tatil-sepeti

Expo Doha 2023'te, Türkiye pavilyonu Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla ziyaretçilere açıldı.


Katar'da "Yeşil Çöl, Daha İyi Çevre" sloganıyla düzenlenen Expo Doha 2023'te, Türkiye pavilyonu Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla ziyaretçilere açıldı.

 

Açılışta, Ticaret Bakanı Bolat ile Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı'ya, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ve iş insanları eşlik etti.

 

Açılışın ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, fuarda Türkiye alanlarını Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'nın birlikte hazırladığını belirterek, "Bu Yeşil Expo'nun en büyük ve en güzel standını Türkiye olarak biz hazırladık. Bu, Katar ile olan ilişkilerimize verdiğimiz büyük önemi gösteriyor." dedi.

 

Türkiye ile Katar'ın stratejik iş birliğiyle başarılı çalışmalar yaptığını vurgulayan Bolat, iki ülke arasında yakın zamanda imzalanan ekonomik ve ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle ticari ilişkilerin daha da gelişeceğini söyledi.

 

Bolat, Türkiye'nin milyonlarca turiste ve yabancı yatırımcıya ev sahipliği yaptığını belirterek, "Herkese çağrıda bulunmak istiyoruz. Türkiye'ye yatırım yapanlar, Türkiye'ye gezmek için gelen turistler Türkiye ile ticaret yapmak isteyenler ve mülteciler bizim misafirimizdir. Biz onlara geleneksel Türk misafirperverliğinin en iyi örneklerini sunmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

 

TÜRK TARIMINI TANITACAĞIZ

 

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 9. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) "Gıda Güvenliği ve Tarımsal Kalkınma" konulu Bakanlar Konferansına katıldığını bildirdi.

 

Türkiye’nin 2 yıl önceki konferansa ev sahipliği yaptığını ve bu süreçte konferansın başkanlığını yürüttüğünü anımsatan Yumaklı, ev sahipliğinin Katar'a teslim edildiğini belirtti.

 

Ziyareti kapsamında Expo Doha'da da incelemelerde bulunduğunu aktaran Yumaklı, "Şimdi de burada bizim Türk pavilyonunun açılışına geldik. Türkiye’den gelen iş insanlarımız da burada. Pavilyonda, Türkiye’yi 7 bölgesiyle temsil eden bir konsept var. Burada, tarımın dünü ve bugünüyle alakalı misafirlerimize Türk tarımı hakkında bilgi vermeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda bir konsept hazırlanmış. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

 

TÜRKİYE PAVİLYONU 1.024 METRE KARELİK BİR ALANDA KURULU

 

Tarım ve bahçecilik alanında 88 ülke ve birçok uluslararası kuruluşun katılımıyla gerçekleştirilecek Expo Doha'nın ana teması olarak ’’Yeşil Çöl, Daha İyi Çevre’’ olarak belirlendi.

 

Türkiye pavilyonu ise "Modern Tarım, Teknoloji ve İnovasyon, Çevresel Farkındalık ve Sürdürülebilirlik" alt temalarının tümünü kapsayacak fikirlerle tasarlandı. Bu kapsamda, "daha yeşil, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya" için Türkiye’nin öncü rol üstlenme iradesini yansıtmayı hedefleyen “Bahçeciliğin Anavatanı” teması belirlendi.

 

Bu vizyon ve fikirler doğrultusunda, Ticaret Bakanlığı himayesinde 1.024 metre karelik bir alanda fuarın en büyük yerleşim alanlarından biri olan Türkiye pavilyonu kuruldu.

 

Pavilyonda hem ülkenin bereketli topraklarını oluşturan 7 bölgesinin kültürel değerleri ve tarımsal faaliyetleri sergilenecek hem de ülkenin tarımının geçmişten geleceğe yenilikçi adımlarla ilerleyen serüveni anlatılacak.

 

Expo Doha 2023’te, Türkiye pavilyonu, "Bahçeciliğin Ana Vatanı" mottosu ışığında; ülkenin zengin bahçe kültürü, bitki örtüsü, coğrafya, tarih, çevre, tarım ve gıda zenginliklerini en etkileyici ve açıklayıcı şekilde sergilemesi için tasarlandı.

 

Öte yandan, pavilyonda, Cumhuriyetin yüzüncü yıl vizyonu ile ülkenin tarımında kullanılan teknoloji ve üretimi buluşturan, sürdürülebilirlik ve doğal enerji kullanımına yönelik yenilikçi çözümleri de sergilenecek.

