

 

Dijitalpark Teknokent Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Bayraktar da süreçte emeği geçen herkese teşekkür ederek, ilk kez Türkiye'de İstanbul'da bulunan bir üniversiteyle Anadolu'daki bir üniversitenin işbirliğiyle Dijitalpark Teknokent kurulduğuna dikkati çekti.

 

Bayraktar, "Anadolu'da bir üniversitenin kendi bölgesi dışında faaliyet sürdürmesinin zor olduğunu biliyoruz ama bizim, lokomotif sektörlerin eğitim camiası, siyaset camiası, iş dünyası İstanbul'da olduğuna göre, İstanbul'da bir mutlaka bir bağ kurmanız gerekiyordu." diye konuştu.

 

Dijitalpark Teknokent Genel Müdürü Prof. Dr. Tahsin Engin de 100'ü geçen teknoparkların Türkiye'nin orta gelir tuzağından çıkış vizesi olduğunu belirterek, "3 yıl önce İstanbul Çekmeköy'de ve Rize'deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi kampüs alanında faaliyete geçirdiğimiz Dijitalpark Teknokent, an itibarıyla yazılım ve bilişim başta olmak üzere toplam 166 teknoloji tabanlı yerli ve yabancı girişime ev sahipliği yapmaktadır." ifadelerini kullandı.

 

Törene Bakan Kacır'ın yanı sıra eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Yılmaz, Türk-Alman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemal Yıldız, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan ve milletvekilleri de katıldı.

24 Şubat 2024 Cumartesi