 

Fuarın Türkiye bölümünde, daha sağlıklı bir dünya ve doğanın geleceğine dair neler yapılması gerektiği ve çözüm önerilerine yönelik Karbon Ayak İzi Ölçümü, kendi enerjisini kendi üreten dijital Güneş Enerjili İncir Ağacı, 7 Bölge 4 Mevsim Türkiye Sergisi, endemik bitkiler sergisi ve topraksız tarım seraları gibi birçok önemli detay da ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.

 

Expo Doha, 28 Mart 2024'e kadar ziyaretçilerini bekliyor olacak.

03 Ekim 2023 Salı

İmalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümleri Model Fabrika uygulamalarıyla hızlandırılacak.


 

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar) eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle sürekli iyileştirme, yalın üretim, dijital dönüşüm gibi konularda işletmelerin mevcut yapısını değiştirip insan, makine, ekipman, ham madde, malzeme, zaman ve enerji kaynaklarını verimli kullanmalarını ve rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında odak alanlarda stratejilerin hazırlanması, sanayiye ilişkin analizler yapılması, verimliliğin artırılması, çeşitli kamu politika araçlarıyla yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman sürecinin kolaylaştırılması, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile öncelikli sektörlerle yüksek teknolojili ürün üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.

 

Model Fabrika uygulamaları ile imalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları sağlanıyor.

 

MODEL FABRİKA SAYISI 14'E ÇIKACAK

 

Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya ve Mersin'de Model Fabrikalar hizmet veriyor. Malatya, Samsun, Denizli, Trabzon, Kocaeli ve Eskişehir'de kurulması planlanan söz konusu fabrikalar için illerde yürütücü kuruluşlarla Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolleri imzalandı.

 

Model Fabrika kurulacak illerde bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yeni kurulumlarda, mevcut Model Fabrika deneyimlerinden faydalanılması amacıyla danışman Model Fabrika eşleşmeleri yapıldı ve gerekli bilgilendirmeler sağlandı. Eskişehir ve Samsun'da Model Fabrikaların bu yıl faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

5 ODAK NOKTASI BULUNUYOR

 

Model Fabrikalarla hata yapma özgürlüğünün olduğu gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor.

 

Söz konusu fabrikaların, farkındalık ve deneyimsel eğitimler, öğren-dönüş programları, proje uygulama ve işbirliği faaliyetleri gibi 5 ana odak noktası bulunuyor. Belirlenen işletmelere öğren-dönüş programı kapsamında deneyimsel eğitimler ve danışmanlık/koçluk hizmetleri de veriliyor.

 

Türkiye'nin verimlilik odaklı ulusal kalkınması için önemli araçlarından olan Model Fabrikalar, yalın ve dijital dönüşüm uygulamaları ile Öğren-Dönüş programlarını daima merkezde tutan, verimlilik ekosisteminin temel aktörleri ile işbirlikleri kuran, kurumsal kapasite ve yetkinlik gelişim esasıyla kendisini sürekli yenileyen, stratejik bir anlayışla yönetilen ve faaliyetleri sonucunda izlenebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi için kurgulanan eğitim ve danışmanlık merkezleri olarak kabul ediliyor.

 

VERİMLİLİKTE YÜZDE 76'YA, ÜRETİMDE YÜZDE 140'A VARAN ARTIŞ

 

Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, işletmelerde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına "Model Fabrika"ları hayata geçirdiklerini, bu fabrikalarda işletmelerle birlikte dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi alanlarda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını, destek sağlanan işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına tanık olduklarını anlatmıştı.

 

Verimlilikte yüzde 76'ya, üretimde yüzde 140'a varan artışın yanı sıra ürün maliyetinde yüzde 18 tasarruf sağladıklarını aktaran Kacır, "Elde edilen rakamlar, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Önümüzdeki dönemde de 8 olan model fabrika sayımızı 14'e çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuşmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar

Akademisyenler, piyasalarda riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.


 

sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

 

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

 

ÖĞRENCİLERE FİNANSAL OKURYAZARLIK DERSLERİ

 

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

 

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

 

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek "Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir." dedi.

 

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti: “Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

 

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

 

BAZI SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI FİNANSAL OKURYAZARLIĞI DESTEKLİYOR

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

 

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

 

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

 

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise "Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

 

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti: "Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar."

25 Şubat 2024 Pazar